Pazar, 26 Mart 2017

“resmen” değil, “gayri resmi”…

“gayri nizami” değil,  “hayli nizami”…

Yemesinden içmesine…

Elektriğinden suyuna…

Telefonundan internetine…

Himmetinden zimmetine kadar… 

Millet yedikçe yiyor,

Devlette işler yolunda,

Tüketici hakları hak getire,

hak-hukuk-guguk…

***

Geçenlerde bir dostum paylaşmıştı, yediği kazığın pardon dönerin fişini…

Yer: İstanbul/Pendik

Usta Dörenci imiş..

Yoğurtlu et döneri 33 TL, normal ayran 6,5 TL, devlet alacağını almış (güya) KDV’si 2,93 TL, eşittir toplam 39,50 Törkish Lira

İmza: Kasiyer FUAT

Arkadaşım, paylaşımına şu notu düşmüştü;

“Ben Yedim Siz Yemeyin!”

İşte milletimize ironik ve çok anlamlı bir yorum ve örnek paylaşım…

Bu sadece Pendik’te mi? Hayır, Kızılay’da da, İzmir, Antalya, Bursa, Erzurum’da da aynı durum mevzu bahis…

Şehirlerde lokanta kalmadığı gibi esnaf da kalmadı. İşletmelerin pek çoğu fırsatçı, kısa yoldan zengin olma formatında…

Ailecek ya da bir iki arkadaş veya misafirlerinizle sıradan bir yere dahi gitseniz, siz istemeden masa hemen menülerle donatılıyor … Sonra siparişinizi veriyorsunuz ve ortaya beleş konulduğunu sandığınız mezelerden başlıyorsunuz otlanmaya ya da çatallamaya derken oval tabakların dibini sünnetlemeden ana yemek yetişiyor hızınıza… Çatlayana kadar bunları da yiyorsunuz, sonra yanınızdakilere ayıp olmasın, hemencecik gelen ne yedüğünüz belli hesabı çatır çatır ödeyip, söğüşlenip çıkıyorsunuz.

***

Elektrik faturasındaki detayları biliyor musunuz?

Hiç sanmam…

Ya su?

Bir de son yıllarda adet edinmişler ya;

“GEÇMİŞ DÖNEM BORCUNUZ; ödenmişse DİKKATE almayınız!”

şeklinde font büyüklüğüyle direkt göze çarpan, garibim insanları paniğe kaptıran saçma ve aldatmaca uyarı yok mu…

***

Telefon yani cep telefonları ve internet hizmetleri denildi mi adeta çıldırtıyor.

Herkes bu kazığı yiyor, aboneler inim inim inliyor, şikayetler gırla, ama kimsenin umurunda değil…

Himmet buyurtup zimmete zulalayanların işgal ettikleri kurum kuruluşlar başka işlerle meşgul olmuşlar demek ki darbe girişimine kadar…

Internet, altyapı hizmetleri esasıyla Telekom’un adeta tekelinde. Yeseniz de bu yemeseniz de bu…

Ev ve işyerimdeki internet hizmetlerinden yeterince faydalanamıyorum. Ha bire kampanya, para talep edip hız yükseltiyorlar. En üst düzeyden para ödüyorum şakır şakır. Üç beş ayda bir müşteri hizmetlerini arayıp, labirentte dolaşarak arıza ya da hız düşüklüğünü şikayet edip duruyorum. En son bahaneleri, ikamet ettiğim sitenin yanında yapılan iş merkezi inşaatında güya dağıtım dolabı tahrip edilmiş… Ay sonuna yapacaklarmış...

***

Asıl soygun cep telefonları yani GSM şirketlerinde…

Malum, Türkiye’de hizmet veren 3 ana GSM şirketi var; Vodofone, Turkcell ve Avea…

Bunlardan birinde yıllarca kaldım. Sonunda pes edip başka bir şirkete geçtim, diğerini arar oldum.

Ne kadar bilinçli de olsanız istedikleri gibi kampanyalara dahil ediyorlar. Sonra da çık çıkabilirsen bu kampanyalardan ya da işin içinden. Sürekli vatandaşı soyma üyelikleri, kampanyalar, kandırılarak eritilen eski tabirle kontür, şimdilerde TL...  

Garibim konunun bilincinde olmayan insanlar ne yapıyorlar?

Soyulup soğana çevriliyorlar…

Bu benlik değil, ama tek kelime ile Türkiye’de avamın, kredi kartlıların durumları malum… Ülkenin en büyük sorunlarından biri bu bence. Yarın bir gün bu konuda ciddi patlamaları inşallah en ucuzundan atlatırız…

Fatura yüksekliği, telefon çekmemesi, haksız yere silinen ve eritilen kontörler, müşteri hizmetlerine ulaşamama, internetten indirdiğiniz uygulamalarda kat kat ücret kesilmesi, abone olunan paketlerin iptalinin gerçekleştirilememesi, istediğiniz tarifenin tanımlanmaması, hiç çekmeyen hatlar, ödeme iptal ücretinin çıkarılması binlerce şikayet...

A evet, ne diyor müşteri hizmetlerini aradığınızda makinedeki bayan sesi?

“Sizlere daha iyi hizmet verebilmemiz için görüşmelerimiz kayıt altına alınmaktadır”

Gereken yanılıyor mu? Nah yapılıyor…

İlla da Erzurumlu Abamüslüm’ün yıllar önce bir otomobil firmasındaki müşteri temsilcisi ile yaptığı görüşmeyi çağrıştırıyorlar insana…

Çünkü o bayan robot ses “Beklediğiniz için teşekkür ederiz. En kısa sürede müşteri temsilcisine bağlanacaksınız” bozuk plak tekrarıyla dakikalarca sizi telefonda esir edip sinirlerinizi altüst ediyor.

***

Ya şu firmaların 444’lü numara kurnazlığına ne dersiniz?

Son yıllarda yine, 444’lü hatlar arandığında dakika başına 40 kuruş alan firmalar tüketiciler ile tüm iletişimlerini bu numaralara yönlendirdi. Tüketiciler ise başka bir iletişim numarasının olmamasından, özel servis numarası olarak adlandırılan bu hatların arandığında reklam dinletilmesinden ve dakikalarca hatta bekletilmekten şikayetçi.

***

Bunlar ilk akla gelenler…

Hele daha ne kalemler vaaar…

Yürü Türkiyem, kim tutar seni?

Ülkedeki zengin sayısı arttıkça artıyor…

Avam da kredi kartlarında battıkça batıyor…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile



Takip Et

evet
evet