Yazı Detayı
25 Aralık 2017 - Pazartesi 19:01 Bu yazı 1855 kez okundu
 
Alma mazlumu ahını…
Akif BEDİR
 
 
Gecenin bir yarısı telefonum acı acı çalıyor. Hayırdır inşallah deyip “alo” diyorum. Arayan kız yeğenim. “Amca yazının konusu 28 Şubat değil mi, kimsenin yaptığı yanına kâr kalmıyor değil mi”, deyince donup kalıyorum. Hal hatırdan, küçük sohbetten sonra aynı uyarıyı tekrarlayıp telefonu kapatıyoruz.
Bir taraftan ülkenin üzerine çöken 28 Şubat kara bulutunu düşünürken diğer taraftan da milletin yaşadığı bu korkunç kâbusu yeniden niye hatırlattı diye düşünüyorum.
Bir milletin siyasi, dini, kültürel ve ekonomik kodlarıyla oynamaya kalkan 28 Şubat süreci gerçekten de ebrehe güçleriyle Türk milletinin kavgasıydı.
Halkı tavandan başlayarak tabana doğru kin ve nefrete sevk ediyorlar, inanan-inanmayan, laik-anti laik, örtülü-örtüsüz gibi sınıflar icat ediyorlardı.
Kebapçı ve kokoreççilerin bile fişlenip kara listeye alındığı karanlık bir dönemdi.
Yeşil sermaye denilen Anadolu sermayesinin batırıldığı, milyarlarca doların ise yurt dışına kaçırıldığı, halkın taleplerinin yok sayıldığı, “Beyaz Türkler”in borusunun öttüğü bir “kaos” dönemiydi.
İnsanların andıçlandığı, ağızların kapatıldığı, sırtların coplandığı, incecik bileklere kelepçeler takıldığı açık cezaevi günleriydi.
Yargıya, eğitime, sosyal hayata, ekonomiye, kişisel özgürlüklere, fikir ve düşünceye müdahale vardı ve siyasette sansür ve denetleme mekanizması devredeydi.
Laikliği, “rakıyla” koruma-kollama başarısını gösterenlerin, İçişleri Bakanlığı önünde “yağlı kazık ticareti” yapanların, patronlarının soygunlarını korumak isteyen kalemşorların, “Post Modern Darbe” ismine “babalık davası” peşinde koşanların ve daha nice hukuk düşmanı figüranların at oynattığı anarşi dönemiydi.
Okullarda, iş yerlerinde, sokaklarda hatta camilerde cadı avına çıkılmıştı. Din adamı kisvesinde başörtüsüne füruat diyen “papazlar” çıkmıştı ortaya. Meşru hükümete gitsin diyenler, beceremediniz artık bırakın diyenler, darbe rejiminin ürünü hükümeti, hayırlı olsun diyerek, sevinç çığlıklarıyla karşılayan sahtekâr hainlerin türediği kargaşa dönemiydi.
Meşru hükümete karşı karargâhın emirleriyle hareket edenler, halka sistematik olarak, “bu hükümet gitmezse darbe olacak” mesajları verenler, İmam hatiplilere “yarasa” demekten geri durmayan, “Siyasi hayatıma mal olsa bile bu kanunu çıkaracağım” demekten kaçınmayan kiralık beyinlerin el üstünde tutulduğu lanetlik bir dönemdi.
Okulundan, işinden hatta vatanından edilen haksız yere eziyete uğrayan, zulme maruz kalan insanların feryatlarının, ahlarının arşa yükseldiği, bu süreçte mağduriyetlerin, çektirilen acıların, yaşatılan ayrılıkların acısının yüreklerde sonsuza kadar kalacağı sancılı bir dönemdi.
Bu süreçte üniversite rektörleri akademik kadroları gönülsüz destek birimleri olarak sürece dâhil ettiler.
Sivil toplum örgütleri beşli bir çete oluşturarak, askeri emir ve direktifleri doğrultusunda sivilliklerini ispat ettiler.
Medya, askeri mutfakta pişirilen yemeği “emredersiniz” düsturuyla birlik ve beraberlik ruhu içinde servise sundu.
Tencere-tavacı sivil kanadın da, geniş bir koalisyon halinde sürece destek vermesi ile müdahale, klasik darbe standartlarının dışına çıkıp “post modern” sıfatını kazanıyordu.
Bu süreç basit bir askeri darbe değil, diğer kurumsal güçlerin de mobilize edildiği, ama doğrudan demokratik kurumları ve kuralları askıya almayı veya durdurmayı hedef alan “sivil-asker” ortaklığı ile gerçekleşmiş bir müdahaleydi.
İktidarın ellerinden kayıp yavaş yavaş gidiyor olduğunu fark edenlerin telaşlı bir toparlanma ve kuralları zorlama, hatta bozma hareketiydi.
Türkiye’de demokrasi ve millî irade şuuruyla “sivil itaatsizliğin” geliştirilmesi mücadelesiydi.
Bu süreç salt bir asker-sivil-bürokrasi-yargı-siyaset-medya-sermaye-STK işbirliği zemininde bir hükümetin anti demokratik yöntemlerle devrilmesi olayı değil, aslında bir zihniyet ve tasavvur çatışmasının kültürel, iktisadi, siyasi ve toplumsal tezahürüydü.
Darbeleriyle, baskılarıyla, sürgünleriyle, gözaltı ve işkenceleriyle Müslüman halkı sindirmeyi inançsız, kimliksiz, itaatkâr bir toplum yetiştirmeyi amaçlayan zihniyet 28 Şubat’ta yeniden hortlamıştı. 28 Şubat, millî iradeye, milletin inanç ve değerlerine indirilmiş kalleşçe bir darbeydi.
Üniversite kapısında başörtüsü hoyratça çekilerek alınmak istenen yavrularımızın gözyaşları hiçbir zaman unutulmadı, unutulmayacak.
Onların ailelerinin feryatları, gözyaşları hiç bir zaman unutulmadı, unutulmayacak.
Önlerine katsayı duvarları örülerek gelecekleri karartılan imam hatipli öğrencilerin ahı bunun müsebbiplerini hiç bir zaman rahat bırakmadı, bırakmayacak.
Seçimle işbaşına gelen bir hükümetin, halkın oylarıyla iktidara gelen siyasi partilerin meşru haklarını kirli senaryolarla iftiralarla kumpaslarla ellerinden alanları bu millet asla affetmedi, affetmeyecek.
Bu sürecin sahte kahramanları şimdi kendi acılarıyla boğuşuyor, alınan ahların bedelini ödüyorlar. 
 
