Erzurum Kırgızistan'da Göçebe Oyunlarına damgasını vurdu
ERZURUM (erzurummedya) - Kırgızistan’ın Isık Göl bölgesinde düzenlenen 1. Uluslararası Göçebe Oyunla...

ERZURUM

Erzurum'daki 300 yıllık mezarlık sahipsiz kaldı

Erzurum'daki 300 yıllık mezarlık sahipsiz kaldı

ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum’da 300 yıllık tarihi mezarlık adeta çöplüğe dönerken, mahalle sakin...

Erzurum'da New City mağdurları valilik önünde karayolunu kapattı eylem yaptı

Erzurum'da New City mağdurları valilik önünde karayolunu kapattı eylem yaptı

ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum'da ruhsatı olmadığı gerekçesiyle inşaat çalışmaları durdurulan proj...

Atlama Kuleleri ile ilgili bilirkişi çalışması tamamlandı

Atlama Kuleleri ile ilgili bilirkişi çalışması tamamlandı

ERZURUM (erzurummedya) - Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünden Prof...

Erzurum'da 13 ve 17 yaşındaki beraber kaçan çocuklardan haber yok

Erzurum'da 13 ve 17 yaşındaki beraber kaçan çocuklardan haber yok

ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum’da aileleri ilişkilerine onay vermeyince ortadan kaybolan 13 yaşınd...

SİYASİ HABERLER

Erzurum Aşkale'de Aksak'ın katılımıyla istişare pikniği

Erzurum Aşkale'de Aksak'ın katılımıyla istişare pi...

ERZURUM (erzurummedya)-Erzurum Büyükşehir Meclis Üyesi Zafer Alkan'ın ev sahipliği yaptığı proje değerlendirme ve istişare programı yapıldı. AK Parti...

EKONOMİ HABERLERİ

Erzurum'da trafiğe kayıtlı araç sayısı 100 bini aştı

Erzurum'da trafiğe kayıtlı araç sayısı 100 bini aş...

ERZURUM (erzurummedya) - Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) 2014 Temmuz ayı Motorlu Kara Taşıtları verilerini açıkladı. TÜİK verilerine göre; Temmuz ayı...

SAĞLIK HABERLERİ

Erzurum BEAH Sağlık Turizminde Hedef Büyüttü

Erzurum BEAH Sağlık Turizminde Hedef Büyüttü

Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Turizmi kapsamında Azerbaycan’dan sonra “2014 İran-Tebriz Sağlık Turizm Fuarı”na katıldı.Fuarda hastaneyi t...

EĞİTİM HABERLERİ

Palandöken Belediyesi'nden 2 bin 500 öğrenciye eğitim seti

Palandöken Belediyesi'nden 2 bin 500 öğrenciye eğitim seti

(erzurummedya)-Palandöken Belediyesi tarafından, eğitime destek kapsamında ilçede 26 çeşitli ilköğretim okulu birinci sınıfın...

Erzurum'un Tekman İlçesinde Kız Kur'an Kursu açıldı

Erzurum'un Tekman İlçesinde Kız Kur'an Kursu açıldı

ERZURUM (erzurummedya) - Tekman’da yapımı tamamlanan Ali Şeker Kız Kuran Kursu düzenlenen törenle açıldı. Törene Ak Parti Er...

Erzurum Milletvekili Yavilioğ'lu yeni eğitim-öğretim yılını değerlendirdi

Erzurum Milletvekili Yavilioğ'lu yeni eğitim-öğretim yılını değerlendirdi

ERZURUM (erzurummedya) - AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu ve Ak Parti Erzurum İl Başkanı Fatih Yeşilyurt, düze...

KÜLTÜR SANAT

"Erzurum Tabyalarından"ın şairi Bekir Sıtkı Erdoğan vefat etti

Erzurum Tabyalarından ın şairi Bekir Sıtkı Erdoğan vefat etti

"Erzurum Tabyalarından" şiiri ile Erzurumluların gönlünde taht kuran "Hancı" ve "Kışlada Bahar...

Tacettin Şimşek ve Yaşar Bayar'a birincilik ödülü

Tacettin Şimşek ve Yaşar Bayar'a birincilik ödülü

ERZURUM (erzurummedya) - Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü öğretim elamanı Yrd...

TYB Erzurum Şubesi'nden Seyidoğlu için taziye

TYB Erzurum Şubesi'nden Seyidoğlu için taziye

TYB ERZURUM ŞUBESİ’NDEN PROF.DR.BİLGE PALANDÖKEN SEYİDOĞLU İÇİN TAZİYE MESAJI ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum halk ede...

ERZURUM MEDYA

Başkan Sekmen, Kanal 7'de çarpıcı açıklamalarda bulundu

Başkan Sekmen, Kanal 7'de çarpıcı açıklamalarda bulundu

ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Haber7’ye çok çarpıcı açıklamalarda bulundu....

Erzurum'da "Özgürlük İçin Basın" projesi toplantısı

Erzurum'da Özgürlük İçin Basın projesi toplantısı

ERZURUM (erzurummedya) - Ankara Gazeteciler Cemiyeti'nin Avrupa Birliği işbirliğiyle ortaklaşa hayata geçirdiği 'Özgürlü...

Erzurum Firmasına Erzurumlu Kenan Gülerci basın danışmanı oldu

Erzurum Firmasına Erzurumlu Kenan Gülerci basın danışmanı oldu

Enerji sektöründe, Erzurum’un köklü ve güvenilir firması olan Ergaz, Bluepet markasıyla girdiği akaryakıt sektöründe emi...

Süzgeç
  • Erzurum'da ilk ve ortaokullar 2 gün tatil

    Ortak sınavlar 28-29 Kasım ve 28-29 Nisan tarihlerinde yapılacaktır. Bugünlerde yapılan açıklamaya göre tatil edilecek sadece 8. sınıf öğrencileri hariç diğer diğer sınıflar için okullar tatil edilecek.

    Mebten yapılan açıklamaya göre Merkezi sınav için yapılan günde diğer sınıflar içinde tatil gelecek.

     

    ORTAK SINAVLAR ARASINDA TÜM OKULLAR TATİL
    Sınav kılavuzu ile yapılan açıklamalara bir bütün olarak bakıldığında Ortaöğretime geçiş sistemi dahilinde okullardaki eğitim ve öğretim Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca belirlenen akademik takvime paralel şekilde uygulanacaktır. Ortak sınavlar sırasında tüm okullar tatil edilecektir.

    Uygulanan tatiller eğitim öğretim süresinin sonuna eklenecektir. Bu nedenle eğitim ve öğretim yılında herhangi bir kısalma söz konusu olmayacaktır.

  • Erzurum'da dershaneciler "istişare" salonunu terk etti

    ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum’da, Milli Eğitim Bakanlığı'nın istişare toplantısında dershane temsilcileri, alkışlar eşliğinde salonu terk etti.

    Erzurum’da, Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, bölge illerinin dershane temsilcileri ile istişare toplantısı düzenledi. Dershanelerin kapatılmasını istemeyerek bakanlık yetkililerine tepki gösteren dershane temsilcileri, 'Biz çapulcu değiliz', 'Dershanelerimize dokunma' diyerek alkışlar eşliğinde salonu terk etti. Erzurum Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezi Salonu'nda 'Özel Dershaneler ve Özel Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri ile İstişare Toplantısı' düzenlendi. Toplantıya Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zübeyir Yılmaz, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük ile bakanlık yetkililerinin yanı sıra Doğu ve Güneydoğu kentlerindeki dershane sahipleri, temsilcileri ve yöneticileri katıldı.
    Bakanlık yetkililerinin konuşmalarının ardından dershane temsilcileri dinlenmeye başlandı. Bu sırada Palandöken Dershaneler Birliği Başkanı Birol Turgut, sorunlarını dile getirdi ve salonu toplu halde terk ettiler.
    Tepkilerini salon dışında da sürdüren temsilciler, dershanelere dokunulmamasını istediklerini ifade etti. Bu arada bazı dershane temsilcilerinin de protesto amaçlı siyah kurdele taktıkları görüldü.

  • Erzurum Oltu'da Kur'an Öğreticileri buluşması

    ERZURUM (erzurummedya) - Oltu ve köylerinde görev yapan 25 Kız Kur’an Kursu Öğreticisi, Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında bir araya geldiler.

    Oltu Samanyolu Cafe’de akşam yemeğinde bir araya gelen Kız Kur’an Kursu Öğreticileri, yemek yiyip doyasıya sohbet ettiler.
    Oltu Kız Kur’an Kursu Öğreticisi Eda Öztaş, “Cenab-ı Allah, bu mesleği hakkı ile yapabilmeyi, Kur’an-ı Kerimle yaşamayı ve yaşatmayı, hepimize nasip etsin.” Derken bu tür etkinliklerin her yıl sürmesi temennisinde bulundu.
    Yine Kız Kur’an Kursu Öğreticisi Meryem Ataş ise hakikat ışığında yaşayıp, iki dünya mutluluğunu hedeflediklerini söyledi.
    Din görevlileri tarafından alınan çiçekler Oltu ilçe merkezi ve köylerinden yemeğe katılan 25 Kız Kur’an Kursu Öğreticisine dağıtıldı. Karşılıklı dilek ve temennilerin de dile getirildiği yemekte Kur’an Kursu Öğreticileri günün anısına fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmediler.

  • Erzurum'da dershaneler dönüşüm çalıştayı yapılacak

    erzurumda dershaneler çalıştayı varMilli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB)yapılan yazılı açıklamada, dershanelerin özel okula dönüşümü süreci

    Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB)yapılan yazılı açıklamada, dershanelerin özel okula dönüşümü sürecinin altyapısını hazırlama çalışmalarının MEB tarafından ilgili kuruluşların temsilcileri, öğretmenler, veliler, öğrenciler ve diğer paydaşlarla gerek yüz yüze, gerekse sanal ortamda çalıştaylar, görüşmeler, toplantılar düzenlenerek, anket ve kamuoyu araştırmaları gerçekleştirilerek sürdürüldüğü anımsatıldı.

    Açıklamada, "Bu kapsamda, önümüzdeki hafta İstanbul (Anadolu ve Avrupa ayrı ayrı olmak üzere), Samsun, Erzurum, Şanlıurfa, Antalya, İzmir ve Ankara'da, Bakanlığımızın üst düzey yetkilileri ile 5580 Sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan özel dershaneler ve özel öğrenci etüt eğitim merkezlerinin, İl Millî Eğitim Müdürlükleri tarafından belirlenen, kurucu/kurucu temsilcisi veya yöneticilerinin katılacağı çalıştaylar gerçekleştirilecek" denildi.

  • ERZERİMDER öğretmenler gününü kutladı

    ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ERZERİMDER) Başkanı ve Türkiye İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği(ÖNDER) in Bölge Koordinatörü Zülküf Usanmaz, 24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

             Mesajında; "Bütün öğretmenlerimizin gününü kutluyorum. Onlar bugünü fazlasıyla hak eden bir camia… Öğretmenler günü, 1 Kasım 1928 tarihinde kurulan Millet mekteplerine dayanır. O mekteplerde yeni harflerle yoğun bir biçimde okuma-Yazma öğretme seferberliğine başlanır. Bu okulların yönetmeliğinde 24 Kasım 1928 de Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Başöğretmen “ olarak kabul edildiği gündür. Öğretmenler günü bu tarihi esas alarak 24 Kasım 1981 den itibaren kutlamaya başlanmıştır.

                 Millet olarak tarih boyunca bilge kişiye, bilgiye ve bilime çok önem veren bir millet olmuşuz. İmparatorluk dönemi ve öncesi Hakan’ın, Sultan’ın ve padişah’ın etrafında olan âlim halkasından tutun Enderun okullarına kadar eğitime olan bakış tarzımız vardır. Ayrıca Dinimizin bilime, bilim adamına yanı öğretmene verdiği kıymeti ve itibarı hiçbir din vermemiştir. Bu yüzden öğretmenlerimizi yediden yetmişe bütün millet olarak baş tacı etmiş bulunuyoruz. Bizi millet olarak ve çağa uygun olarak hayatın her alanında ileriye taşıyan kuşkusuz öğretmenlerdir.

                  Öğretmenlerimize gereken önemi mutlaka vermeliyiz. Çünkü öğretmen ordusu sivil bir eğitim ve öğretim ordusudur. Nizami ordularımıza verdiğimiz önemin aynısını öğretmen ordularımıza da vermeliyiz. Onlar birer heykeltıraş gibi çocuklarımıza biçim ve şekil veriyorlar. O çocuklar ki sayısı çevremizdeki birçok ülkenin nüfusundan daha fazladır. Çok kutsal olan eğitim ve öğretim hizmetinde çalışan bütün öğretmenlerimizin “ Günü “nü tekrar kutluyor, temsil ettiğim camia adına sevgi ve saygılarımı sunuyorum." dedi.

  • Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım Efendi Sempozyumu tamamlandı

    sıtkı gülle erzurumdaALO25 -  Atatürk Üniversitesi ile Tortum Belediyesi’nin birlikte düzenlediği Erzurumlu Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım Efendi Sempozyumu tamamlandı.

    Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezi'nde bugün yapılan oturumlarda, Musa Kazım Efendi'nin kıraat, iştihad ve ana savunusu yapıldı.
    İstanbul Üniversitesi  Öğretim üyesi Prof. Dr. Sıtkı Gülle, Musa Kazım Efendi'nin kıraat yönünü ele alırken, Prof. Dr. Ali Eroğlu, Musa Kazım Efendi'nin tefsirinde iştihad, Prof. Dr. Musa Bilgiz de Kur'an müdafaası üzerinde durdu.
    Yapılan değerlendirmelerde, üç gün süren oturumlarda, Musa Kazım Efendi'nin hayatı, eserleri ve şeyhülislamlığı, hukuki ve kelami görüşleri, tesfirciliği ve dilciliği, felsefi ve tasavvufi görüşleri, İttihat-Terakki cemiyeti ile ilişkileri, medeniyyet tasavvuru ve eğitim-öğretimdeki yerinin her yönüyle ele alındığı faydalı bilgilerin paylaşıldığı dile getirildi.
    (MİS)

  • Yavilioğlu'ndan "Öğretmenler Günü" mesajı

                AK Parti Erzurum Milletvekili, Ekonomi İşler Başkan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu, 24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.


               Mesajında; "Nesillerin, dolayısıyla ülkenin geleceğinde en önemli aktör olan öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutlarım. Öğretmenlerimiz, kendilerine bir yıl boyunca hatta bir ömür boyu şükran içinde olduğumuz kimselerdir. Şüphesiz sorunları vardır, en alt düzeyde memurdan ve esnaftan en üst düzeyde iş adamına ve devlet başkanına, herkesin üzerinde emeği olan bu fedakar eğitim ordusuna yapılacak her şey mutlaka eksik kalacaktır. Çünkü onlar uçurumu gösterenler değil, köprü inşa edenlerdir. İyi ki varlar. "dedi.

  • Aksak'tan Öğretmenler Günü mesajı

    ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak, 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle bir mesaj yayınlayarak, medeniyetimizde öğretmenlerin anne-baba gibi aziz kimseler olduğunu söyledi.

    Erzurum Milletvekili ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Muhyettin Aksak, öğretmenlerin medeniyetimizdeki yerine vurgu yaptığı açıklamasında, “Biz büyük bir medeniyetin temsilcileriyiz. İlk nazil olan ayeti kerime “Oku” diye başlamaktadır. Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretene 40 yıl köle olurum” sözü, bununla birlikte ecdadımızın alimlere ve ilim sahiplerine gösterdikleri hürmet her türlü takdirin üstündedir. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Hocası Ak Şemsettin’e ve Yavuz Sultan Selim Han’ın Şeyhü'l-İslâm İbn-i Kemal’e gösterdiği hoşgörü ecdadımızın öğretmenlerine ve âlimlere gösterdiği saygının en güzel örneklerindendir” diye konuştu.
    Türkiye’nin iyi yetişmiş gençlere ihtiyacı olduğuna değinen milletvekili Muhyettin Aksak, “Türkiye son yıllarda eğitimden emniyete, adaletten sağlığa, ulaşımdan ekonomiye kadar büyük bir gelişme göstermiş ve adeta bir sıçrama yaşamıştır. Bu güzel gelişmelerin önümüzdeki yıllarda da çıtasını yükselterek devam etmesi iyi yetişmiş gençlerle mümkündür. Bu gençleri hiç şüphesiz, öğretmenlerimiz yetiştirecekler. Türkiye’nin en ücra köşelerinde fedakarca çalışan ve çocuklarımızı geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin gayretleri de her tülü takdire şayandır” ifadelerini kullandı.
    Öğretmenlerin hayat şartlarının sürekli iyileştirildiğini belirten Aksak, “Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, öğretmenlerimize büyük önem vermektedir. Sayın Başbakanımızın, ''Öğretmenlerimizin hayat şartlarını yaptıkları işin statüsüne uygun düzeye getirene kadar biz durmayacağız. Gereken her adımı atacağız.'' ifadesinin gereği, geride bıraktığımız 11 yılda sürekli olarak öğretmenlerimizin çalışma şartları, yaptıkları işin saygınlığıyla paralel olarak iyileştirilmiştir. Öğretmenlerimizin maaşları gerek dolar bazında, gerek TL bazında yüzde 200 yükseldi. Yine çocuklarımızın daha iyi eğitim alabilmesi için öğretmen sayısını artırdık. Okullarımızda görev yapan öğretmenlerimizin yüzde 34’i AK Parti iktidarı döneminde atanmıştır. Bütün bu gelişmeler, geleceğimizi yetiştiren öğretmenlerimizin hayat standartlarını yükseltme ve eğitimin kalitesini artırma yolunda atılmış çok güzel adımlardır” dedi.
    Türkiye’nin AK parti iktidarıyla en büyük bütçeyi eğitime ayırdığının unutulmaması gerektiğini belirten milletvekili Aksak, bunun geleceğimize yapılan en büyük yatırım olduğunu söylediği kutlama mesajında, “Erzurum’da ve ülkemizin dört bir köşesinde görevlerini büyük bir gayret, aşk ve şevkle yerine getiren öğretmenlerimizi sevgiyle, saygıyla selamlıy

  • Erzurum'a gelen yabancı eğitimciler Bilge'yi ziyaret etti

    ERZURUM (erzurummedya) - Comenıus Projesi kapsamında İrlanda, Bulgaristan ve Almanya’dan gelen okul idarecileri ve öğretmenler Abdullah Bilge’yi makamında ziyaret etti.

    Nevzat Karabağ Anadolu Öğretmen Lisesinin ortak olduğu ve 2013 yılında Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Başkanlığı tarafından kabul edilen Comenius Çoklu Okul Ortaklıkları Projesi kapsamında Erzurum’ a İrlanda, Bulgaristan ve Almanya’dan gelen öğretmenler Bilge’yi makamında ziyaret etti. Ziyarette Nevzat Karabağ Anadolu Öğretmen Lisesi Müdürü Ümit Gergit, Proje koordinatörü Davut Dağabakan ve Strateji Geliştirme Şube Müdürü Çiğdem Hopur’ da hazır bulundu.
    Görüşmede ülkelerin eğitim sistemleri değerlendirildi. İrlanda Willow Park School adına projeye katılan Mary Boissel, ” Abdullah Bilge’nin Erzurum’da eğitimdeki başarının artması adına yaptığı çalışmalardaki inanç ve kararlıktan dolayı kendisini kutluyorum bu inanç tüm yöneticilerde olmadı” diye konuştu.
    Ziyaret, Bilge’nin katılımcılara sertifikalarını takdim etmesi ve bu projede emeği geçenlere teşekkürü ile sona buldu.

  • ETÜ'den "Kariyer Günleri" söyleşi programı

    etüde kariyer günleriERZURUM (erzurummedya) - Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi tarafından “Kariyer Günleri” kapsamında söyleşi programı düzenlendi.

    Merkezi Derslikler konferans salonunda gerçekleşen programa konuşmacı olarak Köprüköy Kaymakamı Ersin Boylu katıldı.
    İİBF Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Özer, İktisat Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Serap Bedir, Sosyal Bilimler Enstitü Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Kaya ve çok sayıda öğrencinin dinleyici olarak katıldığı proğramda Kaymakam Ersin Boylu, İİBF öğrencilerine gelecek planlamasıyla ilgili bilgiler vererek öğrencilerin sorularını yanıtladı.
    Program sonunda İİBF dekanı Prof. Dr. Hüseyin Özer, Kaymakam Boylu’ya Teşekkür Belgesi takdim etti.

  • Atatürk Üniversitesi'nde formasyon eylemi

    ERZURUM (erzurummedya) - Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri, formasyon haklarının kendilerine geri verilmesi için basın açıklaması düzenledi.

    'Formasyonumuzu geri verin' sloganıyla toplanan öğrenciler, Bilim ve Gençlik Anıtı önünde basın açıklaması yaptı. Formasyon hakkının en doğal haklarından biri olduğunu belirten öğrenciler, yetkililere seslerini duyurmaya çalıştı. Öğrenciler adına konuşma yapan bir öğrenci, formasyon sorununun artık son bulmasını ve bu haksızlığa dur demek istediklerini söyledi.
    Binlerce kişinin haksızlığa uğradığını söyleyen öğrenci, "Formasyon İlahiyat Fakülteleri'nin en doğal hakkıdır ve bu hak bir an önce sahiplerine iade edilmelidir. Biz ilahiyat öğrencileri olarak, yetkililerden somut bir adım atılmasını bekliyoruz" dedi.
    Grup, basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı.

  • Erzurum Oltu'da hafizeler ayakta alkışlandı

    oltuda hafizelere törenERZURUM (erzurummedya) - Oltu Müftülüğü’ne bağlı Ayşe Ana Yatılı Kız Kur’an Kursu, eğitimlerini tamamlayan 14 hafizesine coşkulu bir hafızlık töreni düzenledi.

    Oltu Belediyesi Kültür Evi'nde düzenlenen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından kurs öğrencisinin Kur'an tilaveti ile başladı. Törene katılım oldukça fazlaydı. Oltu kaymakamı Abdullah Şen, Belediye Başkanı İbrahim Ziyrek, Erzurum Müftüsü Hasan Çınar, çevre ilçelerin müftüleri, kurum amirleri ve çok sayıda davetli katıldı.
    Törenin açılış konuşmasını kurs yöneticisi Tuba Ömürlü Yıldız yaptı. Yıldız davetlileri selamlayarak başladığı konuşmasında kurs hakkında bilgi vererek eğitimlerini tamamlayan öğrencileri ile aynı heyecanı yaşadığını belirtti.
    Kaymakam Abdullah Şen, törende yaptığı konuşmada, İslam dininde annelerin çok önemli bir yeri olduğunu söyledi. Şen, "Bir toplumun inşasında kadının ve annelerin ne derece de önemli olduğunu biliyor ve önemsiyoruz. Dinimiz de kadına annelere büyük değer vermiştir. Şimdi hafız olan öğrencilerimizi canı gönülden kutluyorum. Allah feyzinizi artırsın. Hafız olmak için kurslara devam eden öğrencilerimize de başarılar diliyorum" dedi.
    Son olarak kürsüye çıkan İl Müftüsü Hasan Çınar'ın verdiği konferans salonda bulunanlar tarafından büyük alkış aldı.
    Konuşmaların ardından görsel şölen eşliğinde salona giren 14 hafıza öğrenciye hocaları tarafından taçları takıldı. Öğrencilerin yaptığı dualardan sonra program, ilçe protokolünün hafizelere diplomalarının yanında, Kur'an-ı Kerim, altın ve çeşitli hediyeler takdim etmesi ile sona erdi.

  • ERZURUM'DA FUHUŞ BASKINI

    Erzurum'da fuhuş ve fuhuşa aracılık iddiasıyla 2 kadın gözaltına alındı.

    Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, Alipaşa Mahallesi Kongre Caddesi'nde bir otele operasyon düzenledi.

    Polis ekipleri, İ.D. ile onu pazarladığı iddia edilen M.K'yı (59) gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 2 kadın, sağlık kontrolü için Zührevi Hastalıklar Tabipliği'ne gönderildi.

    İ.D'nin serbest bırakıldığı, M.K'nın ise "fuhşa aracılık ve yer temin etmek" suçlarından adliyeye sevk edileceği bildirildi.

  • ERZURUM'DA KOMBİ ÇALDILAR

    Erzurum'da çaldıkları 2 kombiyi satmak isteyen 3 kişi suçüstü yakalandı.

    Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, Osman Bektaş Mahallesi'nde devriye görevi yaptığı sırada, durumundan şüphelendikleri bir aracı izlemeye aldı. Araçtakilerin bir iş yerinden kombi yüklediğini gören ekipler, kombilerin çalıntı olduğunun belirlenmesi üzerine A.A, E.K. ve H.Ç.O. ile iş yeri sahibi M.K'yı gözaltına aldı.

    Emniyette ifadeleri alınan zanlıların, havaların soğuması üzerine kombi satışlarının arttığını düşünerek kombi çaldıklarını itiraf ettikleri öğrenildi.

    Zanlıların işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecekleri kaydedildi.

  • ERZURUM'DA TECAVÜZ DAVASI

    Erzurum’da otomobiliyle gezmeye çıkardığı 14 yaşındaki lise öğrencisi M.T.’ye tecavüz ettiği iddiasıyla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan, evli ve 4 çocuk babası 49 yaşındaki M.A., “Bir kez bile ben kendisini aramadım. Sürekli o beni arıyordu. Okulda ne ihtiyacı olursa beni arıyordu. Ben onu kızım olarak gördüm” dedi.

    Olay, geçen haziran ile ağustos aylarında meydana geldi. Lisede okuyan E.Ö., aynı okuldan M.T.’ye, emekli memur M.A.’yı arkadaşının babası olarak tanıttı. Bazı günler kızları otomobiliyle gezdiren M.A., 3 aylık dönemde yakınlaştığı M.T. ile alkol aldı, iddiaya göre, cinsel ilişkiye girdi.

     
    Kızın daha önce bir başka erkekle birlikte olduğunu öğrenen ve bunu ailesine söyleyeceği tehdidiyle ilişkisini sürdüren M.A., son olarak 18 Ağustos günü, Tortum İlçesi’nde bulunan M.T.’yi yine otomobiline alarak Erzurum’a getirdi. Kent girişindeki polis kontrol noktasında durdurulan otomobildeki kızı gören bir polis memuru, M.A.’ya kızın kim olduğunu sordu. M.A.’nın “Kızım” diye tanıttığı M.T.’nin tedirgin tavırlarından şüphelenen polis, yaptığı araştırmada gerçeği ortaya çıkardı.
    Bu sırada başından geçenleri polise anlatan M.T.’nin ifadeleri üzerine gözaltına alınan M.A., tutuklanarak cezaevine gönderildi.


    ’KIZIM OLARAK GÖRDÜM’
    ’Çocuğun ruh ve beden sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı’ suçlamasıyla 23 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu sanık M.A. ile kızın annesi E.G., son duruşmada hazır bulundu.
    Tecavüz suçlamasını kabul etmeyen M.A., “Ben bunları hiçbir zaman aramadım. Sürekli annesi ve kızı arayıp ’Bizi buradan alın, şuradan alın’ diyordu. Telefon kayıtlarımda vardır. İlk arayan ben olmadım. Okulda ne lazımsa beni arıyordu. Bir iki kez yanıma geldiğinde annesinin astım hastası olduğunu söyledi, ilaçlarını aldım. ’Bilgisayara ihtiyacım var’ dedi, aldım. Çünkü ben onu kızım olarak gördüm” dedi.
    Kızının babasından boşandığı öğrenilen anne E.G. ise duruşmada şikayetinin devam ettiğini söyledi. Mahkeme, sanık M.A.’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

  • ERZURUM'DA TERÖR ÖRGÜTÜNE OPERASYON

     

    Erzurum’un Karayazı ilçesinde silahlı olarak faaliyet gösteren PKK/KCK terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 10 kişi gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Karayazı ilçesinde bazı kişilerin PKK/KCK terör örgütü mensuplarına lojistik ve yaşam malzemesi temin ettikleri ve örgütün eylemleri için keşif faaliyetinde bulundukları bilgisi üzerine Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında önceki gün saat 05.30‘da İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile eş zamanlı bir operasyon düzenlendi. Yaklaşık 15 ay süren planlı çalışmalar neticesinde düzenlenen operasyonda, haklarında silahlı terör örgütüne üye olmak, terör örgütü propagandası yapmak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, ruhsatsız ateşli silahlarla mermi bulundurmak, dolandırıcılık, mala zarar vermek, elektrik enerjisi hırsızlığı, basit yaralama, mühür bozma, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, tehdit, hakaret, taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmak, kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçlarından kayıtları bulunan S.K., İ.K., Ç.K., E.K., İ.Ş., A.K., R.K., H.K., Y.Ü. ve S.G. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde, ev, işyeri ve otolarında yapılan aramalarda 1 adet seri numarası bulunmayan Beretta marka 9 mm çapında ruhsatsız tabanca ve şarjör, 1 adet seri numarası bulunmayan Browning marka 7.65 mm çapında ruhsatsız tabanca ve şarjör, 1 adet Kırıkkale marka 9 mm çapında başkası adına ikamette bulundurma ruhsatlı tabanca ve şarjör, bombalama eylemlerinde kullanılan 2 adet akü, 48 adet 9 mm çapında dolu fişek, 4 adet menşei belli olmayan 7.65 mm çapında dolu fişek olmak üzere toplam 52 adet dolu fişek, 10 adet 12 Calibre av tüfeği fişeği, 2 adet boş şarjör, örgütsel dokümanlar, el yazısı notlar ve dijital materyaller ele geçirildi. Zanlılar, işlemlerin ardından adli makamlara sevk edildi.
    Operasyon neticesinde 2012 Mayıs ayında AK Parti Karayazı İlçe Başkanının aracına bomba konulması, 2012 Haziran ayında Karayazı Elmalıdere Jandarma Karakolu’na yapılan silahlı saldırı, 2012 Haziran ayında Karayazı ilçesi Göksu yolunda Polis Özel Harekat aracının geçişi sırasında yola döşenen mayının patlatılması, 2012 Haziran ayında Muş’un Malazgirt ilçesinde güvenlik güçleri ile girilen ve 2 teröristin ölü, 1 teröristin sağ olarak etkisiz hale getirildiği silahlı çatışma, örgüt mensuplarının barınması için yer ve yaşamsal malzeme temin edilmesi, kırsal alana teröristlere katılmak üzere eleman aktarımında bulunulması, örgüt mensuplarının cenazelerini örgüt adına sahiplenerek cenaze definlerinin örgütün propagandasına dönüştürülmesi, örgüt talimatları doğrultusunda Karayazı ilçe merkezinde işyerlerine kepenek kapattırılması, bomba yapımında kullanılmak üzere akü, tüp, kablo ve gübre temin edilmesi ve AK Parti’li Karayazı Belediye Başkanının mektup ile tehdit edilmesi olayları aydınlatıldı.

     

  • BOKS ŞAMPİYONASINDA YARI FİNAL MAÇLARI BİTTİ

     

    Türkiye Büyükler Ferdi Boks Şampiyonası'nın 5. günü Yarı final müsabakalarıyla devam etti. 46, 49, 52, 56, 60, 64, 69, 75, 81, ve 91 kilolarda ringe çıkan sporcular kıyasıya mücadele etti. Müsabakalar tek ringde oynandı. 40 sporcudan 20’si finale çıkmaya hak kazandı.

    Şampiyonada 46 ve 49 kilolarda Samet Mert Çeliksoy ile Muhammet Emin Taha Dogan ve Ferhat Pehlivan ile Yunus Duman, 52 kilolada Erdal Inanlı ile Umit Zengin ve Aydın Sakal ile Murat Mut, 56 kiloda Furkan Ulas Memis ile Abdullah Dursun ve Mehmet Topçakan ile Selçuk Eker, 60 Kiloda Bunyamin Aydın ile Burak Taştan ve Fatih Keleş ile Remzi Uyar, 64 kiloda Caner Onayaker ile Hüseyin Karslıoğlu ve Ural Karslıoğlu ile İbrahim Kazancıoğlu, 69 kiloda Erdil Keyf ile Onur Siphal ve Abdulkadir Koroğlu ile Hasan Ozan, 75 Kiloda Sefa Karadeniz ile Mehmet Başar Başak ve Erol Özkal ile Eren Elveren, 81 kiloda Avni Yıldırım ile Burak Aksin ve Cem Karlıdağ ile Dindar Gölcek, 91 kiloda ise Bayram Muzaffer ile Ümitcan Patır, Şeyda Keser ile Rüstem Abdullahoğlu, Yusuf Açık ile Ulas Kaya ve Erhan Muhammet Acı ile Ali Eren Demirezen mücadele etti.

     

  • KPSS SONUCUNU TIKLA ÖĞREN

    Ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyinde KPSS'ye giren 1 milyon 406 bin 182 memur adayının tercih yaptığı, kamu kurum ve kuruluşlarındaki boş kadro ve pozisyonlara yerleştirme işlemleri tamamlandı.

    Adaylar, KPSS-2012/2 yerleştirilme sonuçlarını, ÖSYM'nin ''https://sonuc.osym.gov.tr'' adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle öğrenebilecek.

    Kamu kurum ve kuruluşlarındaki 7 bin 328 kadro ve pozisyon için yerleştirme işlemi yapıldı.


    SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN...

  • PKK'NIN ÖLDÜRÜLENLER LİSTESİ

    PKK'nın askeri kanadı HPG sitesinde yer alan habere göre PKK en büyük kaybını 2012 yılında verdi.

    İşte PKK'nın kendi sitesinden açıkladığı liste ve yıllara göre öldürülen PKK mensupları:

    2001: 101

    2002: 53

    2003: 103

    2004: 112

    2005: 149

    2006: 145

    2007: 219

    2008: 164

    2009: 99

    2010: 143

    2011: 203

    2012: 311

  • ERZURUM İL ÖZEL İDARESİ'NE SON DEFA BÜTÇE

     

    Erzurum İl Genel Meclisi Kasım dönemi son toplantısı İl Genel Meclis Başkanı Bülent Taşkesengil başkanlığında bugün yapıldı.

    Toplantıda üyeler yapılan oylama ile birlikte İl Özel İdaresi 2013 yılı bütçesini oy birliğiyle kabul etti. Toplantıda bütçe ile ilgili 23 madde tek tek üyelerin oylarına sunuldu. Üyeler maddelere kabul, çekimser ve ret olarak cevap verdi.
    İl Özel İdaresinin bütçesi geçen yılı oranla 10 milyon artış göstererek 70 milyon oldu. Bütçede aslan payını 17 milyon 250 bin TL ile Tarım ve Köye Yönelik Hizmetler Daire Başkanlığı aldı. Taşkesengil bu yıl ki bütçenin İl Özel İdaresi tarafından yapılan son bütçe olma özelliğini taşıdığını söyledi. Toplantı sonunda İl Özel İdaresi üyeleri toplanarak hatıra fotoğrafı çektirdiler.
    İl Özel İdaresi Genel Meclisi Üyeleri, “ Bütçe hazırlamak çok zor ve zahmetli bir iştir. Bizler Erzurum’a en iyi şekilde hizmet vermek için burada kararlar aldık. Bütçeyi de Erzurum’un ihtiyaçları doğrultusunda paylaştırmaya çalıştık. Ama tarıma çok komik bir bütçe ayrıldığını da söylemeden geçemeyeceğiz. Tarım Erzurum’un en önemli geçim kaynaklarından biridir. Ayrıca yaklaşık olarak 100 yıldır hizmet veren İl Genel Meclisleri yok oluyor. Şunu unutmamalıyız il genel meclisleri vatandaşların gözü kulağıdır. Bu yıl ki bütçenin de Erzurum’a hayırlı olmasını diliyoruz. Umarız güzel işler ortaya çıkar.” dediler.
    İl Genel Meclis Başkanı Bülent Taşkesengil İl Meclisi Kasım ayı kapanış konuşmasında “Kasım ayının son toplantısını yapmak için bu arada toplandık. Bu ay bizim için çok önemliydi. Bu ayda 2013 yılı bütçesini hazırladık ve oy birliğiyle kabul ettik. Ayrıca yeni Büyükşehir belediye yasası nedeniyle bu yıl son kez bütçe hazırladık. Bu yüzden biz son bütçemizi en iyi şekilde hazırlamaya çalıştık. Denk bir bütçe hazırlandığını düşünüyorum. İdareye de bereketli harcamalar diliyorum. Umarım daha iyi hizmetler olur. Buradaki herkese hem Valim adına hem de kendim adına teşekkür ediyorum. Umuyorum ki yıl sonunda iyi hizmetlerle karşılaşacağız.” şeklinde konuştu.
    Erzurum İl Özel İdaresincehazırlanan ve kabul edilen 2013 yılı bütçesine göre; Özel Kaleme (Yasama /Yürütme) 1 milyon 935 bin 0TL, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne 700 bin TL, 20 ilçe ve özel idarelerine 2 milyon 50 bin TL, Emniyet Hizmetlerine 70 bin TL, Tarım Hizmetlerine 425 bin TL, Çevre ve Şehircilik Hizmetlerine 20 bin TL, Sağlık Hizmetlerine 275 bin TL, Gençlik ve Spor Hizmetlerine 2 milyon 335 bin TL, Kültür Hizmetlerine 350 bin TL, Eğitim Hizmetlerine 14 milyon 500 bin TL, Sosyal Hizmetlere 350 bin TL, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığına 8 milyon 900 bin TL, Hukuk Müşavirliğine 950 bin TL, Destek Hizmetleri ve Daire Başkanlığına 13 milyon 150 bin TL, İmar ve İnşaat İşleri Daire Başkanlığına 810 bin TL, Tarım ve Köye Yönelik Hizmetler Daire Başkanlığına 17 milyon 250 bin TL, Mali İşler Daire Başkanlığına ise 5 milyon 930 bin TL bütçe ayrılması planlanıyor.

     

  • ERZURUM'DA ÖĞRETİM GÖREVLİSİ HIRSIZI YAKALATTI

    Hırsızlık suçundan 24 adet kaydı bulunan ve 1 ay önce cezaevinden çıkan şüpheli öğretim üyesi kadının çantasını kapkaç yaptıktan sonra polise yakalandı.
    Olay önceki gün Erzurum’un Yakutiye ilçesi Terminal Mahallesinde meydana geldi. Yolda yürüyen Atatürk Üniversitesi öğretim üyelerinden A.T'nin kolundaki çantayı kapkaç yöntemiyle çalan şüpheli F. D., daha sonra kaçtı. A. T’nin durumu polise bildirmesi üzerine şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı. Çevredeki güvenlik kameralarından şüphelinin eşkali belirlendi. Yapılan çalışma sonrasında şüpheli F. D., bir apartmanın girişinde çaldığı çantayla yakaladı.
    Gözaltına alınan F. D.’nin çeşitli hırsızlık suçlarından 24 kaydı olduğu ve 1 ay önce cezaevinden çıktığı öğrenildi.

  • ERZURUM'DA HALI SİLKELERKEN CANINDAN OLDU

    Erzurum’un Yakutiye ilçesinde halı silkelerken balkondan düşen kadın hayatını kaybetti.
    Edinilen bilgiye göre, Yukarı Yoncalık Mahallesi Keleş Sokak'ta dün meydana gelen olayda; 24 yaşındaki Y.K.,, ikinci kattaki evlerinin balkonunda halı silkelediği sırada dengesini kaybederek düştü. Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan kadın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
    Olay sonrası polis ekipleri inceleme yaparak tahkikat başlattı.

