Yazı Detayı
12 Mart 2019 - Salı 19:11 Bu yazı 1568 kez okundu
 
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

12 Mart Milli Vicdan Sesidir


12 Mart günleri bana iki duyguyu birden yaşatmaktadır: Hüznü ve sevinci. Hüzünlenmekteyim. Çünkü bir Erzurumlu olarak yıllar önce şehrime ve ahalisine yapılanları tazeliğiyle hatırlayınca ve yaşayınca kahroluyorum. Hemen açıklayayım beni kahreden asıl mesele yüzyıllar boyunca “milleti sadıka” deyip güvenip ama olurya ayağın tökezlemesiyle de hemen ihanete uğramaktır. Beni kahreden budur. 
Sevinmekteyim. Çünkü istiklâlimi marş olarak yıllar boyunca ağzımdan düşürmeden okumaktayım. Ve bu İstiklal Marşı’mızın kabulü de çok güzel bir tarihle tevafuk olmuştur. 12 Mart hem Erzurum’un kurtuluşu hem de İstiklâl Marş’ımızın kabul günüdür. Bu iki güzel haslet beni 12 Mart tarihlerinde ziyadesiyle mutlu ve umutlu etmektedir. Yani dirilişin, şahlanışın ve haykırışın sembolüdür bendeki bu 12 mart günleri. 

İstiklâl Marşı’nı mı yazsam Erzurum’un kurtuluşunu mu diye ikilemde gidip gelirken aslında bu ikisinin birbirinden hiçte farklı olmadığını görmekteyim. Ha Erzurum’un ha Maraş’ın ha Çanakkale’nin ha Antep’in, ilh... kurtuluşu demek bu ülkenin kurtuluşu demek değil midir? Evet demektir. İşte bu yüzden de parçanın kurtuluşu demek bütünün kurtuluşu demektir düşüncesiyle her ikisini de bir anda yazmak istedim. 

12 Mart, Erzurum’un kaderine nişane olan İstiklâlinin yıldönümüdür. Bu günü iyi anlayıp, vicdanların sesini duyurmaya çalışmak Erzurum’un bir vicdani sorumluluğudur. Çünkü bu vicdan bir haykırışın ve yedi düveli titreten bir sesin doğurduğu yerdir. Bu ses Aziziye Zaferi’nin en az Çanakkale Zaferi kadar ehemmiyetli olduğunu haykıran sestir. Bu ses ışık doğudan gelir nidasının şafak sökümü olan ışınlarıdır. Bu ses yüreklere esenlik bildirisi olan MİLLİ VİCDAN sesidir.

Bu ses, yüreklerin zor zamanda neleri yapabileceğinin bir göstergesidir. Bu ses değil midir ki Erzurum’u kurtarmak için Rüşti Paşa’yı İstanbul Kapı’dan, deli Halit Paşa’yı Harput Kapı’dan içeri çağıran ses. Yaşanılan onca acıya rağmen “ya istiklal ya ölüm” nidasıyla meydan yerine çağıran ses bu değilde nedir? Ermeni çetelerinin köyleri basıp, yakıp yıkmasına karşılık bir cuma günü Alvarlı Efeye; “ey ahali bu durumda sizlere cuma farz değildir” deyip milis kuvveti oluşturarak savunma hattı kurdurtan bu vicdani ses değil de nedir? Şehri istila eden ermeni çetelerine gıkını çıkaramayıp hatta şehri terkedenlere karşılık serdengeçenlerin yapmış olduğu müdafaa, gönüllerini dağlayan vatan sevdasından çınlayan vicdani ses değil de nedir? Şehre girdiği zaman binlerce şehit cenazesiyle karşılaşan Kâzım Karabekir Paşa’nın yüreğinde dağlanan ses bu ses değil midir? Ve daha nice nicesi bu sesin ta kendisidir...

Bu kurtuluş günü sadece Erzurumluyu değil aklı selim ve kalbi selim bütün vicdan sahiplerini ilgilendiren meseledir. Çünkü akla gelebilecek insanlık dışı her türlü işkence, zulüm ve katliamı gerçekleştirenlerin ve bu şekilde dünya görüşüne sahip bütün işgalcilerin tarih sahnesinde kendilerine layık gördükleri neticeyle hemhal oldukları gündür. Bu günü anlamak yıllardır bizlere dayatılan ermeni meselesinin neticelenmesine sebep olacak gündür. Çünkü bu 12 Mart günü, kirli ideal ve hayallerle yola çıkanların, çirkin emellerini kursaklarına gömüp terki diyar ettikleri gündür. Bu şekilde bir neticenin muhatabı “Türk” asla değildir. Bu hakikat vicdanlarda yerini almıştır.

Destansı ve bir o kadar da hazin başarının öyküsü olan bu 12 Mart günleri şehrimizde kutlanmaktadır. “Nasılı” tartışılabilir ama asıl olan o başarı ruhunu aşılayabilmektir. Çünkü başarıyı getiren askeri teçhizatla birlikte, vicdanlarda saklanan ve beslenen milli-manevi ruh ve şuurdur. İşte bu ruh ve şuur Erzurum’da Nene Hatun, Antep’te Şahin Bey, Maraş’ta Sütçü İmam, Rize’de İpsiz Recep, İnebolu’da Şerife Bacı, Kastamonu’da Halime Çavuş, Adana’da Tayyar Rahmiye, İzmir’de Hasan Basri, ilh... gibi bir çok halk kahramanı, vicdanında istiklâl ve istikbâl için yaşamaktadır. Biter mi bu millette bu haslet? Dün gibi tazeliğini korurken ÖMER HALİS DEMİR örneği asla...