 
Etiketler: Alma, mazlumu, ahını…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2701 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2671 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2424 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2402 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2667 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2728 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2704 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2673 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2365 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2460 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2566 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3319 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2405 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3332 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2610 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3946 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2724 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2801 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2752 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2597 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2564 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2751 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2739 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2456 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2696 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2854 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4485 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
2983 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2723 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3106 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2919 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2789 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2747 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3004 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2528 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4581 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2595 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3622 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2296 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3124 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2582 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2365 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2812 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2739 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2217 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2266 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2354 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2622 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2214 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3283 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2692 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2762 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2918 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3230 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2377 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
863 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2964 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2294 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2951 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3285 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3123 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2429 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3069 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3026 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3168 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2914 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2575 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2767 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3169 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2947 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3012 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3162 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2637 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2317 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2841 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2115 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3100 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1476 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3170 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3201 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3358 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2838 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4824 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2805 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2680 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2758 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2473 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4200 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2185 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2561 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2260 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2467 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2528 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2226 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2143 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2587 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2672 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2355 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3119 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2329 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2752 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2924 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2234 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2763 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2313 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2482 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2230 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2896 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2058 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1792 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2755 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2545 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2592 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2809 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2734 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2628 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2631 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2440 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2647 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2503 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1925 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2488 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2523 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2675 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2619 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2799 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2628 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2693 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2543 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2381 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2547 Okunma.
Haber Yazılımı