  • MÜSTEŞARIN ADI İLE TEHDİT ALDI

    Erzurum’da alacak-verecek meselesi yüzünden tartıştığı şahsın kendisine “Ben Başbakan Müsteşarı Efkan Ala’nın oğluyum, seni döver, öldürürüz” şeklinde tehditte bulunduğunu iddia eden esnaf, Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulundu.
    İddiaya göre, Veyisefendi Mahallesi’nde esnaflık yapan Haci Y. (45) ile aralarında alacak-verecek meselesi bulunan Mehmet B. arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Mehmet B.’nin yanında bulunan şahıs, “Ben Efkan Ala’nın oğluyum. İstediğimizi sana yaparız. Bir şey de alamazsın, seni döver, öldürürüz, haksız yere cezaevine attırırız” diyerek Haci Y.’yi tehdit etti. 5 Kasım 2012 günü Cumhuriyet Savcılığı’na giderek suç duyurusunda bulunan Haci Y. ifadesinde, “Ben 2009 yılında esnaf arkadaşımdan altın aldım. Karşılığında borcum olan 3 bin 380 kilo kömür verdim. Geriye bir miktar borcum kaldı. Bir hafta sonra avukat bey beni aradı. 2 bin TL’yi avukat beyin bürosunda ödedim. Benim hakkımda Erzurum 1. İcra Müdürlüğü’nden icra takibi başlattılar. Bu icraya verilen miktarı ödedim. Bu konuyu görüşmek için işyeri sahibinin yanına gittiğimde yanında 19 yaşındaki bir genç bulunuyordu, fakat ismini bilmiyorum. Bana hitaben, ‘Ben Efkan Ala’nın oğluyum. İstediğimizi sana yaparız. Bir şey de alamazsın, seni döver, öldürür, haksız yere cezaevine atarız’ diye tehditte bulundu. Bu sırasında tanığım yok, şahıslar 7-8 kişiydi. Beni ve Başbakan Müsteşarımız Efkan Ala’nın ismini bu şekilde kullanarak tehdit eden kişilerden şikayetçiyim” dedi.

  • KASKO ŞİRKETİNİ PROTESTO İÇİN EŞEĞE PLAKA TAKTI

    Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Ayvalı köyünde kamyonu ile kaza yapan nakliyatçı Şahmettin Bulut, kasko şirketi tarafından mağdur edildiğini öne sürdü. Bulut, kamyonun plakasını eşeklere takarak kasko şirketini protesto etti.

    Şahmettin Bulut’un 12 Aralık 2011 tarihinde Yusufeli’nde kömür ocaklarında yaptığı kazada kamyonu çalışamaz duruma geldi. Zararının karşılanması için kasko şirketine başvuran Bulut’un zararı karşılanmadı. Bunun üzerine eşek sırtında kömür taşımaya başlayan Bulut, kamyonundan geriye kalan plakaları eşeklere takarak kasko şirketine tepkisini dile getirdi. Evli ve 5 çocuk babası olan Bulut, kamyonun bütün parçalarının hurdaya verildiğini, geriye iki plaka ve ruhsatın kaldığını söyledi. Ailesine bakamaz durumda olduğunu belirten Bulut, çaresiz eşek sırtında nakliye yaparak ailesinin geçimini sağladığını ifade etti.
    Araç sahiplerinden kasko yaptırmadan önce şirketleri iyice araştırmalarını isteyen Bulut, “46 yaşındayım, 25 senedir nakliyecilik yapıyorum ve devlete vergimi veriyorum. Geçen yıl 12. ayın 12’sinde Yusufeli’nde sözleşmeli olarak Kars’ın Karadag kömür ocağından kömür taşıyordum ve sahada kömür boşaltırken yükün donması nedeniyle arabam devrildi. Kaskoya müracaat ettim, telefon açtım, kasko ‘gelip hallederiz’ dedi ama gelmediler. Kendi imkanlarımla arabamı kaldırdım, gelin götürün dedim, tamam sen götür, biz gelir hallederiz dediler. Konya’ya kaskoya telefon açtılar, eksper geldi. ‘Biz senin arabanı yaptıracağız’ dediler ve eksper geldi, tutanağı tuttu, benim arabamı götürdü teslim etti. ‘10 gün içinde teslim edeceğiz’ dediler arabam teslim olmadı. 1 ay sonra gittim ki benim arabamın üzerindeki damperi satmışlar, şaseyi satmışlar, arabam parçalanmış vaziyette. Ben kaskoya telefon açtım ne oluyor diye, kasko ‘biz hemen yaptıracağız, halledeceğiz, faturayı kestir’ dedi. Damperciden fatura kestirdim götürdüm, dediler ki ‘biz senin kazana ödeme onayı vermiyoruz’. Sordum neden onay vermiyorsun, dedi ki beyefendi senin araba çekiciden boşandığı için onay vermiyoruz. Ruhsatımı ve evraklarımı götürdüm, ‘Beyefendi benim arabamı kırk ayak damper kasa olarak kasko yaptınız ve paramı da peşin aldınız. Şimdi neden benim arabam 4 aydır yatıyor, paramı ödemiyorsunuz’ dedim. Genel müdür dedi ki ‘Ben anlamam’. Ben de Erzurum mahkemelerinde şikayette bulundum” dedi.
    Dolandırıldığı gerekçesiyle dava açmak istediğinde avukatların 10-15 milyar istediklerini, bunun üzerine kendi imkanlarıyla dava açtığını söyleyen Bulut, “1 yıldır ne dosyama baktılar ne davama baktılar. Benim 5 tane çocuğum var, okul okuyor. Evim kirada, çocuklarımın biri 4 yıllık üniversite kazandı okutamadım. Birini de dershaneye verdim, dershaneden atmışlar. 1 yıldır benim çocuklarıma götürecek ekmek param kalmadı, hiçbir şeyim kalmadı. Ben de şirkette sözleşme yaptığım için şirket bana ceza verdi. Arabam olmadığından mecbur kaldım eşeklerle nakliye yapıp çocuklarıma ekmek parası kazanmaya. Bankaya olan borcumu ödemediğim için bankadan tebligat gelmiş. Ben bu borcu ödeyemedim. Kasko arabamı yaptırmadığı için banka beni mahkemeye verdi. Bana 3 ay hapis çıktı. Gittim 1 ay Artvin Arhavi Cezaevi’nde yattım, 2 ay da Erzurum Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda yattım. Bu arada ben kriz geçirdim, psikolojim bozuldu, beni hastaneye götürdüler. Şuanda halen daha psikolojim bozuk, hiçbir iş yapacak gücüm kalmadı. Dayanacak gücüm kalmadı” diye konuştu.
    Bulut, “Böyle resmi dolandırıcılığa hiçbir yerde rastlamadım, hiç kimsenin düşmesini de istemiyorum. Bankalara borcum olmadığı halde 450 milyar borcun var diye benden para talep ediyorlar. Benim arabamın değeri 100 milyardı. 1 senedir cezaevinden çıktıktan sonra gittim parçalamışlar satmışlar, hiçbir şeyi kalmamış, bir şaseyle bir kupa duruyor. Yaptırma gücümüz de yok. Ne tarafa gideceğimi, ne yapacağımı şaşırdım. Lütfen duyarlı insanların elimden tutmasını istiyorum. Bu arada devlete olan vergi borcum ikiye katlanmış. Bağ-Kur borcum vardı, Bağ-Kur borcumdan ve vergi borcumdan dolayı arabama haciz koymuşlar. Maliye de dahil olmak üzere trafikten men etmişler. Trafiğe de çıkamıyor, vergi borçlarımı da ödeyemiyorum. 15 milyarlık vergi borcum olmuş, 37 milyar Bağ-Kur borcum olmuş, 42 milyar halen daha devlet bundan beni sorumlu tutuyor. Bütün hesaplarıma da haciz koymuşlar” dedi.

     

  • "NE 90 NE 60 HAREKATTA 35 BİN ŞEHİT VERDİK"

     

    Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Özdemir, Sarıkamış Harekatı'nda “Tek kurşun sıkmadan donarak öldüler” iddialarıyla ilgili olarak, “Rus, Alman ve Türk kaynaklar, Sarıkamış Harekatı’nda Ruslarla göğüs göğse savaştığımızı ortaya koyuyor. Harekat sırasında iddia edildiği gibi ne 90 ne de 60 bin asker öldü. Harekatta şehit sayımız 35 bin” dedi.

    Erzurum Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Palandöken Gençlik Merkezi’nde düzenlenen “Sarıkamış Şehitleri” konulu toplantıda Sarıkamış Harekatı’nın bilinmeyen yönlerini anlatan Yrd. Doç. Dr. Yavuz Özdemir, harekatın askeri açıdan Türklerin başarısızlığıyla sonuçlandığını ancak siyasi açıdan birçok kazanımlar elde edildiğini söyledi. “Bir Savaşın Bilinmeyen Yönleri” adlı kitabın da yazarı olan Yavuz Özdemir, Osmanlı arşivlerinin yanında Rus, Alman ve Genelkurmay arşivlerini 5 yıl süre ile tarayarak Sarıkamış Harekatı'nın bilinmeyen yönlerini gün ışığına çıkardığını belirtti. Yrd. Doç. Dr. Özdemir, Sarıkamış Harekatı’nın Türklerin başarısızlığıyla sonuçlandığının kabullenilmesi gerektiğini söyledi. Harekatta Enver Paşa’nın müdahale planının uygulanmadığını belirten Özdemir, şunları söyledi:
    “Enver Paşa, 25 Aralık günü Ruslara yönelik gece harekatı başlatmıştır. Ancak Türk Kuvvetleri gece harekatında başarılı olamaz denilerek bu harekat durdurulmuştur. Oysa tarihi kaynaklar gösteriyor ki, eğer o gece harekat yapılsaydı Rus ordusu hazırlıksız yakalanacak ve başarısız olacaklardı.”
    Özdemir, Sarıkamış’ta harekatın yönlendirilebilmesi için bilgi akışının sağlanamadığını ve irtibatın sağlıksız olduğunu belirterek, Enver Paşa’nın çok çaba sarf etmesine rağmen 10. Kolordu ile irtibat sağlayamadığını ifade etti. Rusların özellikle gece harekatında büyük bir panik yaptıklarını anlatan Özdemir, ancak Sarıkamış önlerindeki Türk birliklerine diğer kolorduların destek verememesi ve 9. Kolordu Kumanda Heyeti’nin isteksizliği sonucunda bu fırsatın kaçırıldığını dile getirdi. Sarıkamış Harekatı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasında Ermenilerin rolüne de değinen Özdemir, Ermenilerin Rus kuvvetlerine istihbarat sağladığını, Türk ordusunun zayıf olduğu yönünde bilgi verdiğini, bu nedenle Rusların şiddetli bir şekilde direndiğini ifade etti. Özdemir, tarihi belgelere göre bilinenin aksine Sarıkamış Harekatı’nda toplu donmalar olmadığını savunarak, “Harekatın başarısız olması, Türk ordusunda firar olaylarının artması nedeniyle ordu geri çekildi. Sonuçta şehit asker sayısı 35 bin oldu. Bunların bir kısmı da cephede savaşırken şehit oldu. Kamuoyunda bilindiği gibi 90 bin asker toplu şekilde donarak şehit olmadı” dedi.
    Özdemir, Sarıkamış Harekatı nedeniyle Rusların Kafkas Cephesi’ne 1.5 milyon asker yığdığını, bunun da Çarlık Rusyası’nın yıkılmasında önemli bir unsur olduğunu söyledi. Özdemir, Sarıkamış Harekatı’nın askeri açıdan başarısızlıkla sonuçlandığını, Enver Paşa’nın tüm çabasına rağmen yapılan hatalar ve kaçırılan fırsatlar nedeniyle sonucun olumsuz olduğunu ancak bunun yanında siyasi açıdan birçok kazanımların elde edildiğini kaydetti. 22 Aralık 1914 yılında başlayan Sarıkamış Harekatı’na 3 Ordu’nun 9, 10 ve 11’inci kolordularının katıldığını hatırlatan Özdemir, bu birliklerin mevcudunun 118 bin olduğunun, harekata ise 75 bin silahlı askerin katıldığının tespit edildiğini söyledi. Buna göre şehit sayısının oldukça abartıldığını belirten Özdemir, Rus kaynaklara göre Sarıkamış Harekatı sırasında donarak ölen asker sayısının 7 bin civarında tespit edildiğini, Rus ordusunun da aynı ölçüde kayıplar verdiğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Özdemir, “Çünkü şartlar eşitti. İklim koşulları sadece Türkleri değil, Rusları da etkilemişti” diye konuştu.
    Tek kurşun atmadılar iddialarının çürüdüğünü söyleyen Özdemir, Ruslarla harekat sırasında birçok kez göğüs göğse savaşıldığını ifade ederek, “İlk vuruşma Erzurum’un Narman ilçesi girişinde başladı. İkinci vuruşma Oltu girişindeki Kaleboğazı mevkisinde meydana geldi. Daha sonra diğer önemli çatışmalar, İsmail Ağa Cayırları ve Kosor bölgesinde yaşandı. Burada Osmanlı ordusu önemli kayıplar verdi. Sarıkamış’a ulaşmak için Allahuekber Dağları aşılmak istenirken donma olayları yaşandı. Bu sayı ise 7 bin civarındadır. Toplam şehit sayımızda 35 bin civarında. İddia edildiği gibi şehit sayısı 90 veya 60 bin değildir” dedi.
    Erzurum Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çintımar ise, bu sene 5-6 Ocak 2013 tarihlerinde Sarıkmamış şehitlerini anmak için Türkiye genelinden 10 bin, Erzurum’dan da 3 bin kişinin katılacağı bir organizasyon gerçekleştirileceğini belirtti. Sarıkamış’a gidecek kafilelere liderlik yapacak olan kişilerin Erzurum’da eğitimden geçirildiğini kaydeden Çintımar, “Çok katılımlı bir program olacak. Türkiye genelinden 7’den 70’e Sarıkamış şehitlerini anacağız” dedi.

     

  • "PADİŞAHLAR VELED-İ ZİNADIR"

    Marmara Üniversitesi profesörü Nurşen Mazıcı canlı yayında tepki çeken benzetmede bulundu: Padişahlar veled-i zinadır.

    TV 8 ekranlarında yayınlanan ve Gökmen Karadağ’ın sunduğu Haber Aktif programına siyaset bilimci Nurşen Mazıcı’nın sözleri damgasını vurdu. Hiçbir padişahın cariyesiyle nikahı olmadığını öne süren Mazıcı, tepki çekecek ‘veled-i zina’ benzetmesi yaptı.


    ZAMAN YAZARI TÜRKÖNE TEPKİ GÖSTERDİ

    Programın bir diğer konuğu Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, Mazıcı’nın bu benzetmesine tepki gösterdi. İslamiyete göre dini nikah dışında doğan çocuklara ‘veled-i zina’ denildiğini iddia eden Mazıcı’ya Türköne, “Çok ağır bir benzetme yaptınız. Bu söyledikleriniz doğru değil. Bunların şerri hukukta, fıkıhta bir karşılığı var. O dönemde verilmiş fetvalar var..” sözleriyle tepki gösterdi.

  • FİLİSTİN İÇİN TARİHİ ZAFER

    Filistin BM'de üye olmayan gözlemci devlet statüsü kazandı. Oylamada 138 ülke evet, 9 ülke hayır oyu kullanırken 41 ülke çekimser kaldı.

    Filistin'in BM'deki 'gözlemci kuruluş' statüsü, yapılan oylamayla 'üye olmayan gözlemci devlet' statüsüne yükseltildi.

    Yapılan oylamada 138 ülke evet, 9 ülke ise hayır oyu kullandı. 41 oy ise çekimser yönde kullanıldı.

    BM Genel Kurulu'ndaki toplantıda Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas yanı sıra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bir konuşma yaptı.

    "BM'ye tarihi bir hatayı düzeltmek için geldik" diyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

    "Filistin, geleceğine sahip çıkmak için mücadele ediyor. Filistin tam üye olana kadar adalet yerini bulmayacak. Filistin'in statüsünün yükseltilmesi barış sürecinin önünü açar. İsrail'in Filistin'i reddetmesi mantıklı değil. Filistin bugün olmayacak da ne zaman üye olacak, biz Gazze'den Batı Şeria'ya Filistin'in yanındayız."


    ABD'DEN 'VAZGEÇ' BASKISI

    Filistin'in BM'ye "gözlemci devlet" statüsü için başvurusuna saatler kala ABD, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı bu kararından vazgeçirmek için yoğun çaba harcadı.

    ABD Dışişleri Bakan yardımcısı William Burns ve ABD'nin Ortadoğu özel temsilcisi David Hale, dün New York'ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la bir araya geldi.

    Burns ve Hale, BM'ye "gözlemci devlet" statüsü için başvurunun Filistin davasına zarar vereceği konusunda Abbas'ı uyardı. ABD, Filistin'in bu adımının "iki devletli çözüm" önünde önemli bir engel oluşturacağını iddia ediyor.


    ABD'DEN 'MALİ YARDIM' TEHDİDİ

    Amerikalı bazı senatörler, Filistin'i tehdit etti. Cumhuriyetçi Parti'den Lindsey Graham ve John Barrasso ile Demokrat Parti'den Chuck Schumer ve Bob Menendez, Filistin'in yeni statüsünü İsrail'e karşı kullanması durumunda ABD'nin mali yardımının kesilmesi ve Washington'daki temsilciliğin kapatılması için Senato'ya öneri sunacaklarını açıkladı.

    Filistin, statüsünün yükselmesi durumunda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde İsrail'e karşı dava açabileceğini söylemişti.


    CLINTON: ÇÖZÜM NEW YORK'TA DEĞİL

    Filistin'in BM'ye başvurusuna karşı çıkan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da, "Filistin halkının arzularını yerine getirecek iki devletli çözüme açılan yol, New York'tan değil, Kudüs ve Ramallah'tan geçer" dedi.

    Kalıcı bir çözüme ulaşmanın tek yolunun doğrudan müzakerelere başlamak olduğunu ve buna olanak sağlayacak atmosferin oluşturulması gerektiğini belirten ABD Dışişleri Bakanı Clinton, "İki tarafa da çözüme odaklı anlamlı müzakerelere geri dönülmesini zorlaştıracak adımlardan kaçınmaları çağrısında bulunduk" şeklinde konuştu.


    ALMANYA ÇEKİMSER

    BM'de Filistin'e "hayır" diyecek ülkeler ise şimdilik İsrail'in yanı sıra ABD, Kanada ve Hollanda. Almanya oylamada "çekimser" kalacağını açıkladı. İtalya, Fransa, İsviçre, İspanya, Portekiz, Avusturya, Lüksemburg, Norveç ve Danimarka gibi Avrupa ülkeleri, Filistin lehine oy kullanacaklarını belirtmişlerdi.


    OLMERT: KARŞI ÇIKMAK İÇİN BİR NEDEN YOK

    İsrail eski başbakanlarından Ehud Olmert de, ülkesinin Filistin'e "gözlemci devlet" statüsü tanınmasına karşı çıkmasının doğru olmadığını söyledi. "Filistin'e gözleci devlet statüsü tanınmasına karşı çıkmak için bir neden yok" diyen İsrail eski Başbakanı Ehud Olmert, BM Genel Kurulu'nun Filistin"e "gözlemci devlet" statüsü tanımasının "iki devletli çözüm" fikrinin temel taşlarından biri olacağını belirtti.


    NETANYAHU: BM KARARI HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEZ

    Filistin'in başvurusu öncesi açıklama yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, BM'nin Filistin'e "gözlemci devlet" statüsü tanımasının bir Filistin devleti kurulmasına "katkısı" olmayacağını iddia etti. Netanyahu, "BM'nin bugün vereceği karar hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Bir Filistin devletinin kurulmasına yardımcı olmayacak" dedi.


    AŞRAVİ: SON ŞANS

    Filistinli yetkili Hanan Aşravi ise, BM'de Filistin'e "gözlemci devlet" statüsü tanınmasının "iki devletli çözüm" için son şans olduğunu belirtti. Aşravi, Ramallah'ta yaptığı açıklamada, Filistin'in Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuru hakkından da vazgeçmeyeceğini vurguladı. ABD ve İsrail, Filistin'e Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuru hakkı tanınmaması için mücadele veriyor.


    GÖZLEMCİ DEVLET STATÜSÜ NEDİR?

    İsviçre'nin 1946'da BM Genel Sekreteri tarafından "daimi gözlemci" statüsüne kabul edilmesiyle başlayan uygulama çerçevesinde, yıllar içerisinde Avusturya, Finlandiya, İtalya ve Japonya gibi pek çok "gözlemci", BM'nin "üyesi" haline geldi. Örneğin İsviçre, yaklaşık 50 yıl "gözlemci devlet" olarak anıldıktan sonra 2002'de BM'nin üyesi oldu.


    VATİKAN TEK 'GÖZLEMCİ DEVLET'

    "Daimi gözlemciler" kategorisinde, "üye olmayan devlet ve kuruluşlar" ile "hükümetler arası kuruluşlar" yer alıyor.

    Bu kategoride Vatikan, BM toplantılarına ve Genel Kurul çalışmalarına "gözlemci" olarak katılma hakkına sahip ve BM Genel Merkezi'nde daimi gözlemci misyonu bulunan "üye olmayan gözlemci devlet" olarak anılıyor. Vatikan, BM'de şu anda bu statüye sahip tek devlet.

  • HEM ÇARPTI HEM DÖVDÜLER

     

    Erzurum’da maddi hasarlı trafik kazasına karışan sürücü, otomobiline çarpan şüphelilerin saldırısına uğradı.

    Edinilen bilgiye göre, Yakutiye ilçesi Gölbaşı semtinde dün meydana gelen olayda; F.M., isimli şahıs kendisine ait otomobil ile seyir halindeyken, kavşakta beyaz renkli plakasını alamadığı bir araçla çarpıştı. Maddi hasarlı trafik kazası sonrası araçtan inen şüpheli sürücü telefonla yakınlarının olay yerine çağırdı. Olay yerine gelen şüpheli sürücünün yakınları ve kendisi F. M’ye saldırarak darp ettiler.
    F. M., olay sonrası kaçan şüphelilerden davacı oldu.

     

  • ERZURUM'DA 158 YIL HAPİS

    Iğdır’da yapılan KCK operasyonunda yakalanan ve Erzurum’da yargılanan 4’ü tutuklu 15 sanığa toplam 158 yıl hapis cezası verildi.
    Iğdır’da 2010 - 2011 yıllarında PKK’nın gençlik yapılanması YDG örgütün dağ kadrosuna elaman kazandırmak, KCK yapılanmasını oluşturmak, izinsiz gösteri ve mitinglere katılmak ve PKK terör örgütü üyeliği suçlarından Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkarılan 4’ü tutuklu 15 sanığa ceza yağdı.
    Mahkemenin bugünkü duruşmasında tutuklu sanıklar Ufuk Demir 13 yıl 6 ay, Yakup Erdoğan 13 yıl 6 ay, Ali Manak 13 yıl 6 ay ve Hikmet Çark 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
    Tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında ise Zapire Parin 12 yıl, Nazlı Solhin 12 yıl, Cihat Isık 10 yıl 6 ay, Melek Aras 9 yıl, Pınar Tihat 7 yıl 6 ay, Orhan Abay 13 yıl, İsmet Magu 11 yıl, Ahmet Kitir 8 yıl, Yılmaz Yıldız 7 yıl 6 ay, Semih Budak 7 yıl 6 ay ve Abbas Günal hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
    Verilen hükümle birlikte duruşmaya katılmayan tutuksuz sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
    Mahkeme heyeti ayrıca sanıkların Kürtçe savunma talebini reddetti.

  • ERZURUM'DA GUSÜL DERSİ

     

    Erzurum İl Müftülüğü’nce E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda “Abdest, Gusül, Teyemmüm ve Namaz” konularında konferans verildi.

    Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu ve hükümlülerin dini ve ahlaki gelişimlerini sağlamaya yönelik konferans düzenlendi.
    Konferansta İl Müftü Yardımcısı Muharrem İmamoğlu tarafından, “Abdest, Gusül, Teyemmüm ve Namaz” konularında bilgiler verildi. Konferansa kurum müdürleri, eğitim biriminin öğretmenleri, ceza infaz memurları, tutuklu ve hükümlüler katıldı. İl Müftü Yardımcısı Muharrem İmamoğlu, İslam’ın temizliğe çok önem verdiğini, bu sebeple ibadetlerin başlangıcında abdest ve guslü emrettiğini, gerçek anlamda kılınan namazın insanın kötülüklerden alıkoyacağını, ibadetlerin insanlarda sorumluluk bilincini takviye ettiğini ifade etti.
    Programın sunuculuğunu yapan İl Müftülüğü Cezaevi Vaizi Yusuf Ceylan, tutuklu ve hükümlülerin dini ve ahlaki gelişimlerini sağlamak amacıyla Kur’an-ı Kerim öğretimi yapıldığını, koğuşlarda sohbetlerin, dini danışmanlık ve manevi rehberlik kapsamında birebir görüşmelerin ve konferansların tertiplendiğini ve bundan sonra da bu tür konferansların düzenlenmeye devam edeceğini ifade etti.

     

  • KURTLAR VADİSİ'NDE KIYAMET

    İşte Kurtlar Vadisi Pusu’nun 172. bölümünde yaşanacaklar: Yanında sadece Şamil ve Alptekin’i alarak Suriye’ye giden Polat Alemdar’ın planı ne? Polat Alemdar’ın Suriye’ye gelişi duyulunca neler yaşanacak? Polat’ın Suriye’ye gittiğini öğrenen Ömer Baba’ya ne olacak? Leyla, Polat’ın neden gittiğini öğrenmek ve ona ulaşabilmek için hangi sürpriz isimden yardım isteyecek? Mete, elleri kolları bağlı Polat’tan bir umutla haber bekleyen Abdülhey ve Cahit’in sabrını nasıl zorlayacak? Polat Alemdar, Suriye’de nelerle karşılaşacak? Ölümün nefesini ensesinde hisseden Polat, hedefine ulaşmayı başarabilecek mi?


    Kurtlar vadisi son bölüm fragmanı izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız.

    Kurtlar Vadisi Pusu izle


  • ERZURUM'DA KCK'DAN BAŞKAN YARDIMCISI TUTUKLANDI

    Iğdır'da PKK terör örgütünün gizli şehir yapalanması KCK'ya yönelik operasyonda gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Elif Dağgöl, tutuklanarak Erzurum F Tipi Cezaevi'ne koyuldu.

    Iğdır'da 26 Kasım günü yapılan operasyonda, aralarında Iğdır Belediye Başkan Yardımcısı Elif Dağgöl, İl Genel Meclis Başkanı Cengiz Savaş, 4 meclis üyesi ile birlikte toplam 14 kişi gözaltına alındı. Iğdır'ın eski KCK sorumlusu olduğu belirtilen Doğan Aydın da Tunceli'de yakalandı. Gözaltına alınanlardan 7'si Erzurum'a getirilerek Cumhuriyet Savcılığı'nda ifadeleri alındı.

    Iğdır Belediye Meclis üyesi iken Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen evli ve bir çocuk annesi Elif Dağgöl ile Doğan Aydın tutuklanarak Erzurum F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Diğer 5 kişi ise adli kontrol kapsamında serbest bırakıldı.

  • ERZURUM'DA AY-YILDIZLI AĞAÇ GÖRENLERİ ŞOK ETTİ

    Erzurum’da 2 yıl önce mezarlığa kabir ziyaretine giden çay ocağı işletmeciliği yapan Cemal Uzun'un mezarlıkta bulduğu ay yıldızlı dal parçası, görenleri şaşırtıyor.

    Erzurum’da 2 yıl önce gittiği kabir ziyaretinde yerde dal parçası bulan 47 yaşındaki Cemal Uzun, dalı yerden aldıktan sonra elindeki çakısıyla dalı yontması sonucunda şaşkına döndü. Uzun, "Kabir ziyaretimi bitirip eve döneceğim sırada mezarlık görevlileri orada ağaçları buduyorlardı. Yerde bir dal parçası dikkatimi çekti ve yerden aldım. Bu dal parçasını yerden aldıktan sonra çakı bıçağımla yontmaya başladım. Elimdeki dalı yontarken bir şey dikkatimi çekti ve baktım ki dalın içerisinden ay yıldız bayrağımızın işaretleri çıkıyor. Bu duruma ilk başta inanamadım dalı tekrar kesmeye başladım, ama gördüm ki ay ve yıldızlar tekrar çıkıyor. O an çok şaşırdım ve duygulandım.

    Daha sonra kendi kendime düşündüm acaba bu mezarlığın olduğu yerde ecdadımız ne gibi olaylar yaşadı. Ecdadımız geçmişte çok büyük işler yapmış ki bu gün kadar böyle mucizelerle karşılaşıyoruz. Şu anda Türk bayrağını gökten indirmek isteyenler için aslında bu dal çok güzel cevap. Bu bayrağı gökten kaldırmak isteseler bile bu bayrağın ağaç dallarından, topraktan ve taştan fışkıracağını gördüm. Ecdadımızın Malazgirt'ten bu yana vermiş olduğu mücadeleyi gördüm.

    O gözlerim doldu ve düşüne düşüne çay ocağıma geldim. Dal parçasını kahveye getirdikten sonra bir kutu içerisinde koydum ve 2 yıldır saklıyorum. Bu ay yıldızlı dal parçasını ömrümün yettiği kadar saklayacağım ve gelecek kuşaklara örnek olsun diye aktaracağım” dedi.



  • ERZURUM’DA KCK OPERASYONU: 8 GÖZALTI

    Erzurum’un Karayazı ilçesinde polis ve jandarma ekiplerinin KCK’ya yönelik müşterek düzenledikleri operasyonda 8 kişi gözaltına alındı
    Karayazı İlçe Emniyet Müdürlüğü ile İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, sabah saatlerinde ilçe merkezi ve köylerde operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda BDP Karayazı ilçe yöneticilerinden Halit Kollu, Çetin Kanat, Saim Genç, Ayhan Tırtıl, Yılmaz Ütsek, İsa Şaka ile İbrahim Keras ve Raiş Kaya, gözaltına alındı.
    Gözaltına alınan şüpheliler Erzurum Emniyet Müdürlüğü'ne getirilerek Terörle Mücadele Şubesi'nde sorgulanmaya başlandı.

  • ERZURUM ŞAMPİYON TÜLAY'I KAYBETTİ

     

    Aktif Judo yaşantısı boyunca rakiplerini yenen ve iki kez Türkiye şampiyonluğunu kazanan Milli judocu Tülay Aydın Şahin, yakalandığı akciğer kanserine yenik düştü. Milli sporcunun cenazesi Horasan’da toprağa verildi. Eşini kaybeden Mesut Şahin, minik oğlu Boran’a, “Oğlum anneni buraya koyduk, buradan cennete gidecek” diyerek, yürekleri dağladı.

    Erzurumlu Milli judocu Tülay Aydın Şahin, son yolculuğuna uğurlandı. Horasan’da toprağa verilen milli judocunun cenazesine mahşeri bir kalabalık katıldı. 36 yaşında, yakalandığı akciğer kanserine yenik düşen Eski Milli Judocu Tülay Aydın Şahin’in cenazesi dün öğlen namazına müteakip Horasan Merkez Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Aras Köyü’nde aile mezarlığında toprağa verildi. Gözyaşları ve dualar eşliğinde toprağa verilen Milli Judocunun eşi Mesut Şahin’in kabristanda minik oğlu Boran’a söylediği söz yürekleri dağladı. İlköğretim Müfettişi olan Mesut Şahin, “Oğlum anneni buraya koyduk, buradan Cennete gidecek” dedi.


    CEKMEDİĞİ DERT KALMADI
    Eski Milli judocu Tülay Aydın, şahin aktif spor yaşantısını 8 yıl önce sona erdirdi. 15 yıl önce de Milli Eğitim Müfettişi Mesut Şahin ile hayatını birleştirerek mutlu bir izdivaca imza attı. Şirin (14), Boran (9) ve Deren (5) yaşlarında üç çocukları oldu. Aynı zamanda Beden Eğitimi Öğretmeni olan Milli judocu Tülay Aydın Şahin, akciğer kanserine yakalandı. Önce Konya’da Tıp Fakültesi’nde solunum yetmezliği yüzünden tedavi gördü. Bu tedavi 15 ay sürdü. Erzurum’da da Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde ameliyat olan talihsiz sporcu, ardından Konya’da bir kez daha tedavi için hastaneye yattı. Buradaki tedavisinin ardından taburcu oldu ve taburcu olduktan 8 gün sonra evinde hayatını kaybetti. Kalpten de ameliyat olan ve yakalandığı akciğer kanserine yenik düşen Milli judocunun genç yaşta, hayatının baharında hayatını kaybetmesi ve geride üç öksüz evlat bırakması spor dünyasının yanı sıra judo ve Erzurum halkını üzüntüye boğdu.


    EN SON ÖLECEK İNSAN TÜLAY’DI
    Horasan Merkez Camii’nde öğlen namazına müteakip kılınan Cenaze namazının ardından Milli Judocu Tülay Aydın Şahin’in cenazesi ilçeye 17 kilometre uzaklıktaki Aras Köyü Mezarlığına götürüldü. Burada gözyaşları ve dualar eşliğinde toprağa verildi. Cenaze namazına AK Parti Horasan İl Genel Meclisi Üyesi Reşat Yer ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çintimar, Milli judocuyu yetiştiren hocaları Yalman Karagülle, Dursun Düzgün, Atletizm İl Temsilcisi Zeyit Palabıyık, Eski Judo İl Temsilcisi Selami Karatay ve çok sayıda vatandaş ile BESYO Öğretim Görevlileri katıldı. Cenaze törenlerinde ayakta durmakta güçlük çeken Telekomspor Judo Antrenörü Yalman Karagülle, “Tülay pırıl pırıl bir insandı. Neşe doluydu. En kötü anında bile yüzünden gülücükler eksik olmazdı. En son ölecek insan Tülay’dı. Çok üzgünüz” dedi.


    İKİ KEZ TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDU
    36 yaşında akciğer kanserine yenik düşen Milli judocu Tülay Aydın Şahin’in spor yaşantısı başarılarla dolu. İki kez Türkiye şampiyonluğunu kazanarak altın madalyayı boynuna takan Milli judocu sayısız il birinciliğine de imza attı. Genç yaşta hayatını kaybeden Tülay Aydın Şahin’in eşi Mesut Şahin, “Eşim judo aşığıydı. Judoyu çok severdi. Sekiz yıl önce bu sporu bırakmıştı, ama antrenör olarak yeni sporcular yetiştiriyordu. Bu amansız hastalık, judoyu ve judocuları öksüz bıraktı. Evimizin her yanı Tülay’ın aldığı madalya ve başarı belgeleriyle dolu” dedi.
    Vatandaşlar cenaze töreninden sonra Tülay Aydın Şahin’in babası Selahattin Aydın, eşi Mesut Şahit ve ailenin diğer fertlerine taziye dileklerini ilettiler.

     

  • TRT, ERZURUM STÜDYOLARINI AÇIYOR

     

    Yaklaşık 8 ay önce tamamlanan TRT Erzurum Stüdyoları kapılarını can yayınla yarın açıyor. Yayın TRT Müzik kanalı tarafından da yayınlanacak.

    TRT İl Müdürü Salih Lütfi Şengül, Erzurum stüdyolarının önümüzdeki aylarda daha yoğun kullanılacağını belirterek, 2013 yılında yepyeni programların Erzurum’dan yayınlanacağını ifade etti.
    Perşembe günü saat 15.00’de ‘Radyo Günleri Erzurum’ isimli müzik programını Nurullah Akçayır sunacak. Programa Yavuz Değirmenci, Tülay Özer, Mahmut Kıvanç ve Dilara Duman konuk olarak katılacak.

     

  • ERZURUM'DA KIŞ SPORLARI EĞİTİMİ HIZ KESMİYOR

    Erzurum Valiliği öncülüğünde Erzurum Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kış Sporları Eğitim Projesine ilgi çığ gibi büyüyor. Geçen yıl 15 bin öğrenciyi Buz Pateni ile tanıştıran GHSİM bu yıl bu rakamı da aşmak istiyor. Aziziye, Yakutiye ve Palandöken İlçeleri’ndeki okullardan günden yüzlerce öğrenci 500’lük Buz Hokeyi Salonu’na taşınarak, burada buz pateni eğitimi veriliyor.

    Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çintimar’da Buz Sporları Eğitim Projesinde çalışmaları yakından takip ederek, antrenörlerden çalışmalar hakkında bilgi alıyor. Dün Yakutiye İlçesi’nde bulunan Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu öğrencilerinin çalışmalarını takip eden Çintimar, öğrencilere buz sporları hakkında bilgi verdi.
    GEÇEN YIL 15 BİN ÖĞRENCİ BUZ PATENİ ÖĞRENDİ
    Valilik öncülüğünde Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yürütülen Kış Sporları Eğitim Projesi kapsamında şu ana kadar Erzurum’da 15 bin dolayında öğrenciye buz pateni eğitimi verilerek, onların buz pateni öğrenmeleri sağlandı. Bu proje kapsamında buzda kaymayı öğrenen öğrenciler daha sonra buz pateni, buz hokeyi, short track ve curling branşlarına yönlendirilerek yekteneklerine göre bu branşlarda lisanslı sporcu olmaları sağlandı. Bu sistemin bu yılda devam edececeğini belirten GHSİM İl Müdürü Fatih Çintimar, Bu proje kapsamında öğrencilerin okullarından alınarak buz salonlarına taşındığını ve tüm malzemeleri n de GHSİM tarafından karşılandığını belirtti. Projede 15 antrenör ve iki proje görevlisi görev aldığını belirten GHSİM Müdürü Fatih Çintimar, Erzurum’da başarı ile yürütülen projenin büyük bir ilgi görmesinden oldukça memnun. Çintimar, ''Erzurum'da yaşayıp buzda kaymayı bilmeyen kalmasın” sloganı ile start verilen Kış Sporları Eğitim Projesi kapsamında şehirde 10 bin, ilçeler ve diğer illerden gelen öğrenciler ile 15 bine yakın öğrenciye buz pateni öğrettiklerini söyledi.
    PROJE TAM GAZ DEVAM EDİYOR
    “Kış Sporları Eğitim Projesi” kapsamında çalışmalar yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Çintimar, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü ile yaptıkları protokol gereği geçen kış sezonunda günde 150-200 dolayında Üniversite öğrencisine buz pateni ve buz hokeyi öğrettiklerini belirtti. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çintimar, ETÜ öğrencilerinin de buz çalışmalarını 500’lük Buz Hokeyi salonunda yaptığını ifade etti. Çintmar, ''Çocuklarımızın obezite probleminden ve bilgisayar oyunlarından uzaklaştırılıp, sağlıklı bireyler olmaları için çaba sarf ediyoruz. Biz gençliğimizin geleceğini sporda görüyoruz'' diye konuştu.
    Çintimar, kendilerine proje kapsamında destek veren Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ile Vali Sebahattin Öztürk ve tüm yetkililere teşekkür etti. Çintimar, Kış Sporları Eğitim Projesi’nde Proje Ofisinde Yusuf Tosunoğlu ile Ferhat Doğuş Aygün ve 15 Antrenörün görev yaptığını belirtti. Çintimar, “Projede görevli salon görevlileri, ofis görevlileri, antrenörler ve otobüs sürücümüzü fedakarlıklarından dolayı kutluyoruz” dedi.

     

  • BOKS ŞAMPİYONASI SEYİRCİSİZ DEVAM EDİYOR

     

    Türkiye Büyükler Ferdi Boks Şampiyonası üçüncü gün müsabakalarıyla devam ediyor. Şampiyonanın bugünkü bölümünde 49, 52, 56, 60, 64, 69, 75, 81, 91 ve +90 kilolarda ringe çıkan sporcular kıyasıya mücadele etti.

    Şampiyonada bugün A ringinde 40, B ringinde ise 36 müsabaka yapıldı. Erzurum Boks Temsilcisi Kadir Hayta Kazım Karabekir Spor Salonu'nda devam eden şampiyonanın üçüncü gününde 76 müsabakanın yapılacağını belirterek, toplam 10 sıklette müsabakalar yapılacağını ve müsabakalar sonunda 76 boksörün daha şampiyonadan eleneceğini söyledi.
    Erzurum Boks Temsilcisi Kadir Hayta yaptığı açıklamada, “Erzurum olarak boksa çok önemli hizmetlerde bulunduk. Ama şunu da söylemeliyim. Böyle bir organizasyona halkımız duyarsız kalıyor. Halkımızdan müsabakalara ilgi göstermelerini istiyorum. Burada gençlerimiz gelenlere unutulmaz anlar yaşatıyor. Böyle bir organizasyon her zaman olmaz. Erzurum olarak organizasyonu gayet başarıyla yürütüyoruz. Seyirci sorununu da çözersek daha güzel olacak.” dedi.

