Yazı Detayı
12 Şubat 2019 - Salı 00:40 Bu yazı 484 kez okundu
 
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Akdeniz’e mızrak gibi uzanan Alanya’ya, daha doğrusu Alaiye’ye, 1971’den beri seyrek de olsa yolum düştü.

Diyebilirim ki, her mevsiminde bulundum. Birkaç günlük molalarımız sırasında yazın sıcağını da kışın ılımanını da gördüm. Doğrusunu söylemek gerekirse, umumun ve turistlerin tercihinin aksine bu şehir kış mevsiminde bana iyi geldi. Bu defa kış mıydı? Emin değilim! Takvimlere bakmasak bahar başlangıcıydı.

Ankara’da şedit kış günleri geride kalıp havalar üç beş derece ısınırken Alanya’da olmak hoş bir geçiş oldu. Kaldığım yer batı sahilinde idi. Sabah yürüyüşünde kıyıya paralel yüksek bir duvar oluşturan yüzlerce boş binanın önünden geçtim, açık dükkâna tesadüf etmedim. Tek tük yürüyüş yapanlar dışında kimseye rastlamadım. Sanki terk edilmiş bir şehirdeydim…

Alanya’nın bu mevsimde sakin şehri andırdığına bakmayın, hali hazırda nüfusu üç yüz binin üzerinde. Buna ilaveten artık yerleşik denilebilecek 15-20 bin Rus, Alman, İskandinav ahali varmış. Hatta bir Rus hanım belediye başkan adayı olmuş.

Ankara’nın kalabalığından, telâşından (ve bu yılki kışından) bunaldığım bir sırada benim bu mevsimde gördüğüm Alanya sanki cennetti!

***

Ya yaz sıcağında, mesela temmuzda burada olsa idim? Hafazanallah! Nedense cehennem tasvirleri zihnime üşüşüyor! Bir taraftan insanı buharlaştıran hararet, öte taraftan onun kadar yakıcı tesir uyandıran mahşerî kalabalık. Sahiller et et üstünde!

Meşhur Mağribli seyyah İbn Batuta da acaba bu mevsimde mi Alaya/Alaiye’ye gelmişti? Seyyahımız Anadolu’ya buradan girer. Mısır’dan, Memlûk ülkesinden veya Devleti’t-Türkiye’den Rum diyarına gelir. Fakat açıklamak ihtiyacını hiseder: Burası Türk memleketidir! On günlük bir deniz yolculuğundan sonra ulaştığı Alaya’yı ve Anadolu’yu medh ede ede bitiremez Batuta. Burası dünyanın en güzel ülkesidir. Allah güzellikleri diğer ülkelere parça parça dağıtırken, buraya toptan ihsan etmiştir! Dünyanın en güzel insanları burada yaşar, en lezzetli yemekleri burada pişer! Allah’ın en şefkatli kulları buradadır…

Seyyahları karşılaştırmak gibi olmasın, bizim Evliya da Alaiye’ye seyahatnamesinde geniş yer ayırır. Başta Kıbrıs eyaletine bağlı sancak olarak göstermesine rağmen, yeri geldiğinde Adana eyaletine bağlı olduğunu kaydeder. Ona göre selef kırallarından biri, bir denizden bir denize bin adımlık mesafeye hendek kazdırarak kaleyi adaya çevirmek istemiş. Ömrü vefa etse imiş, yer yüzünde, karada ve denizde Alaiye kalesinin misli olmayacak imiş. Biz deriz ki, Alaiye’nin bu haliyle de misli yok!

Şehrin tarihine bakınca buraya Alanya demeyi büsbütün sakil görüyorum! Burası Alaeddin’in şehri. Alaeddin Keykubad, Anadolu Selçuklu devletinin en büyük ve muhteşem hükümdarı. “Uluğ Keykubad” büyük bir imarcı. Onun bu güzel yarımadayı alarak imar ettiğini biliyoruz. Yarımadaya hangi yönden bakarsak bakalım hâlâ onun imzası olan eserler görülüyor. Kayalık yarımadayı emsalsiz bir zarafetle çevreleyen surların düğüm noktası bir mimarî harikası olan Kızıl Kule’dir. Yine onun eseri beş gözlü tersane, bize intikal eden benzersiz bir örnektir ki, burada 1950’li yıllarda bile büyük yelkenli gemiler inşa edilmekte imiş.