Bu millet istikbâl ve istiklâline bu derece düşkünken, bizlere meydan okuyacak olanları tarih sayfalarımızda gezinmeye, şeref levhalarımız altında soluklanmaya, askeri zafer ve başarılarımızla da muhabbet etmeye çağırıyorum. Üç kıtaya hakimken türlü desise ve şeytani hilelerle tarumar edilen Devleti Aliye küllerinden genç ve dinamik bir “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” oluşturan bu millet daima var olacaktır. Çünkü dediğimiz gibi bizlerde istiklâl fıtrattır ve bu fıtrat yine o derece sağlamdır.

Milli Mücadele bütününde bir bölüm olan Erzurum’un Kurtuluşu, bütün ülke genelinde mücadelesi verilen bir azmin ve zaferin şeref madalyonlarından birisidir. Misakı milli sınırları içerisinde bu bölümleri bütünleştirince milli mücadele karşımıza çıkmaktadır. Ki bu milli mücadelede de Erzurum Kongresi ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü yok edilmek istenen bu milletin istiklâl yürüyüşüne start verildiği yer olarak düşünülürse milli vicdanların gür sedası olma şerefine de malik olacaktır. Kurtuluşun; istiklâl, istikbâl, hakikat, din diyanet, vatan, bayrak ve millet aşkıyla dopdolu olan bu serhat şehrinde şekillenmeye başlaması aslında bu şehrin vicdanlarında en güzel hasletlerden birisidir. Eminim ki istiklâl ve istikbâl yürüyüşünde en ön saflarda yer alması bu şehrin vicdanında bir hizmet aşkıdır. İşte bu yüzdendir milli-manevi ruh ve şuurla yoğrulu seslerin bu bozkır yurdundan çıkması.

Milletimiz bu özellik ve güzelliklere dopdoludur. Çünkü dedik ya bu fıtrat meselesidir. İşte bu fıtratın kazandırmış olduğu Milli Mücadele’nin nişanesi olan Milli Marş bizlerin aslında İSTİKLÂL YEMİNİ’dir. Çünkü bu yeminde ele alınan başlı başına “istiklal-istikbal-hakk-vatan-din-iman” kavramlarıdır. 
Aziz milletimizin İstiklâl Marşı’nda veya yemininde bu derece duruşlu kavramlar yer alırken “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” satırı hatırımdan çıkmaz olur. 
“ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” derken istiklalim, 
“Hakkıdır Hakk’a tapan milletim istiklâl!” derken istikbalim, 
“Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” derken imanım,
“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı” derken vatanım,
“Bu ezanlar –ki şehadetleri dinin temeli” derken dinim, 
ve tüm marşı ele aldığım zamanda batıl karşısında Hakk’ı dava edindiğim anlaşılmaktadır. İşte bu yüzden Milli Marşımız tarihi, ebedi ve edebidir. Çünkü bu marşın bedeli canla, başla ve kanla ödenmiştir.

Netice itibariyle söylemek ve anlatmak istediğim; vicdanlarda milli ve manevi ruh yaşatıldığı müddetçe aziz milletimizin sinesinde bu İstkbâl ve İstiklâl Yürüyüşü asla sekteye uğratılmayacaktır. Erzurum’da bu yürüyüşün en önünde yer almaya devam edecektir. Bizler sağlam oldukça mazlumlarda ümit, zalimlerde korku eksik olmayacaktır. Bu his ve düşüncelerle hem vatanımda vatanım olan Erzurum’un kurtuluşu hem de hürriyet yeminimiz olan İstiklâl Marşımızın kabulunü en kalbi duygularımla kutluyorum. Bu yürüyüşte “şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” mısraında da üstadın dediği gibi cennet vatanımızın her bir köşesi şehitlerle dopdolu olduğu şuurunda olup bütün bu şühedayı hayırla yâd ediyor dualarla anıyorum. Ve yazımı İstiklâl Marşı kabul edilene kadar edebiyatçı dadaş Müştak Sıtkı DURSUNOĞLU beyin Erzurum’da mili marş olarak okutulan şiiriyle sonlandırıyorum;

ERZURUM MİLLİ MARŞI

Tarihler ağlar VATAN yanarken,
Eller öz vatanında nara atarken,
Ufukta ümidin nuru batarken,
İlk sesi HAYKIRAN yüce Erzurum
Vatanı kurtaran yüce Erzurum...

Ufak bir depreniş, bir atlayışla
Ümitler aşlayan bir şahlanışla,
Altıbin senelik bir arayışla,
Canavar ağzını yırtan Erzurum
Ümitsizlikleri KIRAN Erzurum...

Vatana umutsun bayrağa rehber,
Tarihin bağrında sesininilder,
Milli Vicdan doğar, senden alır fer,
İlk sesi haykıran yüce Erzurum
Vatanı kurtaran yüce Erzurum... 

 
Etiketler: 12, Mart, Milli, Vicdan, Sesidir, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mart 2022
Fıtrat-ı Selîmeden Kalb-i Selîme Kalender Bir Meşrep Selim Yapıcı Ağabey
547 Okunma.
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
1077 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1421 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
824 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
783 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
748 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
746 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
720 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
940 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
781 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
929 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
998 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
911 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
1100 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
1167 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1314 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
1020 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
1024 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1157 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1550 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
1606 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
1659 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1483 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1563 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
2043 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1802 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2477 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1760 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1556 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
1720 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1693 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
1858 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1894 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1726 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6829 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
2479 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1854 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
2045 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2929 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2763 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2770 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2426 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2755 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2567 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2338 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2327 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2264 Okunma.
Haber Yazılımı