     

  • İŞTE BÜYÜK TÜRK YALANLARI

    Dünya ahiret bacımsın...
    Şu an 70 milyon bizi izliyor...
    Vallaha sarıda geçtim memur bey...
    Bu son sigaram...
    Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
    Sen bir de beni gençliğimde görecektin...
    Seni leylekler getirdi yavrum...
    Akşama erken gelirim...
    Akşama erken gelirim...
    İşim bitsin ben seni ararım...
    Hayatımda hiç ilaç almadım...
    O elinizdeki tek kaldı, başka yok...
    Valla bu size çok yakıştı...
    Senin annen bir melekti yavrum...
    Merak etme hayatım, sekreterimi görsen çok çirkin....
    Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de...
    Evi boşaltın! Almanya'dan oğlum geliyor...
    Gerçek aşkı sende buldum...
    Bir kereden bir şey olmaz...
    Son biletler bunlar...
    Failleri en kısa zamanda yakalanacak...
    Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...
    İşten aradılar, gitmeliyim...
    Ben hiç yalan söylemem...

  • ERZURUM'DA CASUSLUK DAVASINDA İLGİNÇ SAVUNMALAR

     

    Erzurum’da görülen mahkemede ajan olduğu iddiasıyla tutuklu olarak yargılanan ve bugün hakim karşısına çıkan İran uyruklu Mohammad Reza Esmaeilpour Ali Malek, “Ben ajan değilim. Asansörcüyüm. Beni yakaladıklarında sorgumda iki asansörcü çağırdılar. Asansörcüler ayrılanda bana kartvizitlerini bıraktılar, bizimle çalışır mısın diye” dedi.

    Iğdır'daki 'casusluk' soruşturmasının iddianamesi tamamlandı. İddianamede 2'si İran ajanı olmak üzere 6’sı tutuklu 5’i tutuksuz 11 sanıklı İran ‘casus’luk davası bugün Erzurum Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. İddianamede, sanıkların “Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, sınırdaki askeri karakollar ve bazı kamu binalarının yerleri ile bir çok kurumun yöneticisi hakkında topladıkları belge ve bilgileri menfaat karşılığında İran gizli servisi elemanlarına verdikleri” savunuldu. Soruşturmada, ele geçirilen fotoğraf, kamera görüntüleri ve çok sayıda belgenin yer aldığı iddianamede, bu kişilerin İranlı ajanlarla yaptıkları görüşmelerin içeriğine de yer verildi. İddianamede, söz konusu görüntülerde yer alan şahısların çeşitli askeri noktaların görüntülerini çektikleri, yasa dışı yollardan elde ettikleri çeşitli belgeler ve fotoğrafları İranlı ajanlara vermekle suçlanıyorlar.
    Mahkemede ifade veren İran uyruklu Mohammad Reza Esmaeilpour Ali Malek, ajanlık suçlamasını kabul etmedi. Kendisinin asansörcü olduğunu ifade eden Malek, “Ben ajan değilim. Asansörcüyüm. Beni yakaladıklarında sorgumda iki asansörcü çağırdılar. Asansörcüler ayrılanda bana kartvizitlerini bıraktılar, bizimle çalışır mısın diye” dedi. Malek, şöyle konuştu:
    “Ben Azeri kökenli İran vatandaşıyım. Azeri lehçesini çok iyi bilirim. Türkçe'yi de cezaevinde öğrendim. İran’da bir şirkette asansör üzerine çalışıyordum. Asansör çalışması için Türkiye’ye geldik. Türkiye’de kaldığım süre içerisinde iki gün Ağrı Dağı etiklerinde turizm amaçlı gezi yaptık. Ajanlık suçlamasını kabul etmiyorum. 16 aydır tutukluyum. 2,5 yaşında bir kızım var. Sadece fotoğraf çektiğim için ajan olarak suçlanıyorum.”

     

  • İNTİHAR SAYISI ŞEHİTTEN ÇOK

    Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, son 10 yılda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde intihar eden asker sayısının şehitleri geçtiğini belirterek, “Bu kabul edilemez” dedi.

    Hürriyet'in haberine göre, Komisyon, “Asker Hakları” adıyla yürütülen sivil girişimin başvuruları üzerine dün askerlikte kötü muamele ve intiharları görüştü. Komisyon Başkanı Üstün, son 2,5 yılda 175 er ve erbaş, son 10 yılda 934 erbaş ve erin intihar ettiğini, şehit sayısının ise 2,5 yılda 233 şehit, son 10 yılda 818 olduğunu açıkladı.

    KIBRIS HALEN SAVAŞTA MI?
    Reklam

    Üstün şunları söyledi:

    “Son 10 yılda intihar olayları şehit sayısını geçmiş durumda. Bu rakamlar kabul edilemez. Bunun üzerine hep birlikte gitmemiz lazım. Bize başvuruların önemli kısmı batı illerinden geliyor. Dolayısıyla ‘Böyle olayların üzerine gidilirse terörle mücadelede zafiyet oluşur’ dememek lazım. Şikayet sayısında İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından enteresan biçimde Kıbrıs geliyor. Kıbrıs’ta halen savaş mı devam ediyor? Çok katı bir disiplin var. Anayasa’da askerlik hem hak hem görev olarak düzenlenmiş. Görev denince ‘İlla ki bunu yapacaksın, ne olursan ol yapacaksın’ mantığı doğru değil. Kışlada göreve başlayan genç teğmenler, üst teğmenler de ‘Ben yapıyorum, sen de yapacaksın’ yaklaşımıyla hareket ediyor. Psikolojisi bozulsa dahi dayatmalarla insanların intihar süreçleri yavaş yavaş kolaylaştırılıyor.”

    ÜSTLER MÜKEMMEL YARATIKLAR MI?

    Ak Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener de, “Üstler dingin, akıllı, herhangi bir sorunu olmayan mükemmel yaratıklar, ama erler psikolojileri bozuk, sıkıntılı adamlar gibi görülüyor. Üstlerin psikolojisi bozulmaz mı? Nitekim pimi çekilmiş bombayı veren de bir komutan. Askere giden herkes ‘Bir bitse de gitsek, burası kurtulacak bir yerdir’ sözünü söylüyor” dedi.

    Milletvekillerinin eleştirilerini yanıtlayan Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hakim Tuğgeneral Akif Vurucu ise kötü muameleden dolayı ceza alan, mahkemeye verilen rütbeli sayısının 2008’de 637, 2009’da 709, 2010’da 758, 2011’de 857 ve 2012’de 515 olduğunu belirtti.


    KLİNİKTE 139 BİN GÖRÜŞME

    Vurucu şunları söyledi:

    “Bu da gösteriyor ki bu tür ihlaller halinde idarenin uygulaması kesinlikle yargıya götürmek ve gerekli müeyyideleri uygulatmak. Burada bir taraf değiliz ve birlikte çalışmak durumundayız. İnsan haklarına riayet hepimizin görevi. Asta karşı cebir, şiddet ve kötü muamele suçu yasalarda düzenlenmiştir ve çok ciddi müeyyideleri vardır. Astını kasten itip kakan, döven amir 2 seneye kadar hapisle cezalandırılır. Bu suçların tespiti halinde derhal yasal işlem yapılır. TSK, sorunlu personelin önceden tespiti yoluna gitmekte ve önleyici tedbirleri almaya gayret etmektedir. İlk olarak askerlik şubelerinde yavrularımızın ruhsal sorunları var mı yakından değerlendirilmekte.

    İNTİHAR GRUBU

    Rehberlik ve Psikolojik Danışma servislerimizde görüşme yapılan asker sayısı bir yılda 139 bin 380’dir. Türkiye genelinde 20-24 yaş aralığı en fazla intiharın meydana geldiği yaş aralığıdır. Askerlik hizmeti de bu yaş grubu içerisinde yapıldığında intiharların bu döneme rastladığını kabul etmek lazım. İntihar olayları bütün dünyada artan bir seyir göstermesine rağmen TSK’da yıllara bağlı olarak azalmaktadır. Bugüne kadar ölüm olaylarından araştırılmamış, şüpheli bırakılmış tek vaka yoktur.”

    ANINDA İHBAR

    Toplantı sırasında sivil girişimin temsilcisi Tolga İslam, kendisine gelen bir mesajı okuyarak, darp edilen bir askerin yardım istediğini söyledi. Vurucu da “Bilgilerini verin hemen ilgilenelim” diyerek konuyla ilgileneceğini belirtti.

  • ALDATANLARIN ÖZELLİKLERİ

    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe, aldatmanın en belirgin özelliklerini sıraladı.

    Keçe, yaptığı açıklamada, sevgililerin, aynı evi paylaşanların, sözlülerin, nişanlıların, evlilerin, hemen hemen herkesin aldatılmak ve aldanmak gibi korkuları olabildiğini belirterek, "İnsanlar sezgilerine göre partnerlerinin kendilerini aldatıp aldatmadıklarına karar veriyorlar. Bu nedenle bazen yanılıyorlar ve pişman oluyorlar, bazen de doğru karar alıp uygulayamıyorlar. Bu iki ayrı kararın ortak bir sonucu ise hayal kırıklığı oluyor" dedi.

    Aldatmanın önceden tahmin edilebilir bir durum olduğuna dikkat çeken Keçe, araştırmaların, kadınların aşk arayışı, erkeklerin ise daha çok cinsel doyumsuzluk nedeniyle eşlerini aldattığını ortaya koyduğunu belirtti.

    "Ancak neden ne olursa olsun çift devekuşu gibi kafasını kuma gömmediğinde ilişkilerinde yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark edebilir ve tehlike çanlarının sesini duyabilir" diyen Keçe, aldatmaya dair tehlike çanlarının hangi koşullarda çalmaya başladığı konusunda şu bilgileri verdi
    :
    "Her seferinde dışarı çıkmak için bahaneler uyduruyorsa eve geç geliyorsa,

    - Cep telefonuna, tabletine veya bilgisayarına şifre koyduysa ve bunları sizden gizliyorsa,


    - Facebook, Twitter, MSN gibi sosyal paylaşım ağlarında daha çok vakit geçirmeye başladıysa,

    - Sık sık seyahate çıkıyorsa,

    - Ara sıra ona ulaşamıyorsanız ve cep telefonunu açmıyorsa,

    - Sizinle birlikte olmasının yaşamını ve işini engellediğini düşünüyorsa,

    - Durup dururken spora başlayıp, kendine, kıyafetlerine ve iç çamaşırlarına daha önce göstermediği bir özen gösteriyorsa,

    - Kredi kartı harcamalarında bir artış varsa,

    - Birebir konuşmalarınızda başka şeylerle uğraşıyor ve gözünüzün içine bakmıyorsa,

    - Size soğuk ve ukala bir şekilde davranıyorsa,

    - 'Bana hükmetmeye mi çalışıyorsun?' diye tepki göstermeye başladıysa,

    - Size şefkatli davranmayı bıraktıysa,

    - Sizinle birlikte duş almıyorsa,

    - Yatarken artık size sarılmıyor, hatta sizinle aynı yatakta yatmamak için TV karşısında uyumaya başladıysa ya da partnerinizde uykusuzluk sorunu başladıysa,

    - Cinsel hayatınız nedensiz bir şekilde bitmişse,

    - Sorumluluklarını art arda unutmaya başladıysa,

    - Her seferinde, yalnız kaldığınızda ve yapacak bir işiniz olmadığında siz yokmuşsunuz gibi davranıyorsa, tehlike çanları çalmaya başlamış demektir."

    Uzun yıllar süren tecrübeler sonucu bu maddelerin aşkın bittiğini gösteren birer işaret olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Keçe, "Bu nedenle çiftler ilişkilerinde açıkça görünen bu gerçekleri örtbas ederek görmezden gelmeye çalışmamalıdır. Bu maddelerden en az 7'si fark edildiğinde, sevgiliden, ilişkiden ya da yuvadan olunmak istenmiyorsa, çok gecikmeden bir evlilik terapistinden randevu almak gerekiyor" dedi.


  • HAVVA'YI SEVENLERİ GÖZYAŞLARI İLE UĞURLADI

    Geçtiğimiz pazar günü Erzurum Atatürk Üniversitesi Kampüsü içerisinde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümü öğrencisi Havva Ay (20), son yolculuğuna uğurlandı. Ay için Sultanbeyli Abdurrahman Gazi Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye Ay’ın babası Aziz Ay, akrabaları, okul arkadaşları ve sevenleri katıldı. Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı da cenazeye çelenk gönderdi. Cenaze namazı öncesinde baba Aziz Ay, taziyeleri kabul etti. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında genç kızın cenazesi Sultanbeyli Bahçelievler Mezarlığı’na defnedildi.
    Havva Ay’ın aile dostu olduğunu söyleyen Emrah Şimşek, basında konuyla ilgili çıkan haberlere tepki göstererek, “Havva 5 vakit namazını kılan, güzel bir aile çocuğudur. Ama kızı bu hale getiren sonuçta bir sokak serserisidir. Ama bütün gazetelerde, televizyonlarda bu konu aşk meşk diye geçiyor. Bu aşk meşk değildir. Bir sokak serserisi tarafından Havva ölüme itilmiştir. Daha önceden rahatsız ediyormuş. Tehditler oluyormuş. Havva’nın babası gidip konuşmuş ama her şeye rağmen çocuk yine yapacağını yapmış. Benim de kızlarım var. Herkesin kız çocuğu var. Bunun adı aşk meşk değildir” dedi.

  • TECAVÜZ EDİP BULDUK DEDİLER

    Olay, 19 Kasım’da merkez Seyhan ilçesi Şehit Duran Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Şehit Duran Mahallesi’nde oturan 14 yaşındaki N.A., aynı mahallede oturan arkadaşı İ.G. (14) ile akşam saatlerinde evlerine giderken U.U. (19), S.Ç. (18), B.F.K. (23), Ş.Y. (19) ve Ö.Ö. (17) ile karşılaştı. 5 arkadaş, 2 kızı kollarından tutup zorla İt Adası mevkisine götürdü. Kızların bağırmaması için de ağızlarını kapatan 5 zanlı, burada kızlara fiili livata yoluyla tecavüz edip, elle cinsel istismarda bulundu. Şahıslar, kızlardan N.A.’yı yoldan geçen M.K. (25) ile A.A.’ya (21) da para karşılığı sattı. Zanlılar, N.A.’ya da 20 lira verdi. Zanlılar, sabaha karşı kızları evlerinin yakınındaki parka götürdü. Burada kızlardan İ.G.’nin annesi ile karşılaşan zanlılar, “Bu kızları parkta bulduk.

    Telefonlarını başka çocuklar almış, biz o çocukları dövdük, ellerinden telefonları alıp kızlara verdik” diyerek kızları teslim etti. N.A.’nın yaşadıkları toplu tecavüzü halasına anlatması üzerine olay ortaya çıktı. N.A., 24 Kasım’da halasıyla gittiği Çocuk Şube Müdürlüğü’nde arkadaşı İ.G. ile nasıl kaçırılıp tecavüze uğradıklarını anlattı. N.A. ve İ.G.’nin ifadelerinin ardından tecavüz zanlılarından 6’sı yakalandı. Zanlılardan Ş.Y.’nin ise Antalya’ya kaçtığı belirlendi. Ş.Y. hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

     

  • ERZURUMBBSPOR’DA HEDEF 3 MAÇTA 3 GALİBİYET

     

    TFF Spor Toto 3. Lig 3. Grupta şampiyonluk mücadelesi veren Erzurum Büyükşehir Belediyespor hafta sonunda karşılaşacağı Isparta Emrespor maçı hazırlıklarını sürdürüyor. Teknik Direktör Taşkın Güngör nezaretinde hazırlıklarını sürdüren mavi beyazlılarda tek hedef mutlak galibiyet.

    Büyükşehir Belediyespor Sportif Direktörü Necdet Gümüşenek, hafta sonunda kendi evlerinde konuk ettikleri Oyak Renaultspor karşısında alınan galibiyet iddialarını sürdürdüklerini ifade ederek, “Ligde oynayacağımız bütün maçlar bizim için son derece önemli. Bütün maçlarımıza kazanmak için çıkıyoruz. Hedefimize ulaşmak adına her maçtan 3 puanla ayrılmak istiyoruz. Mevcut kadromuzla bunu başarabilecek güçteyiz” diye konuştu.
    Ligde 27 puanla 5. sırada yer aldıklarını anlatan Gümüşenek, Isparta Emrespor maçının ardından kendi evlerinde Altınorduspor’u ağırlayacaklarını ve bu maçın ardından Darıca Gençlerbirliği maçı deplasmanına çıkacaklarını belirtti. Her maçın kendileri için final özelliği taşıdığını kaydeden Gümüşenek hedeflerinin 3 maçta 9 puan olduğunu söyledi.

     

  • KAYMAKAM ESMER'E ZİYARET

     

    Erzurum Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, Yönetim kurulu üyeleri Muhammet Kamil Bayramoğlu ve Aslı Akarsu Erzurum Palandöken Kaymakamı Şenol Esmer’i makamında ziyaret etti.

    Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay dernek faaliyetleri hakkında Kaymakam Şenol Esmer’e bilgi vererek, bireylerin ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunması hususunda gönüllü olarak çalıştıklarını belirtti.
    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kaymakam Esmer “kamu ve toplum yararına çalışan bu gibi dernekleri çok önemsediğini ve sivil toplumların birbirlerine karşı husumet içinde değil de birbirleriyle yardımlaşarak sivil toplum kültürünün doğuda daha çok yaygınlaştırılması gerektiğini, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin finansal kaynak sorunları yaşadığını ama heyeti çok önemsediğini” belirten Esmer, “konuyla alakalı 3 personel görevlendirdiğini ve rahat çalışma ortamı düzenlediğini” kaydetti.
    Kaymakam Esmer “Erzurum halkının sorunlarını daha yakından takip etmek için bazen resmi plaka yerine sivil plaka ile halkın içine karışarak, sorunları kendi özünde algılayıp istek ve sıkıntıları daha aktif ve yakından takip ederek çözmeye çalıştıklarını, tüketici derneklerine gelen şikayetlerin de kendileri için yol gösterici olacağını” belirtti.
    Erzurum’un genel sorunları hakkında bilgi alışverişinin de yapıldığı ziyarette, şehrimizde yapılacak daha çok işlerin olduğu, hak arama bilincinin yaygınlaştırılması gerektiği ortak görüş olarak belirtildi.
    Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, Palandöken Kaymakamı Sayın Şenol Esmer’e kendilerine gösterilen sıcak ilgiden dolayı teşekkür ederek “Erzurum’da tüketici hak, sorun ve güvenliği hakkında yapacakları tüm çalışmalar ve etkinlikler için dernek olarak her türlü destek ve katkıyı vermeye hazır olduklarını” belirtti.

     

  • TORTUM'DA KERBELA ANILDI

     

    Tortum İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez, Kireçli, Söğütlü ve Abdurrahman Gazi Kur’an kursları tarafından Tortum Merkez Erkek Kur’an Kursu konferans salonunda aşure programı düzenlendi.

    Merkez Yatılı Kur’an Kursu öğrencilerinden A.Kadir Çoşkun’un Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda açılış konuşmasını Abdurrahman Gazi Camii Kur’an Kursu öğreticisi Semra Daştan yaptı. Ardından Kerbela olayını anlatan sine vizyon gösterisi sunuldu. İzlenen sine vizyonunun ardından İlçe Müftüsü Celal Büyük Muharrem ayı Kerbela ve aşure eksenli bir konferans verdi.
    Konuşmasında Kur’an kurslarının önemine değinen Büyük, “Bu bir nimettir. Bundan tüm vatandaşların istifade etmesi gerekir.” dedi.
    Konuşmanın ardından İlçe Müftüsü Celal Büyük ve Abdurrahman gazi Camii imam hatibi Kurban Kılınç’a Kur’an Kursu öğrencileri hediye takdim ettiler.
    İlçe Müftüsü Celal Büyük’ün salondan ayrılmasının ardından Kireçli Köyü Kur’an Kursu öğrencilerinden ilahi ve şiir sunumu yapıldı. Program Sögütlü Kuran Kursu öğreticisi Emine Büyük’ün duasıyla aşure ikramıyla son buldu.

     

  • ERZURUM'DA YİNE TOPLU TAŞIM TERÖRÜ

     

    Erzurum'un Palandöken ilçesinde şehir içi yolcu taşımacılığı yapan minibüs ile otomobilin çarpışması sonucu 8 kişi yaralandı.

    Bugün sabah saatlerinde Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde meydana gelen trafik kazasında; Metin Kazan yönetimindeki 25 M 0118 plakalı minibüs ile Samet Apakin yönetimindeki 06 BH 5180 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada, minibüs sürücüsü Metin Kazan, yolculardan İbrahim Özdemir, Zeki Taşdolu, Cezminur Taşdolu, Eren Taşdolu (8), Samet Apakin, Kardelen Apakin (9) ile 1,5 yaşındaki Ravza Taşdolu yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla Buhara Hastanesi ve Erzurum Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.
    Kazanın ardından trafiğe kapanan yol, araçların çekilmesiyle yeniden ulaşıma açıldı.
    Öte yandan, minibüsün “Evinize gider” yazısı bulunan tabelaya çarparak durması ilginç görüntü oluşturdu.

     

  • YAVİLİOĞLU VE KOMİSYON "DEMOKRASİ BAKANLIĞI"

    TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'ndan çarpıcı öneri: Demokrasinin kesintiye uğramaması için demokrasiyi güçlendirme ve geliştirmeden sorumlu bir devlet bakanlığı veya müsteşarlık kurulsun. Gerekirse süreli bir bakanlık da olabilir

    BMM Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun, ülkenin karanlık tarihine yönelik cesur tespitler içeren raporunun yankıları sürüyor. AKŞAM'ın duyurduğu raporun iskeletini oluşturan, Alt Komisyon raporlarında da, dikkat çekici tespit ve öneriler yer aldı.

    27 Mayıs - 12 Mart Alt Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, darbelere karşı 'Demokrasi Bakanlığı' veya 'Demokrasi Müsteşarlığı' önerisinde bulundu. Raporun sonuç bölümünde şu ifadeler yer aldı:

    DEMOKRASİYİ kesintiye uğratan tüm darbe, muhtıra ve müdahalelere karşı alınması gereken tedbirleri ve demokrasiyi daha katılımcı kılmakla görevli, en azından bir müsteşarlık düzeyinde yapılanmaya gidilmeli. Arzulanan, demokrasiyi güçlendirme ve geliştirmeden sorumlu bir devlet bakanlığı olsa da; müsteşarlık düzeyindeki bir idari mekanizma, bu istikamette iyi bir başlangıç olabilir.


    DEVLET GEÇMİŞİNE MERCEK

    27 Mayıs - 12 Mart Alt Komisyonu'nun Başkanı AKP Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, darbelere karşı toplumsal bilincin geliştirilmesi ve bir daha darbe, muhtıra ve müdahale yaşanmaması için yapılan önerinin perde arkasını AKŞAM'a anlattı: DEMOKRASİ Bakanlığı veya müsteşarlığı kurulursa, geçmişte demokratikleşmenin aleyhine oluşturulmuş devlet kültürü ve yapılanması bütün ayrıntılarıyla mercek altına alınabilir. Bu öneri gerçekleşirse atılacak ilk adım, 'Türkiye'de demokratikleşmeyi engelleyen uygulamalar nelerdir?', 'devlet nerede hatalar yaptı' ve 'demokratik kültürün yerleşmesi ve güçlenmesi nasıl hızlanır?' sorularına yanıt aranması ve çalışma başlatılması olmalı.


    KÖKLÜ DEMOKRASİ 

    BU bakanlığın görev tanımında, özgürlükleri ve demokrasi kültürünü körelten yasaklarla mücadele hedefi yer almalı. Bu çerçevede, 'Vatandaşın sokağa çıkarken karşılaştığı yasaklardan, okula giderken, vakıf-dernek-kulüp, parti kurarken karşılaştığı yasaklara kadar ne tür yasak varsa onlara yönelik çalışma yapar' tanımı kullanabilir. DEMOKRASİ Bakanlığı, demokrasi kültürünün vatandaş, devlet ve bütün ülkede kök salıp yerleşmesini sağlamak ve  kurumları bu kültüre yöneltmek ve koordine için önemli görev üstlenebilir. SÜRELİ bir bakanlık olabilir. Demokratikleşme kültürü bütün ülkede hakim kılındığında böyle bir bakanlığa da ihtiyaç kalmayacaktır.


    Ne YAPMALI?

    Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'na ulaşan, alt komisyon raporlarında 'darbelerle mücadele'  konusunda dikkat çeken çok sayıda öneri de yer aldı. İşte o önerilerden bazıları:

    - Darbelerin yarattığı tahribat Kültür Bakanlığı'nın destekleyeceği film ve belgesellere konu edilmeli. - İlk ve orta öğretimde, üniforma uygulamasına son verilip kıyafetler serbest bırakılmalı - Darbe süreçlerinin kalıntısı tüm fişlemeler imha edilmeli. - Askeri cezaevleri de Adalet Bakanlığı'na bağlanmalı. - Askeri okullara ÖSYM sistemiyle öğrenci alınmalı. - Askeri liseler Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmalı. - Ders ve soru bankalarında askeri darbeleri onaylayan içerik çıkarılmalı. - Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmalı. - AB üyelik yolundaki reformlar kararlılıkla sürdürülmeli. - Hukuk alanındaki ikilik kaldırılmalı. - Askeri harcamaların tamamı denetlenebilmeli. - Sivil hayata müdahale edebilen Jandarma sistemi kaldırılmalı, görev polise devredilmeli.

    drbrsknkrsi.jpgAdnan Menderes nerede hata yaptı? 27 Mayıs 1960 Darbesi Raporu'nda, darbenin adeta 'geliyorum' diyerek gerçekleştiği vurgulandı. Raporda, İktidardaki Demokrat Parti ve Başbakan Menderes'in 'nerede hata yaptığı' da sıralandı: - 27 Mayıs darbesi emareleri itibariyle ihtimal dışı bir seçenek değildi. Veriler bir darbenin mutlak ve muhakkak olmasa bile güçlü bir ihtimal olduğunun anlaşılmasına yeterdi. - DP Hükümeti, Türk Milleti'nin geleneksel muhalefet ve destek algısını doğru okuyamamıştır. Başbakan Adnan Menderes'in ziyaret ettiği her vilayet, kendisini coşkuyla karşılamaktadır. Ancak sadece darbe ertesi değil, infazlar olduğunda da kayda değer bir tepkiye tesadüf edilmemektedir. - DP'nin salt seçmen çoğunluğuna güvenip gerekli tedbirleri almaması, önemli bir eksiklikti. Millet çoğunluğu, yatırım ve hizmetin darbeleri önlemede yeterli olmayacağının somut bir örneği.

  • DİŞ HEKİMLİĞİ'NDE PROF.DR.ÜMİT ERTAŞ DÖNEMİ

     

    Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde dekanlık devir teslim töreni düzenlendi. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’ın da hazır bulunduğu tören dekanlık odasında gerçekleştirildi.

    Törende Rektör Koçak ve Diş Hekimliği Fakültesi yeni dekan Prof. Dr. Ümit Ertaş, eski Dekan Prof. Dr. Abubekir Harorlı’ya, 10. 11. 2008 tarihinden 19.11. 2012 tarihine kadarki dönemde yürüttüğü dekanlık görevi ve yaptığı hizmetler nedeniyle teşekkür plaketi takdim ettiler.
    Törene, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Samih Diyarbakır, Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, Genel Sekreter Doç. Dr. Mustafa Arık katıldı.

     

  • ERZURUM İL GENEL MECLİSİ'NDE ÖRNEK DAVRANIŞ

     

    Erzurum İl Genel Meclisi'nin Kasım ayı toplantıları sürüyor. İl Genel Meclisi Başkanı Bülent Taşkesenligil başkanlığında yapılan toplantıya organ bağışı damgasını vurdu.

    Meclis toplantısının bugünkü oturumunda Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Erzurum Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Dr. Fatih Kacıroğlu meclis üyelerini organ nakli ve bağışı konusunda bilgilendirdi.
    Kacıroğlu’nun yaptığı sunumdan sonra İspir İl Genel Meclisi Üyesi Tahsin Bayramoğlu ve Horasan İl Genel Meclisi Üyeleri Yusuf Kılıç, Ahmet Karakaş ile Reşat Yer organlarını bağışlayacaklarını söyleyerek Merkez koordinatörlerinden Sevgi Kaya ile birlikte gerekli formları doldurarak imzaladılar. Meclis Üyeleri bağışında bulunan arkadaşlarını alkışlayarak takdir ettiler. Bağış yapan üyeler organ bağışının birçok insana umut olabileceğini belirterek tüm vatandaşları organ bağışına davet ettiler.
    Erzurum Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Dr. Fatih Kacıroğlu toplantıda yaptığı sunumda “Ülkemiz organ nakli ve bağışı konusunda diğer ülkelere göre çok geride kalmış durumda. Bizler merkez olarak gerekli çalışmaları yapıp vatandaşı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Organ nakli ve bağışı diğer yıllara göre artış göstermektedir. Atatürk Üniversitemizde ise ilk organ nakli 2004 yılının mayıs ayında yapılmıştır. 2004 yılından bu zamana kadar Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinde toplam 184 nakil yapıldı. Bu 184 naklin 55 ise bu yıl içerisinde gerçekleşmiştir. 55 naklin 30 ‘u böbrek 25 ise karaciğerdir. Buda organ bağışı konusunda vatandaşımızın yavaş yavaş bilinçlendiğinin de göstergesidir. Şuan Erzurum’da böbrek nakli bekleyen hasta sayısı 402 Ülke çapında ise 19 bin 373’tür. Ayrıca Erzurum’da karaciğer nakli bekleyen hasta sayısı 67 olup ülke çapında bin 849’dur. Biz organ bağışı yapan hastaların sayısının artmasını ve yeni insanlara umut olmasını istiyoruz. Bu yüzden organ bağışı ile ilgili formlarımız var. Sizler bu formlara çok kolay ulaşabilirsiniz. Herhangi bir sağlık kuruluşuna gittiğinizde sizi bilgilendirip yardımcı olurlar. Ayrıca nakil işlemleri en profesyonel şekilde uzmanlar tarafından yapılmaktadır. Birde sağlık bakanlığının vermiş olduğu imkanlar sayesinde organları istediğiniz yerden alıp hastalara ulaştırabiliyoruz. Merkez olarak yaptığımız çalışmalar sonucunda daha çok hastaya umut olmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu
    Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanı Cem Çil ise meclis toplantısında yaptığı açıklamada “Kronik karaciğer hastalığının nedeni ne olursa olsun karaciğer hastalığı tedavi edilmemiş veya tedaviye cevap vermemiş ve nihayet siroz gelişmiş olan hastalarda karaciğer nakli düşünülmelidir. Karaciğer nakli için bir yaş sınırlaması yoktur. Yani doğan çocuk dahil 85 yaşındaki hastaya kadar eğer hastanın ihtiyacı varsa karaciğer nakli çok rahatlıkla yapılabilir. Nakil beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden ve canlı vericiden olmak üzere 2 şekilde yapılmaktadır. Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas gibi organ yetersizlik durumlarında beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden organ nakli yapmak mümkündür.” dedi

     

  • ERZURUM'DA TERÖRİSTTEN YOZ İLİŞKİ İTİRAFLARI

    PKK’nın İran’daki kolu Pjak’lı terörist Ahmet Güreş, tutuklu olarak yargılandığı Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde örgüt içerisindeki yoz ilişkileri itiraf etti.
    Terör örgütü üyeliği suçundan 15-20 yıl hapis istemiyle yargılanan Güreş, terör örgütü içerisinde yaşanan yoz ilişkiler hakkında itiraflarda bulundu. Örgüt içerisinde 1999 yılına kadar yoz ilişkiler olduğunu ancak gizli olarak yapıldığını anlatan Güreş, “Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra yoz ilişkiler aleni yapılıyordu. Bu tür ilişkiler içerisinde bulunanlar cezalandırılması gerekirken ödüllendirilirdi. Örgütte gayri ilişkiler duydum ancak lezbiyen ilişkiler daha fazlaydı. Bu ilişkilerden Sevra kod Malatyalı örgüt mensubu yeni katılan genç bayanlar ile lezbiyen ilişki sırasında yakalandı. Ancak ceza almadı. 2004 yıllarının sonlarında örgütten ayrıldı. Kuzey Irak Gelereşe kampında eskiden gayri ilişkiler olduğunu duydum. Daha önce kampta bayan örgüt mensubu yoktu. Bu tür ilişkilerin başını Brüsk kodlu Hakkari Çukurcalıdır. Örgüt bu tür ilişkileri genelde kış süreci içerisinde gerçekleştiriyordu. Dicle Andok kod Malatyalı örgüt mensubu Zinere alanında 2000’li yıllarda yeni katılımlı iki örgüt mensubuna Botan kod adlı Nizamittin Taş örgüt lideriyle ilişkiye girmesi için zorladı. Onlar da el bombasının pimini çekerek aynı anda intihar etmişlerdi. Bu durumu alt kadrolara ise yatarken el bombasının piminin kendiliğinden çekildiği şeklinde rapor tutuldu.
    Seyitan kampında 2000 yılının sonunda 30 bayan ve erkek örgüt mensubu yoz ilişkiler nedeniyle yargılandılar. Bu şahıslar yapı tarafından cezalandırılmaları, örgütten atılmaları istendi. Ancak kuzey Irak bölgesindeki kamplara dağıtılarak bu şahıslara yeni görevler verilerek ödüllendirildiler.
    Yoz ilişkiler genelde bahar ve yaz aylarında çamlık alanlarda uzak yerlerde yapılır. Herkes dışarıda hareketli olduğu için dışarıda gizli gizli yapılırdı” dedi. Güreş ifadesinde şunları kaydetti:
    “Ben Abdullah Öcalan olarak bilinen Apo'yu hiç görmedim. Sadece elinde silahlı olarak televizyonda gördüm. 1993 yıllarının başlarında Avrupa da iken telefonla görüşmem oldu. Görüşmede bana niçin Osman Öcalan’a para gönderdiğimi sordu. Bu durumu rapor etmemi söyledi. Bende Avrupa sorumlusu Mustafa Karasu talimatıyla gönderdiğimi ifade ettim. Ayrıca aynı yıl Avrupa’dan İran üzerinden örgüte katılım yapacak grup ile görüşürken ben de oradaydım. Bende Abdullah Öcalan ile görüştüm. Yapılan çalışmalarla ilgili konuştuk. Bu görüşmeyi Hollanda’nın Amsterdam’da bir Kürt ailesinin evinde yaptık. Bu görüşmede örgüt lideri Mustafa Karasu vardı. Diğerlerini hatırlamıyorum. Abdullah Öcalan daha çok kamp içinde eğitimli güzel görünümlü güzel kızları severim derdi.
    Cemal kod Murat Karayılan isimli örgüt mensubunun kadınlarla ilişkisi en iyi olanlardan birisiydi. Alt kadrolara kesinlikle yoz ilişkiye girmeyin denir ama üst tabakada sürekli yükseltme koruma adı altında yoz ilişkiler de bulunuyordu. Benim bildiğim Şırnaklı Hatice kod örgütten kaçmadan önce Cemal kod Murat Karayılan tarafından sürekli ilişkiye zorlanarak ve tacize uğradığından dolayı örgütten kaçtığını biliyorum. Kadroda bunu çok iyi biliyor.
    Abbas kod Duran Kalkan ve Cuma kod Cemil Bayık isimli örgüt mensuplarının herhangi bir şekilde yoz ilişkile girdiğini görmedim. Amet Malezgirt kod Fehmi Atalay bu örgüt mensubu da bayanlarla ilişkilidir. Gizli tutmayı başaranlardandı. 1996 yılında Sevra kod vardı. Lezbiyenciliğin başına çeken bu örgüt mensubu ile Ahet Malazgir kod örgüt mensubunun ilişkisi vardı.
    Sevra kod kendisini fotoğraftan teşhis ettim Malatyalı. Bu örgüt mensubu ilk olarak erkeklerle ilişkile girdi. Daha sonra da lezbiyen temsilcisi oldu. Örgütten koptu daha sonra Abbas kod Duran kod kitaplarının çıkarılmasını protesto eden örgüt mensubuydu bu örgüt mensubu da kaçtı.
    Şafak kod Neşe Batlaş bu örgüt mensubunu fotoğraftan teşhis ettim. Abdullah Öcalan ile Suriye'de birlikte kalmıştır Öcalan yakalandıktan sonra kırsal sürece geçmiştir. Kendisi örgüt içerisinde fırsat bulduğunda zaman zaman yeni katılım ve eski katılım üyeleri ile birlikte ilişkiye girerdi. Hatta bir günde bana ilişki teklif edince yanımdan kovdum.
    Dicle Andok kod bu örgüt mensubu Botan kod Nizamettin Taş Ekrem kod Hıdır Sarıkaya, Türkmervan kod üst yönetimlerle birebir cinsel ilişkiye girdi. Bunlar birçok güvenlikçiler tarafından suçüstü yapılarak yakalanmıştır. Örtbas edişlerinde görenleri teşhir edilmeyle tehdit edildiklerinden dolayı dile getirilememektedir.
    Genel olarak örgütün üst yönetim ve yapısı bayanlarla cinsel ilişkiye girme süreci öyle bir duruma gelmişti ki ilişkiye girmeyen sanki suç işler bir tutum haline getirildi. Örgüt içerisinde en büyük zafiyet cinsel ilişkidir. Bu durum da örgüte genel anlamda zarar vermektedir.”

  • BÜYÜK ERKEKLER ERZURUM'DA YUMRUK YUMRUĞA

     

    Büyük Erkekler Ferdi Türkiye Boks Şampiyonası Erzurum'da başladı. 374 boksörün mücadele ettiği şampiyonayı takip ederek milli takıma sporcu seçecek olan Boks Milli Takım Teknik Direktörü Kemal Sonunur, boks sporunda seyircinin zevkle sporcuları izlemesi için profesyonel de olduğu gibi amatörde de kaskın kaldırılması gerektiğini söyledi.

    Erzurum Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonu'nda başlayan şampiyonaya 52 ilden 374 sporcu katıldı. Şampiyonada, ilk gün toplam 96 müsabaka yapıldı. 41 hakemin yanı sıra 104 idareci ve 100 federasyon görevlisi olmak üzere boks camiasından 769 kişi turnuvaya iştirak etti.
    Şampiyonaya Avrupa, Dünya ve Olimpiyatlarda başarı elde eden en iyi boksörlerin katıldığını belirtildi.


    SONUNUR: “ KASKI BİRAN ÖNCE AMATÖR BOKSTAN KALDIRIN”
    Şampiyonayı takip ederek milli takıma sporcu seçime yapacak olan Boks Milli Takım Teknik Direktörü Kemal Sonunur, boks sporunda seyircinin zevkle sporcuları izlemesi için profesyonel de olduğu gibi amatörde de kaskın kaldırılması gerektiğini söyledi.
    Sonunur, “Burada 374 tane boksör Türkiye Şampiyonasında ama seyirci istenilen düzeyde yani eskisi gibi değil. Bunun nedeni de kaskla yapılan boks. Seyirci boksta kask istemiyor. Sporcuyu tanıyamıyor. İzlediği bokstan zevk alamıyor. İki tane kukla dövüşü gibi oluyor. Profesyonel boksta olduğu gibi amatörde de biran önce kaskın kaldırılması lazım.” dedi.
    Erzurum’da düzenlenen şampiyonanın Cumartesi günü yapılacak olan final müsabakasıyla sona ereceği belirtildi.

     

  • ERZURUM KIZIMI BENDEN ALDIN

     

    Erzurum Atatürk Üniversitesi kampüsü içerisinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Havva A.'nın babası Aziz A., “Erzurum ben sana kızımı gönderdim. Sen kızımı benden aldın” diyerek feryat etti. En son Kurban Bayramı tatili sonrasında Erzurum’a neşe içerisinde otobüsle gelen Havva A.’nın tabutunun İstanbul’a yine aynı firmanın otobüsüyle gönderilmesi yürek burktu.