Alaeddin bu şehri başkent yapmış. Nasıl yani? diyeceksiniz. İlk akla gelen Keykubad’ın yazları Alaiye’de geçirdiği, buranın yazlık başkent olduğudur. Bugünün kafasıyla böyle düşünüyoruz; aksine, Alaeddin kaleyi kış mevsiminde kuşatmıştır ve kışları bu şehirdedir. Onun denizin ötesindeki dünya ile ilişki kurmak için burayı seçtiğini ve yarımadayı tahkimli bir ordugâha dönüştürdüğünü söyleyebiliriz. Ağabeyi İzzeddin Keykavus Sinop’u alarak Karadeniz’de tabiî bir limana ulaşırken, Alaeddin ilk seferini yaptığı Alaiye ile kuzeyden güneye ticaret yolunun son noktasını koymuştur. Böylece Anadolu Selçuklu sultanları “Sultanül Bahreyn” iki denizin sultanı olmuşlardır. Güzergâhta yapılan hanlar ve kervansaraylar Anadolu’yu ticaret için elverişli ve güvenli bir coğrafya haline getirmiştir.

Şehri gördüğünüz andan itibaren, gündüz veya gece fark etmez, tabiî yapıyı teşkil eden kayalıkların üzerine kondurulmuş mütenasip bir camii ve minaresi zarif surların arkasında dikkatinizi çeker. Eğer kalenin bu noktasında camii yapılması Sultan Alaeddin’in tercihi ise, diyebiliriz ki, O şüphesiz şehircilik ve mimarî kavrayışı yüksek bir şahsiyetti. Yarımadayı gerdanlık gibi kademe kademe çerçeveleyen surların da onun eseri olduğu düşünülürse, onun mimarî ve şehir kavrayışı konusunda tereddüde mahal kalmaz. 

***

Uluğ Keykubad’ın iç kalede yaptırdığı camii bugüne madden gelememiş, fakat Osmanlının muhteşem hükümdarı Kanuni Süleyman harab camisinin yerine biblo gibi bir cami yaptırmış. Kare plandan mekânı tek başına örten büyük kubbeye geçiş, Osmanlı teknik ve estetiğinin yüksek derecesini gösteriyor bize. Edirne’nin her yerinden Selimiye’nin görünüşü gibi, Süleymaniye camii de Alaiye’nin her yerinden görünen bir alamet-i farika.

Hava alanından şehre gelirken sık sık gözlerimi yummak zorunda kaldım, görüntü kirliliği had safhada idi. Yüksek ve acayip binalar sahili nefes alınacak yer bırakmayacak şekilde kaplamıştı. Vahşi turizmin kazancı yanında bize ağır maliyetini hesap ne mümkün? Ne zaman ki Alaiye göründü, gözüm açıldı, gönlüme ferahlık geldi. Bu güzelliği her yerden, her fırsatta seyrederek zihnimdeki görüntü kirliliğinden arınmaya çalıştım.

Belediye seçimleri var yakında…

Acaba bu güzellikleri gören, hakkını veren ve yeni yaptıklarını bu güzellikleri ihlal etmeyecek şekilde yapan belediye yöneticilerimiz olacak mı?

11.02.2019 Karar

 
Etiketler: Alanya, bu, mevsimde, iyi, gelir!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
82 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
139 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
115 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
203 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
147 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
157 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
142 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
167 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
129 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
201 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
192 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
138 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
155 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
373 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
264 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
332 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
399 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
295 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
372 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
351 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
426 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
389 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
406 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
415 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
348 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
422 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
520 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
387 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
571 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
443 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
445 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
467 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
544 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1410 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
577 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
631 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
511 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
831 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
731 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
635 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1442 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
859 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
908 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1323 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
917 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
752 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
724 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
740 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1065 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
794 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
680 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
783 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
677 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
779 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
893 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
903 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
943 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1275 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
871 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
982 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1304 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1563 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1618 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
955 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
967 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
742 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
958 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
779 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
906 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
790 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1001 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
914 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
873 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
907 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
805 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
871 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
822 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1051 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
852 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1643 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1025 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1032 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
985 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1014 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1075 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1026 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1046 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
945 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1077 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1220 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1118 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1065 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1146 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
991 Okunma.
Haber Yazılımı