Yazı Detayı
12 Şubat 2019 - Salı 00:40 Bu yazı 933 kez okundu
 
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Akdeniz’e mızrak gibi uzanan Alanya’ya, daha doğrusu Alaiye’ye, 1971’den beri seyrek de olsa yolum düştü.

Diyebilirim ki, her mevsiminde bulundum. Birkaç günlük molalarımız sırasında yazın sıcağını da kışın ılımanını da gördüm. Doğrusunu söylemek gerekirse, umumun ve turistlerin tercihinin aksine bu şehir kış mevsiminde bana iyi geldi. Bu defa kış mıydı? Emin değilim! Takvimlere bakmasak bahar başlangıcıydı.

Ankara’da şedit kış günleri geride kalıp havalar üç beş derece ısınırken Alanya’da olmak hoş bir geçiş oldu. Kaldığım yer batı sahilinde idi. Sabah yürüyüşünde kıyıya paralel yüksek bir duvar oluşturan yüzlerce boş binanın önünden geçtim, açık dükkâna tesadüf etmedim. Tek tük yürüyüş yapanlar dışında kimseye rastlamadım. Sanki terk edilmiş bir şehirdeydim…

Alanya’nın bu mevsimde sakin şehri andırdığına bakmayın, hali hazırda nüfusu üç yüz binin üzerinde. Buna ilaveten artık yerleşik denilebilecek 15-20 bin Rus, Alman, İskandinav ahali varmış. Hatta bir Rus hanım belediye başkan adayı olmuş.

Ankara’nın kalabalığından, telâşından (ve bu yılki kışından) bunaldığım bir sırada benim bu mevsimde gördüğüm Alanya sanki cennetti!

***

Ya yaz sıcağında, mesela temmuzda burada olsa idim? Hafazanallah! Nedense cehennem tasvirleri zihnime üşüşüyor! Bir taraftan insanı buharlaştıran hararet, öte taraftan onun kadar yakıcı tesir uyandıran mahşerî kalabalık. Sahiller et et üstünde!

Meşhur Mağribli seyyah İbn Batuta da acaba bu mevsimde mi Alaya/Alaiye’ye gelmişti? Seyyahımız Anadolu’ya buradan girer. Mısır’dan, Memlûk ülkesinden veya Devleti’t-Türkiye’den Rum diyarına gelir. Fakat açıklamak ihtiyacını hiseder: Burası Türk memleketidir! On günlük bir deniz yolculuğundan sonra ulaştığı Alaya’yı ve Anadolu’yu medh ede ede bitiremez Batuta. Burası dünyanın en güzel ülkesidir. Allah güzellikleri diğer ülkelere parça parça dağıtırken, buraya toptan ihsan etmiştir! Dünyanın en güzel insanları burada yaşar, en lezzetli yemekleri burada pişer! Allah’ın en şefkatli kulları buradadır…

Seyyahları karşılaştırmak gibi olmasın, bizim Evliya da Alaiye’ye seyahatnamesinde geniş yer ayırır. Başta Kıbrıs eyaletine bağlı sancak olarak göstermesine rağmen, yeri geldiğinde Adana eyaletine bağlı olduğunu kaydeder. Ona göre selef kırallarından biri, bir denizden bir denize bin adımlık mesafeye hendek kazdırarak kaleyi adaya çevirmek istemiş. Ömrü vefa etse imiş, yer yüzünde, karada ve denizde Alaiye kalesinin misli olmayacak imiş. Biz deriz ki, Alaiye’nin bu haliyle de misli yok!

Şehrin tarihine bakınca buraya Alanya demeyi büsbütün sakil görüyorum! Burası Alaeddin’in şehri. Alaeddin Keykubad, Anadolu Selçuklu devletinin en büyük ve muhteşem hükümdarı. “Uluğ Keykubad” büyük bir imarcı. Onun bu güzel yarımadayı alarak imar ettiğini biliyoruz. Yarımadaya hangi yönden bakarsak bakalım hâlâ onun imzası olan eserler görülüyor. Kayalık yarımadayı emsalsiz bir zarafetle çevreleyen surların düğüm noktası bir mimarî harikası olan Kızıl Kule’dir. Yine onun eseri beş gözlü tersane, bize intikal eden benzersiz bir örnektir ki, burada 1950’li yıllarda bile büyük yelkenli gemiler inşa edilmekte imiş.