    Önceki gün öğrenim gördüğü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin önünde F.T. tarafından vurularak ağır yaralanan Havva A., tedavi gördüğü Yakutiye Araştırma Hastanesi’nde dün saat 23.20 sıralarında hayatını kaybetti. Havva A.’nın cesedi otopsi için Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi morguna gönderildi. Bugün yapılan otopsi işlemlerin ardında Havva A.’nın naaşı ailesine teslim edildi. Morgdan kızının tabutunu çıkaran acılı baba Aziz A.’nın feryatları, yürekleri dağladı. Gözyaşlarına boğulan baba Aziz A., kızının tabutu otobüse taşınırken, “Erzurum ben sana kızımı gönderdim. Sen kızımı aldın. Kızım okuyacaktı. Kızım, kızım” diye feryat etti.
    Havva A.’nın annesi Fahiye ve yeni kendisi gibi Erzurum Atatürk Üniversitesinde okuyan kız kardeşi Hülya ve diğer kardeşleri Murat, Furkan ile Hatice A.’nın sinir krizi geçirerek ayakta durmakta güçlük çektikleri görüldü.
    En son Kurban Bayramı tatili sonrasında ikamet ettiği İstanbul’dan Erzurum’a otobüsle gelen ve daha geri gitmeyen Havva A.’nın cenaze arabası geldiği otobüs oldu. Erzurum Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi morgundan çıkarılan Hava A.’nın cenazesi İstanbul’a gönderilmek üzere otobüse taşındı. Neşeyle Erzurum’a geldiği otobüsle cenazesinin geri gittiğini söyleyen teyzesi Fikriye Göregen, “Ölmeden 1 saat önce bize gelmişti. En sevdiği yemekleri yapıp birlikte yedik. Saat 14.00’de bizden çıktı okula gitti. Saat 15.00 gibi de olay olmuş duyduk. Vurmuş Havva’mızı” dedi.
    F.T.’nin Havva’yı sürekli rahatsız ettiğini ve “Yaşamakta seninle, ölmekte seninle” dediğini buna karşılık Havva’nın “Bırak peşimi ben okumak için Erzurum’a geldim. Okuyacağım” dediğini ifade eden teyze Fikriye Göregen, “Kızı daha önceden istetmişler şeklinde çıkan bilgiler yanlış. Hiç böyle bir şey olmamış. Kız onun sevgisine hiçbir zaman karşılık vermemiş. O sürekli rahatsız etmiş” dedi.
    Havva A.’nın tabutu aile yakınlarıyla birlikte otobüsle Erzurum’dan İstanbul’a gönderilirken, cenazenin yarın toprağa verileceği belirtildi.
    Öte yandan, Havva A.’yı vurduktan sonra tabancayla kendisini de vurarak intihara teşebbüs eden F.T.’nin de Yakutiye Araştırma Hastanesi’nde durumunun ağır olduğu, yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu belirtildi.

     

  • ERZURUM'DA TABLOLARI KOYACAK YER YOKTU!

     

    Erzurum’da Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Halk Eğitim Merkezi’nde faaliyet gösteren Resim Heykel Müzesi ve Galerisi Müdürlüğü'ndeki yağlı boya tabloları özel sandıklarla mühürlenerek Ankara’ya gönderildi. Tabloların bulunduğu kamyonet Ankara’ya kadar polis eşliğinde gidecek.

    Kentsel dönüşüm kapsamında kent meydanı projesi kapsamında yıkılacak olan binada bulunan birbirinden kıymetli yağlı boya tablolar özel bir ekip tarafından özel sandıklara koyularak mühürlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müze Kurulu, Resim Heykel Müzesi ve Galerisi'ndeki 76 adet yağlı boya tablonun Erzurum'da yer olmaması sebebiyle Ankara'ya taşınmasına ve burada bakanlığa ait bir depoda saklanmasına karar verdi. Tablolar Hasan Pekmezci, Ali Rıza Hiti, Fevzi Karakoç, Cuma Ocaklı, Cevat Demir, Vural Yurdakul, M.Ali Işık gibi birbirinden usta sanatçılara aitti. Bugün başlayacak tahliye işleminin tamamlanmasının ardından binanın yıkım işlemi gerçekleştirilecek.
    Erzurum Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Öztürk yaptığı açıklamada, “Binamızda bulunan yağlı boya tablolarını Bakanlığımızdan aldığımız talimatla topladık. Tablolar titizlikle özel sandıklara yerleştirildi. Bu tarihi değeri olan tablolar yeni binamız yapılana kadar bakanlığa ait olan bir depoda muhafaza edilecek. Hiçbir şekilde Ankara’da sergilenmeyecektir. Bu kültür merkezimiz kısa sürede yıkılacaktır. Merkezimizdeki kurslarımızda başka binalarda devam ettireceğiz. Biz kurstaki öğrencilerimizi mağdur durumda bırakmayacağız. En kısa sürede de tablolarımızı da geri getireceğiz” dedi.

     

  • İLAHİYAT'TA YAYLALI GÖREVİ DEVRALDI

     

    Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde dekanlık devir teslim töreni, fakülte dekanlık makamında düzenlenen törenle gerçekleşti. Törene Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Rektör Yardımcıları ve İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri katıldı. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ve Prof. Dr. Davut yaylalı eski Dekan Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’na bir teşekkür plaketi verdi.

    Rektör Koçak, emekliye ayrılan Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’nun Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde uzun yıllar öğretim üyesi ve yönetici olarak hizmet verdiğini ve binlerce gencin yetişmesine katkı sağladığını hatırlattı ve hizmetlerinin her zaman takdir ve şükran hisleriyle anılacağını ve yaşatılacağını söyledi.

     

  • ERZURUM’DA TEFECİ OPERASYONU 8 GÖZALTI

    Erzurum’da iş adamlarına yönelik tefecilik ve tehdit iddiasıyla sürdürülen operasyonda 8 kişi gözaltına alındı.
    İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Erzurum merkezli gerçekleştirilen operasyonda 8 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 8 şüphelinin sorgulamalarına devam edilirken, şahıslarla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı'ndan 4 gün ek gözaltı alındığı öğrenildi.

  • ERZURUM’DA 241 YILLIK SAAT

     

    Erzurum Yakutiye ilçesinde bulunan Şeyhler Camii'nde 1771 yılında Hatip Mehmet Efendi tarafından yapılmış 241 yıllık güneş saati bulunuyor.

    Erzurum Şeyhler Camisi'nin yerinde önceden 1720 yılında tahta minareli bir mescit bulunuyordu, Hatip Mehmet Efendi adında bir kişinin bu mescidi yıktırarak 1767 tarihinde bu camiyi yaptırdı. Cami üç gözlü son cemaat yeri ve tek kubbe ile örtülü iç mekandan oluşuyor. Caminin minaresinde kaide üstünde 1771 yılında yaptırılmış bir güneş saati yer alıyor.
    Şeyhler Cami imamı Abdurrahman Özdemir, "Şeyhler Camisi'nde bulunan güneş saati 1771 yılında caminin 2. tadilatında yapıldığı rivayet ediliyor. Güneş olduğu zaman gölge misali güneş doğudan batıya gidişinde gölgelerin üzerindeki o saatin içindeki rakamlar zeval vaktine geldiğinde tam 12’de gölge güneş saatindeki çizginin tam üzerine geliyor ve öğlen vaktinin geldiği anlaşılıyor. Güneş olmadığı zamanda gölge yansımadığından dolayı güneş saatini anlayamıyoruz” dedi.
    Güneş saatini gören vatandaşlar ise yıllardır gördükleri güneş saatinden haberden olmadıklarını dile getirdiler.

    GÜNEŞ SAATİ
    Eski çağlardaki insanlar güneşin ufuk üstündeki hareketinden, dikey bir çubuğun gölgesini izleyerek zamanı belirleyebiliyorlardı. Bu yöntem tamamen doğru saati vermiyordu, çünkü gölgenin uzunluğu yardımıyla belirlenen zaman gerçek saati göstermeye yeterli değildi. Güneş saati, insanların zamanı güneşin konumuna göre ölçmeye zaman yarayan alettir. Genel olarak rastlanan yatay güneş saati tasarımlarında dikey olarak yerleştirilmiş bir çubuğun gölgesi, yatay yerleştirilmiş bir yüzeyde günün saatlerini gösteren kadrana düşer. Güneş gökyüzünde ilerledikçe çubuğun ucunun saat üzerinde bıraktığı gölge, farklı saat çizgilerine denk gelecek şekilde hareket eder. Bu tasarımlarda çubuğun Dünya'nın dönme eksenine hizalanması gerekir. Dolayısıyla bu tür güneş saatinin doğru zamanı göstermesi için çubuğun manyetik kuzeyi değil, coğrafi kuzeyi gösteriyor olması gereklidir.
    Güneş saatleri Rönesans devrinde en parlak dönemlerini yaşamıştır. Güneş saati yapımı bir sanat haline gelmiş ve Güneş saati yapanlar sırlarını ve yapım tekniklerini korumuş ve saklamışlardır. Her şekil ve büyüklükte güneş saatleri geliştirilmiş, bunlar yatay, dikey veya bunların arasındaki herhangi bir açıda yapılmıştır.
    İslam'da zamanın belirlenmesinde güneş saatlerinden yaygın olarak yararlanıldığı bilinmekle birlikte, bugün özgün güneş saati örneklerine, cami duvarına işlenmiş bulunan saatler dışında çok ender rastlanmaktadır. Namaz vakitlerini gösteren güneş saatleri şekillerine göre yatay, dikey ve silindirik olmak üzere üç çeşittir.

     

  • ATAÜNİ’DE ANDROİD UYGULAMA

     

    Atatürk Üniversitesi web sayfasının yanı sıra facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerindeki varlığını şimdi de mobil uygulama ile daha da ileri taşıdı.

    Bir web browser uygulaması olan mobil uygulama ile http://m.atauni.edu.tr/ adresine yönlendirme yapılıyor. Açılan sitede Atatürk Üniversitesi’nin a’den z’ye bütün birimlerine ve faaliyetlerine ulaşmak artık çok daha kolay. Güncellemeler web sitesi üzerinden yapıldığı için kullanıcılar bu konuda herhangi bir problemle karşılaşmıyor.
    Atatürk Üniversitesi’nin ‘Android Uygulaması’ (https://play.google.com/store/apps/details?id=com.atauni.edu.atadroid_yeni) adresinden indirilerek tüm internet ortamında ve cep telefonlarında başarılı bir şekilde kullanılabiliyor.

     

  • İHA’DAN VALİ ÖZTÜRK’E ZİYARET

     

    Türkiye Gazetesi Bölge Temsilcisi Cumali Geleri ve İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü Ayhan Türkez, Vali Sebahattin Öztürk’ü makamında ziyaret etti.

    Türkiye Gazetesi Bölge Temsilcisi Cumali Geleri, Vali Öztürk’e Türkiye Gazetesi ve bölge çalışmaları hakkında bilgi verirken, İHA Bölge Müdürü Ayhan Türkez ise İHA’nın çalışmalarını anlattı.
    Türkiye Gazetesi ve İHA olarak Bölgede 8 ile hizmet verdiklerini anlatan Bölge Temsilcisi Cumali Geleri, Türkiye Gazetesi'nin kurulduğu günden bu zamana kadar çizgisinde, Anadolu insanına hizmet ederek ülke menfaatlerini koruduğunu söyledi.
    Türkiye gazetesi Bölge Temsilcisi Cumali Geleri ziyaretin sonunda Vali Öztürk’e Türkiye Gazetesi yayınları kitaplarını hediye etti.

     

  • HAVVA YAŞAMA TUTUNAMADI

     

    Erzurum’da Atatürk Üniversitesi kampüsü içerisinde önceki gün yüzlerce öğrencinin gözü önünde 1,5 yıllık arkadaşlık yaptığı ancak ailesi tarafından reddedilen genç adam tarafından vurulan Havva, hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.

    Olay sonrası Yakutiye Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan ve iki gün hayata tutunabilen İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Hava A., dün saat 23.20’de hayatını kaybetti.
    Sevdiğine iki kurşun sıktıktan sonra intihar eden F.T. ise yoğun bakım altında tutuluyor.

     

  • YÜCELİK BAŞBAKANA ERZURUM'UN SORUNLARINI ANLATTI

     

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, 2012’nin sonunda uygulama süresi bitecek olan 5084 sayılı teşvik yasasının süresinin uzatılmasıyla ilgili taleplerini, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili bakanlara ilettiklerini söyledi.

    Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) heyetinde yer alan ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Başbakanlık Konutu’nda geçtiğimiz hafta düzenlenen toplantıda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ilin ve bölgenin sorunlarını iletme imkanı buldu. Başkan Yücelik, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de hazır bulunduğu ve yaklaşık 2,5 saat süren toplantıda, yılsonunda uygulama süresi sona erecek teşvik yasasının süresinin uzatılması yönünde talepte bulunduklarını söyledi.
    Toplantıda, bölgedeki oda ve borsa başkanlarının illerinin problemlerini Başbakan Erdoğan ve ilgili bakanlara iletme fırsatı bulduğunu dile getiren ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Yücelik, “Toplantıda, temsil ettiğimiz ticaret erbabının ve yaşadığımız yörelerin sıkıntılarını, taleplerini ve bunların çözümüyle ilgili görüşlerimizi Sayın Başbakan’a sunma fırsatı bulduk. Önümüzdeki süreçte yine TOBB öncülüğünde mecliste grubu bulunan diğer üç siyasi partimizi de bölgedeki oda ve borsa başkanlarımızla ziyaret ederek görüşlerimizi paylaşacağız” dedi.
    MİLLETVEKİLLERİNE MEKTUP GÖNDERİLDİ
    Başkan Yücelik, teşvik sürelerinin uzatılmasıyla ilgili daha öncede Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ başta olmak üzere bölge milletvekillerine bir mektup göndermişti. Başkan Yücelik imzasıyla gönderilen mektupta şu ifadelere yer verildi; “Önemli ölçüde düzelme eğilimi gösteren, ancak uzunca bir süredir piyasaları etkileyen ekonomik problemler birçok işletmeyi olumsuz yönde etkilemiştir. Bugün, 5084 Sayılı Yasanın uygulandığı illerde yatırımlara ve istihdam sağlanan teşviklere rağmen işletmeler vergi, SSK primleri ve diğer maliyet girdilerini karşılamakta zorlanmaktadırlar. İş dünyasını zorlayan ekonomik şartları ele aldığımızda, 49 ili kapsayan 5084 Sayılı Yasa şu anda ilk uygulamaya alındığı dönemden daha önemli hale gelmiştir. Yasanın uygulama süresinin 31 Aralık 2012 tarihinde sona ermesi, yatırım yönünden sıkıntı çeken bölgelerin ekonomik sorunlarının katlanarak artmasına ve mevcut durumlarını bile koruyamama noktasına gelmesine yol açacaktır.
    Yasa, işverenin vergi ve prim yükünü azalttığı için istihdama da katkı sağlamaktadır. 2009 yılında 5615 Sayılı yasa ile süresi uzatılan Kanun kapsamında bugün itibariyle teşvikten yararlanan işletme sayısı 31.115’tir. Ülkemiz ve ilimizin en büyük sorunları arasında yer alan işsizlik potansiyeli göz önüne alındığında mevcut yasanın uygulanmasının önemi daha da artmaktadır. İş dünyasının temsilcileri olarak bizler saygı değer milletvekillerimizin desteğiyle bir düzenleme yapılarak 5084 Sayılı Yasa’nın uygulama süresinin önümüzdeki süreçte 5 yıl daha uzatılmasını talep ediyoruz.”

     

  • AĞABEY İNTİHAR ETMİŞ ANNE KÖR BABA KANSER

    Ferhat Tosun’un annesinin kuzeni Yaşar Cengiz, "Ferhat’ın babasının ilk eşinden olan oğlu İlhami Tosun ile eşi arasında 2009 yılında anlaşmazlık çıkıyor. Bu yüzden tabanca ile intihar etti, öldükten sonra çocuğu oldu. Ferhat’ın babası gırtlak kanseri. Annesinin gözleri görmüyor. Perişan vaziyette köyde yaşıyorlar" diye konuştu.

    Sosyal paylaşım sitesindeki sayfasında silahlarla fotoğrafı bulunan Ferhat Tosun’un "Sen ne sevmeye ne de sevilmeye değersin Vefasız" yazısı ise dikkat çekti. Ferhat Tosun’un fırındaki mesai arkadaşları ise, "Kızla ilişkisini bitirdiğini ve artık onun için bir şey ifade etmediğini söylüyordu. Kızın ailesi evlenmelerine izin vermeyince kendini namaza vermişti. Sürekli namaz kılıyordu. Umarız her ikisi de yaşar" dedi.

  • ERZURUM'DA SULTANLAR FİLEYE TAKILDI

     

    Aroma Kadınlar 3. Voleybol Ligi’nde mücadele eden Gençlikspor, dün kendi evinde oynadığı maçta Muş’a 3-1 mağlup oldu. Filenin sultanlar, ilk galibiyet şansını kaybetti.

    Aroma Kadınlar Voleybol 3. Ligi’nde Erzurum’u temsil eden ve yeni bir kadro ile lige devam eden Gençlikspor, dün Atatürk Üniversitesi Spor Salonu’nda oynadığı maçta Muş Voleybol takımlı ile karşı karşıya geldi. Antrenör Fulya Karaman yönetimindeki Erzurum Gençlikspor Kulübü Bayan Voleybol takımı mücadeleyi 3-1 kaybetti. Bu sonuçla ligde dördüncü haftada da galibiyetle tanışamayan bayanlar haftayı 1 puanla kapattı. Atatürk Üniversitesi Spor Koordinatörü Mehmet Suphi Özçomak ile çok sayıda voleybol severde mücadeleyi izledi. Maçın sonralarına doğru mücadele zevkli geçerken, takımların mücadelesi nefesleri kesti.

     

  • ERZURUM'DA İMAMDAN AŞURE

     

    Erzurum Yukarı Mumcu Camii’nde cami cemaati ve imam, vatandaşlara aşure dağıttı.

    Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem’in aşure ayı olması nedeniyle cami cemaati ve vatandaşın kaynaşmasını sağlamak için 5 yıldır aşure dağıtımı yapan imam Ali Güllük, Muharrem ayının Müslüman alemi için ayrı bir önemi olduğunu söyledi. Bu ayda birlik ve beraberliğin pekiştirildiğini ifade eden Güllük, 5 yıldır camii cemaati ve semt esnafının katkıları ile aşure dağıttıklarını belirtti. Artık bir aşure dağıtımının bir gelenek şeklinde sürdürdüklerini ifade eden Güllük, bin yıldır süren kardeşliğin pekiştirilmesi adına böyle bir etkinlik yaptıklarını vurguladı. Güllük, aşurede farklılıkların birleşip kendine has bir lezzet kazandığını anlattı.
    Diğer yandan, müezzin Selahattin Karagöz ise özenle hazırladıkları aşureleri, kaplara koyarak 500 vatandaşa ikram ettiklerini ifade etti. Sokaktan geçen vatandaşlar, cami cemaati tarafından kendilerine ikram edilen sıcak aşureyi yiyerek ısındı.

     

  • BBP PASİNLER İLÇE BAŞKANI TUNCAY YAŞAR, YENİDEN

     

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Pasinler İlçe Teşkilatı 8. olağan kongresinde delegenin tamamının oyunu alan Tuncay Yaşar yeniden başkan seçildi.

    BBP Pasinler İlçe Teşkilatı 8. Olağan Kongresini İlçe parti binasında yaptı. Kongrenin Divan Başkanlığını eski İl Başbakanı Hüseyin Faruk Şahin yaptı. Kongrede divan heyetine ise Murat Markopcuoğlu, Selim Durmuş ve Erhan Ükelge seçildi. Kongre Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Siyasi konuşmalar bölümünde İl Başkanı Yener Gözütok, Türkiye'nin halen 1982 Anayasa ile yönetilmesinin utanç verici olduğunu, acilen bir sivil anayasa yapılarak darbe ruhuyla hazırlanan cunta anayasasından ülkenin kurtarılması gerektiğine dikkati çekti.
    Türkiye'nin demokratikleşmesinin önündeki en önemli engelin anti demokratik olan seçim kanunu olduğunun altını çizen Başkan Gözütok, halkın sesinin Meclis'e hür ve özgür iradesiyle yansıması için partilerin acilen 'lider sultasından' kurtarılması gerektiğini kaydetti.
    Başkan Gözütok, ayrıca gündeme ilişkin ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Büyükşehir Yasa Tasarısı'nı onaylamayıp, geri iade edeceğine inandığını belirtti.
    Gözütok, “AK Partili milletvekillerinin yasa ile ilgili oylamada özgür iradeleriyle parmak kaldırdığına inanmıyorum. Yasanın geçmesi halinde yasanın içeriği bakımından ülkemizin üniter yapısına zarar verecektir. İktidar adaletli olmak, ismiyle müsemma davranmak istiyorsa 12 Eylül'den kalan Siyasi Partiler Yasası'nı ve seçim Kanunu'nu değiştirmelidir. Ayrıca partilere yapılan hazine yardımları da derhal durdurulmalıdır. Hiçbir ileri demokratik ülkede siyasi partilere yardım yapılmıyor.” dedi.
    İsrail'in Gazze'de yaptığı insanlık dışı katliamı kınadıklarını belirten Gözütok, Birleşmiş Milletlerin (BM), İsrail'in saldırına karşı sessiz kaldığı için güvenirliğini yitirdiğini bunun yerine acilen İslam Ülkeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın kurulması gerektiğini ifade etti.
    Konuşmalar sonrası başkanlık seçimine geçildi. Seçime tek liste halinde giren Tuncay Yaşar, delegenin tamamının oyunu alarak Pasinler İlçe Başkanı seçildi. Yönetin kurulu üyeliklerine ise Ercan Polat, Zafer Toraman, Bahattin Kumlu, Haşim Samancı,Turan Yılmaz, Hakan Erbaş, Hayrettin Zafer, İlkay Zafer, H.Ekrem Atmaca, Serkan Özbaydar, Ü.Yaşar Dursun, Ayhan Kırım, Bora Hatip ve Ziya Akgül seçildi.
    Seçim sonrası söz alan Pasinler İlçe Başkanı Tuncay Yaşar, bugün kongremize katılım gösteren başkanlarıma ve bizleri bir daha bu göreve layık görüp oy veren bütün delegelere ayrı ayrı bir teşekkür ettiğini, Büyük Birlik Partisi olarak yerel seçimler öncesi teşkilatımız her zamankinden daha da bir güçlendiğini, bugünden itibaren ilçe teşkilatı olarak yerel seçimlere start verildiğini söyledi.
    Kongreye İl Başkanı Yener Gözütok, Yakutiye İlçe Başkanı Abdurrahman Durmuş, Narman İlçe Başkanı Abdulvahap Taşçı, Celalettin Musul, Erzurum Alperen Ocakları Başkanı Erhan Ükelge ve İl yönetim kurulu üyeleri ve delegeler katıldı.

     

  • EŞ DÖVMEYE İLGİNÇ CEZA

    Erzurum’da eşi F. T’ye tokat atan 29 yaşındaki taksi sürücüsü A.T.’ye tutuksuz yargılandığı Sulh Ceza Mahkemesi’nde kasten yaralamak suçundan 3 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, koca A.T.’yi duruşmadaki iyi hali ve olaydaki pişmanlığını göz önünde bulundurarak cezasını Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında 3 ay 22 gün süreyle alkollü içecekli eğlence, bar ve gazinolara gitmemesine çevirdi.
    Erzurum Merkez Yakutiye 23 Temmuz Mahallesi’nde oturan ve geçimini taksilik yaparak sağlayan 9 yıllık evli iki çocuk babası taksi şoförü A.T.’den eşi F.T., İstanbul’daki ablasının yanına tatile gitmek için izin istedi. İzin tartışmasının dönüştüğü kavgada öfkeli koca A.T., “Otur oturduğun yerde” diyerek eşi F.T.’ye tokat attı. İki çocuk annesi F.T. Cumhuriyet Savcılığı’na giderek kocası hakkında şikayetçi oldu.
    Hakkında eşi F.T.’ye karşı ‘basit tıbbı müdahale ile’ kasten yaralamak suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanan koca A.T., olaydan pişmanlık duyduğunu belirterek,”Pişmanım, beni bağışlayın. Bir anlık öfkemle eşime tokat attım” dedi.
    HAPİS CEZASI, ALOKLLÜ EĞLENCE MERKEZLERİNE GİRMEMEYE ÇEVRİLDİ
    Eşi F.T.’nin şikayetinden vazgeçmesi üzerine, mahkeme heyeti öfkeli kocayı eşe karşı ‘kasten yaralama’ suçunu işlediği gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme taksi şoförü A.T.’nin duruşmadaki iyi hali ve pişmanlık duymasını dikkate alarak cezasını 1-6 oranında indirerek 3 ay 22 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında hapis cezasını 3 ay 22 gün süreyle alkollü eğlence, bar ve gazinolara gitmeme cezasına çevirdi.

  • ERZURUM'DA FIRIN İŞÇİSİ ÜNİVERSİTELİ SEVGİLİSİNİ VURDU

    Erzurum’da Atatürk Üniversitesi yerleşkesinde tartıştığı kızı arkadaşını silahla vuran bir kişi, arkasından da kendi canına kıymak istedi. Ağır yaralanan iki kişi, Yakutiye Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Serhat D. isimli genç, Atatürk Üniversitesi yerleşkesindeki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi önünde, Havva A. ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Serhat D., üzerinde taşıdığı silahla Havva A.’ya ateş etti. Havva A.’nın kanlar içerisinde yere yığılması üzerine Serhat D. bu sefer aynı silahla kendine sıktı. Saldırı yerine giden polis, olay yerini güvenlik şeridi ile çevreledi. Daha sonra olay yerine gelen 112 ekipleri, yaralıları Yakutiye Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırdı. Havva A.’nın İktisat Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olduğu da bildirildi.

    Polis saldırı ile ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Saldırgan Serhat D.’nin öğrenci olup olmadığı, olayda kullanılan tabancanın ise ruhsatlı olup olmadığını, ruhsatlı ise kime ait olduğunun belirlenmesi için polis araştırma başlattı. Bu arada polis görgü tanıklarının da ifadelerine baş vurdu.

    Merkez Aziziye ilçesinde bir fırında işçi olarak çalışan F.D.’nin, H.A. ile ilişki yaşadığı ve bir süre önce ailesinden genç kızı istettiği, ancak ailenin ret yanıtı üzerine genç çiftin ayrıldığı öne sürüldü. Ayrılığı hazmedemeyen F.D.’nin, yeniden bir araya gelmek istediği genç kızla bugün bu amaçla konuştuğu, ancak olumsuz yanıt alınca cinnet getirdiği iddia ediliyor.

    Öte yandan silahla vurulan iki kişinin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

  • ŞAİR İSMET ÖZEL ERZURUM'DAYDI

     

    İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı, Şair İsmet Özel, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde konferans verdi.

    Şair İsmet Özel , Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi Salonu’nda düzenlenen konferansta sevenleriyle buluştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği konferansta konuşan İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı, Şair İsmet Özel, “Biz bir ülkedeyiz bu ülke gerçekten ülke midir, ülke adını almayı hak etmiş midir? Yoksa bize bir şeyleri zorla öğretmek isteyenlerin kurbanları mıyız? Biz bu ülkenin insanları mıyız? millet vasfı kazandırılmış mıyız? Bizim bu sorulara değil cevap vermek yanından bile geçmemize mani olan iletişim ortamı var. Bu ortamın bize ne kadar kötülük ettiğini açıklayacak bir tablo sunmak isterim. Yaşadığımız topraklar Erzurum’un da içinde bulunduğu Darül-İslam haline getirilebilmek suretiyle Türklerin vatanı olmuş. Osmanlı idaresi bugün Türkiye olarak bildiğimiz topraklarda gücünü gerçekleştirebilmek için Balkanlarda ciddi bir sıkıntı çekmiştir. Bu topraklar Darül-İslam toprakları olarak vatan oldu.” dedi.

     

  • ÜLKÜ OCAKLARI PALANDÖKEN ŞUBESİ TÖRENLE AÇILDI

     

    Ülkü Ocakları Palandöken Şubesi yeni hizmet yerinde düzenlenen törenle açıldı.

    Palandöken Ülkü Ocakları’nın açılışına MHP Genel Başkan Yardımcısı Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, MHP Erzurum İl Başkanı Zekayi Kaya, Ülkü Ocakları Erzurum İl Başkanı Abdullah Kırmacı ve çok sayıda ocak mensubu katıldı.
    Davul zurna eşliğinde folklor ekibinin gösterisinin ardından konuşmalar yapılarak açılış gerçekleşti.
    MHP Genel Başkan Yardımcısı Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, açılış kurdelasını keserek hayırlı olsun temennisinde bulundu.

     

  • ANNE-KIZ BİRLİKTE ÖLDÜLER

    Iğdır’da, sobadan çıkan karbondioksit gazından zehirlenen ana-kız hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Karağaç Mahallesi Doğubayazıt Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. Kahvehane işleten baba Hamit G., sabaha karşı gittiği evinde eşi ve kızının cesediyle karşılaştı. Ambulansla Iğdır Devlet Hastanesi'ne kaldıran anne Dilruba G. (35) ve kızı Fidan G. (13) hayatını kaybetti. İlk bilgilere göre sobadan sızan karbondioksit gazından zehirlendikleri belirlenen anne ve kızı, detaylı otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Olayla ilgili soruşturmanın başlatıldığı öğrenildi.



  • BUNUN ADI KATLİAM 112 ÖLÜ

    Başkent Dakka’daki fabrikada dün gece başlayan yangın, bu sabaha karşı kontrol altına alınabilirlen, itfaiye yetkilisi Muhammed Mahbub, AP haber ajansına 100 ceset çıkardıklarını söyledi. Mahmub, yangından kaçmak için fabrikanın pencerelerinden atlayan 12 kişinin ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını ve burada hayatlarını kaybettiklerini söyledi. Mahmub, ölü sayısının daha da artmasından endişe duyduklarını belirtti.

    Başta ABD ve Avrupa’ya yaptığı giysi ihracatıyla her yıl yaklaşık 20 milyar dolar gelir elde eden Bangladeş’te, birçoğu gerekli güvenlik önlemlerinden yoksun dört bin konfeksiyon fabrikası yer alıyor.

    Mahmub, itfaiye erlerinin fabrikanın sadece ikinci katından 69 ceset çıkarttığını belirtti. Yangın kurbanları, hiçbir acil çıkışı bulunmayan fabrikanın içinde hapsoldu. Dakka’nın hemen dışında yer alan fabrikanın çatısına çıkmayı başaran işçilerden çoğu kurtarılırken, içeride kalanların neredeyse tümü hayatını kaybetti.

    Fabrikanın depo olarak kullanılan en alt katında başlayan yangın, kısa zamanda üst katlara sıçradı ve çıkışa açılan tek bir merdivenin bulunuğu fabrikada işçiler mahsur kaldı. Polis ve askeri güçler olay yerine sevk edilirken, yangında kaç kişinin kayıp olduğu belirtilmedi.

    Yangının yaşandığı fabrikanın, Tazreen Fashions şirketine ait olduğu ve Wal-Mart, JC Penney, H&M, Marks & Spencer, Carrefour ve Tesco gibi dünyaca ünlü firmalara giysi ürettiği belirtildi.

  • ERZURUMLU ŞEHİDİN OĞLU YAŞAM SAVAŞINI KAZANDI

     

    VAN'IN BAŞKALE İLÇESİNDE GÖREV DÖNÜŞÜ ŞEHİT OLAN ERZURUMLU UZMAN ÇAVUŞ MURAT KARATAŞ’IN 6,5 AYLIK OLARAK DÜNYAYA GELEN OĞLU, YAŞAM SAVAŞINI KAZANARAK HAYATA TUTUNMAYI BAŞARDI

    Van'ın Başkale ilçesinde görev dönüşü şehit olan Erzurumlu Uzman Çavuş Murat Karataş’ın 6,5 aylık olarak dünyaya gelen oğlu, yaşam savaşını kazanarak hayata tutunmayı başardı.

    Hemşire Sevcan Karataş, 5 yıl önce çok sevdiği Uzman Çavuş Murat Karataş'la evlendi. Genç kadının Erzurum'da, eşinin ise Van'ın Başkale ilçesinde görev yapması nedeniyle çift 4 yıl boyunca ayrı yaşamak zorunda kaldı. Genç kadın tayinleri yapılmayınca geçen yıl istifa ederek eşinin yanına gitti ve yılın başlarında çift bebek haberi aldı. Sevcan Karataş 3 aylık hamileyken, eşi 13 Nisan günü operasyona giderken kullandığı 'Akrep' adı verilen zırhlı aracın devrilmesi sonucu ağır yaralandı. Bir hafta yoğun bakımda kalan uzman çavuş şehit oldu. Acı haberi alınca fenalaşan ve Erzurum'a döndüğünde acıya daha fazla dayanamayarak bayılan Sevcan Karataş, Nenehatun Kadın Doğum Hastanesi'ne kaldırıldı. Doktorlar, henüz 3 aylık olan bebeği yaşatmak için seferber oldu. Genç kadın 3 buçuk ay hastanede tedavi altında tutuldu. Sevcan Karataş 6.5 aylık hamile iken zorunlu olarak erken doğum yaptırıldı. 880 gram doğan bebek, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Anne ise bebeğin enfeksiyon kapmaması için yanına bile yaklaşamadı. Sevcan Karataş, kocasından geriye kalan tek emaneti olan bebeğini aylarca camekanlı bölümden izleyerek, bazı günler şehit eşinin mezarını ziyaret etti. Doktorların 'yaşaması mucize' dediği ve doğumdan 4 ay sonra şehit babasının adı verilen Murat bebek hayata tutunmayı başardı. 3 kg 700 grama ulaşan Murat bebek taburcu edilirken, anne ile bebeğinin kavuşma anına şahitlik eden doktorlar ve hemşireler gözyaşlarını tutamadı.
    Oğlunu kucağına alır almaz doya doya koklayan Sevcan Karataş, 'Muradıma erdim' diyerek oğlunu babasının mezarına götürdü. Şimdi oğluyla hayata tutunan genç anne, yaşadıklarını şöyle anlattı:
    "Karnımdaki bebeğin cinsiyeti dahi belli değildi ama ben hep, 'Allah bir Muradımı aldı diğer Muradımı verecek' diyerek bebeğin erkek olacağını söylüyordum. Öyle de oldu. Aylarca ona hiç sarılamadım, koklayamadım. Bazen uzaktan gösteriyorlardı, onunla avunmaya çalışıyordum. Her gün hastaneye gidip, sağlık durumu ile ilgili bilgi alıyordum. Hayati tehlikeyi atlattı, kucağıma verdiklerinde dünyalar benim oldu. Çok zor günler geçirdim ama Allah'ım bana yaşama sebebi olarak bebeğimi verdi. Bu duygunun tarifi yok. Eşimi kaybetmenin acısı ile bebeğimin mucize eseri yaşamasının verdiği mutluluğu anlatmanın tarifi yok. Allah kimseye benim yaşadıklarımı yaşatmasın."

     

  • GAZETECİLER KURTARDI

    Olay saat akşam saat 21.30 sıralarında Erzincan-Kemah Karayolu üzerinde bulunan yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki demiryolu köprüsünde meydana geldi. Özcan Durmaz(51) isimli şahıs aile sorunları nedeniyle köprünün korkuluklarına çıkarak intihar girişimde bulundu. Polis ve itfaiye ekiplerinin olay yerinde ikna çabaları sonuçsuz kaldı. Polisin ikna çabaları yetersiz kalırken, şahıs polislerin yaklaştıklarını görünce korkuluklardan aşağı sarktı. Olayı görüntüleyen basın mensupları, Özcan Durmaz ile sorununu anlatması için röportaj teklifinde bulundu. Köprü korkuluklarına sıkı sıkı sarılan Özcan Durmaz, basın mensupları ile konuşmaya başladı. Bu durumu fırsat bilen polisler, bir anda şahsın üzerine atlayarak etkisiz hale getirdi.

    Polislerin müdahalesi ile Özcan Durmaz korkuluklardan aşağı indirilerek, ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.




  • ERZURUM'DA PKK'LI TERÖRİSTTEN ŞOK İTİRAF

    PKK’NIN AĞRI DAĞI SORUMLUSU SURİYELİ TERÖRİSTTEN ŞOK İTİRAFLAR
    - 'ÇİYA SEFKAN' KOD ADLI HASAN NABO:
    - “10’DAN FAZLA ASKERİ TARAYARAK ÖLDÜREBİLİRDİK. İRAN’DAN KATIR SIRTINDA PATLAYICILARI TÜRKİYE’YE SOKTUK”
    - “ÖRGÜT İÇERİSİNDE KÜRTÇE KONUŞULMUYOR. BEN TÜRKÇE’Yİ KAMPTA KALDIĞIM SÜRE İÇİNDE ÖĞRENDİM”

    Ağrı'da yakalanan bölücü terör örgütü PKK’nın sözde Ağrı Dağı sorumlusu 'Çiya Sefkan' kod adlı Suriyeli Hasan Nabo, “10’dan fazla askeri tarayarak öldürebilirdik. İran’dan katır sırtında patlayıcıları Türkiye’ye soktuk” dedi.
    Ağrı'da yakalanan bölücü terör örgütü PKK’nın sözde Ağrı Dağı sorumlusu 'Çiya Sefkan' kod adlı Hasan Nabo (30) ile Patnos’ta işportacılık yapan ve Nabo ile bombalı eylem yapmak istediği iddia edilen Fadıl Özdoğan’ın yargılanmasına Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Hasan Nabo, mahkemede verdiği ifadede, İran’dan yasal olmayan yollardan katır sırtında Ağrı Dağı’na geçtiğini belirterek, “Örgütte Türkçe konuşulduğunu kampta öğrendim. Türkiye’ye 2004 yılında yasal olmayan yollarla katır sırtında Ağrı Dağı’na geçtim. Patnos ilçesinde Bölge Trafiğe saldırı eylemini gerçekleştirdim” dedi.
    Eylemi Sidar ve Botan kod adlı iki kişiyle yaptıklarını ifade eden Nabo, "Irak'tan talimat geldi. 'Eylem yapacaksınız' dediler. Ben eylem yapmak istemiyordum. Çocukken 'okuyup avukat olacağım, insanların haklarını savunacağım' diye hayallerim vardı. Hedef alınarak ateş edilmedi. İsteseydik rahatlıkla binayı roketle vurabilirdik. Amacımız öldürmek değil ses getirmekti. Çakırbey köyünde örgüt, Hacı Ramazan'a çalıştırması için para vermişti. Patnos ile Tutak arasında Kervetin kırsalında 2009'da askerler operasyon yapmış, bizi arıyorlardı. Aşırı yağmur başladı. Bütün askerler bir naylonun altına girdi. 10'dan fazla asker vardı. Biz istesek hepsini aynı anda tarayıp öldürebilirdik, yapmadık. Arkadaşımla beraber oradan uzaklaşıp mağaraya gittik. Yağmur durduktan sonra askerler bizim kaldığımız mağaraya geldi. Mağara iki katlıydı, biz alt katındaydık. Asker, deliği fark etti ve komutanı çağırdı. Sadece üst kata bomba attılar. Komutan insancıldı. Karanlık oldu, dışarı çıktık. Yine 10 asker önümüzde gidiyordu. Onlar bizim ölümümüze neden olmadıkları için bize gelen talimat üzerine ateş etmedik” diye konuştu.
    Hasan Nabo, “16-17 yaşında Suriye”nin Afrin şehrinde bir köyde yaşarken örgüte katıldım. Köyde yaşayan halk PKK ile birlikte hareket ediyordu. PKK'lıların kılık kıyafetlerinden ve gördükleri itibardan etkilenerek örgüte katılma kararı aldım. 10 kardeşiz ama sadece ben örgütteyim. Afrin'de kapalı odalarda, daha sonra Kandil'de silahlı eğitim gördüm. Suriye 'de PYD ve PKK etkilidir. 2004 yılına kadar Kandil'de kaldım. Bu süre içerisinde Talabani kuvvetleriyle silahlı çatışmalar oldu” dedi.


