Yazı Detayı
04 Ocak 2018 - Perşembe 22:52 Bu yazı 1698 kez okundu
 
2019 seçimlerinde kilit rol
Akif BEDİR
 
 

2019 Mart’ındaki yerel seçimler ve 2019 Kasım’ındaki cumhurbaşkanlığı seçimi ülkemizin geleceği bakımından kritik öneme sahip.

Türkiye bölgesindeki meseleleri çözmeden kendi geleceğini güvence altına alamayacağı gerçeği ile hemhal iken birde devletin içine sızmış çeteci hainlerin devlet düşmanlığı ile uğraşmak zorunda.

Bu kritik seçim sürecinde küresel hegemonik güç kontrolündeki ajan terör örgütünün kışkırtmalarına karşı uyanık olmalı, siyasi hesaplar uğruna bizi birbirimize düşürmek isteyenlere asla fırsat vermemeliyiz.

Çünkü en karmaşık ve haince yöntemleri kolayca uygulayan küresel sistemin sinsi bir projesi olan hastalıklı bir yapı, bir örgütle karşı karşıyayız.

Çünkü “diyalog” ve “hoşgörü”den söz eden bu topluluk gizli ajandalı, oldukça gizemli masonik bir örgüttür.

Çünkü İslam’a karşı savaş eden haçlı çeteleri ile kol kola girebilen, terör örgütleri ile işbirliği yaparak kendi kardeşlerine karşı savaşabilen aklını kiraya vermiş bir sürüyle karşı karşıyayız.

Çünkü Pensilvanya şeytanına körü körüne bağlı, aklını ve iradesini, hatta imanını teslim etmiş “kurşun askerler”le muhatabız.  

Çünkü kendinden olmayan ve kendisine rakip olarak gördüğü herkesi/her kesimi ellerindeki imkânlar marifetiyle haksızlığa uğratan bir grupla karşı karşıyayız.

Çünkü pek çok sırlı ve gizemli ilişkiyle uluslararası dünyada Müslümanların aleyhine oluşturulan karanlık projelerin bir parçası olmaktan çekinmeyen, din kisvesini kullanan, dini paravan yapan “virüs” ile savaşıyoruz.

Cemaat kisvesi altında faaliyet gösteren örgüt mensuplarının karakterleri, Medine döneminde yaşayan münafıklar ile birebir örtüşmekte.

Nitekim münafıklarla ilgili ayetlerde bu kimselerin kalben hastalıklı oldukları, inananlara sinsice tuzak kurdukları, gizli ajandalarını gerçekleştirme adına şeytani odaklarla buluştuklarında onlarla beraber olduklarını beyan edilmektedir.

Kılıçdaroğlu “mağduriyet” edebiyatı üzerinden, aklını kiraya vermiş kripto yaratıklar ise “haksızlık” düzmecesiyle süreci manipüle etmeye devam ediyor.

Diğer taraftan da gayri meşru yollarla rejim değiştirmeye, hükümet yıkmaya çalışanlara karşı direnenler yani millet, bu hainlerin mahkeme salonlarında yaptığı yüzsüzlüklerden, şovlardan ve verilen mücadeleyi sabote edilmesinden rahatsız, gereği niye bir an önce yapılmıyor diye öfkeleri kabarmış, yaraları deşilmiş durumda.

Millet ülkenin bu satılmışlardan biran önce temizlenmesini istiyor. Toplum ülkenin hainlerden, tarihine ihanet edenlerden, Türkiye’yi yakıp yıkmak isteyenlerden hemen kurtarılmasını bekliyor.

Mağduriyet üzerinden ciddi bir algı oluşuyor toplumda. Bir yandan nefret, öfke, ah ve beddualar söz konusu. Diğer taraftan üzerimize bombalar yağdıran, tanklar süren, mermilerle bedenimizi kevgire çeviren hain darbecilerin, hâlâ hak ettikleri cezaya çarptırılmaması mahkemelere duyulan güveni zedeliyor. 

Millet bölemediler, parçalayamadılar yani kaybettiler, başaramadılar öyleyse şimdi adalete hesap verme vakti geldi. Artık şehit anaları değil o hainler ağlasın istiyor, bekliyor.

Belgesiz-delilsiz-zanna dayalı olarak içeri alınanlar, sorgusuz-sualsiz-savunmasız mahkeme kararı olmadan ihraç edilenler vicdanları yaralıyor, mağduriyetler karşıt cepheler oluşturuyor.

Sadece sohbete katılan, yolu bankasından geçen, gazetesine abone olan ya da okuluna çocuğunu göndermiş olan kişiler FETÖ damgasını yiyebiliyor.

ABD’de konuşlu İsrailli lobinin emir kulu olduğunu bildiğimiz devletin kılcal damarlarına sızmış yılanların dilini kesmek için oluşan herhangi bir mağduriyetin cahillikten mi, dikkatsizlikten mi, yoksa kasıtlı bir yanlış yönlendirmeden mi kaynaklandığını iyice araştırmak şart.

Mağduriyet algısı ile devlet-millet işbirliği ve güveninin yıpratılmaya çalışıldığı aşikâr iken FETÖ ile ilgisi olmadığı halde tuzağa düşürülenlerin aklanmış olması, örgütü değil, kamu vicdanını rahatlatacaktır.

FETÖ davalarına gösterilecek titizlik FETÖ’ye değil adalete hizmettir, devlete ve mahkemelere duyulan güveni artıracaktır.

Suçlu ile suçsuzun özenle ayrıştırılması bir taraftan toptancı bir yaklaşım olmadığı algısını kamu vicdanına işlerken diğer taraftan da top­lu­mun bü­tün kat­man­la­rı­nı ku­cak­layan, herkesin kendini bulduğu birleştirici siyasetin gelişmesine de sebep olur.

Seçim öncesi memnun edilmesi gereken bir grubun da ülkedeki memur kesiminin olduğunu düşünüyorum. İşçiye, asgari ücretliye uzatılan elin kendilerine uzatılmadığı kanaati ve yetkili sendikanın sorumsuz tavrıyla kendilerine karşı hükümetin bir cephe oluşturduğu kanaati memurlarda hâkim durumda.

Akşam yüzde üçlük teklife hayır diyenlerin sabah üç buçuğa evet demesi neyin karşılığıdır diye düşünen memur ciddi şekilde yaralanmış durumda.

Kanaatimce memurun memnuniyeti 2019 seçimlerinim kazanılmasında kilit rol oynayacaktır. Yatırımlar kısa süreliğine ertelenebilir. Fakat seçim kaybedilirse Türkiye kaybeder, millet kaybeder.

 

 
Etiketler: 2019, seçimlerinde, kilit, rol,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
66 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3215 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1364 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1586 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1337 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1588 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1563 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1237 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1241 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1538 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1669 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1423 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
1875 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1476 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1740 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
1952 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1362 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1662 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1296 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1466 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1325 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
1882 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1108 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
827 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1826 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1636 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1754 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1856 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1675 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1692 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1555 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
927 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1677 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1457 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
945 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1502 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1643 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1605 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1607 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1863 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1725 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1697 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1644 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1437 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1583 Okunma.
Haber Yazılımı