Cumartesi, 21 Ocak 2017

Son zamanlarda Erzurum kamuoyunda dikkat çeken tartışmalardan birisi de Kanuni Sultan Süleyman’ın Erzurum’a gelişi ve şehrin banisi olduğu konusudur. Olayın sunuluş şekli, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bir organizasyonla Erzurum’un genel bir ayıbının ! ortadan kaldırıldığı görüşü iken, kutlamaların genel amacının Osmanlı Devletine altın çağını yaşatan Kanuni Sultan Süleyman’ın İran seferleri esnasında Erzurum’u tekrardan imar edip kurduğu, bu sebepten Erzurum şehrinin kurucusu olduğu fikridir.

Erzurum, bulunduğu stratejik konumdan dolayı tarih boyunca savaşlara, işgallere, göçlere maruz kalmıştır. Bunların hepsini saymamız elbette mümkün değildir. Fakat Kanuni Sultan Süleyman’ın Erzurum için yaptıklarının tarihte farklı bir örneği yokmuş gibi lanse edilmesi Erzurum’un yaşadığı sıkıntılı zamanların tekrar gözden geçirilmesini ve Kanuni üzerinden yürütülen, şehrin tekrardan mamur edilmesi tezini eleştirel bir gözle ele almamızı gerektirmektedir.

Başka bir örnek olay üzerinden giderek Erzurum’un tarihinde birkaç kez sıfırdan kurulduğunu, devletin burada resmi kurumlar inşa edip memurlar göndererek egemenliğini gösterdiğini rahatlıkla görebiliriz.

Birinci Dünya Savaşının Osmanlı Devleti tarafından felaketle sonuçlanması sonucu Osmanlı Devleti yıkılmış, Erzurum da Rus işgaline girmiştir. İşgal ve Rusların güdümündeki Ermeni çetecilerin faaliyetleri sonucudur ki Erzurum tarihinin en büyük insani dramlarından birini yaşamıştır. 16 Şubat 1916 tarihinde başlayan Rus işgali 3 Mart 1918 de sona ermiş işgalden arta kalan ise harabe bir şehir ve büyük bir kısmı Anadolu’nun iç kısımlarına göç etmiş, sefalet içinde ki Müslüman ahalidir. Hem Birinci Dünya Savaşının hem de Rus işgalinin yıkıcı etkilerinden dolayı Erzurum şehir ekonomisi tamamen durmuştur. Halkın elindeki tohumluklar bile askerlere verildiğinden dolayı, işgalin bitimiyle beraber İstanbul’a çekilen acil bir telgrafla tohumluk buğday istenmiştir. Sefaletin boyutları o kadar büyüktür ki Erzurum Vali Vekili Yarbay Recep Bey telgrafında hem gıda yardımı istemiş, hem de acilen yeni bir valinin tayin edilmesini talep etmiştir. Bir diğer telgrafta ise Erzurum Valisi Ahmed Münir Bey, harabeye dönen şehrin yeniden imarının bir şirket tarafından yapılmasının uygun olacağı yönündeki fikirlerini İçişleri Bakanlığına yazmıştır. Erzurum’un kurtuluşundan sonra, Erzurum ile İçişleri Bakanlığı arasında ki yazışmaların hemen hemen hepsi yok olan şehrin yeniden imar edilmesi ve geriye kalan bir avuç halkın doyurulması yönündedir.

Erzurum tarihinin son dönemini yansıtan bu olaydan da anlaşılacağı üzere Erzurum, tarihinde fiziki ve beşeri olarak yok olmanın eşiğine defalarca gelmiş bir şehirdir. İşgal sonrası Erzurum’un yeniden imarı ve üretim araçlarının iyileştirilmesi Erzurum’a özel bir uygulama değil, genel bir devlet refleksidir.

Kanuni döneminde Erzurum’un imarı bahsinden yola çıkarak verdiğimiz son örnek olay bizlere göstermiştir ki, eşsiz ve emsalsizmiş gibi gösterilen olayları Erzurum tarihinde görmek mümkündür. Bu olaylar karşısında Osmanlı Devletinin tepkileri de olağan ve doğal tepkilerdir.

Erzurum’un yeniden imarı ve sosyal hayatın canlandırılması Kanuni’nin Erzurumlulara özel bir muamelesi değil, Coğrafi konumundan dolayı devletin Doğu siyasetinin bir sonucudur. Yukarıda incelenen iki örnek olay bizlere göstermiştir ki tarihi olayları yorumlarken olağan olaylar üzerinden olağanüstü sonuçlar devşirmek bizlerin duygusal tepkiler vermesine neden olabilmektedir.

Kısaca belirtmek gerekirse, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Erzurum’a yapılan hizmetler de, Birinci Dünya Savaşından sonra yapılan en basit tohumluk yardımı da özünde aynı amaca hizmet etmektedir ve bu olayların Erzurum tarihinde örneği çokça mevcuttur. Erzurum şehrine bu olaylar üzerinden "Bani" arama yarışına girmek, zorlama bir yorumlamadan öteye gitmeyeceği gibi kutlamaları ve Banisi bol bir şehir yaratacaktır. Olayları yerel bir gözle değil de genel bir tarih akışı içinde yorumlamak ve büyük devlet politikası penceresinden bakmak herkes için faydalı olacaktır.

Yorumlar   

0 #2 Gönül Ayan 11-09-2016 10:30
Milletler destanlarla ayakta dururlar. Geçmişimizin harikuladelikle rini günümüzün basit mülahazalarıyla gölgelemeyelim. ! Tarih tekerrürdür. Kanuni'yle niye uğraşılır. Gücün yetiyorsa, Bilgin varsa Alperen'lere götür. Sayın Kotan başlığı okurken bunu bekliyordum. İran bu kadar badireye rağmen ayakta duruyorsa Şehname nin attığı temel sayesindedir. Başarılar
Alıntı
+2 #1 Ali Candan 09-09-2016 17:35
Sayın yazar; bu dandik kutlamayı yapana değil yaptırana bakmak lazım. Belediye başkanı herşeyi bilmek zorunda değildir. Danışmanları, müdürleri bu tür konuları takip eder ve onlara güvenir. Anladığım kadarıyla bir yutturmaca var. Yutturanla, ona bu bu fikri kakalayana iyi bakmak lazım. Ha illa Erzurum'a bir bani mi bulacaksanız; alın size Kazım Karabekir..
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EYOF 2017 Erzurum