    13 YILDIR ARANIYORDU
    Ağrı Emniyet Müdürlüğü’nün 8 Aralık 2011 günü düzenlenen operasyonda uyurken yakaladığı PKK’nın Tendürek sorumlusu 'Serkeş' kod adlı Zafer Zal'ın itirafları üzerine il merkezinde çeşitli noktalara baskınlar yapılmıştı. Patnos ilçe merkezindeki Yunus Emre Mahallesi’ne 18 Haziran 2012 günü operasyon düzenleyen polis, sözde Patnos bölge sorumlusu olan 'Çiya Sefkan' kod adlı Suriyeli Hasan Nabo'yu (30) bir evde yakalamıştı. Aranan Suriyeli teröristin üzerinde Uzi marka suikast silahı, susturuculu tabanca, el bombası çıkmıştı. Suriyeli terörist, sorgusunun ardından 19 Haziran 2012 günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Nabo’nun barındığı ve gösterdiği yerlerde yapılan aramalar sonucunda 1 adet Uzi marka suikast silahı, 3 adet şarjör, 60 adet bu silaha ait mermi, 1 adet el bombası, 12 adet elektrikli kapsül, 1 adet tabanca, 12 adet mermi, 1 adet susturucu, çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzeme, termos içerisine yerleştirilmiş 3 kilogramlık bomba, 1 adet içi plastik patlayıcıyla doldurulmuş el bombası, 25 metre elektrik kablosu ve 8 adet pil ele geçirilmişti. Nabo’nun yapılan sorgulaması neticesinde 29 Haziran 2005 günü Patnos Bölge Trafik ve Denetleme İstasyonu Amirliği’ne yapılan saldırı, 19 Ağustos 2006 tarihinde Taşlıçay ilçesi doğalgaz boru hattına yapılan saldırı, 6 Ağustos 2008 tarihinde Malazgirt İlçe Emniyet Amirliği’ne silahlı saldırı eyleminde bir polis memurunun şehit edilmesi, 3 Mayıs 2008 günü Patnos Bölge Trafik ve Denetleme İstasyonu Amirliği’ne yapılan saldırı, 3 Ekim 2008 günü Patnos ilçesindeki radar üssüne yapılan taciz atışı eylemi, 19 Kasım 2008 günü Çemçe-Madur bölgesinde çıkan çatışmada bir binbaşının şehit edilmesi, 1 Ekim 2010 tarihinde Patnos ilçesi Çakırbey köyü yakınlarında yaşanan çatışma, 21 Temmuz 2011’de Van’ın Çaldıran ilçesinde gerçekleştirilen yol kesme eylemi, 7 Ekim 2011’de Tutak İlçe Emniyet Amirliği’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı taciz eylemine karıştığı belirlenmişti.
    'Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak, silahlı terör örgütüne üye olmak, cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etmek, nitelikli yağma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 80 yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanan Hasan Nabo ile birlikte bombalı eylem yapmak isteyen Fadıl Özdağın hakkında 15-20 yıl arasında değişen hapis cezası istemi ile dava açılmıştı.

  • ERZURUMBBSPOR-OYAK'I ELİ BOŞ GÖNDERDİ 2-0

    Dakika 90+ Bu dakikalarda önemli bir gelişme olmuyor ve hakem maçı bitiren düdüğü çalıyor

    Dakika 90 Oyun tamamen orta sahaya dönmüş durumda, kaleciler arasında gidip gelmeye başladı Maça üç dakika eklendiğini işaret ediyor 4.hakem

    Dakika 87 Kaleci İbrahim'den gelen topu Dede karşılıyor

    Dakika 80 Sakatlanan ve tedavi biten Zafer oyuna dahil oluyor

    Dakika 75 Kalemizdeki tehlikeyi Lokman büyük bir soğukkanlılıkla atlatıyor

    Dakika 70 Fatih Arat ikinci golü atıyor. Erzurum oyuncu değişikliği yapıyor ve Güner'i oyuna alıyor

    Dakika 66 Ahmet sakatlık geçiriyor, ceza sahası içerisinde tedavisi devam ediyor

    Dakika 65 Oyak Reno korner atışı kullanıyor, Zafer topu ceza sahası dışına çıkarıyor. Oyak bu dakikalarda kalemize çok sık geliyor

    Dakika 62 Oyak'ta oyuncu değişikliği Caner çıkıyor Fatih giriyor

    Dakika 60 Kaleci Lokman topu eli ile oyuna sokuyor. İsmail Fatih'e aktarıyor ama hakem eli ile oynadığını işaret ediyor

    Dakika 55 Sametle taç atışı kullanan taraf mavi-beyazlı ekip. Dede ile oynuyor, arapası yapıyor ama başarısız

    Dakika 50.Muhammet sakatlık geçiriyor, tedavisi için kenara alınıyor

    2.YARI BAŞLADI


    Dakika 45.Ve birinci yarıyı bitiren düdük çalıyor

    Dakika 40 Oktay'ın uzaklardan vurduğu sert şutu kaleci İbrahim iki hamle ile durduruyor

    Dakika 37 Musa'nın geliştirdiği atağa Muhammet yardıma geliyor ama top taca çıkıyor. Gelişen atakta Fatih topu ağlara gönderiyor ama ofsayt

    Dakika 35 Üst üste taç atışları. Oyak takımı Lokman'ı kalesinde yokluyor ama Lokman iki hareketle topu tutuyor

    Dakika 30  Ahmet taşıdığı topu kalecinin üzerinden ağlara göndermek istedi ama başaramadı

    Dakika 25 Sol kanattan Fatih'e bir top geliyor ama Fatih ilerleyemiyor

    Dakika 19 Kaleci Lokman'ın uzun topunu alan Ahmet sağdan topu taşıyor. Kaleci ile karşı karşıya kalan oyuncumuz topu filelere gönderemiyor

    Dakika 15 Oyak Renault aut atışı kullanıyor

    Dakika 12 Oyak Renault sağdan atak geliştiriyor ama defans izin vermiyor

    Dakika 6  ve goool Fatih Erzurum 1-0 önde

    Dakika 3 Top taçta ve Caner kullandı

    Dakika 1  Maç Erzurumbbspor'un vuruşu ile başladı


    OYAK RENAULTSPOR
    1. İBRAHİM GÜNHAN
    5. CANER KARUK
    6. MURAT YILDIZ
    14. TAHA EVKE
    16. İRFAN ŞİŞOVA
    20. MERT HAKAN YANDAŞ
    23. SERKAN URGANCI
    61. HÜSEYİN CİVELEK
    89. SELAHATTİN YAMAN
    90. MESUT ÖZGÜR
    94. CENGİZHAN ÖZTAŞI


    Yedekler
    22. Erce KARDEŞLER
    11. Fatih SERCAN EKİNCİ
    19. Uğur AYDIN
    33. Mustafa MURAT USLU
    92. Tuğberk KAMIŞOĞLU
    7. Nazım ORTAFİDAN
    10. Fatih ÇAKIR
    Teknik Sorumlu
    Metin BEGÜM


    ERZURUMBBSPOR
    47. Lokman ATAKOL
    4.   Dede ÇELİK
    6.   Oktay GÜMÜŞ
    11. Muhammed EMİN BAKAN
    14. Musa BALLI
    15. Muhammet FETTAHOĞLU
    17. Fatih ARAT
    22. Ahmet BAYKAL
    41. Zafer DOĞAN
    61. Samet ALTUNTAŞ
    66. İsmail TÜRKASLAN
    Yedekler
    53. İlker GÜNAY
    5.   Fatih GÜLTEKİN
    7.   Emrah İNANÇ
    8.   Cabir COŞAR
    25. Emrah BAYRAM
    34. Ekrem SÜTÇÜ
    35. Güner OKAY


    Teknik Sorumlu
    Taşkın GÜNGÖR


    Muhammet BAŞKAN(Hakem-Trabzon)
    Serkan ÇINAR(1. Yardımcı Hakem-Trabzon)
    İlker TAKPAK(2. Yardımcı Hakem-Trabzon)
    Muzaffer ÖZTÜRK(Dördüncü Hakem-Trabzon)


     

  • ÖĞRENCİ HİZMETLİYİ KESTİ

    Bursa'da bir lisenin yurdunda dehşet yaşandı. 18 yaşındaki 12. sınıf öğrencisi genç, okulun hemen yanında kaldığı yurtta temizlik görevlisini boğazından bıçaklayarak öldürüp polise teslim oldu.

    Edinilen bilgiye göre olay, Acemler'deki Cumhuriyet Lisesi'nin yatılı yurdunda saat 15.30 sıralarında meydana geldi. Sayısalda okul ikincisi olan 12-B sınıfı öğrencisi M.K., okulun temizlik görevlisi İbrahim Yeğen'in (57) boğazını bıçakla kesti. Hiç evlenmediği öğrenilen Mustafakemalpaşa doğumlu Yeğen olay yerinde hayatını kaybetti.
    Zanlı genç ise Acemler Emniyet Müdürlüğü polis noktasına giderek teslim oldu. Polis olayın sebebini araştırırken, savcılık da soruşturma başlattı.



  • EMNİYET AMİRİNİN SIR ÖLÜMÜ

    Edinilen bilgiye göre, Emniyet Amiri Çağlar San, saat 15.00 sıralarında ilçede bulunan polis lojmanlarındaki evinde beylik tabancasıyla kafasına 1 el ateş ederek intihar etti. Silah sesi üzerine eve giren komşuları, San’ı kanlar içerisinde gördükten sonra durumu polise bildirdi. Olayın ardından Tunceli Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı olay yeri inceleme ekipleri, helikopterle Hozat'a geldi. Ekipler, evde incelemelerde bulundu.
    Öte yandan, geçtiğimiz günlerde jandarma ve polis tarafından ilçede çok sayıda kamu görevlisi ve kişinin fişlendiği belirlenmişti. Başlatılan soruşturmada, Hozat Kaymakamlığı, Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Amirliği'nde bilgisayarların harddiskleri kopyalanıp alınırken, bazı belge ve dokümana da el konulmuştu.
    San'ın, 4,5 ay önce önce Hozat ilçe amirliğine atandığı öğrenildi. Çağlar San'ın ayrıca, Abdülkadir Aksu'nun İçişleri Bakanlığı görevindeyken yakın korumalığını yaptığı bildirildi.

  • ERZURUM KAR YAĞIŞINI DİĞER İLLERLE BEKLİYOR

    Yapılan son değerlendirmelere göre Marmara'nın doğusu, Batı Karadeniz kıyıları, Orta ve Doğu Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzeydoğusu, Doğu Akdeniz'in doğusu, Güneydoğu Anadolu'nun kuzeyi ve batısı ile Doğu Anadolu'nun batısının aralıklı yağmur ve sağanak, bu sabah ilk saatler ve gece saatlerinde Sivas, Yozgat, Kayseri, Tunceli ve Erzincan'ın yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

    İç Anadolu, İç Ege ve Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde bu sabah ve gece saatlerinde yer yer sis hadisesi bekleniyor.

    Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı ülkemizin büyük bir bölümünde mevsim normalleri civarında, İç Anadolu Bölgesi'nde mevsim normallerinin 2 ile 4 derece altında, Doğu Anadolu'da mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üzerinde seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerden, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kıyı Ege ile Orta ve Doğu Karadeniz'de kuvvetlice (30-50 km/saat) esecek.

    Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

    Ankara: Parçalı çok bulutlu, bu sabah ve gece saatlerinde yer yer sisli 9

    İstanbul: Parçalı çok bulutlu, kuzey kıyıları başta olmak üzere il geneli hafif sağanak yağışlı 14

    İzmir: Parçalı ve az bulutlu 17

    Adana: Parçalı ve çok bulutlu 20

    Antalya: Parçalı bulutlu 20

    Samsun: Parçalı çok bulutlu ve sağanak yağışlı 163

    Trabzon: Parçalı çok bulutlu ve sağanak yağışlı 16

    Erzurum: Parçalı bulutlu zamanla çok bulutlu 7

    Diyarbakır: Parçalı çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 15

  • "BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK" RESMİNE BÜYÜK İLGİ

     

    Erzurum’da 24 Kasım Öğretmenler Günü, düzenlenen etkinliklerle kutlandı.

    Havuz başında çelenk sunumunun ardından Öğretmen evinde öğretmenler tarafından hazırlanan resim sergi açıldı ve Atatürk Üniversitesi Kültür merkezinde yapılan törenle 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları devam etti.
    Erzurum Öğretmen evinde düzenlenen programa merkez Yakutiye ilçesi Kaymakamı Ahmet Katırcı, İl Milli Eğitim Müdürü Abdullah Bilge, kamu kurum müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Çok sayıda öğretmenin yaptığı resimlerinin sergilendiği salonda Güzel Sanatlar Lisesi'nde resim öğretmeni olan Tennur Gülsüm Barın'ın 'Başöğretmen Atatürk' resmi büyük ilgi gördü.
    Tennur Gülsüm Barın yaptığı çalışma hakkında şunları söyledi. ”Kağıt üzerine yağlı boyayla 8 saatte yaptım. Resimde portresi ve el anatomisiyle birlikte şapka var. Omuz, kol, ceketin belli kısımlar ve arka plan yok. Olmayan kısımları bakan kişinin gözü tamamlıyor. Yokken siz onu varmış gibi görebiliyorsunuz.”
    Serginin açılmasının ardından Atatürk Üniversitesi Kültür merkezinde Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dekanlığı tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları düzenledi. Atatürk Üniversitesi Kültür merkezinde düzenlenen programa Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu, ve çok sayıda davetli katıldı.
    Programda Erzurum’da yapılan çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğretmenler ve öğrencilere hediyeleri verildi.

     

  • KİLO 1000 EURO DOMUZLAR YİYOR

    Dünyada "siyah elmas" olarak bilinen, 6 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunan ve kilosu bin euro olan trüf mantarını Avrupa'da zenginler, Türkiye'de ise tanınmadığı için ormanlarda domuzlar bulup yiyor.

    Toprağın 5 ile 20 cm. derinliğinde ağaç köklerine bağlı yetişen, kokusuyla özel eğitimli köpekler tarafından bulunabilen trüf, Akdeniz iklim kuşağının belli bölgelerinde bulunuyor. Dünyada yüzde 45'ni Fransa, yüzde 35'ini İspanya, yüzde 20'sini İtalya sağlıyor. Talep her geçen yıl artmasına rağmen üretiminin azalması fiyatını yükseltiyor. Getirisi oldukça çok olan bu mantarı devlet, Denizli'de seçtiği pilot bölgede, köylüleri teşvik için hazırladığı bir projeyle üretip yaygınlaştırma kararı aldı. Orman Genel Müdürlüğü ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MÜ)'nin çalışması, Cankurtaran mevkisindeki bir ormanlık alanda 2016 yılına kadar devam edecek.
    Reklam

    Türkiye'nin ilk yapay trüf mantar ormanının dikimi için tören düzenlendi. Törene Denizli Valisi Abdülkadir Demir, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Çiftçi, Denizli Orman Bölge Müdürü Mümtaz Kanat, MÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Türkoğlu, diğer protokol üyeleri ve köylüler katıldı. Törende yapılan konuşmalarda, trüf mantarının önemi anlatıldı. Doç. Dr. Türkoğlu, Akdeniz ikliminin olduğu yerlerde yetiştiğini, Türkiye'de Denizli, Antalya, Muğla ve Osmaniye bölgesinde doğal yayılış gösterdiğini söyledi. Türkoğlu, "Ülkemizde bilinmediğinden dolayı genellikle domuzlar yiyor. Yapmış olduğumuz çalışmalarla bu doğal alanları proje kapsamında kontrol altına alıp güçlendirmeyi planlıyoruz. Proje bittiği zaman beş yıl sonra sadece Denizli'de yılda 700 bin euro kazancı olacak." dedi. Trüf ormanının oluşturulacağı 7 hektarlık alana 2 bin aşılı meşe fidanı dikileceğini, beş yıl sonra hektarda 50 kg. trüf beklediklerini ifade eden Türkoğlu, "Aslında 200 kg. civarında olacağını tahmin ediyoruz ama 50 kg. düşünürsek, 7 hektardan 350 kg. alınır. Bunun yanında 117 hektarlık bir alanı koruma altına alıyoruz." diye konuştu. Vali Demir ise Denizli ormanlarında trüf mantarının doğal olarak bulunduğunu bilimadamlarının tespit ettiğini aktardı. Demir, "Beş yıl içerisinde burada yaklaşık 20 milyon liralık gelir oluşturacak kapasite görülmekte. Çok önemli bir piyasası ve ihracat imkanı var. Denizli'nin 11 bin kilometre yüzölçümüne sahip olduğu ve bunun da yüzde 47'sinin ormanlarla kaplı olduğu düşünüldüğünde, gelecekte çok önemli bir gelir olabileceği görülüyor." dedi.

    Orman Genel Müdür Yardımcısı Çiftçi ise, "kralların yiyeceği" olarak adlandırılan trüf mantarı Avrupa'da Fransa ve İspanya'da yoğun olarak yetiştirilirken Türkiye'de doğal yetişeceği ortamların bulunduğunu anlattı. Çiftçi, "Biz burada bunun ilk adımını attık. Bu konuda en büyük pay, orman içindeki köylülerin olacak. Bunların çok fazla gelir getirdiği görülünce ormanlara çok daha güzel duygularla bakılacak, daha koruyucu olacaklar." ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından, köklerinde trüf mantarlarının yetişeceği 2 bin aşılı meşe fidanı, protokol üyeleri ve işçiler tarafından dikilmeye başladı.

  • BAŞBAKAN SEVGİSİ İLE YAŞIYOR

    Erdoğan'ın imzasını sırtına dövme yaptıran İzmitli Samet Şengöz, Başbakanla görüşme hedefine ulaştı. Erdoğan, Ankara’da yapılan AK Parti Grup Toplantısı sonrasında TBMM çıkışında Samet Şengöz ve gençlerle bir araya geldi. Sohbet sırasında Başbakan Erdoğan, “Kocaeli bizim her zaman göz bebeğimizdir. Gençlerimizle her zaman gurur duyuyoruz, duymaya devam edeceğiz. Sizlerin sayesinde 2023 hedefine ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Gençler ise sonuna kadar Başbakan Erdoğan’a destek olacaklarını belirtti. Görüşmenin ardından AK Partili gençler, Kocaeli Milletvekili Teşkilat Başkan Yardımcısı Fikri Işık’ın konuğu oldu.


  • NAAŞINDA 4 AYRI ZEHİR İZİ

    Zaman gazetesinin haberine göre Adli Tıp'ın incelemesinde, Özal'ın naaşında çok zehirli böcek öldürücü DDT'nin normal sınırdan 10 kat fazlası tespit edildi. Kanserojen ve toksik ağır bir metal olan Kadmiyum da yüksek miktarda çıktı.

    Naaş üzerindeki incelemelerde, öldürücü etkiye sahip 'Amerikyum' ve 'Polonyum' radyoaktif maddelere de rastlandı.

    Uzmanlar, Özal'ın vücudunun uzun vadede radyoaktif maddelerle hasara uğratıldığı ardından da böcek ilacı ile ani ölümünün gerçekleştiği üzerinde duruyor.

    Sonuçları değerlendirecek olan Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu birkaç hafta içinde raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderecek.



  • DALLAS'IN KÖTÜSÜ CEYAR ÖLDÜ

    Hagman bir süredir kanser tedavisi görüyordu. Ailesi ölümünün ardından bir basın açıklaması yayınlayarak ölümünden dolayı hissettikleri üzüntüyü dile getirdiler.

    Açıklamada “Larry en çok sevdiği role tekrar geri dönmüştü. Ailesi ve tüm sevenleri Şükran Günü tatili için onun yanına gelmişti. Sevdiği insanlar başucundayken hayata gözlerini yumdu.Şimdi ailesi olarak biraz yalnız kalmak istiyoruz." Denildi.

    Dallas dizisi 1978-91 yılları arasında Türkiye’de dahil olmak üzere bir çok ülkede gösterilmiş ve büyük bir ilgi ile izlenmişti


  • ATALAY VE AKSAK UMMAN MİLLİ GÜNÜNE KATILDI

     Umman Sultanlığı Büyükelçiliğince, Ankara’da düzenlenen resepsiyona, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Erzurum Milletvekili Parlamentolar arası Türkiye-Umman Dostluk Grubu Başkanı Muhyettin Aksak katıldı.

    Umman Ankara Büyükelçisi Qais Salim Ali Al Said`in Ankara Swiss Otel`de verdiği resepsiyonda; Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Türkiye-Umman Dostluk Grubu Başkanı Muhyettin Aksak’la birlikte Erzurum Milletvekili Adnan Yılmaz ve eşleri ile çok sayıda davetli hazır bulundu. Büyükelçi Al Said’in konuklarını kapıda karşıladığı resepsiyon sıcak bir ortamda gerçekleşti.
    Büyükelçi Qais Salim Ali Al Said ile sohbet eden Milletvekili Muhyettin Aksak, dost ve kardeş iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Umman ve Türkiye dost ve kardeş iki ülkedir. Ülkelerimiz arasında mevcut bulunan ticari ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesi için Dostluk Grubu olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız. Sayın büyükelçimize gösterdikleri misafirperverlik ve sıcak ev sahipliğinden dolayı teşekkür ediyorum. Biz de kendilerini ağırlamaktan memnuniyet duyarız” diye konuştu.
    Konuklarını yerel kıyafetleriyle ağırlayan büyükelçi Al Said, Türk ve Umman mutfağından oluşan zengin yemek menüsünün yanı sıra, misafirlerine kahve ve hurma ikramında da bulundu.

     

  • ERZURUM'DA YARALANAN PKK'LILAR NEREYE GİDİYOR?

    İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, terör örgütü PKK'ya destek veren ülkeleri açıkladı. Bakan Şahin, İran ve Ermenistan gibi devletlerin yaralı PKK'lıları hastanelerinde tedavi ettirdiğini bildiklerini söyledi.

    İşte İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in açıklamaları;

    "Türkiye'nin terörle mücadelesi görünürde terör örgütüyle ve örgütleriyel mücadele şekklindedir ama terör örgütünün kaynağını başta komşu ülkeler olmak üzere Türkiye'ye karşı hasmane tutum izleyen ülkeler oluşturmaktadır.


    SURİYE

    Halkına zulmeden Suriye, Türkiye'nin mazlumun yanında yer alması nedeniyle Türkiye'ye karşı hasmane bir tutum ortaya koymuştur. Dolayısıyla terör örgütü Suriye'den destek alır bir konuma gelmiştir. Suriye terör örgütüne imkan sağlamıştır.


    IRAK

    Kuzey Irak zaten bilindiği üzere terör örgütünün lojistik destek üssüdür. Eğitim merkezidir.


    İRAN

    İran da Suriye'deki siyasi ilişkilerine ve Türkiye ile ilişkilerine bağlı olarak terör örgütüne yardım konusunda, en azından terör örgütünün faaliyetlerine göz yumma konusunda terör örgütünü destekler konumdadır.


    ERMENİSTAN

    Terör örgütüne destek verdiğini bildiğimiz ülkelerden birisi de Ermenistandır. Erzurum, Ağrı'daki militanlar Ermenistan'daki hastanelerde tedavi olmaktadır.


    PKK'LILAR İRAN'DAKİ HASTANELERDE TEDAVİ OLUYOR

    İran'ın terör örgütüne destek verdiğini açıklayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Hakkari, Şemdinli, Yüksekova'daki çatışmalarda yaralanan PKK'lıların İran'da hastanelerde tedavi edildiğini bildiklerini açıkladı. Bakan Şahin, terör örgütü militanlarının ifadeleri de zaten bu bilgileri doğruluyor.
     

    Kaynak: TRT HABER

  • DAGC 33 YAŞINA GİRERKEN

     

    Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu tarafından, 33’ncü kuruluş yıldönümü sebebiyle bir açıklama yapıldı.

    Açıklamada, 24 Kasım 1979 tarihinde kurulan DAGC’nin, geçen otuz iki yıllık süre içerisinde büyüyerek Doğu Anadolu Bölgesi’nde Yerel ve Yaygın basında görev yapan basın çalışanlarını bünyesinde topladığı ifade edildi.
    DAGC’nin, mesleki sorunları yerel ve ulusal platformlara taşıdığı belirtilen açıklamada, basın çalışanlarının sorunlarının çözümünde meslek örgütleriyle sürekli diyalog halinde olduğu, mesleki yasaların hazırlanmasında ve çıkarılma sürecinde hazırladığı raporlarla katkıda bulunduğu kaydedildi.
    Açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “DAGC Yönetimi bölgesindeki Gazeteciler Cemiyetleri başta olmak üzere Türkiye’deki Gazeteciler Cemiyetleri, Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile yakın ilişkilerini sürdürdü. Erzurum ve bölgenin diğer sorunlarına da kayıtsız kalmayan DAGC, kentinde ve bölgesinde dinlenen, dikkate alınan, etkili bir sivil toplum olma hüviyetine kavuştu.
    Geçen bu süre içerisinde özveri ile görev yapan bütün meslektaşlarımız bugüne gelmemizde önemli çaba harcadı. Bu çabayı yürekten ortaya koyanlar her türlü saygı ve takdiri hak etmekteler.
    DAGC’nin daha nice yıllara ulaşmasını, kuruluşumuzun 33. yılının camiamıza ve üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Bu vesileyle kuruluşumuzdan günümüze kadar geçen sürede görev yapan başkanlarımızdan Rahmeti Rahmana kavuşan Celal Kaçtıoğlu, Durdemir Bilirdönmez ile üye ve meslektaşlarımız, meslek büyüklerimiz Kemal Alyanak, Seracettin Avar, Sadık Engin, Kamil Koşapınar, Mustafa Atalay, Ömer Erturgut, Bahadır Bayram Değerli, Tevfik Akan, Sebahattin Yılmaz’ı rahmet ve minnetle anıyoruz. Tüm üyelerimize sağlık ve esenlikler diliyoruz.”


    ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE AŞURE KUTLAMASI
    Açıklamada ayrıca kuruluş yıldönümüne denk gelen Aşure Günü ve Öğretmenler Günü de kutlandı.
    Açıklamada şunlar kaydedildi: “ Kuruluş yıldönümümüz her yıl Öğretmenler Günü’ne, bu yıl da toplum olarak büyük değer verdiğimiz Muharrem ayının 10. Günü olan Aşure Günü’ne denk gelmiştir. Gazetecilik de tıpkı öğretmenlik gibi önemli işlev görmekte, toplumumuzun haber alma ve iyiye yönlendirilmesinde kutlu bir görev üstlenmektedir. Eli öpülesi öğretmenlerimizin de günlerini kutluyor, bereket ve birlik sembolü Aşure günü’nün toplumumuzun birlik ve beraberliğine vesile olmasını yürekten diliyoruz.”


    PALANDÖKEN SÖYLEŞİLERİ BAŞLIYOR
    Öte yandan, kuruluş yıldönümü sebebiyle, ilki önümüzdeki hafta düzenlenecek ve geleneksel olarak yapılması planlanan Palandöken Söyleşileri’nin ilki, Gazeteci Yazar Siyaset Bilimci Prof.Dr. Hasan Köni’nin “Küresel Güçler ve Türkiye” konulu konferansıyla gerçekleştirilecek. Söyleşi programına her ay gündemdeki bir konuyla alakalı gazeteci ve uzmanlar davet edilecek.

     

  • CURLİNG NARMAN'DA EN SEVİLEN SPOR OLMA YOLUNDA

     

    Narmanspor Kulübü Asbaşkanı ve Erzurum Temsilcisi Erdal Karahan, Narmanspor’un hem bayanlarda hem de erkeklerde curlingde büyük hedefler peşinde olduklarını söyledi. Yeşil-beyazlı kulübün Asbaşkanı ve Erzurum Temsilcisi Karahan, Narman’ı yönetenlerin ve Narmanlıların Buz hokeyinin yanı sırı Curling’i sevdiğini ifade etti. Karahan, “Curlingte ilk hafta maçları geride kaldı. Biz Curling Birinci Liginde iki kategoride de iddialıyız. Kaymakamımız, belediye başkanımız ve tüm Narmanların müsabakalarımıza ilgi göstermesi ve bizleri desteklemesi, çalışma şevkimizi daha çok artırdı” dedi.

    Kulüp Başkanı Hüseyin Yavuz’un Narman’da kendisinin de Erzurum’da Narmanspor ile ilgili tüm gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Karahan, “Narmanspor, Buz Hokeyinde ve curlingde hedeflediği noktaya varacak” dedi.

     

  • ERZURUMSPOR'UN İCRACILARI ERZURUMBBSPOR'DAN PARA ALDI

    Erzurum Büyükşehir Belediyespor Genel Sekreteri Ufuk Demir, “Erzurum yavaş yavaş Erzurum Büyükşehir Belediyespor’u benimsiyor. Ancak ortada bir gerçek var; bir çok alacaklı bizi Erzurumspor zannederek sürekli icra gönderiyor” dedi.

    Erzurum Büyükşehir Belediyespor Genel Sekreteri Ufuk Demir, Erzurum Büyükşehir Belediyespor’un şehrin tek profesyonel takımı olarak 3. Lig’de mücadele ettiğini ve hedefinin de şampiyonluk olduğunu belirterek, bu kulübü Erzurumspor zannedip, icra gönderenlerin olduğunu söyledi. Demir. “Erzurum Büyükşehir Belediyespor Kulübümüzü Erzurumspor zannedip bize icra gönderiyorlar. Yönetim olarak bu tür garip durumlarla uğraşıyoruz.  Eğer uyanık olmazsak, gelen icraları öderiz. Çünkü Büyükşehir’in başka bir kulüp, Erzurumspor’un başka bir kulüp olduğunu açıklayarak, paramızı geri alıyoruz. Ama bu da zaman kaybına ve kulübün parasının değerinin kaybolmasına neden oluyor. Şu anda tüm spor kamuoyu şunu bilmeli ki, Erzurum Büyükşehir Belediyespor ayrı bir kulüp ve amatör kümeden profesyonel lige yükselmiş. Erzurumspor ile şu an hiçbir bağı yok. Zaten Erzurumspor’da şuan hiçbir faaliyette bulunmuyor” dedi.

  • ERZURUM'DA KIZINI PAZARLIYORDU

    Erzurum’da 85 TL karşılığında kızını erkeklere pazarlayan anne, müşteri kılığına giren polis tarafından suçüstü yakalandı.
    Olay, önceki gece Erzurum’un merkez Yakutiye ilçesinde meydana geldi. Bir ihbar üzerine harekete geçen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Ahlak Masası ekipleri, N.G. isimli kadının öz kızı E.G’yi para karşılığı erkeklere pazarlayarak fuhuş yaptırdığı bilgisine ulaştı. Bunun üzerine müşteri kılığına giren sivil polis ekipleri, bahse konu kadın ile fuhuş pazarlığı yaptı. Bir otomobille gelen E.G., müşteri sandığı polislerle bir süre görüştü. 85 TL karşılığında anlaşıldı, para ise otomobilin içinde bulunan E.G.’nin annesi N.G.’ye verildi. Fuhuş yapan kız ile kızını para karşılığı erkeklere pazarlayan anne, parayı aldıktan sonra polis ekipleri tarafından kıskıvrak yakalandı. Anne ve kızının emniyetteki sorguları sürerken, bugün adliyeye sevk edilecekleri belirtildi.

  • ERZURUM'U TEMSİLDE ALKIŞLARI TOPLADI

     

    Türkiye’de büyük ilgiyle izlenen, reyting rekoru kıran 80’ler Dizisinde, başarılı performansının yanı sıra Erzurum tanıtımına sağladığı büyük katkılarıyla övgüler toplayan Bekçi Bekir rolündeki dadaş tiyatro sanatçısı Konuk, dizinin son bölümünde de Erzurum Türkülerini ülke sanat gündemine taşıdı

    Unutulmaya yüz tutan ‘Hele Dadaş hoş musan, dolu musan boş musan’, Ezim ezeden oğlan’, ‘Şafak söndü yine, Sunam uyanmaz’ türkülerini özgün biçimde seslendirerek, diziyi seyreden dadaşları duygulandıran Konuk, özellikle gurbetteki dadaşları mest etti. Konuk’un Erzurum kültürüne çok büyük katkı sağladığını vurgulayan Dadaşlar, dizinin yapımcılarına da Erzurum’a verdikleri önemden dolayı teşekkür etti.
    80’ler Dizisinde sanat üslubu, mimikleriyle adı Erzurumluların gönlüne kazınan Hacı Ali Konuk, adeta Erzurum fırtınası estiriyor. Sanat yaşamında mütevaziliği, efendiliği ve ilkeliliğiyle bir marka sanatçı olan Konak, Erzurum’da her evin, her sokağın, her caddenin Bekçi Bekir’i oldu.

     

  • PALANDÖKEN BELEDİYESİ'NDEN 25 BİN KİŞİYE AŞURE

    Muharrem ayı dolayısıyla Palandöken Belediyesi’nce Cuma namazı sonrasında ilçenin 24 ayrı noktasın da 25 bin kişiye aşure dağıtıldı.

    Palandöken Belediyesi’nce Cuma namazı sonrası vatandaşlara aşure ikram edildi.
    Muharrem ayının çok önemli olduğunu ifade eden Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, “Birçok olayların gerçekleştiği ve Cenab-ı Allah’ın benim ayım dediği Muharrem ayı Ramazan’dan sonra en çok orucun tutulmasının faziletli olduğu bir aydır. Bu ay içerisinde bizim geleneksel bir âdetimiz var bu da aşure. Bildiğiniz gibi muharrem ayının 10. günü de aşure günü olarak kutlanıyor ve bu günde yapılan ikramlar bereket, bir yıl boyunca evlerde bu bereketin süreceği düşünülüyor. Biz de bu vesileyle Palandöken Belediyesi olarak 3 yıldan beri bu geleneğimizi devam ettirmek adına bugün aşure dağıtımını yaptık” dedi.


    AŞURE İKRAM EDİLEN YERLER
    Palandöken Belediyesi’nce ilçe sınırları dahilindeki; Müftü Solakzade, Güneş, Köşk, Yıldız, Hacı Ahmet Baba, Osman Bektaş, Ebu İsak, Hacı Salih Efendi, Tarbasar, Abuşoğlu, Selimiye, Fatih, M. Lütfü Efendi, Baba Dereli Ahmet Efendi, Hacı Sakıp Efendi, Cemalliye, Küme Evler, Şerif Efendi, Palandöken Dede Efendi, Maksut Efendi, Habip Baba, Faruk Efendi, Hacı Selim, Saime Hatun Camilerin de ve ilçede bulunan Kur-an Kursların da ve Öğrenci Yurtların da aşure dağıtımı gerçekleşti.

     

  • AKSAK, “ÖĞRETMENLER SAYGININ EN BÜYÜĞÜNÜ HAKEDİYOR”

     

     

    Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak, öğretmenlerin baş tacı edildiği bir medeniyetin mirasçılarımızı olduğumuzu belirterek tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.

    “Bizim inancımıza göre öğretmenler saygının en büyüğünü hak eden mesleklerden birisidir. Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretene kırk yıl köle olurum” sözü bu saygının en güzel göstergesidir” diyen Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
    “Öğretmenlerimize karşı olan saygı ve sevgimizin kaynağında onlarında öğrencilerine karşı besledikleri karşılıksız ve riyasız sevgileri yatmaktadır. Bir çocuğun başarılı olup, büyük mevkilere gelmesini ancak üç kişi kıskanmaz. Bunların ilk ikisi o kişinin anne ve babası, üçüncü kişi ise onu yetiştiren öğretmenidir. Öğretmenlerin öğrencilerine karşı besledikleri sevginin bundan daha güzel bir tezahürü olabilir mi?
    Dün bizleri yetiştirerek hayata hazırlayan öğretmenlerimize nasıl minnet duyuyor, sevgi ve saygıyla anıyorsak, bugünün şefkatli ve merhametli öğretmenlerine de aynı duyguları besliyoruz. Çocuklarımızın gelecekte toplum içerisinde edinecekleri sosyal statülerinde öğretmenlerinin katkısı en büyük paya sahip olacaktır. Ülkemizin geleceğinde söz sahibi olacak yavrularımızın bilgili ve donanımlı gençler olarak yetişmelerini sağlayacak öğretmenlerimiz, bu milletin evlatlarına hizmet etme kararlılığını dün olduğu gibi bugün de göstermektedirler. Bu gayret ve çabalar elbette takdire şayandır.
    AK Parti hükümetlerinin görevde olduğu 2012 yılından bugüne kadar 300 binin üzerinde öğretmenimizin ataması yapılmıştır. Türkiye genelindeki okullarımızda görev yapan öğretmenlerin 3'te 1'i iktidarımız döneminde atanmış ve böylece çocuklarımızın daha iyi eğitim almaları sağlanmıştır. Bununla birlikte öğretmenlerimizin maaşları yüzde 200 oranında yükseltilerek hayat şartları iyileştirilmiştir. Ümit ediyoruz ki; bu güzel gelişmeler önümüzdeki yıllarda da aynı şekilde artarak devam edecektir.
    Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin her alanda ilerlemesi için katkı vermiş ve katkı vermeye devam eden öğretmenlerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Teröre hedef olan şehit öğretmenlerimiz başta olmak üzere, ebediyete uğurladığımız tüm öğretmenlerimizi rahmetle yad ediyor, Erzurum’da ve Türkiye’nin dört biryanında görev yapan tüm öğretmenlerimize 24 Kasım Öğretmenler Gününün hayırlı olmasını diliyorum.”

     

  • YAVİLİOĞLU'NDAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJI

     

    AK Parti Erzurum Milletvekili Dr. Cengiz Yavilioğlu, 24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

    Nesillerin yetiştirilmesinde aileden sonra en büyük görevin zor koşullarda vazife yapan fedakâr öğretmenlere düştüğünü belirten Dr. Yavilioğlu, “Öğretmenlerimiz, sağlıklı nesillerin yetişmesinde kilit bir rol üstlenmektedir. Bilgiyi üreten, güncelleyen ve devamlılığını sağlayan, doğruyu ve gerçekleri anlatan, milli birlik ve beraberliğimizin teminatı, geleceğin ışık saçan aydınlık nesillerini, büyük bir sabır ve özveri ile yetiştiren tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlar, görevini ifa ederken şehit olan öğretmenlerimize Allah’tan rahmet dilerim.” Diye konuştu.

     

  • ÖZÜRLÜ MAAŞINI ALMAK İÇİN EŞİNİ HASTANELİK ETTİ

    Erzurum’da iki çocuk babası M. P., özürlü çocuğuna devlet tarafından yardımda bulunulan parayı kendisine vermeyen karısını döverek hastanelik etti.
    Erzurum’un merkez Yakutiye ilçesinde dün saat 10. 00 sıralarında meydana gelen olay iddiaya göre, şöyle oldu:
    “M. P., resmi nikahlı karısı M. P’yi döverek hastanelik etti. Olay sonrası hastanede polise ifade veren 2 çocuk annesi M. P., ‘İki çocuğumdan birisi özürlü. Özürlü çocuğum için devletten yardım parası alıyoruz. Eşimin düzenli bir işi yok ve kumar alışkanlığı var. Özürlü kızımız için verilen parayı almak istedi. Bende karşı çıkınca beni darp etti.’ dedi. “
    Polis olayla ilgili tahkikat başlattı.

  • ERZURUM'DA POLİSLERE 750 TL'YE MUSKA YAZDI

    Erzurum’da 750 TL karşılığında muska yazarak hastaları iyileştirdiğini öne süren şahıs, polis tarafından dolandırıcılık suçundan gözaltına alındı.
    İddiaya göre, Erzurum Emniyet Müdürlüğü’ne internet üzerinden gelen bir ihbarda Horasan ilçesinde S. K.’nın para karşılığı muska yazarak vatandaşları dolandırdığı belirtildi. Cumhuriyet Savcısının talimatı ile polis, dün saat 14. 00 sıralarında S.K’nın bulunduğu ikamete operasyon düzenledi. Operasyonda, iki polis memuru hasta rolüne bürünerek içeri girdi. Sürekli bayıldığını söyleyen sivil polislere, S.K. muska yazarak sorunun hallolabileceğini belirtti. S.K. ile polis memurları arasında muska konusunda anlaşma sağlandı. S.K., Arapça bir şeyler okuduktan sonra muska yazması için özel mürekkep için 750 TL ödenmesi gerektiğini kaydetti. Bunun üzerine seri numaraları alınan paraları sivil polis memurları şahsa verdi. Polisler evden ayrıldıktan sonra dışarıda evin etrafını çeviren resmi polis ekipleri içeri girerek şahsı gözaltına aldı.
    Horasan Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusu devam eden S.K.’nın para karşılığı muska yazarak büyük miktarda haksız kazanç elde ettiği öne sürüldü.