Alaeddin bu şehri başkent yapmış. Nasıl yani? diyeceksiniz. İlk akla gelen Keykubad’ın yazları Alaiye’de geçirdiği, buranın yazlık başkent olduğudur. Bugünün kafasıyla böyle düşünüyoruz; aksine, Alaeddin kaleyi kış mevsiminde kuşatmıştır ve kışları bu şehirdedir. Onun denizin ötesindeki dünya ile ilişki kurmak için burayı seçtiğini ve yarımadayı tahkimli bir ordugâha dönüştürdüğünü söyleyebiliriz. Ağabeyi İzzeddin Keykavus Sinop’u alarak Karadeniz’de tabiî bir limana ulaşırken, Alaeddin ilk seferini yaptığı Alaiye ile kuzeyden güneye ticaret yolunun son noktasını koymuştur. Böylece Anadolu Selçuklu sultanları “Sultanül Bahreyn” iki denizin sultanı olmuşlardır. Güzergâhta yapılan hanlar ve kervansaraylar Anadolu’yu ticaret için elverişli ve güvenli bir coğrafya haline getirmiştir.

Şehri gördüğünüz andan itibaren, gündüz veya gece fark etmez, tabiî yapıyı teşkil eden kayalıkların üzerine kondurulmuş mütenasip bir camii ve minaresi zarif surların arkasında dikkatinizi çeker. Eğer kalenin bu noktasında camii yapılması Sultan Alaeddin’in tercihi ise, diyebiliriz ki, O şüphesiz şehircilik ve mimarî kavrayışı yüksek bir şahsiyetti. Yarımadayı gerdanlık gibi kademe kademe çerçeveleyen surların da onun eseri olduğu düşünülürse, onun mimarî ve şehir kavrayışı konusunda tereddüde mahal kalmaz. 

***

Uluğ Keykubad’ın iç kalede yaptırdığı camii bugüne madden gelememiş, fakat Osmanlının muhteşem hükümdarı Kanuni Süleyman harab camisinin yerine biblo gibi bir cami yaptırmış. Kare plandan mekânı tek başına örten büyük kubbeye geçiş, Osmanlı teknik ve estetiğinin yüksek derecesini gösteriyor bize. Edirne’nin her yerinden Selimiye’nin görünüşü gibi, Süleymaniye camii de Alaiye’nin her yerinden görünen bir alamet-i farika.

Hava alanından şehre gelirken sık sık gözlerimi yummak zorunda kaldım, görüntü kirliliği had safhada idi. Yüksek ve acayip binalar sahili nefes alınacak yer bırakmayacak şekilde kaplamıştı. Vahşi turizmin kazancı yanında bize ağır maliyetini hesap ne mümkün? Ne zaman ki Alaiye göründü, gözüm açıldı, gönlüme ferahlık geldi. Bu güzelliği her yerden, her fırsatta seyrederek zihnimdeki görüntü kirliliğinden arınmaya çalıştım.

Belediye seçimleri var yakında…

Acaba bu güzellikleri gören, hakkını veren ve yeni yaptıklarını bu güzellikleri ihlal etmeyecek şekilde yapan belediye yöneticilerimiz olacak mı?

11.02.2019 Karar

 
Etiketler: Alanya, bu, mevsimde, iyi, gelir!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
96 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
156 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
143 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
228 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
290 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
204 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
192 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
159 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
333 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
463 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
341 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
444 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
670 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
347 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
336 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
320 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
714 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
348 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
289 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
366 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
281 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
411 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
356 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
447 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
403 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
354 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
389 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
330 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
517 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
372 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
244 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
361 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
515 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
443 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
356 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
526 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
583 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
405 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
456 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
481 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
350 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
476 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
612 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
492 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
396 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
662 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
545 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
406 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
503 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
540 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
527 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
378 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
568 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
449 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
662 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
561 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
983 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
588 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
622 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
667 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
668 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
505 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
729 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
628 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
636 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
670 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
809 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
660 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
797 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
863 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
817 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
901 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
892 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
868 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
844 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
845 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
938 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
833 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
907 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
916 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
779 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1026 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
891 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
875 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
845 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1015 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1918 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
997 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1065 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
968 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1274 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1161 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1040 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1815 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1327 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1302 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1775 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1403 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1208 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1214 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1179 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1503 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1243 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1182 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1201 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1186 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1241 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1552 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1329 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1451 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1775 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1360 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1611 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1726 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2019 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2071 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1458 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1462 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1186 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1452 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1243 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1403 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1279 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1404 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1411 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1336 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1328 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1225 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1464 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1296 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1539 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1357 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2139 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1513 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1595 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1480 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1581 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1533 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1513 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1604 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1435 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1507 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1689 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1605 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1517 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1601 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1591 Okunma.
Haber Yazılımı