  • ERZURUM'DA SATIRLI SALDIRI

     

     

    Erzurum’un Aziziye ilçesi Dadaşkent semtinde eşinden şiddet gören bir kadın, evden ayrılacağını söylemesine üzerine kocasının satırlı saldırısına uğradı.
    Edinilen bilgiye göre olay, Aziziye ilçesi Dadaşkent semtinde meydana geldi. Eşi F.E.’nin kendisine şiddet uyguladığını öne süren S.R.E., bir süre önce mahkeme tarafından tedbir kararı verilerek kadın sığınma evinde kalmaya başladı. Bir hafta sonra sığınma evinden ayrılarak evine geri dönen S.R.E., aralarında yaşanan tartışma sonrası eşi F.E.’nin bıçaklı saldırısına uğradı. Bu sırada araya giren oğlu babasını güçlükle sakinleştirebildi.
    S.R.E. eşinin şiddet uygulamasına devam etmesi üzerine kiralık ev tutarak evden ayrılmak istedi. Kocası F.E. ile yeniden tartışan S.R.E., bu kez de eşinin kendisine satırla saldırmak istediğini ve canını zor kurtardığını ileri sürerek polis merkezine başvurdu. Eşinin şikayeti üzerine koca F.E., polis tarafından gözaltına alındı.

     

     

  • ERZURUM'DA DAĞLICA KATİLLERİNE CEZA YAĞDI

    Hakkari'de Dağlıca karakoluna düzenlenen terör saldırısına katılan PKK'lılara ceza yağdı. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemisi'nde görülen duruşmada Terör örgütünün mensubu Zafer Zal hakkında müebbet ve 92 yıl hapis cezası; İbrahim Tikan hakkında ağırlaştırılmış müebbet artı 104 yıl 10 ay hapis cezası ve Mehmet Acar müebbet hapis cezası artı 63 yıl 9 ay hapis cezası verildi.
    Ağrı Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile Özel Hareket Timleri'nin 8 Aralık 2011 günü Hamur'un Yuvacık köyü Keleşkom mezrasında gerçekleştirdiği operasyonda yakalanan 'Serkeşt' kod adlı PKK’nın sözde Tendürek sorumlusu Zafer Zal, Fırat kod adlı İbrahim Tikan ve Mehmet Acar ile üç örgüt üyesine yardım ve yataklık ettikleri öne sürülen Abdullah Mahran, Mehmet Sait Uğurlu, Zülfikar Oğul, Harun Uzun, Cesim Mahran ve Abdulmanaf Başkan’ın yargılanmalarına Erzurum’da devam edildi.
    Mahkeme heyeti diğer sanıklar Abdulmanaf Başkan, Harun Uzun, Zülfikar Oğul, Abdullah Mahran’ın tahliye edilmesine karar verirken, Mehmet Sait Uğurlu ve Cesim Mahran hakkında ise 2 ila 9 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırdı. Davayla ilgili olarak tutuksuz yargılanan 5 kişi hakkında ise beraat kararı verildi.
    Dağlıca, Hantepe ve Gediktepe sınır karakollarına düzenlenen ve 27 şehit verilen 3 PKK saldırısına da katıldığı öne sürülen Tendürek sorumlusu Zafer Zal'ın itirafları sonucu, grubunda bulunan İbrahim Tikan, Mehmet Acar ile üç örgüt üyesine yardım ve yataklık eden 6 köylü tutuklanmıştı.
    Hakkari'nin Dağlıca, Hantepe, Gediktepe sınır karakollarına düzenlenen ve 27 şehit verilen 3 PKK saldırısından 21 Ekim 2007 günü 12 askerin şehit olduğu 'Dağlıca' eylemine katılan PKK'nın sözde Tendürek dağı sorumlusu Bitlis-Tatvan nüfusuna kayıtlı "Şerkeşt" kod Zafer Zal, güvenlik Güçlerine verdiği ifadesinde Dağlıca eylemini nasıl gerçekleştirdiklerini anlatmıştı.
    Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 'Şerkeşt' kod Zafer Sal, 'Fırat' kod İbrahim Tikan ve Mehmet Acar hakkında 'Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak, silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu görevlisini tasarlayarak öldürmek, nitelikli yağma, terör örgütüne silah sağlamak' suçlarından müebbet hapis istenirken 6 köylü ise Örgüte yardım ve yataklık ettikleri iddiasıyla yargılandılar.

  • BİR HAFTA NE YUTTUĞUNU BİLEMEDİ

     

    Erzurum Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alınan Hasan Yılmaz (35) isimli vatandaşın kalbinden iğne çıktı.

    Muş’un köyünde ikamet eden Hasan Yılmaz, rahatsızlanınca Muş Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan kontrollerin ardından Yılmaz, Erzurum Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Röntgen çekimlerinde Hasan Yılmaz’ın kalbine arka kısımdan bir metal parçasının saplandığı belirlendi. Bunun üzerine Yılmaz, hemen ameliyata alınırken, Kalp Damar Klinik Şefi Doç. Dr. Bilgehan Erkut, Operatör Doktor Özgür Dağ, Operatör Doktor Mehmet Ali Kaygın ve Asistan Doktor Ahmet Aydın, başarılı bir operasyon gerçekleştirdi.
    Operasyonla kalbe saplanan yaklaşık 5 santimetre uzunluğundaki iğne çıkarılırken Hasan Yılmaz, sağlığına yeniden kavuştu. Hastanede tedavisi süren Hasan Yılmaz’ın tam anlamıyla sağlığına kısa süre sonra kavuşacağını belirten Kalp Damar Klinik Şefi Doç. Dr. Bilgehan Erkut, “İlk kez böyle bir vakayla karşılaştım. Hastanemize geldiğinde kalbine metal bir cismin saplandığını belirledik. Ameliyatta bunun iğne olduğunu gördük. Başarılı bir ameliyatla iğneyi kalpten çıkardık” dedi.
    İğneyi tam olarak nasıl yuttuğunu fark etmediğini ifade eden Hasan Yılmaz, “Yediğim yiyeceklerle birlikte iğneyi de yutmuşum. Fark etmedim. 1 hafta sonra bir rahatsızlık başladı. Hastanede iğne olduğunu gördüm” diye konuştu.

     

  • FENERBAHÇE C GRUBU LİDERİ

    UEFA Avrupa Ligi C Grubu 5. hafta maçında Fenerbahçe,Marsilya'yı 1-0 ile geçti. Velodrome Stadı'nda oynanan mücadelede gülen taraf ilk yarıda bulduğu golle temsilcimiz Fenerbahçe oldu.

    Sarı-lacivertlilerin golü 40. dakikada Bekir İrtegün'ün rövaşatasından geldi.

    Bu galibiyetle F.Bahçe puanını 13 yaptı ve son maç öncesinde gruptan lider olarak çıkmayı garantiledi. Marsilya ise 5 puanda kaldı.

  • ŞİMŞEK AÇIKLADI "ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLAMAYACAKLAR"

     

    Erzurum Eğitim Bir Sen 2 nolu Şube Başkanı Zinnur Şimşek, 24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şimşek, başkanlar kurulu toplantısında alınan karar doğrultusunda öğretmenler gününü kutlamayacaklarını söyledi.

    “Türkiye ve Dünyada Öğretmenlik” konulu rapor hakkında değerlendirmelerde bulunan Zinnur Şimşek, Eğitim-Bir-Sen olarak, Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda aldıkları “Öğretmenlik mesleğinin ekonomik ve mesleki itibarını hedef alan yaklaşımlar bertaraf edilmediği sürece, 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri yapılmamalı ve hiç kimse kutlama mesajı yayınlamamalıdır” kararı doğrultusunda Öğretmenler Günü’nü kutlamayacaklarını açıkladı.
    Öğretmenler Günü’nü kutlamama kararı almamızın başlıca gerekçelerini; Ülkenin geleceğini inşa eden eğitimin en önemli unsuru olan öğretmenlerin fedakârlığının görmezden gelinmesi, İtibar kaybına uğratılması, Ek ödemeden mahrum edilerek kamuda en az maaş alan çalışan konumuna düşürülmesi, Ayrıca, 18. Milli Eğitim Şurası’nda alınan; “Öğretmen ve yöneticilerin ekonomik durumlarının iyileştirilmesi amacıyla her yıl kasım ayında bir maaş tutarında ikramiyenin verilmesi, ek ders ücretinin 12 TL’ye çıkarılması, Görev alınan projeler için ek ders ücreti tahakkuk ettirilmesi, Eğitim kurumu yöneticilerine makam tazminatı ödenmesi ve Ek ders ücretinin maaşlara, ek ödemenin ise emekli maaşlarına yansıtılması olarak sıralayan Şimşek, “Öğretmenlere yönelik bu taleplerin, 4+4+4 kesintili ve kademeli yeni eğitim sistemi, Milli Güvenlik Dersi’nin kaldırılması, din eğitim ve öğretimine ilişkin özgürlük alanının genişletilmesi, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberimizin Hayatı başta olmak üzere seçimlik ders sayısının artırılması, meslek liselerine yönelik katsayı dayatmasının sona erdirilmesi, yükseköğretimdeki başörtüsü yasağının sona erdirilmesi gibi son derece önemli ve millet iradesine dayanan reformların gerçekleştirildiği bir dönemde dahi karşılanmamış olmasını anlamakta zorluk çekiyoruz. İlme, irfana ve alime saygıyı esas alan bir medeniyetin devamı olan Türkiye’de, öğretmenlere, yürüttükleri kutsal mesleğin maddi karşılığının hakkıyla ödenmemesinin yanında manevi karşılığı olan saygı bile artık neredeyse çok görülmektedir. Hak ettiği saygıyı görmeyen öğretmenler; öğrencilerine, daha iyi bir gelecek, daha güçlü bir Türkiye, daha adil bir ülke hedefinde sorumluluk almaları gerektiğini nasıl anlatacak? Kendisi saygıya muhtaç hale getirilen öğretmenlerden, öğrencilerine ‘insana ve haklarına saygı duymayı’ ve ‘insan onurunu esas almayı’ öğretmeleri beklenmektedir. Biz, öğretmenliğin ne kadar yüce bir meslek olduğunu sadece 24 Kasımlarda haykıranlardan olmayacağız. Biz, öğretmenlerimizin hak ettiği saygıyı gördüğü ve her an yaşadığı bir Türkiye resmi oluşturuncaya kadar her zaman ve zeminde öğretmenin değerini haykırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
    “Öğretmenler yetersiz ve çalışmıyor” gibi yaklaşımları kabul etmelerinin mümkün olamayacağını ifade eden Şimşek, “Temennimiz, öğretmenlerin yeterliğini, fedakarlığını, diğergamlığını ve mensubu olduğu topluma hizmet etme aşkını bütün toplumun görmesidir. Tarihimiz, öğretmenlerin üstlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğini belgeleyen örneklerle doludur. Öğretmenlerimizin bu başarısının devam etmesi; maddi ve manevi olarak rahat olması, yaptığı işten haz duymaya devam etmesiyle yakından ilgilidir. Bütün bunları sağlayacak olan bizatihi siyasi iradedir. Bu girişten sonra, “Türkiye ve Dünyada Öğretmenlik: Retorik ve Pratik” raporumuzdan bazı başlıkları sizler aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.” Şeklinde konuştu.


    ÖĞRETMENLERİN SORUMLULUĞU ÇOK, KARAR YETKİSİ YOK
    Erzurum Eğitim Bir Sen 2 nolu şube Başkanı Zinnur Şimşek daha sonra şunları kaydetti; “Öğretmenlerin eğitime ilişkin en temel konularda bile karar yetkisi, ya sınırlı ya da hiç yoktur. Müfredatın belirlenmesi ve yenilenmesi, kitap seçimi, okul fonunun kullanılması, öğrencilerin sınıf tekrarı yapıp yapmayacağına karar verilmesi, disiplin kurallarının belirlenmesi gibi çok sayıda temel konuda öğretmenlerin görüşleri ya dikkate alınmamakta ya da çok az dikkate alınmaktadır.
    Birçok ülke gibi Türkiye’de de öğretmenlerin ciddi anlamda demoralize oldukları, umutsuzluğa kapıldıkları ve cesaretlerinin kırıldığı görülmektedir. Bu nedenle, öğretmenlerin motivasyonu gittikçe kırılganlaşmakta ve azalmaktadır. Öğretmenler, kendilerini eğitim reformu çalışmalarının öznesi değil nesnesi olarak görmektedir. Bu durum değişmeli, eğitim sistemindeki sorun alanları ve muhtemel reformlar, öğretmenlerin rehberliğinde belirlenmelidir.
    Öğretmenlerden daha az zamanda daha çok iş yapmaları beklenmektedir. Eğitim reformları dolayısıyla, öğretmenler ders dışında daha çok süre çalışmak zorunda kalmaktadır.
    2000’li yıllardan sonra, Türkiye’de öğretmen yetiştiren programların önemli bir kısmına ihtiyaç duyulan öğretmen sayısından daha fazla sayıda öğrenci kabul edilmektedir. Buna bağlı olarak, öğretim elemanı ve öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayıları, özellikle uygulama gerektiren diğer fakültelere kıyasla eğitim fakültelerinde oldukça yüksektir. Bazı bölümlerde ise ihtiyacı karşılayacak mezun bulunamamaktadır. İhtiyaç fazlası öğretmen yetiştiren fiziksel koşulları yetersiz eğitim fakültelerinin kalite sorunu, öğretmenlik mesleğinin tartışılmasına neden olmaktadır.
    İhtiyaç fazlası öğretmen yetiştirme nedeniyle, eğitim fakültesi mezunu öğretmen adaylarının önemli bir kısmı atanamamaktadır. Özellikle son beş yılda ataması yapılmayan öğretmen adayları sorunu kamuoyunda geniş yer bulmaktadır. Bu hususlar, son yıllarda öğretmenlik mesleğinin cazibesini yitirmesine neden olmaktadır. Öğretmenlik programlarının öğrenciler açısından cazibesini koruması için, arz ve talep dengesini sağlamaya yönelik çalışmalar sürdürülmelidir.


    ALAN SINAVI YAPILMALIDIR
    Türkiye’de öğretmenler istihdam edilirken, öğretmen adayları arasından seçim KPSS ile yapılmaktadır. KPSS, adayların genel kültür, genel yetenek ve eğitim bilimleri bilgisini ölçmektedir. Birçok ülkede öğretmenler atanırken ya da öğretmenlik lisansı alırken alan bilgisi sınavına girmektedir. Türkiye’de ise öğretmenler seçilirken herhangi bir alan sınavı yapılmamaktadır. Yapılan araştırmalar, öğretmen adaylarının kendi alanlarında sınav yapılmasına olumlu baktıklarını ortaya koymuştur. Bu çerçevede, öğretmenliğe atanmaya esas sınavda alan bilgisi de ölçülmelidir.
    Öğretmenler, toplum ve yönetim kademesinde saygınlık konusunda geleceğe dönük oldukça karamsardır. Öğretmenlerin çoğunluğu, MEB’in öğretmene yeterince değer vermediğini, maaşlarının yetersiz olduğunu ve mesleklerinin yeterince saygın olmadığını düşünmektedir. Bütün bu olumsuz tabloya rağmen, öğretmenlerin mesleki memnuniyetini artıracak adımlar atılmamıştır. Öğretmenlerin mesleki memnuniyetlerinin artırılmamasının uzun vadede eğitim sisteminde ciddi olumsuz sonuçları olacaktır. Öğretmenlerin eğitim sistemiyle yüksek motivasyonlu bir şekilde bütünleştirilebilmesi için, kendilerine anlamlı roller verilmeli ve alınacak kararlarda kendilerine danışılmalıdır.


    ÖĞRETMEN İSTİHDAMINDA İLAVE ÖDEMELERLE ADALET SAĞLANMALIDIR
    Türkiye’de, çok farklı istihdam usullerinin benimsenmiş olması ve son yıllarda çok sayıda genç öğretmenin mesleğe başlaması, öğretmenlere sunulan mesleki gelişim imkânlarının daha da artırılmasını ve öncelikli bir politika haline getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
    Türkiye’deki kalkınma farklarından dolayı, doğudan batıya doğru ve kırsaldan kente doğru bir hareketlilik yaşanmaktadır. Bu durumda, özellikle doğu ve güneydoğu illeri ile kırsal yerleşim yerlerinde sürekli bir öğretmen değişikliği ya da açığı yaşanmaktadır. Birçok gelişmiş ülke benzer sorunları aşmak için, coğrafi konuma veya bölgesel gelişmişlik düzeyine göre öğretmenlere farklı ücretler ödemektedir. Öğretmenlerin bölgeler arası ve kent-kırsal arasındaki dengesiz dağılımını gidermeye yönelik düzenlemeler yapılmalı, öğretmenlerin öğretmen istihdamında zorluk çekilen hizmet alanlarını tercih etmesi ve orada uzun süre kalmaları özendirilmelidir. Bu amaçla, öğretmenlerin maaşlarında hizmet ettikleri bölgelerin zorluk derecesine göre ilave ödeme yapılmasına imkan sağlayan kalemlere yer verilmelidir.


    GENÇ ÖĞRETMEN NÜFUSU AVANTAJA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR
    Türkiye’de 30 yaş ve altı öğretmen oranı yüzde 27, 40 yaş altı öğretmen oranı ise yüzde 69’dur. Türkiye, genç öğretmen oranı açısından diğer bütün OECD ülkelerinden çok daha avantajlı bir durumda görünmektedir.
    Türkiye’de öğretmen nüfusu diğer ülkelere oranla daha gençtir. Bunun en temel nedeni, Türkiye’de mevcut öğretmenlerin önemli bir kısmının son 10-15 yıllık sürede atanmasıdır. İlk bakışta, öğretmen nüfusunun genç olması tecrübe bağlamında olumsuz bir durum gibi yorumlanabilir. Ancak, genç öğretmen nüfusu birçok açıdan avantajlı bir durumdur. Pek çok çalışma, genç öğretmenlerin eğitimde değişim ve yeniliklere karşı daha açık, önyargısız ve hazır olduklarını göstermiştir.


    ÖĞRETMENLER EMEKLİ OLMAK İSTEMİYORLAR
    Türkiye’de emeklilik yaşı bugün itibariyle kadın öğretmenler için 58, erkek öğretmenler için ise 60 yaştır. Türkiye’de genel olarak öğretmenler süreyi doldurdukları halde (başta ek ödeme ve ek ders ücreti kaynaklı kayıplara bağlı olarak) fiilen çalıştıkları dönemdeki aylık gelirlerin büyük oranda düşmesi ve emekli maaşının son maaşlarının %60 seviyelerine inmesi nedeniyle emekli olmayı tercih edememektedir. Emeklilikteki maaş kaybı, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını tehdit edecek seviyeye ulaşmıştır. Bu doğrultuda öğretmenlerin ek göstergelerinin yükseltilmesi, ek ödemelerin ve ek ders ücretlerinin emekli maaşlarına yansıtılması yönündeki taleplerin uygulamaya dönüşmesi gerekmektedir.


    ÇALIŞMA HAYATINDA KADIN-KADIN EŞİTLİĞİNİN SAĞLANMASI İÇİN BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA SON VERİLMELİDİR
    Türkiye’de kadın öğretmen oranı, her düzeyde OECD ortalamalarının altındadır. Bunun temel nedenlerinden birisi genel olarak kadının işgücüne katılımının düşük olmasının yanında kamu sektöründe halen uygulanmakta olan başörtüsü yasağıdır. Başörtülü kadınlara uygulanan ayrımcılık nedeniyle kadınların nitelikli işgücü içerisinde yer alması, daha üniversite girişinde veya üniversitede engellenmiş ve bu barikatları aşanların ise görevlerine son verilmiştir. Temel bir insan hakkı ihlali olduğu tartışmasız olan kamuda başörtüsü ile çalışma yasağı bir an önce sonlandırılmalıdır.


    EK ÖDEMELER ARTIRILMALI, MAAŞLARDA İYİLEŞTİRME YAPILMALI
    Öğretmen maaşlarını karşılaştırırken ülke ekonomik şartları arasındaki farklılıkları göz önünde bulundurmak mecburidir. Bundan hareketle, uluslararası kıyaslamalarda, öğretmen maaşları satın-alma gücü paritesine dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm gerçekleştirildikten sonra Türkiye’de öğretmenlerin maaşları tüm kademelerde yaklaşık 23 bin dolar civarında iken satın alma paritesi dikkate alınmadığında ise 11 ila 15 bin dolar aralığında kalmaktadır. OECD ortalaması ise -kademe arttıkça maaşlar da artacak şekilde- 28 bin ile 31 bin dolar arasında değişmektedir. Türkiye’de öğretmen maaşlarını birçok OECD ülkesinin altındadır. Mesleğe yeni başlayan bir okul öncesi öğretmeninin Türkiye’de elde ettiği maaş OECD ortalamasından yüzde 17 daha düşüktür. Benzer şekilde yeni başlayan bir sınıf öğretmeninin aldığı maaş OECD ortalamasından yüzde 19 daha, bir lise öğretmeninin aldığı maaş ise OECD ortalamasından yüzde 21 daha düşüktür. 15 yıllık bir okul öncesi öğretmeni, sınıf öğretmeni ve lise öğretmeninin aldığı maaşlar aynı tecrübeye sahip öğretmenlerin OECD ortalamasından sırasıyla yüzde 32, yüzde 34 ve yüzde 38 daha düşüktür. Yani, Türkiye’de öğretmenler hem OECD ortalamasından daha düşük maaş almakta hem de tecrübeyle birlikte bu fark daha da artmaktadır. Türkiye’de öğretmen maaşları iyileştirilmeli ve tecrübenin maaşa etkisi yeniden düzenlenmelidir.
    2000-2010 yılları arası öğretmen maaşlarının gelişimine bakıldığında, bütün Avrupa ülkelerine kıyasla Türkiye, öğretmen maaşları en fazla iyileşme gösteren ülke olmakla birlikte bu durum Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında öğretmenlere en düşük maaş veren ülkeler arasında olması gerçeğini değiştirmemiştir. Türkiye’nin ekonomik büyümesinin öğretmen maaşlarına yansıtılması sonucunu doğuran bir artış ivedilikle yapılmalıdır.
    2011 yılında yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile diğer birçok kamu çalışanının maaşında önemli bir iyileştirme yapılırken, öğretmenlere yönelik bir iyileştirme yapılmamıştır. Öğretmenlerde mağduriyet algısı oluşturan bu düzenlemenin, öğretmenlerin taleplerini dikkate alacak şekilde yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.


    TÜRKİYE’DE ÖĞRETMENLER OECD ORTALAMASININ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR
    Öğretmenin iş yükü yalnızca öğretim saatine bakılarak değerlendirilmemelidir. Öğretmenlerin okulda bulunması gereken saat esas alındığında, Türkiye’de öğretmenlerin çalışma saati 1800 saat civarındadır ve OECD ortalamasının (1.678 saat) üzerindedir.
    Türkiye’de ortalama sınıf mevcudu birçok OECD ülkesine oranla daha yüksektir. Benzer şekilde, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, öğretmenlerin çalışma hayatlarını ve iş memnuniyetini doğrudan etkilemektedir. Türkiye’de ilköğretim kademesinde öğrenci/öğretmen oranının ortalaması OECD ortalamasından yüksektir. Hem ortalama sınıf mevcudu hem de öğretmen başına düşen öğrenci sayısı çalışma koşulu açısından değerlendirilecek olursa, Türkiye’de öğretmenlerin çalışma koşullarının (özellikle ders dışı çalışma koşullarının) diğer OECD ülkelerine göre daha zor olduğu söylenebilir.


    OECD ORTALAMASI BAZ ALINDIĞINDA TÜRKİYE’NİN ÖĞRETMEN İHTİYACI 285 BİNDİR
    Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı açısından OECD ortalamaları esas alınırsa, Türkiye’nin bu ortalamaları yakalaması için, ilköğretim düzeyinde yaklaşık 175 bin, ortaöğretim düzeyinde ise yaklaşık 110 bin olmak üzere toplam 285 bin yeni öğretmen istihdam etmesi gerekir. Türkiye’de zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılması ile birlikte, 2012 yılından itibaren ortaöğretimdeki toplam öğrenci sayısının ve dolayısıyla da öğretmen ihtiyacının artması beklenmektedir. Bu ihtiyacın dikkate alınarak Şubat’ta ve Ağustos’ta en az 100 bin öğretmen atanmalıdır. “
    “Türkiye ve Dünyada Öğretmenlik” raporu üzerinden öğretmenliğin ve öğretmenlerin durumunu ortaya koymaya çalıştıklarını dile getiren Şimşek, “Ancak eğitim sisteminin nitelikli bir hale gelmesi ve bireylere hak ettikleri düzeyde eğitim hizmeti sunması, sadece öğretmenlere yönelik çalışma ve iyileştirmelerle sağlanamaz. Eğitim sisteminin içerisinde görev alan bütün kamu görevlileri, bizim için eğitim çalışanı sıfatıyla önemlidir ve değerlidir. Bu nedenle öğretmen dışındaki eğitim çalışanlarının (hizmetlinin, memurun, şefin, güvenlik görevlisinin, mutemetin, saymanın, tekniker ve teknisyenin, şoförün, aşçının, şube müdürlerinin, mühendislerin, denetmenlerin, akademisyenlerin ve üniversite idari personelinin) hem mağduriyetlerini giderecek hem de haklı beklentilerini kazanıma dönüştürecek bir süreci başlatmak durumundayız. Bütün eğitim çalışanlarının sorunu çözülmedikçe, hak ettikleri maaş verilmedikçe, insan onuruyla bağdaşır çalışma şartlarına sahip olmadıkça eğitim sisteminde sürdürülebilir bir reform gerçekleştirmek hayaldir. Eğitim çalışanlarına beklentileri olan iyileştirmeleri yaparak bu hayali gerçeğe dönüştürmenin startı verilmelidir. Kutlamayacağımız öğretmenler gününe iki gün var, bütün eğitim çalışanlarının gün görmesini sağlayacak adımların acilen atılmasını bekliyoruz.” Dedi.

     

  • MHP-KÜÇÜKLER MEYDAN MUHAREBESİ DEVAM EDİYOR

    MHP İl Başkanı Zekai Kaya, Havuzbaşı’nda ki kent meydanı projesiyle ilgili eleştirilerini sürdürdü.
    Parti il binasında düzenlediği basın toplantısında konuşan MHP İl Başkanı Kaya, Büyükşehir Belediyesi’nce hazırlanan kent meydanı projesi kapsamında yıkılan Halk Eğitim Merkezi binasının insanların iş bulabilmelerine olanak sağlayan her türlü branşta kurslar ve sertifikalar verilerek istihdama katkıda bulunan, ildeki her topluluğun kullandığı bir salon bulunduran, tarihi ve kültürümüzü yaşatmak adına halk oyunlarından, el sanatlarına kadar birçok alanda faaliyet gösteren bir merkez olduğunu ifade eden MHP İl Başkanı Kaya, “Son basın açıklamamızda şimdiye kadar tamamlanmış olması gereken bu Kent Meydanı hakkında beyanatlarımız oldu. Her zaman olduğu gibi, gerçekleri su yüzüne çıkarmamızdan rahatsız olan Büyükşehir Belediye Başkanı, aynı rahatsızlığı duymuş olacak ki, kendi partisinin Danışma Meclis toplantısında yine yaptıklarını ak’larcasına cevap hakkını kullanmıştır. Sayın başkan hatalarını aklama adına arayışa girmek yerine, verdiği sözleri yoklaması daha dürüst bir davranış şekli olacaktır. Partisinin danışma meclis toplantısında yapmış olduğu konuşmada “Açıklama yaptığın yerde daha önce eski binalar vardı. Orayı biz meydan yaptık. Siz orada açıklama yaptınız. Orayı boş bulup açıklama yaptığınıza göre demek ki biz orayı o haliyle de meydana çevirmişiz" diye bir açıklamada bulunması, beceriksizliğine bahane uydurmaya çalıştığını göstermektedir” diye konuştu.
    Kaya, öte yandan yaşanan olumsuzluklar karşısında, ilde ki sivil toplum kuruluşları, dernekler ve örgütlerin duyarsız kalmasını da eleştirerek, “Şehrimizle alakalı sorunlar karşısında konuşması gerekenler acaba neden sus pus oturuyorlar” dedi.

  • HAVADA BOMBA PANİĞİ

    Onur Hava Yolları’nın Antalya-İstanbul seferini yapan yolcu uçağı, bir yolcunun “uçakta bomba var” demesi üzerine Atatürk Havalimanı’na acil iniş yaptı. Uçakta arama yapılırken, ihbarı yapan yolcu gözaltına alındı.

    Onur Haya Yolları’nın OHY 223 sefer sayılı Airbus 320 tipi yolcu uçağına Antalya’dan kalktıktan bir süre sonra bir yolcu “Uçakta bomba var” deyince panik yaşandı. Uçak İstanbul Atatürk Havalimanı’na acil iniş yaptı. Motor test denilen bölüme çekilen uçakta arama başlatıldı. Özel harekat polisleri ve bomba uzmanları aramalarını sürdürürken, uçağın etrafı emniyet şeridiyle kapatıldı. Uçaktaki bagajların aranması için de uçağa x-ray cihazları getirildi.

    Özel harekat polisleri, ihbarı yaptığı belirtilen yolcuyu uçakta gözaltına aldı. Uçaktan indirilen yolcu çoraplarına kadar didik didik arandı. Şüpheli yolcu, polisler tarafından götürülürken, “PKK’lılar için ölüm orucu tutuluyor şehitlerimiz için neden tutulmuyor? Bunun için yaptım” dedi.



  • ENİŞTESİNİ BIÇAKLA YARALADI

    Erzurum’un Yakutiye İlçesi Gölbaşı semtinde meydana gelen kavgada T.D.S. eniştesini bıçakla yaraladı.
    Edinilen bilgiye göre; Erzurum’un Yakutiye İlçesi Gölbaşı semtinde meydana gelen olayda bir süredir aralarında husumet bulunan M.K. ile eşinin kardeşi olan şüpheli T.D.S. konuşmak ve barışmak için bir araya geldiler. Eğlenmek için bir bara giden M.K. ile T.D.S. bar çıkışında evlerine gitmek üzere yola çıktıklarında aralarında yaşanan tartışma sonrası şüpheli T.D.S eniştesi olan M.K isimli şahsı 4 yerinden bıçakladı. Şüpheli eniştesinin bıçakla yaraladıktan sonra taksi ile hastaneye götürdü. M.K.’nın hayati tehlikesi bulunmadığı öğrenilirken, M.K kendisini bıçaklayan eşinin kardeşinden şikayetçi olmadı.

  • YENİŞEHİR'İN TAM ORTASINDA ÖNCE DAYAK SONRA BIÇAK

    Erzurum’un Palandöken İlçesi Yenişehir semtinde B.K. isimli şahıs dışarıya dolaşmak için çıktığı sırada tanımadığı kişiler tarafından bıçaklanarak darp edildi.
    Edinilen bilgiye göre; Erzurum’un Palandöken İlçesi Yenişehir semtinde B.K. isimli şahıs dışarıya dolaşmak için çıktığı sırada yanına tanımadığı şüpheli şahıslar geldi. Daha sonra B.K’nın yanına gelen şahıslardan biri B.K ya saldırdı. Kavganın büyümesi üzerine şüpheli şahıslardan biri cebinden çıkardığı bıçağı B.K’nın sağ kalçasına saplayarak kaçmaya başladılar. Bıçak darbesiyle yere yığılan B.K ambulansla hastaneye götürüldü. Polis şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

  • ERZURUM'DA YEĞENE CİNSEL SALDIRI

    Erzurum’da 17 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunan amca S.Y., tutuksuz yargılandığı Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismar’ suçundan 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
    Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, cinsel istismar olayı 21 Temmuz 2001 günü meydana geldi. Yakutiye kent merkezinde oturan 39 yaşındaki S.Y., misafir olarak kalan öz yeğeni olan 17 yaşındaki E.Y.’ye ‘gel birlikte sigara almaya gidelim’ teklifinde bulundu. Amca S.Y. bir süre otomobil ile gezdikten sonra, otomobilden aşağı inerek kaçmaya çalışan genç kızı kolundan tutarak arka koltuğa oturtup cinsel istismarda bulundu.
    Yeğenine cinsel saldırıda bulunan amca S.Y., “Kimseye bir şey söyleme” diyerek tehdit etti. E.Y.’nin yengesine, ağlayarak olayı anlatması üzerine birlikte Erzurum Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne giderek amcası hakkında suç duyurusunda bulundu.
    Mahkemede suçlamaları kabul etmeyen S.Y., “Bana iftira attılar. Ben yeğenime kesinlikle saldırıda bulunmadım. Bu çirkin suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Suçsuzum, beraatimi istiyorum” dedi.
    Mahkeme heyeti, mağdurun Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Kurumu’nun ‘beden ve ruh sağlığı’nın bozulduğu yönde raporu ve eylemi değerlendirerek, S.Y.’yi TCK’nın 103-1 maddesi kapsamında ‘Kişiyi hürriyetten yoksun bırakacak şekilde mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde’ cinsel istismar suçundan 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.
    Mahkeme tutuksuz yargılanan S.Y.’nin hükmen tutuklanmasına karar verdi. Tutuklanan amca Erzurum H Tipi Cezaevi’ne kondu.

  • ERZURUM’DA 104 KİLO ESRAR

    Erzurum polisinin yaptığı yol uygulamasında durdurulan iki otomobilden 104 kilo esrar maddesi ele geçirildi.
    Edinilen bilgiye göre, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerince Çat yolu üzerinde yapılan yol uygulamasında şüpheli görülen iki otomobil durduruldu. Otomobillerde yapılan aramada 104 kilo esrar maddesi ele geçirildi.
    Gözaltına alınan otomobil sürücüleri N.Ü. ile S.A.L., sorgulanmak üzere KOM Şubeye götürüldü.

  • ERZURUM YATIRIM HARİTASINDA

    Sanayi Bakanlığı 81 ilde yatırım alanlarını tek tek ortaya çıkardı.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü, önemli bir çalışmaya imza attı. 81 ilin tamamında sanayinin, üretimin son durumunu, ihtiyaçlarını ve hangi ilde hangi yatırımların yapılabileceğini belirledi. Çalışma özellikle bu yanıyla yatırımcılar için büyük önemde. Bakanlık çalışmasında ulaşılan tespitler, analizler, Mayıs 2012 tarihli "81 İl Durum Raporu"yla açıklandı. Sanayi Genel Müdürü Süfyan Emiroğlu, raporun önsözünde, çalışmayı şöyle anlatıyor: "Bu çalışma; Genel Müdürlüğümüz veri tabanında kaydı tutulan, Sanayi Sicil verileri, (Sanayi Sicil kaydı bulunan firmalar esas alınmıştır) il müdürlüklerimizden gelen bilgiler ile Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü ve Ekonomi Bakanlığı'ndan (Dış Ticaret Müsteşarlığı) alınan bilgiler doğrultusunda, tüm illerimizin yatırım ortamı ile ilgili gerekli değerlendirmeleri yapılarak hazırlanmış olup, girişimcilerimizin doğru karar almalarına yardımcı olacak tüm argümanların bir araya getirilmesine çalışılmış ve yapabilecekleri yatırımlar ortaya konulmuştur. Çalışmanın girişimcilerimize faydalı olacağını ümit ediyoruz."

    ERZURUM'UN HARİTADA Kİ ÜRÜNLERİ

    Tarımsal (bitkisel ve hayvansal) ürünlere dayalı gıda sanayi, içecek imalatı, un, yem, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, şeker, mobilya imalatı, saz, saman ve benzeri malzemelerden, örülerek yapılan eşyalar, kuyumculuk, Oltu taşı işlemeciliği

  • TONGÜÇ FİLİSTİN İÇİN "NAMUS MESELESİDİR" DEDİ

     

    Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, İsrail'in Gazze saldırısına ilişkin, "Filistin bütün İslam dünyası için namus meselesidir. Bir an önce Türkiye’nin liderliğinde kurulmuş D8’ler harekete geçirilerek İsrail hangi dilden anlıyorsa onun dilinden konuşarak bu konuya müdahale edilmesi gerekir” dedi.

    Partisinin Erzurum İl Teşkilatı binasında düzenlediği basın toplantısında konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Gazze saldırısının İslam dünyası için namus meselesi olduğunu kaydeden Tongüç, "İsrail yaklaşık 1 haftadır yine Filistin’in Gazze bölgesinde katliama girişti. Bu bölgede bir devlet terörü uygulayarak dünyanın gözlerinin içine baka baka yüzden fazla Filistinli kardeşimizin şehit olmasına ve bine yakın çoluk çocuk, kadın erkek demeden hiçbir ayrım yapmadan Hamaslı yöneticileri imha ediyoruz adı altında maalesef dünyanın en gelişmiş füzelerinin kullanarak büyük devlet katliamına girmiştir. Bu katliamın ortadan kaldırılması için harekete geçmesi beklenen ise ölenler Filistinli ve Müslümanlar olduğundan en ufak rahatsızlık bile duymuyor. Birleşmiş Milletler milli görüş hareketinin başladığı andan itibaren bu dünya kan ve gözyaşından başka bir şey vermiyor. Filistin bütün İslam dünyası için namus meselesidir. Oradaki İslam dünyasının durumu neyse bütün İslam dünyasının durumu da aynı noktadadır. Yani Filistin, İslam dünyasından uzak tutmak mümkün değildir. Bir an önce Türkiye’nin liderliğinde kurulmuş D8’ler harekete geçirilerek İsrail hangi dilden anlıyorsa onun dilinden konuşarak bu konuya müdahale edilmesi gerekir” dedi.
    Türkiye'de ekonomik olarak zor bir süreç yaşandığını dile getiren Tongüç, “Zam yapılması karşısında şikayette bulunan insanlarımıza karşı Başbakanımız zam yapmayalım da Yunanistan gibi mi olalım diye mühim bir söz ifade etti. Türkiye ekonomik anlamda yaşamış olduğu durum faize ödediği paralar ve yatırıma ayrılan paralara baktığımızda 2012 bütçesinde olduğu gibi 2013 bütçesi de maalesef faiz bütçesi olmaktan kendini kurtaramadı. Türkiye son 6 ay içerisinde elektriğe, doğal gaza ve petrole zam yaptı” diye konuştu.
    Yakın zamanda TBMM’den çıkan ve şu anda Cumhurbaşkanının önünde olan büyükşehirler yasası ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Tongüç, “İl mülkü sınırları, büyükşehir sınırları haline gelmiş olmaktadır. Büyükşehirlerin bünyesinde 16 olan büyükşehir sayısı 29’a yükseldi. Büyükşehirlerin yasasının uygulanmasıyla büyükşehirlerin kapsamında olan bütün köyler ortadan kalkmış olacak. Büyükşehirlerin bünyesinde nüfusları ne olursa olsun beldelerin tüzel kişilikleri ortadan kalkacak. İl özel idareleri de ortadan kalkmış olacak. Bu yasa sonrasında büyükşehirler bünyesinde olan bütün köylere hizmet etmek zorunda kalacak. Onu hangi bütçeyle yapacağı hususunda açıkladıkları yok. Bunu ya genel bütçeden yapacaklar ya da farklı yollar bulacaklar. Bu yasa çerçevesi içerisinde 5 yıl boyunca yapılan hizmetlerde köylerden bir şey alınmayacak. 5 yıl sonra yapılan hizmetlerin giderleri ise köylüden çıkacaktır” diye konuştu.
    İdam tartışmalarına da değinen Tongüç, şunları söyledi:
    “İdam konusunda hükümetin söylemden başka hiçbir adımı olmadı. Canı yananın bu konuyla ilgili olarak ciğeri kimin yandıysa onun hesabının ondan sorulmasını yani diyebilirim ki benim canım yandı onun da yansın veya ben affettim diyebilir veya da şu kadar bedelle affettim bu işi sineye çekiyorum diyebilir.”

     

  • ERZURUM ARZU EDİLEN YERDE DEĞİL

    Spor toto 3. Ligde mücadele eden Erzurum Büyükşehir Belediyespor hafta sonunda kendi saha ve seyircisi önünde ağırlayacağı Oyak Renaultspor maçına iddialı olarak hazırlanıyor.
    Ligde bugüne kadar oynadığı maçlarda topladığı 24 puanla altıncı sırada yer alan mavi beyazlılarda hedef ligin zirvesinde yer almak.
    Hazırlıklarını Teknik Direktör Taşkın Güngör nezaretinde sürdüren Erzurum Büyükşehir Belediyespor zorlu Oyak Renaultspor karşısında 3 puan alarak 3-4 basamak üst sıralara çıkma ihtimalini gerçekleştirmek istiyor.


    ERZURUM HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL
    Ligde henüz arzu edilen performansa sahip olmadıklarını ancak her geçen gün daha iyi bir duruma geldiklerini söyleyen Teknik Direktör Taşkın Güngör, Erzurum Büyükşehir Belediyespor taraftarlarına desteklerinden dolayı teşekkür etti. Erzurum’un önemli bir spor altyapısına sahip olduğunu ve hak ettiği yerin burası olmadığını ifade eden Güngör, hedeflerinin Erzurum Büyükşehir Belediyespor’u hak ettiği yere taşımak olduğunu kaydetti.


    OYAK RENAULT MAÇI ÖNEMLİ
    Erzurum Büyükşehir Belediyespor Sportif Direktörü Necdet Gümüşenek, Oyak Renaultspor maçının önemli olduğunu ve bu maçtan alınacak 3 puan ile ligde 3-4 basamak üst sıralara tırmanabileceklerini belirtti. İyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini anlatan Gümüşenek, “Erzurum önemli bir marka. Büyükşehir Belediyespor olarak sahip olduğumuz imkanlar rakiplerimizden çok daha üst düzeyde. Tesislerimiz maçlarımızı oynadığımız stadyumumuz bizim için önemli avantajlar. Özellikle büyükşehirlerde taraftarlarımızın yoğun desteği bizleri şampiyonluk yolunda avantajlı kılıyor.” Dedi.


    HERGEÇEN GÜN DAHA İYİYE GİDİYORUZ
    Yeni bir takım olunmasına rağmen her geçen gün daha iyi bir performans yakalandığını dile getiren Gümüşenek, “Şu an oturmuş bir kadroya sahibiz. Ara transfer öncesi acil bir ihtiyacımız görünmüyor. Ancak önümüzdeki süreçte alacağımız sonuçlara göre gerekli takviyeleri yapabiliriz. Hedefimiz ilk yarının son 5 maçımızı da kazanarak önemli bir avantaj yakalamak” diye konuştu.


    A2 LİGİNDE 2. YARI FARKLI OLACAK
    Gümüşenek öte yandan A2 liginde alınan sonuçların kimseyi hüsrana uğratmaması gerektiğini ifade ederek, “Bizim A2 liginde mücadele edeceğimiz son bir hafta içerisinde gerçekleşti. Bu süreçte kadromuzdan çok önemli oyuncularımız diğer takımlara transfer oldular. Oynadığımız ligde yer alan takımların büyük bir çoğunluğu süper lig ve Bank Asya liginde mücadele eden takımlar. Ancak ikinci yarıda çok daha iyi olacağımıza inanıyoruz. Yapılanma sürecinde doğru yoldayız. Lig öncesi bir kamp programımız olmadı. Ancak ikinci yarıda durum çok daha farklı olacak.” Şeklinde konuştu.

  • TÜRK DÜNYASI'NIN BÜYÜK ROMANCISI DAĞCI ANILDI

     

    Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü tarafından düzenlenen panelle Büyük Türk Romancısı Cengiz Dağcı, ölümünün birinci yıldönümünde anıldı.

    Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Törenek, Prof. Dr. Erdoğan Erbay, Doç. Dr. Sedat Adıgüzel ve Doç. Dr. Gülhan Atnur ünlü romancının sanatını ve yapıtlarını ele alarak değerlendirdiler. Paneli, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilaver Düzgün, öğretim üyeleri ve öğrenciler dinledi.


    CENGİZ DAĞCI KİMDİR?
    Cengiz Dağcı, (1919-2011) Kırım Tatar roman yazarıdır. Cengiz Dağcı Türkiye`ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye Türkçesi ile yazmış, kitaplarının ilk redaksiyonunu da şair Ziya Osman Saba yapmıştır. Türkiye`de yayınlanan eserleri sayesinde Türkiye`de birçok insan Kırım’ı ve Kırım Tatarları`nın yaşantılarını ve çektikleri zulümleri ve sürgün yıllarını öğrenmiştir.
    Eserlerinden bazıları: Korkunç Yıllar (1956), Yurdunu Kaybeden Adam (1957), Onlar da İnsandı (1958), Ölüm ve Korku Günleri (1962), O Topraklar Bizimdi (1966), Dönüş (1968), Genç Temuçin (1969), Badem Dalına Asılı Bebekler (1970), Üşüyen Sokak (1972), Anneme Mektuplar (1988), Benim Gibi Biri (1988), Yoldaşlar (1991), Biz Beraber Geçtik Bu Yolu (1996).. Rüyalarda Ana ve Küçük Alimcan (Bir Kırım Öyküsü)

     

  • EŞİMİ KESİP ÖLDÜRDÜM PİŞMANIM

    Antalya’nın Alanya ilçesinde, 29 yaşındaki üç aylık hamile olan Sevilay Cevkiroğlu'nu boğazını keserek öldüren cinayet zanlısı H.S.(28), verdiği ifadesinde pişman olduğunu söyledi

    Gazipaşa İlçesinde Adana'ya kaçmak için bindiği otobüste yakalanan H.S, Alanya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği'nde sorgulandı. H.S, polise verdiği ifadesinde cinayet anını soğukkanlılıkla anlattı.

    H.S.'nin ifadesinde, “Ben o binanın çatı izolasyonunda çalıştım.Yeni evli ve kocasının kuyumcu olduğunu biliyordum. Eve hırsızlık için gitmiştim ama kadının evde olduğunu bilmiyordum. Kapıyı kontrol için çaldım. Kadın kapıyı açtı. Kendisine izolasyon kontrolü için geldiğimi söyledim. O da kocasını cep telefonu ile aradı ve sonra telefonu kapattı.

    Telefonu kapatınca ben de zor kullanarak içeri girdim. Boğazına sarıldım bu sırada direndi. Bıçakla tehdit edecektim ama yanlışlık ve bir anlık refleksle bıçağı boğazına sapladı. Sırtını dönüp kaçmak istediği sırada bir kez daha sapladım. Ardından yatak odasından altınları alarak kaçtım" dediği öğrenildi.

    Polise pişman olduğunu söyleyen zanlının adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

    S

    ON NEFESİNİ DİNLETTİ BİLGİSİ DOĞRU DEĞİL

    Polis yetkilileri, haberlerde yer alan zanlının genç kadının 'kocasını telefonla arayarak son nefesini dinledi' şeklindeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

  • ERZURUM'DA SOYMADIK KAMYON BIRAKMAMIŞ

    Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince son günlerde muhtelif semtlerde park halindeki kamyonlardan hırsızlık yapan şüpheli yapılan operasyonla kıskıvrak yakalandı.
    Edinilen bilgiye göre, son günlerde, Murat Paşa Mahallesi Bosna Caddesi Ebu İshak Kültür ve Hizmet Derneği Aşevi önünden, Aşağı Köşk Mahallesi Sabunhane Caddesi üzerinde, İstasyon Mahallesi Küme Evler önü Zirve Düğün Salonu arkasında geceleyin park halinde ki kamyondan hırsızlık olayı şüphelisi S.V. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğine bağlı ekiplerce yakalandı. Polis olayla ilgili yaptığı araştırmada kamyondan hırsızlık olaylarında ayrıca Hırsızlık malını satın alan B.A. isimli şahsı da gözaltına aldı.
    Yakalanan iki şüpheli emniyette alınan ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • ERZURUM'UN EN İYİ SLOGANINI ONLAR BULDU

    Oltu Şehitler İlköğretim Okulu öğrencileri İl genelinde düzenlenen diyabet konulu slagon yarışmasında İlköğretim okulları arasında İl birinci oldu.
    Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa düzenledikleri diyabet konulu slogan yarışmasında Oltu Şehitler ilköğretim okulu dördüncü sınıf öğrencilerinden Buğra Kağan Atar, (Bana bir şey olmaz deme, Şekerini Ölçtür Diyabete yenilme) sloganı ile ilköğretim okulları arasında İl birincisi olurken Yusuf Okçin ise (Her şeyin Fazlası Zarar, Fazla Şeker Başına İş Açar) sloganıyla il üçüncüsü oldu.
    Şehitler İlköğretim Okulu Müdürü Salih Yeşilyurt, öğrencilerinin gösterdikleri başarıdan dolayı öğrencilerini kutladığını belirterek, “Öğrencilerimizi yetiştiren başta sınıf öğretmeni Sinan Yıldırım ve emeği geçen bütün öğretmenlerimi kutluyorum” dedi.
    Yarışmada birinci olan Buğra Kağan Atar ve üçüncü olan Yusuf Okçin okul arkadaşlarının ilgi odağı olurken bir anda okulun gözdeleri oldular.

  • FENERBAHÇELİ MÜJDAT ERZURUM'DA SAHAYA ÇIKTI

     

    Erzurum Emniyet Müdürlüğü'nün maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarına yönelik düzenlediği “Futbol Okulu Projesi”nin ikinci etabı başladı. Fenerbahçe'de uzun yıllar futbol oynayan ve kaptanlık yapan Müjdat Yetkiner de proje kapsamında çocuklar için sahaya çıktı.

    Erzurum Emniyet Müdürü Halit Turgut Yıldız, Palandöken semtinde bir halı sahada düzenlenen projenin açılışında yaptığı konuşmada, projelerinin Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve TFF tarafından desteklendiğini söyledi. Proje kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarının seçildiğini ifade eden Yıldız, bir ay sürecek projeye 100 çocuğun katıldığını belirterek, şöyle devam etti:
    “Öncelikle suç işleme ve suç önleme olaylarının bir birimi olarak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı korumak amacıyla başlattığımız projeyle, hem onların zihinsel ve fiziksel gelişimlerine yardımcı olmak hem de suç ve suçlardan uzak tutmayı hedefliyoruz. Hepimizin malumu futbol spor branşları içinde hitap ettiği kitle açısından dünyada en çok tercih edilen spor branşıdır. Erzurum'daki gençlerimizin arasında da en ilgi çekici ve öndedir. Bu nedenle biz Erzurum'da 12-15 yaş grubu çocuklarımızı sokaktan ve sokağın tehlikelerinden uzak tutmak için bu projeyi başlattık.”
    Çocuklara karşı mücadele eden eski milli futbolcu Müjdat Yetkiner, 10 yıl sonra top oynadığını belirterek, maç sırasında çocukluk günlerini hatırladığını ve duygulu anlar yaşadığını söyledi. Erzurum'a 25 yıl sonra geldiğini anlatan Müjdat Yetkiner, Futbol Okulu Projesi'nin Türkiye'ye yayılması gerektiğini ifade ederek, "Böylesi güzel bir sosyal projenin içinde olmak beni çok mutlu etti. Bu proje sadece Erzurum'a ait olmamalı. Diğer şehirlerde de proje kapsamında ligler kurulup şampiyona yapılmalı. Böyle olursa resmi maç statüsüne girer. Çocuğun ne olduğunu biliyorum. Ben de sokaklardan büyüyerek geldim ve aile sahibi oldum. Ben de çocukken böyle oynadım. Ama onların bir sahaları ve suni çimleri var. Ben mahalle arasında, yağmur, çamur, toz toprakta patlak toplarla oynadım. Taşlardan kale yaptım. Formamız, şortumuz yoktu. Maç sonrası ise kaldırıma oturup değerlendirme yapardık. Bu çocuklar şanslılar çünkü bizim yaşadığımız yoksulluğu yaşamıyorlar. Onlara sahip çıkanlar var" diye konuştu.
    Projeye destek veren kurum amirleri, çocuklar ve eski futbolcu Müjdat Yetkiner'in yaptığı ilk karşılaşmanın ardından çocuklara katılım belgesi verildi.

     

  • NEMUTLU DAVASI TARTIŞMALARLA BAŞLADI

    MİLLİ KAYAKÇI ASLI NEMUTLU'NUN ÖLÜMÜ İLE İLGİLİ DAVA (3)

    Milli Kayakçı Aslı Nemutlu’nun ölümü ile ilgili davanın ilk duruşması yapıldı.
    Erzurum Konaklı Kayak Merkezi’nde antrenman yaptığı sırada düşerek hayatını kaybeden Milli Kayakçı Aslı Nemutlu'nun ölümü ile ilgili davanın görülmesine başlandı. Tutuksuz sanıklar Kayak Federasyonu (TKF) Başkanı Özer Ayık, antrenörler Fidan Kırbaç Özbakır, Recep Süleyman Dilik ve Kayak İl Temsilcisi Nevzat Bayraktar, 'taksirle ölüme neden olma' suçundan Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.
    Aslı Nemutlu'nun annesi Ayşe Elerman Nemutlu ile babası Ahmet Metin Nemutlu'nun avukatları ile birlikte katıldığı ilk duruşmada, Kayak Federasyonu'ndan sporcu, hoca ve yöneticiler de hazır bulundu. Saat 14.00'te başlayan duruşmada ilk olarak Kayak Federasyonu Başkanı Özer Ayık, savunma yaptı.
    Dünyadaki tüm kayak merkezlerinden fotoğraflar gösteren Ayık, kar perdelerinin önüne ağ çekilmesi halinde karı tutmanın olanaksız olduğunu belirterek, "Olayın meydana geldiği gün ben görevli olarak Avusturya’daydım. Benimle nasıl bir bağlantı kurulduğunu anlamakta güçlük çekiyorum. Palandöken ve Konaklı 'da 200 kilometre uzunluğundaki pistlere sahibiz. Bunlara ağ çekecek olursak, 400 kilometre ağ çekmek gerekir. Bu da devlete külfet getirir. Hiçbir sporcunun iki tarafı ağla çekilmiş bir pistte kayacağını düşünemiyorum" diye konuştu.


    “FATİH TERİM’İN YERİNE AYKUT KOCAMAN…”
    Ayık'ın avukatı Asım Kılıç, "Özer Ayık'ın sanık olarak gösterilen antrenörlerden sorumlu tutulmaması gerekir. Nasıl Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Galatasaray’a -Fatih Terim’den vazgeç, Aykut Kocaman’la çalış- diyemezse, Aslı'nın kulübüne de Recep ve Fidan'dan vazgeçmelerini isteyemez" dedi.
    Olaydan sorumlu tutulmamasını isteyen Nevzat Bayraktar ise, Kayak İl Temsilciliğini 2003'ten beri fahri olarak yaptığını gelir elde etmediğini söyledi.


    “BAŞKA KAPIYA GİRDİ, BEN DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRMEDİM”
    Aslı'nın antrenörlüğünü yapan Uludağ Spor Kulübü Antrenörü Fidan Kırbaç Özbakır ise, 20 yıldan beri sporcu yetiştirdiğini belirtti. Aslı ile 4 yıl çalıştığını anlatan Özbakır, şunları söyledi:
    "Aslı antrenman yaparken, 9 yaşındaki oğlum da o pistte serbest kayıyordu. Bize verilen pistte ve saatte Erzurum Kayak Kulübü antrenman yapıyordu. Büyük slalom kapılarını yaparak antrenmana başladılar. Pistte iki kulübün saat 10.00'da aynı anda çalışmasını tehlikeli bulduğumuz için terk etmelerini bildirdik. Onlar yapmaya devam etti, bizim antrenman ise 11.30'a ertelendi. Sporcularımıza antrenmanın ertelendiğini söyledik. Aslı'nın Süper G kayaklarını almak için havalimanına gittiği için geç geldi. Aslı, kayaklarının ayaklarına uymadığını ve ayarlanması gerektiğini söyledi. Ayağında büyük slalom kayakları vardı, ısınmasını söyledim. Diğer kayakları ise aşağıya bırakmasını ve hocasının ayarlayacağını ifade ettim. Aslı önce serbest şekilde kaydı, ikinci kez kayarken, Erzurum Kayak Kulübünün antrenman yaptığı büyük slalom kapısına girdi. Olayı ben görmedim, dengesini kaybederek düşüyor. Kusurumun olduğunu düşünmüyorum, suçsuzum. Kar perdelerinin tehlike oluşturacağını düşünmüyorum. Çünkü, biz bu şekilde kayıyoruz. Aslı, 2008'de tahta perdeler arasında kayarken bu fotoğrafı çekilmiş."
    Antrenör Recep Süleyman Dilik de, Aslı'nın ikinci kez kayarken Erzurum Kayak Kulübü'nün kapısından geçtiğini bildirdi. Aslı’nın kayağının kenar kapması sonucu dengesini yitirdiğini anımsatan Dilik, sporcunun kar perdelerine çarptığını belirtti.


    "SORUYORUM SİZLERE NEDEN SEDYELİ KAR MOTURU YOKTU"
    Anne Ayşe Elerman Nemutlu, kızı Aslı'nın 2004'ten beri TKF'nin lisanslı sporcusu olduğunu, 2006'dan bu yana da milli takımda yer aldığını anımsattı. Kızının ölümündeki tek nedenin kar perdeleri önündeki koruyucu ağların bulunmamasına bağlayan Nemutlu, Federasyon Başkanı Ayık'ı eleştirdi. Ayrıca ambulans, sağlık ekibinin de bulunmamasını eleştiren Nemutlu, antrenman yapılan pistlerin hem uzunluk hem de genişlik bakımından yetersiz olduğunu iddia etti. Dar olan pistte birden fazla kulübün antrenman yaptırılmasını sakıncalı anne Ayşe Elerman Nemutlu, şöyle konuştu:
    "Aslı'nın ölüm nedeni, yanlış kayması veya kaymayı bilmemesi değil. Keşke kızım yerde sürünseydi, ölmezdi. Aslı, sürüklenmeden direkt kar perdelerine çarptı. Kayaklarının çıktığını söylüyorlar ama ikisi de ayağındaymış. Kar perdeleri olmasaydı, kızım ölmeyecekti. Kızımın ölümünden sorumlu olanlardan davacıyım. Özer Ayık, her ne kadar sorumluluğu almasa da o pistlerin sorumlusu Türkiye Kayak Federasyonu'dur. Yabancı ülkelerde kazadan hemen sonra hava ambulansı indiriliyor. Sağlık görevlisi boyunduruk takarak sporcuyu ambulansa alıyor. Bırakın burada hava ambulansını, sedyeli kar motoru bile yok. 25 dakika ambulansın gelmesi bekleniyor. Çocuğumu kucaklarda taşımışlar. Taşıyanlara teşekkür ediyorum."


    “HİÇ BİR ŞEY KIZIMI GERİ GETİREMEZ”
    Aslı'nın babası Ahmet Metin Nemutlu, kuralların ve yönetmeliklerin laf olsun diye yapıldığını, uygulanmadığını iddia etti. Nemutlu, Aslı'nın ölümünden sonra bazı olumsuzlukların düzelmesini beklediklerini, örneğin Bursa'daki yarışlarda ağaçlara sünger yatak bağlayarak komik önlemler alındığını söyledi. Ahmet Nemutlu, "Ancak hiç bir şey kızımı geri getiremez. İhmali olan kişi ve kuruluşlardan şikayetçiyim" dedi.
    Sanıkların tutuksuz yargılandığı ve 4 saat süren duruşma, 5 Şubat 2013 tarihine ertelendi.


    ADLİYE ÇIKIŞI GÖZYAŞI
    Duruşma bitiminde adliye den çıkan baba Ahmet Metin Nemutlu, "İnşallah yargı sonunda doğru kararı kusurlular ve hatası olan kişiler cezayı alır. Biz de rahat ederiz. Aile olarak kendimizi rahat ettirecek başka husus kalmadı. Her şeyin bir miladı olmalı. İnşallah bu milat olur" diye konuştu.
    Ayşe Elerman Nemutlu da, "Amacımız, kayak sporunun daha sağlıklı bir ortamda devam etmesi. Sorumlu kişiler sorumluluklarını kabul etmedikleri için sorumsuzluk suçu getirdi. İnşallah eşimin de söylediği gibi gerçek suçlular cezasını alır ve en önemlisi kayak sporunda gerekli önlemlerin alınması için bir hareket başlar. 12 Ocak'ta bir sene olacak. Hâlâ yapılan en ufak bir hareket yok" dedi.


    “NEDEN SANIK OLDUM, ANLAMIŞ DEĞİLİM”
    Adliye sarayı önünde açıklamada bulunan Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Özer Ayık, "Acısını bizimde yaşadığımız bu olayda keşke hiç böyle bir olay yaşanmasaydı. Bu acılar çekilmeseydi. Böyle mahkeme önlerinde kayağı konuşmak durumunda kalmasaydık. Kızımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Bu üzüntüler bu acıyı daha da kat ve kat artırıyor. Fakat anlamakta da zorluk çekiyorum. Niye mahkemede sanık sıfatıyla ifade veriyorum? Hangi kanuna, hangi yönetmeliğe, hangi talimata aykırı davranmaktan yargılanıyorum? Tüm camiamız bunu anlamakta güçlük çekiyor. Ama hukukun üstünlüğüne de inancımız, güvencemiz sonsuz. Mahkeme sürecinde adaletin bizim lehimize çünkü haklının ve hakkın lehine sonuçlanacağını da ümit ediyorum" dedi.


    OLAY
    Konaklı’da 13- 15 Ocak günleri yapılacak olan Alp Disiplini 1. Etap Yarışmasına katılmak için İstanbul’dan Erzurum’a gelen Milli Kayakçı Aslı Nemutlu, 12 Ocak 2012 tarihinde Bayanlar Süper G pistinde antrenman yaparken kayağının ayağından çıkması sonucu tahta perdelere çarpmış ve 17 yaşında hayatını kaybetmişti. Kazayı aydınlatmak için soruşturma başlatan Cumhuriyet Savcılığı, Atatürk Üniversitesi Üniversitesi Beden Eğitim ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Spor Sağlık Bilimleri Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Kıyıcı ve aynı okuldan Yrd. Doç. Dr. Orcan Mızrak’ı bilirkişi olarak atamıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü Müfettişliğince düzenlenen rapora da yer veren Cumhuriyet Savcısı Hasan Dalak’ın hazırladığı iddianame, 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesinde kabul edilmişti.


    2- 6 YIL ARASINDA HAPİS İSTEMİ
    Hazırlanan 22 sayfalık iddianamede, müşteki olarak Aslı’nın annesi Ayşe Elerman Nemutlu ile babası Ahmet Metin Nemutlu yer aldı. ’Şüpheli’ olarak ilk sırada antrenör Recep Süleyman Dilik, ardından TKF Başkanı Özer Ayık, ardından antrenör Fidan Kırbaç Özbakır, Kayak İl Temsilcisi Nevzat Bayraktar yer almıştı. Tüm şüpheliler için ayrı ayrı olarak TCK’nın 85/1’inci maddesi uyarınca ’taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemi ile dava açılmıştı.

  • ERZURUM'DA 10 GÜNDE 217 BİN PAKET KAÇAK SİGARA

     

    Erzurum Köprüköy İlçe Emniyet Amirliği ekiplerince son 10 gün içerisinde yapılan 16 ayrı operasyonda 217 bin 483 paket kaçak sigara ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, Köprüköy İlçe Emniyet Amirliği ekiplerince son 10 gün içerisinde yapılan operasyonlarda 16 ayrı operasyonda toplam 217 bin 483 paket kaçak sigara yakalandı. Operasyon kapsamında 17 kişi hakkında yasal işlem yapıldı. Kaçak sigaralar muhafaza altına alınırken, gözaltına alınan 17 şüpheli savcılık talimatıyla ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.
    Köprüköy ilçe Emniyet müdürlüğü ekiplerince ayrıca gerçekleştirilen kablo hırsızlığına yönelik operasyonda ise 5 bin metre kablo ele geçirildi. 3 şüphelinin gözaltına alındığı kablo hırsızlığı olayı ile ilgili yapılan tahkikatta şüphelilerin son iki ay içerisinde Tekman İlçesine bağlı 8 ayrı köyde yaşanan kablo hırsızlığı olaylarını gerçekleştirdiği belirlendi.
    Yapılan operasyon sonucu çok sayıda kablo ile birlikte kablo kesmeye yarayan makas ve direklere tırmanmakta kullanılan “ayakça” olarak tabir edilen aletler ele geçirildi.
    Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

     

  • HAMİLE KADINININ BOĞAZINI KESTİ

    Olay, Şekerhane Mahallesi Yaylayolu Caddesi'nde bir apartmanın 5'nci katındaki 10 numaralı dairede meydana geldi. Geçen 13 Aralık günü Tahir Cevkiroğlu ile dünya evine giren Sevilay Cevkiroğlu (29), evde yalnız olduğu sırada kapısı çalındı. Kapıyı açan Sevilay Cevkiroğlu'nun boğazı kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından bıçakla iki yerinden kesildi.

    Genç kadın kanlar içinde yere yığılırken, hırsızlık zanlısı evden aldığı altın takı seti ile kayıplara karıştı. Kendi imkanlarıyla merdivenlerden inen ve çığlıklar atan Cevkiroğlu, komşularının yardımıyla özel otomobille kaldırıldığı Özel Hayat Hastanesi'nde ameliyata alındı. Kadın yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Talihsiz kadının cenazesi savcılık talimatıyla otopsi yapılmak üzere Alanya Belediyesi Mezarlığı morguna kaldırıldı.
    Polis ve savcılık cinayetle ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.



  • ERZURUM'DA NAMAZDA SOYDULAR

    Erzurum’un Yakutiye İlçesinin Gölbaşı semtinde namaz kılmak camiye giden şahsın ceketi çalındı.
    Edinilen bilgiye göre Erzurum’un Yakutiye İlçesi Gölbaşı semtinde bulunan Kavak Cami’inde meydana gelen olayda yatsı namazını kılmak için camiye giren K.B. caminin sıcak olmasından dolayı ceketini çıkararak duvardan astı. Namazını bitirdikten sonra duvardaki ceketini almak isteyen yaşlı vatandaş ceketinin duvarda olmadığını fark etti.
    Büyük bir şoy yaşayan K.B. ceketinde kendisine ait banka kartları,nüfus cüzdanı ve babasından kalan bronz istiklal madalyası olduğunu söyledi.
    Polis olayla ilgili olarak tahkikat başlattı.

  • ERZURUM'DA ZEYTİN ÇALDILAR

    Erzurum’un Yakutiye ilçesi Gürcü kapı semtinde işyerine giren hırsızlar 4 milyar tutarında 50 teneke zeytinı çaldılar.
    Edinilen bilgiye göre, Erzurum’un Yakutiye ilçesinin Gürcükapı semtinde S.E isimli şahıs sabah saat 10.00 sıralarında iş yerini açmak için dükkanına geldiğinde işyerinin kapısındaki asma kilidin kırılmış olduğunu ve kapının zorlanarak açıldığını fark etti. Durumun polise bildirilmesinin ardından işyerinde incelemelerde 4 milyar tutarında toplam 50 teneke zeytinin çalındığı belirlendi.
    Polis hırsızların yakalanması için çalışma başlattı.

  • ERZURUM'DA ADALET DAĞITANLARA ADALET İSTEDİLER

     

    Erzurum Türk Büro-Sen Erzurum Şubesi üyeleri, adalet çalışanlarına gereken önemin verilmediğini belirterek, “Adalet çalışanları herkese adalet dağıtırken, kendileri içinde adalet” istediler.
    Havuzbaşı’nda basın açıklaması yapan Türk Büro-Sen Şube Başkanı Gani Harmandar, “Adalet çalışanları bir yandan ağır iş yükü altında ezilirken, diğer yandan da kazanılmış haklarının birer birer ellerinden alınıyor. Adalet çalışanları bu ülkede en zor şartlar altında çalışan kamu personelidir. Maalesef en çok hakkı yenen hor görünen kesimde bu kesimdir. 4483 sayılı yasanın içine alınmak, hakim ve savcıların iki dudağı arasından kurtulmak ve adalet teşkilatında var olan kast sisteminin kaldırılmasını istiyorlar. Daha da önemlisi hür iradeyle hizmet vermek istiyorlar. Sözün özü; herkese adalet dağıtırken kendileri için de adalet istiyorlar.” Dedi,
    Adalet çalışanlarının nöbet ücretlerinin, havuz paralarının kaldırılmasının ardından şimdide nüfusu 200 binin üzerindeki illerde çalışanlara, ulaşım için ödenen bilet yardımlarının kaldırılması gündeme geldiğini söyleyen Harmandar, “Adalet çalışanlarının bu mağduriyetlerinin giderilmemesi durumunda iş bırakma dahil olmak üzere, her türlü demokratik tepkimizi koyacağımızı, yaşanacak olumsuzlukların sorumluluğunun adalet çalışanlarına bu haksızlıkları reva gören yöneticilerin olacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz.”diye konuştu.

     

  • BU BİNA İÇİN SON KEZ SÜRE VERİLDİ

     

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Kültür Merkezi Müdürlüğü’ne ait Havuzbaşı’ndaki binanın yıkımı için son kez süre verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Hasan Mazlumoğlu’nun ricası ve taahhüdü üzerine Kültür Merkezi Müdürlüğü binasının yıkımını 20 gün daha erteledi.

    Kurban bayramından hemen sonra boşaltılması yönünde daha önce İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne süre tanınan Kültür Merkezi Müdürlüğü binası için bugün harekete geçildi. Tahliye için verilen sürenin sona ermesi dolayısıyla binaya gelen yıkım ekipleri, İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Hasan Mazlumoğlu’nun ek süre talebiyle karşılaştı. Mazlumoğlu, telefonla görüştüğü Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’den binayı boşaltmak için bir aylık ek süre istedi. Görüşmede söz konusu binanın kamulaştırıldığını ve bedelinin dahi ödendiğinin altını çizen Küçükler, kuruma daha önce zaten süre tanındığını ve bu sürenin sona erdiğini hatırlattı. Mazlumoğlu ise, Kültür Merkezi Müdürlüğü binasının yıkımıyla ilgili sürecin tüm sorumluluğunun bundan böyle kendisine ait olduğunu vurgulayarak, tanınacak ek sürenin sonunda binanın kesinlikle tahliye edilmiş olacağı sözünü verdi. Başkan Küçükler de, Mazlumoğlu’nun bu taahhüdü üzerine binanın tahliyesi için 20 günlük ek süre tanıdı.

     

  • ERZURUM'DA SARHOŞ DAYAĞI

    Erzurum’un Gürcü kapı semtinde sarhoş koca eşini darp etti.

    Edinilen bilgiye göre; Erzurum’un Gürcü kapı semtinde Ö.T isimli şahsın sürekli alkol alarak eşi N.T. yi darp ettiği öne sürüldü. Şüpheli şahsın önceki gün akşam aşırı derecede alkol alıp eve gelmesiyle evde tartışma çıktı. Çıkan tartışma sonucunda şüpheli şahıs eşine hakaret ederek dövdü. Şüphelinin eşini dövmesi sonrasında kadının çeşitli yerlerinden hafif yaralanmalar meydana geldi. Kadının polise şikayeti üzerine polis olay yerine gelerek şüpheli şahsı gözaltına aldı.

  • ACUN YARIŞMACIYI KOVDU(izle)

    O Ses Türkiye yarışmasında dün akşam oldukça ilginç sahneler yaşandı . Acun Ilıcalı, yarışmacının saygısızlık sınırlarını hayli aşan tavırları nedeniyle kibarca sahneden kovdu.

    video
  • SÜPER LOTO REKORA KOŞUYOR

    8. kez devreden Süper Loto'da büyük ikramiyenin bu haftaki çekilişte 22 milyon lira olması bekleniyor.

    Perşembe günü yapılacak çekilişte 20 milyon lirayı aşması beklenen Süper Loto ikramiyesinin, yılbaşındaki Milli Piyangon'un vereceği 45 milyonun yarısına ulaşması şansını talih oyunlarında deneyen vatandaşları heyecanlandırıyor.

    Geçen hafta yapılan çekilişte 14 milyon 705 bin 286 TL'nin devrettiği Süper Loto, Perşembe günü çekilecek. Süper Loto'da 6 bilenlere dağıtılacak ikramiyenin bu hafta 22 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

    Süper Loto'nun 15 Kasım Perşembe günü yapılan çekilişinde 6 bilen çıkmayınca 14 milyon 705 bin 286 TL devretmiş, 8. kez devreden oyunda, 5 bilen 215 kişi 5 bin 908 TL 95'er kuruş, 4 bilen 13 bin 651 kişi 99 TL 95'er kuruş, 3 bilen 296 bin 206 kişi 7 TL 95'er kuruş ikramiye almıştı.

    Perşembe günü yapılacak çekiliş, büyük ilgi görürken, çekilişe sayılı günler kala vatandaşların bayiler önünde kuyruklar oluşturması bekleniyor.

  • ERZURUMLU ASKERE BÖYLE GİDİYOR DAVUL ZURNA VE BAYRAK İLE

     

    Erzurum’un Oltu ilçesinde 4 tertip olarak askere giden gençler davul, zurna eşliğinde çekilen halayla askere uğurlandı.

    Vatani görevlerini yapmak üzere askere gidecek olan gençlere Oltu Kalesi meydanında uğurlama programı düzenlendi. Davul, zurna eşliğinde bol bol halay çeken gençler, doyasıya eğlendi.
    “Bu vatan için canımızı seve seve feda ederiz” diyen Oltulu asker adayları, “Hayırlısıyla askere gidip inşallah sağ salim geri döneceğiz” dediler.
    Askere gidecek olan gençlerin yakınları da “En büyük asker bizim asker” sloganlarıyla askerlerini uğurladı.

     

  • KÜÇÜK FEYZULLAH VE MUSTAFA'NIN BÜYÜK EYLEMİ

     

    Erzurum’un Oltu ilçesinde ayakkabı boyacılığı yapan 8. Sınıf öğrencisi Mustafa Şenocak ve Feyzullah Aslan, mavi kapak toplayarak engellilere yardımcı olmaya çalışıyor.

    8. sınıf öğrencilerinden Mustafa Şenocak ile Feyzullah Aslan, bir yıl önce öğretmenleri tarafından verilen “mavi kapak toplayarak engelli arkadaşlarınıza yardımcı olabilirsiniz” tavsiyesi üzerine yola çıkarak mavi kapak toplamaya başladı. İlçede okul dışı zamanlarında ayakkabı boyacılığı yapan iki çocuk, bir yandan da gittikleri yerlerde mavi kapak topluyor. Engellilere yardım için mavi kapak toplayan çocuklar, “Topladığımız kapakları öğretmenimize teslim ediyoruz. Engelli kardeşlerimize yardımcı olmak, hayatlarını kolaylaştırmak ve sevap kazanmak için kapak topluyoruz” dediler.

     

  • ERZURUM OLTU'DA BUNU İNTİKAM İÇİN YAPTILAR?

     

    Erzurum’un Oltu ilçesinde onlarca ağaç sahipleri tarafından kesilmiş halde bulunurken, intikam için böyle bir saldırının gerçekleştirildiği iddia edildi.

    Olay, Oltu ilçesine bağlı Kışla köyünde yaşandı. Köyde ikamet eden Yaşar Taş, Mevlüt Demirtaş, Abdullah Bulut ve Mevlüt Çakır'a ait bahçelerde bulunan 8 adet iğde, 5 adet ardıç, 7 adet ceviz, 2 adet elma, 5 adet kara erik,3 adet dut, 3 adet kayısı, 4 adet armut ve 1 adet muşmula ağacı gece kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kesilerek zarar verildi. Bugün sabah olayı fark eden ağaç sahipleri şoke oldu. Durum jandarma ekiplerine bildirilirken, olayla ilgili araştırma başlatıldı.
    Yapılan katliama tepki gösteren ağaç sahipleri, “Tahminimize göre intikam için ağaçlar kesildi. Bizden intikam almak için tahmin şüphelendiğimiz insanlar var. Jandarmaya bildirdik. İnceleme başlatıldı” dediler.

     

  • ERZURUM'DA PATOSTA KOPAN AYAK NE OLDU?

    Ayağı kopan çiftçiyi Erzurum’a ambulans helikopter getirdi.

    Erzurum’un Karaçoban ilçesine bağlı Duman köyünde ayağı kopan çiftçi ambulans helikopterle Erzurum Yakutiye araştırma hastanesine getirildi. Kopan ayak tüm aramalara rağmen bulunamayan M.D için Erzurum'dan gönderilen helikopter kısa zamanda onu hastaneye yetiştirdi

    Edinilen bilgiye göre: Erzurum Karaçoban ilçesi Duman köyünde tarlada ot biçen M.D (32), bir anlık dalgınlık sonucu ayağını patosun kayışına kaptırdı. Sağ ayağı kopan çiftçiyi yakınları özel bir araçla Hınıs devlet hastanesine kaldırdı. Burada ilk müdahalesi yapılan M.D ambulans helikopterle Erzurum bölge eğitim ve araştırma hastanesi heliportuna indirildi.

    M.D burada kendisini bekleyen 112’ye ait ambulans ile Yakutiye araştırma hastanesine kaldırıldı. Yakutiye araştırma hastanesinde ameliyata alınan M.D'nin Kopan ayağı ise kaza yerinde tüm aramalara rağmen bulunamadı..

  • FOTO YÜKLERKEN İYİ DÜŞÜNÜN

    Uzmanlar, internete yüklenen fotoğrafların içerisine gizlenmiş bilgilerin daha sonra sorun olarak kullanıcının karşısına çıkabileceği uyarısında bulundular.
     
    Cep telefonu ya da tablet bilgisayarların yanı sıra fotoğraf makineleri gibi yeni nesil birçok mobil cihaz, fotoğrafın çekildiği yerin coğrafi koordinatlarından diğer birçok özelliklere kadar birçok bilgiyi fotoğrafın dijital kodları altında saklıyor.
     
    Temel olarak çekilen fotoğrafın tarihinin, sağ alt köşede ''çirkin bir şekilde'' duracağına bizzat dosyanın içerisinde kod olarak yerleştirmek mantığıyla 90'lı yılların sonunda ortaya çıkan teknik, daha sonra gelişme göstererek bilgilerin depolanabildiği bir görünüme büründü.
     
    Tarihin yanı sıra çekildiği makinenin özelliklerinden coğrafi koordinatlara göre onlarca bilginin depolandığı fotoğraflardaki veriler, daha sonra çeşitli amaçlarla kullanılabiliyor.
     
    BÜYÜK RİSK
    Adli Bilişim Uzmanı ve Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Çığır İlbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Amacı kullanıcılara kolaylık sağlamak olan bu teknik, fotoğrafların sosyal medyada paylaşılması alışkanlığıyla birleşince ciddi risk ortaya çıktı'' dedi.
     
    Fotoğraf içerisine coğrafi koordinat eklemenin çok eski bir tekniğin geliştirilmiş biçimi olduğunu belirten İlbaş, steganografi adı verilen bu teknikle fotoğraf üzerinde gözle görülmeyen değişiklikler yapılarak yazı, dosya hatta başka bir fotoğraf gizlemenin mümkün olduğunu bildirdi.
     
    İlbaş, şunları kaydetti:
    ''Bu teknik pek çok dosya biçimi için kullanılıyor. Hatta word belgelerinde belgenin yazıldığı bilgisayarın adı, bilgisayardaki donanımların seri numarasından üretilen bir sayısal imza bulunuyor.
    Yöntemin genel adı 'meta data'. Türkçeye 'veri içinde veri' olarak çevrilen bir terim. Her belgede ve dosyada bir meta data bulunuyor. Fotoğraf çekme özelliği olan cihazlara GPS modüllerinin eklenmesiyle birlikte başta akıllı telefonlar olmak üzere pek çok cihazda fotoğrafın çekildiği yerin hatırlanması için meta data bilgilerine üretici firmalar tarafından GPS koordinatları da eklendi.
    Fotoğraflara coğrafi lokasyon bilgisi eklemek için en yaygın olarak kullanılan EXIF, CIPA (Kamera ve Görüntü Ürünleri Birliği) JEITA (Japon Elektronik ve Bilişim Teknoloji Endüstrileri Birliği) tarafından geliştirildi. Amacı kullanıcılara kolaylık sağlamak olan bu teknik, fotoğrafların sosyal medyada paylaşılması alışkanlığı ile birleşince ciddi risk ortaya çıktı. Fotoğraflardaki coğrafi koordinatları okuyan pek çok program olduğu gibi kullanımı çok kolay olan tarayıcı eklentileri de mevcut.
    Önlem olarak, GPS özelliği olan ve fotoğraf çeken cihazlarda fotoğrafa koordinat bilgisini yerleştiren özelliğin pasif hale getirilmesi gerekiyor.''

  • "İSRAİL BİR TERÖR ÜLKESİDİR!"

    İçinden geçtiğimiz kritik dönemde Avrasya Bölgesinin stratejik önemi de daha da arttı. Bu bölgede geleceğe yönelik refah ve barış ortamından kaygılanabiliriz. O yüzden bu bölgede ortak bir barış ve refah vizyonun zeminini oluşturmalıyız.

    Biz bu coğrafyada barış ve huzur için sayısız girişime öncelik ettik. Sizlerin de Avrasya bölgesindeki din adamları olarak oluşan ittifakları çözdüğünüzü biliyorum.

    Son dönemlerde müslüman ve yabancı düşmanlığı artıyor. Avrupa'da giderek ağırlaşan ekonomik şartlar bu söylemleri besliyor. Irkçılığın yeni bir tezehhürü anlamına geln bu akım ciddi bir tehlike oluşturmaya başladı. İnsanlar din ve kültür farklılıkları ile bir birine yabancılaştırılmaya başlanıyor. Bölgede yeni çatışma tohumları ekiliyor.

    İşte İsrail'in son günlerde yaptığı olay. Gazze 4 günde bakın ne hale geldi. Ölü sayısı 94'e ulaştı. Batılı güçler nerede... Hiçbirinin 'ne yapıyorsun' dediği yok, çünkü karşı tarafta kim var, İsrail. Konuştuğumuz liderlerin açıklamaları da çok tuhaf; 'İsrail savunma hakkını kullanıyor' diyorlar. Bu nasıl adalet saldıran İsrail savunma hakkını kullanan da İsrail...

    Dünya üzerinde yaygınlaştırılan söylemler ve yapılanlar ile İslam dünyası adeta köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bizlere düşen görev bu fütursuz çabalara karşı özgüvenli ve sağlam bir duruş sergilemeliyiz. Gazze'de olanlar karşısında biz başımız öne eğik duramayız, tam aksine dik duracak ve omurgalı olacağız.

    O yüzden buradan çıkacak ortak kararlar çok önemli. Biz hala dini bayramlarımızı ortak yapamıyoruz. Bakıyoruz bir çok meselede kaynaklar çoğaltılıyor. Bizim bunu da toparlamamız lazım.

    Son dönemlerde İslam'a ve Hz. Peygamber'e hakaret içeren film yayınlamış ve İslam ülkelerinde infial yaratmıştır. Bu tarz kışkırtma ve islama fobinin hiçbir zaman son bulmayacağını çok iyi biliyoruz, o yüzden buna karşı bir birlik oluşturacağız.

    Öncelikle BM'nin bu doğrultu da bir çalışma başlatmasını bekliyoruz. Şunu söyliyeyim ben Birleşmiş Milletler'e de güvenmiyorum açıkcası. Çünkü savaş şartlarının oluşturduğu bir yapının bugün ki tezavürü adil değildir. BM Güvenlik Konseyi üyeleri içinde halkı Müslüman olan tek bir ülke yok. İsrail bugüne kadar BM'nin hiçbir kararına uymamıştır, ama kendisine yaptırım uygulayan var mı? Yok...

    BM'nin 5 üyesinin dudakları arasına 7 milyar insanın kaderini hapsedemezsiniz. Biz herkes daimi üye olsun diyoruz. Bu daimi üyeler arasında her dinin her ülkenin temsilcisi olsun istiyoruz.

    BM Güvenlik Konseyi Suriye'de olanları sadece seyrediyor. 40 yıl geçti bu örğüt kurulalı ama alınan neticeler ortadır.

    Açık açık söylüyorum, Bosna  Hersek'te masum insanlar katledilirken, Gazze'de insalar bombalanırken, biz Müslümanlar, ne Yahudilliği terörle andık, ne de Bosna'da katliam yapanların dinini terör kelimesi ile yan yana getirdik. Biz diğer dinlere son derece hoşgörü ile bakıyoruz.

    Müslümanlığı terör ile yan yana ananlar, Müslümanlara yapılan katliamlara göz yumuyorlar. İsmail Haniye kardeşimizin kucağındaki bebeği katledenin insanlıktan pay aldığı söylenebilir mi?, işte o yüzden ben diyorum ki, İsrail bir terör ülkesidir, yaptığı da terördür.

    O yüzden burdan tüm uluslararası kuruluşlardan küresel adaletsizliğe karşı etkin bir tavır almalarını bekliyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın çok daha hareketli ve etkin olması gerekiyor.

    Biz etnik kökenine dinine bakmadan her türlü şiddete karşı olduğumuzu söylüyoruz. İslamofobia'ya karşı her türlü tedbirlerimizi almalıyız ve bu tüm dünyada bir suç olarak kabul edilmelidir.

    Kuzey Afrika halkları geri dönülmez bir süreci başlamıştır.

    Suriye'de yapılan katliamların arkasında mezhepçilik yatıyor. Suriye'de tüm çevreyi yangın yerine çevirecek bir oyun oynanıyor. İşte bu nokta da Ortadoğu'daki bu çatışmaları anlatmakta hepimize önemli görevler düşüyor...

  • ERZURUM'DA BAYANLAR BU ARAÇTAN SAĞ ÇIKTI

     

    Erzurum’un Palandöken ilçesinde bir otomobil, şehir içi yolcu taşımacılığı yapan körüklü otobüse çarparak takla attı. Kazada, hurdaya dönen otomobilin içerisinde bulunan iki kadın burunları bile kanamadan çıktı.

    Edinilen bilgiye göre kaza, bugün saat 11.30 sıralarında Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde meydana geldi. Esra Değirmenci idaresindeki 25 LN 486 plakalı otomobil seyir halinde iken, Orhan Ersoy yönetimindeki 25 LC 820 plakalı şehir içi yolcu taşımacılığı yapan körüklü otobüse çarparak takla attı. Çarpmanın etkisiyle otobüs içerisindeki yolcular büyük panik yaşarken, takla atan ve hurdaya dönüşen otomobilden sürücü ile yanındaki kadın arkadaşı sağ olarak çıkarıldı.
    Otobüs içerisinde bulunan görgü tanıkları kadınların burunları bile kanamadan kazayı atlatmalarının mucize olduğunu ifade ederek, “Yukarıdan çok hızlı bir şekilde geliyordu. Tam çarpacak dedim ki otobüse ortadan çarpıp takla attı. Çok korktuk. Allah’tan kimseye bir şey olmadı” dedi.
    Kaza sonrası kadın sürücü gözyaşlarına boğulurken, trafik polisleri teskinde bulundu. Öte yandan olayın şokunu yaşayan bazı otobüs yolcularının da gözyaşlarına boğuldukları gözlenirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

     

  • BAŞKAN CENGİZ ÇALIŞMALARINI ANLATTI

     

    Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, “Hemşehrilerimizle el ele vererek, ilçemizi cazibe merkezi haline getirdik.” dedi.

    Başkan Cengiz, AK Parti İl Danışma Meclisi toplantısında icraatlarını anlattı. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, Erzurum Milletvekili Doç. Dr. Cengiz Yavilioğlu, Fazilet Dağcı Çığlık ve Adnan Yılmaz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, AK Parti İl Başkanı Murat Kılıç, partili belediye başkanları ve teşkilatların katıldığı İl Danışma Meclisi Toplantısı hafta sonu yapıldı.
    Toplantıda açılış konuşmalarının ardından Başkan Cengiz, belediye icraatlarının anlatıldığı tanıtım filmiyle birlikte sunum yaptı.


    AZİZİYE’NİN HER KÖŞESİNDE HİZMET VAR
    Her metrekaresinde hizmet rüzgarı esen bir ilçe olduklarını ve belediye imkanlarını ilçenin her köşesine eşit bir şekilde yaydıklarını ifade eden Cengiz, “Birbirinden kopuk olan Dadaşkent ve Ilıca gibi iki yerleşim alanı ile birlikte 20 pare de köye hizmet üretiyoruz. İlçemizin her köşesine kaynaklarımızı eşit bir şekilde götürüyoruz. Geride bıraktığımız dört çalışma sezonunda belediye hizmeti girmemiş mahalle ve köyümüz kalmadı. Öncelik sırasına göre belirlediğimiz sorunları birer birer çözüme kavuşturduk. Halkımızla kurduğumuz güven ve gönül köprüsü sayesinde kangren haline gelen sorunları çözüme kavuşturduk. İlçemizi cazibe merkezi haline getirmek için önemli adımlar attık ve hedefimize emin adımlarla yürüyoruz.” diye konuştu.


    KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ASLANLAR PAYI AZİZİYE’YE
    Kentsel dönüşümde Aziziye’nin örnek ilçe olduğunun altını çizen Başkan Fatih Cengiz, dört yılda 450 bin metrekare alanı kamulaştırdıklarını ve Ilıca’da tamamlanan 320 konuttan 236’sını kura ile hak sahiplerine teslim ettiklerini vurguladı.
    “TOKİ’den aslan değil, aslanlar payını Aziziye almıştır.” diyen Başkan Cengiz, “Özellikle kentsel dönüşümde Aziziye Belediyesi’nin geldiği nokta Erzurum içerisinde mükemmel bir noktadır. Nüfusa ve ilçemizin fiziki görüntüsüne baktığımızda TOKİ’den aldığımız pay aslan değil, aslanlar payıdır. 9 yıl içerisinde TOKİ’den Erzurum’a 75 milyon Lira gelmiş ve bunun 45 milyon lirasını Aziziye Belediyesi kullanmıştır. Bu bizim için rekordur. Bu paranın ilçemize nakit olarak girmesi ciddi bir canlılık kazandırmıştır.” şeklinde konuştuk.


    İNSAN ODAKLI HİZMETİN ADRESİ
    İlçenin kronik sorunlarını çözdükten sonra hizmet için hedef kitle belirlediklerine işaret eden Başkan Cengiz, şunları söyledi: “Yaşlılara, hanımlara, gençlere, çocuklara yönelik bir takım hizmetler planladık. Özellikle çocuklarımıza yönelik önemli projeler ürettik. Oyuncakevi hizmete açtık, ilçemize modern çocuk oyun grupları kurduk. Bir ilki gerçekleştirerek, 20 köyümüzü çocuk oyun grubu ile tanıştırdık. Yine ‘Haydi çocuklar, hayalinizdeki Aziziye’yi bizimle paylaşın’ adlı mektup kampanyası başlatarak, çocuklarımızla mektuplaştık. Bizim hizmet anlayışımız insan odaklıdır. Yaşlılarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın ruh dünyasına giremez iseniz, başarılı olamazsınız. Biz ak belediyecilik anlayışıyla şaibeden uzak, hak, hukuk ve adalet ölçütlerini zihinlere nakşeden bir yönetim sergiliyoruz.”


    BAŞBAKANA VE HÜKÜMETE TEŞEKKÜR
    Yapılan çalışmalarda hükümetten büyük destek gördüklerine dikkat çeken Başkan Cengiz, “İlçemize yaptığımız her hizmette, başta sayın başbakanımız olmak üzere, hükümetimize, Sağlık Bakanımıza, Erzurum milletvekillerimize, İl ve ilçe başkanımız ile tüm teşkilat mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
    Divan Başkanı Erzurum Milletvekili Doç. Dr. Cengiz Yavilioğlu, sunumun ardından Başkan Cengiz’i kutlayarak, “Fatih Cengiz’in başarılı çalışmalarını gerek Ankara’dan takip ediyor ve gerekse yerinde tespit ediyor, kendisini kutluyoruz.” dedi.

     

  • ERZURUM'DA TERÖRİSTİN DAĞLICA İTİRAFI

    Ağrı Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile Özel Hareket Timleri'nin 8 Aralık 2011 günü Hamur'un Yuvacık köyü Keleşkom mezrasında saklandığı öğrenilen 'Şerkeşt' kod adlı PKK'lı Zafer Zal'ı düzenlenen operasyonla uyurken yakaladı. Dağlıca, Hantepe ve Gediktepe sınır karakollarına düzenlenen ve 27 şehit verilen 3 PKK saldırısına da katıldığı öne sürülen Tendürek sorumlusu Zafer Zal'ın itirafları sonucu, grubunda bulunan İbrahim Tikan, Mehmet Acar ile üç örgüt üyesine yardım ve yataklık eden 6 köylü tutuklandı.

    Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 'Şerkeşt' kod Zafer Sal, 'Fırat' kod İbrahim Tikan ve Mehmet Acar hakkında 'Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak, silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu görevlisini tasarlayarak öldürmek, nitelikli yağma, terör örgütüne silah sağlamak' suçlarından müebbet hapis isteniyor.

    GÜVENLİK GÜÇLERİNE İTİRAF ETTİ

    Örgüte 1995 yılında katılarak örgütün başta Kuzey Irak, Suriye ve İran'daki eğitim kamplarında uzun yıllar 'tim' komutanı olarak görev yapan 'Şerkeşt’ kod Zafer Sal, güvenlik güçlerine 12 askerin şehit olduğu Dağlıca eylemini nasıl gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Sal, ifadesinde şunları söyledi:

    "Dağlıca eyleminin keşfinin ne kadar süreli çalışma olduğunu bilmiyorum. Eyleme 350-400 kişi ile katıldık. İlk olarak eylem öncesi yapılabilecek askeri operasyona göre savunma hattı oluşturuldu. Bu savunma hattında 200 örgüt üyesi görevlendirildi. Savunma hatları Dağlıca Karakolu'nun batı tarafında bulunan Cilo Dağı'nın eteklerindeki zirvelere 80 kişilik gruplar yerleştirildi.

    Dağlıca Karakolu'nun güney tarafında bulunan stratejik zirvelere ise yine savunma amaçlı 50-60 kişilik kuvvet yerleştirildi. Dağlıca Karakolu'nun Doğu tarafında 'Çarçeledan' Tepe ile Karatlan bölgesine kadar savunma hattı ile önlem alındı. Bu alana da 90 kişilik grup konuşlandırıldı. Savunma hatları eylem birliği harekete geçirilmeden bir gün önce yukarıda belirttiğim noktalara yerleştirildi.

    Daha sonra, eylem birliği harekete geçirildi. Eylem alanına gittiler, eylem birliğinde tepelere göre birinci tepe köyün hemen üzerindeki zirvedir. Bu tepe iki saldırı koldan oluşturuldu. Bu kolda 8 kişi vardı. 'Zindan' kod Yüksekovalı ve 'Şahin' kodu Diyarbakırlı bu tepeden sorumlu olarak tutuldu.

    Yine birinci tepe takviye grubu oluşturuldu. Bu grupta ise dört kişi vardı. Birinci Tepe'nin savunma gurubu içinde iki adet biksi, B-7 roketatar üç kalaşnikof vardı. İkinci Tepe olarak bilinen bölgeye ise birinci tepenin alt kısmı olan yani batı tarafında bulunan hakim tepelere gerilla konuşlandırıldı. Ağır silahların hepsini, mühimmatları katırlarla kolların savunma yerlerine kadar getirildi. Baskın öncesi toplam 400-450 kişi vardı. Hareketliliğin fark edilmemesi için ağaç dalları ile gizli hareket edildi.

    Çatışmanın ilk başlaması ve bütün hazırlıklar bittikten sonra, saat olarak tam hatırlayamadım ancak, geç saatti. Sızma grubu karakola yaklaşık 50 metre kadar yaklaştı.

    ‘KARAKOLUN İÇİNE GİRDİK’

    O telsiz talimatı geldikten sonra, ilk olarak tepeciler ateş açtı. Daha sonra nöbetçi askerler saldırıya ateşle karşılık verdi ve büyük çatışma başladı. Daha sonra karakolun içerisine girildi. Karakol da vuruldu. Karakola sızma yapan grup, eylemi gerçekleştirdikten 20-25 dakika sonra ayrıldı. Benim bildiğim yakalanan askerler tepedeki mevzide nöbet tutan askerlerdi.
    Eylem öncesi bu bölgede Heronlar hemen hemen her gün geziyordu. Biz bunları görüyorduk. Ama eylem günü Heronları görmedim. Ancak, eylem başladıktan yaklaşık 10-12 saat sonra Heronları Zap ve Zağros'un güney tarafında ve Avişan tarafında gördük. Uçaklar bu bölgeyi sabah vurmaya başladılar.

    Ben bu eylem sırasında Cilo Dağı'nda oluşturulan savunma birliği içinde yer alıyordum. Bu eyleme katılmadın, her hangi bir ağır silah da kullanmadım. Benim bulunduğum nokta da çatışmalar yer yer yaşandı.


    Eylem sırasında askerin karşılık verdiği ateşle çok sayıda örgüt elamanı öldürüldü. Benim bildiğim Dağlıca eylemine Muşlu 'Ape-Hus' kod Kadri Çelik, planlayanlardan biriydi, eylem sırasında savunma hattında yer alıyordu. 'Çiya' kod saldırı koordinesinde yer aldı. Eylem sırasında savunma hattındaydı.


    'Reşit' kod, 'Rojin' kod, 'Ağit-Civiyan' kod, 'Herekol' kod, 'Zelal' kod, 'Çimşit' kod, saldırıda yer aldı. Bu isimlerini saydıklarım kişiler örgüt üst düzey savaşçılarıdır.


    Benim bildiğim kadarıyla Dağlıca Karakolu’na eylem baskını talimatını 'Abbas' kod Duran Kalkan, 'Doktor-Bahoz-Erdal' kod Fehman Hüseyin, 'Ape' Hüseyin' kod Kadri Çelik yapmıştır.
    Yukarıda ifademde belirttiğim gibi Dağlıca baskını ile ilgili olarak söylemeyi unuttuğum birkaç husus var. Bunlardan en önemlisi 'Abbas' Kod Duran Kalkan, 'Sabri' kod Fethi Şarlatan, ‘Gülistan' kod Emine Türk bu eylemi Avaşin'den bir zirvede eylemi seyrettiler."



  • ERZURUMLU BOKSÖRLER GÜRCİSTAN’DA TARİH YAZDI

     

    Erzurumlu boksörler Gürcistan’da tarih yazdı. Antrenör Mustafa Kalkan yönetimindeki Gençlikspor Boksörleri, Gürcistan’da topladıkları 8 altın madalya ili ikili müsabakalarda takım halinde şampiyon oldu.

    Geçtiğimiz hafta içi kafile başkanı A.Cemil Kuzey nezaretinde Gürcistan’a giden Gençliksporlu boksörler Antrenör Mustafa Kalkan yönetiminde çıktığı maçlarda büyük bir başarı örneği gösterdi. Gürcistan’nın Khobi kentinin takımı ile ikili müsabakalar yapan Erzurum Gençlikspor’dan 8 sporcu kilolarında birinci oldu. Dört sporcu ise şampiyonluğu rakiplerine kaptırdı. 12 sporcu ile Gürcistan’a giden ve Büyük bir başarı göstererek, takım halinde şampiyon olan Gençliksporlu boksörler Erzurum’a döndü. Trabzon’dan Erzurum kafilesine dahil olan Avrupa Şampiyonu boksör Fatih Keleş’in rakibi ringe çıkmadığı için bu sporcuda rakipsiz şampiyon ilan edildi.


    İYİ BİR SINAV OLDU
    Erzurum Gençlikspor Kulübü Boks Antrenörü Mustafa Kalkan, Gürcistan’da yapılan ikili müsabakaların sporcular için iyi bir sınav olduğunu belirterek, boksörlerin Khobi kentinde iyi bir tecrübe kazandığını söyledi. Erzurum’dan tespit ettikleri 12 boksörün Milli takımın alt yapısını teşkil ettiğine işaret eden Kalkan, yaşları 12, 13, 14 ve 15 arasında değişen 12 boksörün 2016’da Brezilya’nın Rio Kenti’nde yapılacak olan olimpiyatlara şimdiden hazırlandığını belitti. Gürcistan’da da sporcuların yeteneklerini en iyi şekilde sergilediğine değinen Kalkan, “Rio olimpiyatlarının alt yapısı Erzurum’da hazır. Bu sporcuların arasından olimpiyatlara gidecek ve ülkemiz adına madalya kazanacak sporcular çıkacak. Gürcistan’da yaptığımız müsabakalarda da uluslararası tecrübe kazanmış olduk. Bundan sonra da diğer ülkelerle maç yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

     

  • MÜSLÜM GÜRSES YOĞUN BAKIMDA

    Geçtiğimiz aylarda kol ağrısı ve aşırı öksürük şikâyetiyle Dr. Deniz Şener'e gidenGürses'in kalp ana damarının tıkalı olduğu tespit edilmişti. Dokuz yıl önce de kalbine iki stent takılan Gürses'in bu kez bypass ameliyatı olmasına karar verilmişti.

    SİGARAYI BIRAKTI

    Doktorun tavsiyesi üzerine önce ilaç tedavisine başlayan Gürses'in sigarayı dabıraktığı belirtildi. Ameliyata hazır hale gelmesinin ardından Prof. Dr. Bingür Sönmez'den randevu alan Gürses, 12 Kasım'da Memorial Hastanesi'de yattı. Ertesi sabah 4.5 saat süren bypass ameliyatı sırasında Gürses'in eşi Muhterem Nur'un da tansiyonun çıktığı bildirildi. Ameliyat sırasında Gürses'in bacağından alınan yedek damar kalbine takıldı.

  • KENDİNİ OKULDA ASMAYA GİTTİ

    Olay, saat 19.30 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi'nde meydana geldi. Kemalpaşa İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak çalışan H. Ş. (41), ailesine telefonla "Ben okula gidiyorum, kendimi asmaya" diye mesaj attıktan sonra okulun giriş kapısında kalorifer borusuna bağladığı elektrik kablosuyla kendini astı. Ş.’yi, olay eyerine gelen polis memuru kabloyu çözerek kurtardı.

    Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince yapılan ilk müdahale sonrası Bafra Devlet Hastanesi'ne kaldırılan H. Ş. , tedavi altına alındı. Hastaneye bilinci kapalı gelen okul hizmetlisi burada yapılan ilk müdahale sonrası kendine geldiği, hayati tehlikesi olmadığı öğrenildi. Evli ve iki çocuk babası H. Ş.'nin borçları nedeniyle intihar etmek istediği öğrenildi.



  • FEMEN KIZLARA SOKAKTA SOPA

    Fransa’da gay evliliğine ve eşcinsellerin evlat edinmesine müsaade eden yeni kanun hazırlığına dair hükümetin yaptığı teşebbüsleri protesto eden kalabalığın içine FEMEN aktivistleri daldı. Paris, Lyon, Marsilya ve Tulus gibi büyük şehirlerde toplanan on binlerce Fransız vatandaşı Cumhurbaşkanı François Hollande’ın gay ve lezbiyen evliliğine müsaade edecek yeni bir kanun hazırlamasına verdiği desteği protesto etti. Yeni kanun hazırlığına dair tartışmalar ülke gündemini işgal eden gelişmelerin başında gelmeye devam ederken, dün yapılan protesto, Ukraynalı FEMEN aktivistlerinin de eylemiyle oldukça ilginç görüntülere sahne oldu.

    FEMEN'DEN PARİSTE YENİ EYLEM: "IN GAY WE TRUST"

    Paris'in göbeğinde Katoliklerin homofobik miting yaptığı sırada, FEMEN aktivistleri "In Gay we trust" eylemiyle protesto ettikleri katoliklerin saldırısına uğradı. FEMEN göstericilerinin Katolik göstericileri kışkırtan bu hareketleri muhafazakar kesimden tepki aldı.

    Rahibe kostümleriyle miting alanına gelen FEMEN aktivistleri, burada soyunarak bedenlerine yazdıkları "In Gay we trust" yazılarıyla modern ülkelerin aile ve evlilik gibi konularda ortaçağ düşünceleriyle, insanların tercihlerine burunlarını sokmamaları gerektiğini belirttiler.

    Aktivistler, bu eylemleriyle, zombiye benzettikleri dindar ve muhafazakar Fransızların cinsel özgürlüklere karışmamaları gerektiğini dile getirdiler.

    Fransa’da eşccinsel evlilik ve eşcinsel ailelerin evlatlık çocuk alabilmelerine müsaade eden kanunun yürürlüğe girmemesi için dindar ve milliyetçi Fransızlar seferberlik başlatmış vaziyette.


    Etiketler : Saldırı, Miting, François Hollande, Devam, Çocuk, Sahne, İşgal, Milli, Protesto, Evlilik, Kanun

  • ERZURUM'DA BLUES RÜZGÂRI ESTİ

     

    Efes Pilsen tarafından Pozitif Live organizasyonuyla gerçekleştirilen, Efes Pilsen Blues Festival, bu yıl 23. kez Türkiye yollarında. 20 ilde, 24 konserin verileceği Efes Pilsen Blues Festival 23 kapsamında 11. konser, Erzurum’da düzenlendi. Blues’un dev isimlerini buluşturan konsere, Erzurumlu müzikseverler büyük ilgi gösterdi.

    Palandöken Dağı'ndaki Polat Renaissance Otel'de bu yıl 23'üncüsü düzenlenen etkinlik kapsamında ilk olarak sahneye, 2009 Blues Müzik Ödülleri'nde "en iyi yeni sanatçı" ödülünü alan Cedric Burnside çıktı. Teksas Blues tarzının en önemli temsilcileri arasında gösterilen Smokin Joe Kubek ve Bnois King'in özel gitar performansı geceye katılan müzik severleri coşturdu. Grammy ve Emmy başta olmak üzere çok sayıda uluslararası organizasyonda ödüle layık görülen armonika Blues üstadı Billy Branch ve grubu The Sons of Blues'un da sahne aldığı gecede, davetliler gönüllerince eğlendi.
    Öte yandan, Blues festivali Erzurum'un ardından Trabzon, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, İstanbul, Edirne, Çanakkale ve İzmir'de gerçekleştirilecek konserlerle son bulacak.

     

  • "AŞK'LA" KİTABINI DR.ALİ KURT'UN KALEMİNDEN OKUYUN

    Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlilerinden olan Prof.Dr;Ömer Özden'in "aşk'la" isimli kitabı ikinci baskısını yaptı. Kitap ile ilgili bir yazı kaleme alan Dr.Ali Kurt yazısında şunları yazdı;


    "Aşk, hayat ve edebiyatımızda belki de en önemli unsur. Mesela Yunus Emre’de ve Mevlana’da aşk, en önemli ana motif. Bugün sizlere Ömer Özden ta­rafından yazılarak “Aşk Felsefesi, Türk ve Batı Düşün­cesinden Örneklerle” adıyla yayınlanan kitabın ikinci baskısından bahsedeceğiz.

    İlk baskısı Arı Sanat Yayınları tarafından İstanbul’da 2007 yılında neşredilen kitabın yazarı Sayın Ömer Özden, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ve alanında Profesör. Ömer Özden’in, akademisyenlik hayatında İbni Sina, Descartes, Farabi, Yahya Kemal, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Platon, Campanella, Locke, Yunus Em­re, Alvarlı Efe, Hüseyin Cavid gibi filozof ve düşünürler ile varlık, ahlak, bilgi, estetik gibi birçok konuda yayınlamış olduğu kitap, makale, araştırma ve bildirileri bulunuyor....."

    YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

    http://www.erzurummedya.com/index.php/makaleler/ali-kurt/3797-ask-kitabi.html

  • ERZURUM'DA BDP'LİLERİN AÇLIK GREVİ SEVİNCİ

     

    Erzurum'da bir araya gelen BDP'liler, cezaevlerinde başlatılan açlık grevinin sonlandırılmasını halay çekerek kutladı.

    Erzurum’un Yakutiye ilçesi Mahallebaşı semtinde toplanan BDP İl Teşkilatı üyeleri, açlık grevinin sonlandırılmasını kutladı. Parti İl binası önünde bir araya gelen BDP’liler, slogan atarak basın açıklaması yaptı. BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un da katıldığı açıklama sonrası halaylı kutlama yapıldı.
    Polis herhangi olumsuz bir olay yaşanmaması için geniş güvenlik tedbiri aldı. Halaylı kutlamanın ardından BDP’liler, olaysız bir şekilde dağıldı.

     

  • İSRAİL ÇOCUK KANI İÇİYOR

    Hamas'ın sağlık bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in 5 gündür havadan ve denizden bombaladığı Gazze'de ölü sayısının 52'ye ulaştığını duyurdu. Ölenlerden 11'i çocuk olduğu kaydedildi.

    Bu arada Gazze sağlık yetkilisi Eşref el-Kidra, bugün İsrail'in saldırısı sonucu 5 sivilin öldüğünü açıkladı. Ölenlerden 4'ünün çocuk olduğu aktarıldı. Kidra, ölen çocuklardan 3 yaşındaki kız ve 5 yaşındaki erkek çocuğun aynı aileden olduğunu ve Cibaliye mülteci kampındaki evlerinin bombalanması sonucu öldüklerini söyledi.

    Öte yandan Gazze'den de İsrail'e bugün roketler fırlatılırken, birçoğu savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildi. Füzelerin bir kısmı da boş arazilere düştü. İsrail'de bugünkü roket saldırılarında ise 3 kişinin yaralandığı kaydediliyor.

    Gösterilerde 18 Filistinli yaralandı

    Batı Şeria'nın Tulkerem kentinin girişinde düzenlenen gösterilerde, İsrail askerleri ile çıkan çatışmalar sonucu 18 Filistinli yaralandı.

    İsrail askerlerinin gösterilerde gaz bombası, gerçek ve metal mermi kullandığı belirtildi.

  • ERZURUM’DA TRAFİK KAZASI: 2 ÖLÜ, 12 YARALI

     

    Erzurum-Tekman Karayolunda meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti 8’i ağır toplam 12 kişi yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, bugün saat 11. 00 sıralarında yeni Erzurum - Tekman Karayolu Nenehatun - Yıkılkan mevkiinde meydana gelen trafik kazasında; Yücepınar Köyü’nden Erzurum’a yolcu taşıyan Mehmet Zabit Ege idaresindeki 25 D 0486 plakalı köy minibüsü sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine uçuruma yuvarlandı.
    Kazada minibüs sürücüsü Mehmet Zabit Ege ile Mustafa K., hayatını kaybederken 8’i ağır toplam 12 kişi yaralandı. Yaralılar özel otomobiller ve ambulanslarla Erzurum Palandöken Devlet Hastanesi, Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi ve Yakutiye Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
    Yaralılardan 8’inin durumunun ağır olduğu ve ölü sayısının artabileceği belirtildi.
    Öte yandan kazanın yoldaki işaretleme eksikliği ve yola toprak dökülmesinden kaynaklandığı ileri sürüldü.

     

  • DADAŞLAR ANKARA'DAN 1 PUAN ALMAYI BAŞARDI

    erzurummedya canlı yayın

    Stadyum : Aktepe
    Hakemler  
    Bilal Kunt
    Murat Ceylan
    İbrahim Çetin

    ErzurumBBspor'un ilk 11'i ve yedekleri

    47 Lokman Atakol
    3 Mehmet Öztonga
    5 Fatih Gültekin
    4 Dede Çelik
    66 İsmail Türkasla
    25 Emrah Bayram
    6 Oktay Gümüş
    11 Muhammed Emin B
    15 Muhammet Fettah
    17 Fatih Arat

    22 Ahmet Baykal
    Yedekler
    7 Emrah İnanç
    9 İbrahim İdis
    14 Musa Ballı
    20 Turan Ekici
    61 Samet Altuntaş
    53 İlker Günay
    90 Erdinç Pekgöz

    KEÇİÖREN'İN İLK 11'İ ve YEDEKLERİ
    1    Murat Sarı         
    2    Tarık Mayhoş         
    3    Osman Özçelik          
    4    Sinan Morgil         
    6    Edip Saruhan         
    5    Ceyhun Yelkenci         
    7    Yıldıray Koçal        

    8    Serdar Üçüncü        
    9    Sefer Sever        
    10  Koray Kurt         
    11  Onur Aydın

    YEDEKLER

    12Yusuf Kılıç         
    15Nizamettin Yaşar         
    18Hüseyin Güngör         
    14Serdar Ümit Deniz         
    16Zihni Aydın         
    13Yusuf Duman         
    17Özkan Yaşar

     


    Erzurumbbspor golcü futbolcusu Güner'siz çıktığı maçta golü arayan taraf
     
    Dakika 13:Dede sarı kart gördü
    Dakika 22:Durum 0-0
    Dakika 25:Keçiörenli Yıldıray golü buluyor
    Dakika 34:Maç 1-0 Keçirören'in üstünlüğü ile devam ediyor
    Dakike 42:Ofansif bir futbol ortaya koymaya çalışan BBspor. özellikle Ahmet ile Keçiören kalesine inmeye çalışıyor
    Dakika 45: Muhammed Emin Erzurumbbspor a aradığı golü getiriyor durum 1-1 Aynı dakikada Keçiörenli futbolcu Serdar sarı kart görüyor
    Dakika 45+:Hakem maçın ilk yarısını bitiren düdüğü çalıyor 1-1
    İKİNCİ YARI
    Dakika 52:Her iki takımda daha temkinli oynamaya  başladı. Gole zaman zaman yaklaşan taraf ErzurumBBspor
    Dakika 62:Dede ve Muhammed Emin ortaya koydukları futbol ile tribünlerdeki Erzurumbbspor taraftarlarını coşturyorlar
    Dakika 72:Her iki takım oyuncuları da beraberliğe razı olmuş bir futbol ortaya koymaya başladı. Orta saha mücadelesi şeklinde geçiliyor bu dakikada
    Dakika 90:Mavi Beyazlı ekip zorlu Keçiören deplasmanından vasat bir futbolla bir puanı almayı başarıyor
  • ERZURUM 2.DEFA İSRAİL'İ PROTESTO ETTİ

     

    Erzurum’da İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı gıyabi cenaze namazı kılınarak protesto edildi.

    Öğle namazına müteakip Lala Paşa Camisi'nin avlusunda toplanan binlerce Erzurumlu İsrail’i protesto etti. Kadın, çocuk, genç ve yaşlıların da bulunduğu topluluk İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atarak şiddete öfke kustu. Filistin’de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılan topluluk daha sonra İsrail bayrağını yaktı. Polisin geniş güvenlik tedbiri aldığı protesto gösterisi basın açıklamasıyla sona erdi.

     

  • KELLE ALAN KADIN DOĞUM YAPTI

     

    Isparta’nın Yalvaç İlçesi'nde kendisine silah zoruyla tecavüz edip hamile bıraktığı ileri sürdüğü 35 yaşındaki Nurettin Gider'i av tüfeğiyle öldürdükten sonra "Millet kelle görsün" diyerek köy meydanına atan 26 Yaşındaki Nevin Yıldırım, bugün doğum yapıtı. Nurettin Gider’den hamile kaldığını söyleyen ve "Bu bebeği doğurmak istemiyorum" diyerek kürtaj yapılmasını isteyen Nevin Yıldırım, 3.5 kilogram ağırlığında kız bebek dünyaya getirdi.

    Yalvaç İlçesi'ne bağlı Koruyaka Köyü'nde evli ve 2 çocuk annesi Nevin Yıldırım, kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü 2 çocuk babası Nurettin Gider'i 28 Ağustos gecesi tüfekle vurdu, başını kesip bir çuvala koyarak "Millet kelle görsün" diyerek köy meydanına attı. Ardından da "Arkamdan konuşmayın. Namusumla oynamayın. İşte namusumla oynayanın kellesi" diye bağıran Yıldırım, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Isparta E Tipi Kapa Cezaevi’ne konulan Nevin Yıldırım, bugün doğum yaptı. Kendisine tecavüz eden Nurettin Gider’den hamile kaldığını belirten Nevin Yıldırım’ın saat 14.00 sıralarında doğum sancıları başladı. İlk olarak cezaevi revirine götürülen Nevin Yıldırım, daha sonra hastaneye sevk edildi.
     
    Ambulansla saat 15.00 sıralarında Isparta Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne getirilen Nevin Yıldırım, saat 17.45’te kız bebek dünyaya getirdi. 3.5 kilogram ağırlığındaki bebek, Nevin Yıldırım’ın kucağına verilmeden kuvöze alındı. Normal doğum yapan Yıldırım, odaya getirildi. Annenin ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Anne Yıldırım’ın kaldığı odanın önünde jandarma ekipleri nöbet tutuyor.

     

  • HAKKARİ'DE 5 ŞEHİT

    Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde çıkan çatışmada 5 asker şehit oldu.

    Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Ortaklar köyü kırsalında çıkan çatışmada, ilk belirlemelere göre 5 askerin şehit olduğu, 1 askerin de yaralandığı bildirildi.

     

    Derecik Beldesi'nde bulunan askeri birlikler, sabah saatlerinde sınırdaki Balkaya Dağlarına operasyon yaptıkları sırada bir grup PKK'lı ile karşılaştı.

     

    Güvenlik güçleri ile PKK'lılar arasında sıcak temas sağlanırken 5 askerimiz şehit oldu.

     



  • OĞLUNU 7 KURŞUNLA ÖLDÜRDÜ

    Alınan bilgiye göre, Atatürk Mahallesi Cuma Karaali Sokak'ta meydana gelen olayda, Sabah Dadük (68) üst katında oturan oğlu Orhan Dadük (39) ile henüz belirlenemeyen bir nedenle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine baba Sabah Dadük, tabanca ile oğluna ateş etti.

    Vücudunun çeşitli yerlerine 7 kurşun isabet eden Orhan Dadük, olay yerinde hayatını kaybetti.
    Olaydan sonra kaçan babanın yakalanması için çalışma başlatıldı.

    Evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Orhan Dadük'ün psikolojik sorunları olduğu iddia edildi.
    Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.



  • 180 BİN ÇOCUK GELİN

    Adana’da gerçekleştirilen ‘TÜKD 3. Şubeler Toplantısı’na katılmak için kente gelen Moroğlu, Türkiye’deki ‘çocuk gelin’ sorununa dikkat çekti ve siyasilere çağrıda bulunarak, bu sorunun çözülmesini istedi. Türkiye’de yaşanmakta olan iç ve dış kaynaklı bir çok sorun olduğunu kaydeden Moroğlu, “Çocuklarımızı ve geleceğimizi olumsuz etkileyecek; ‘çocuk gelinler ve çocuk anneler sorunu’ göz ardı edilmeyecek kadar büyük bir boyuta ulaştı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bugün Türkiye genelindeki ‘çocuk gelin’ sayısı 181 bini aştı” dedi.
    Adli sicil kayıtlarının da söz konusu artışı kanıtladığını vurgulayan Moroğlu, sadece kayıtlara geçenlere bakıldığında ise; 18 yaşından küçük kızını evlendirmek için mahkemeye dava açan ailelerin sayısında bir önceki yıla göre yüzde 94.2’lik bir artış saptandığına dikkat çekti. Moroğlu, erken yaşta evliliklerin, kız çocuklarının kendilerini koruyamayacak yaşta evlendirilmelerinin, en temel insan hakkı olan eğitim haklarının önündeki en büyük engel olduğunu savundu. Moroğlu, “Nüfusun yarısı olan kız çocukları ve kadınların eğitim fırsatından yoksun kalması, ülkenin gelişmesini, kalkınmasını ve demokratikleşmesini engelleyecektir. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik yaşı, 17 yaşını bitirme koşuluna bağlıdır. Türk Ceza Kanunu’na göre de resmi nikah yapılmadan evlendirilme bir suç. Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre de 18 yaşına kadar her insan çocuktur, korumak ve desteklemek gerekir” ifadesini kullandı.

  • AÇLIK GREVLERİ BİTİYOR

    Buca 1 ve 2 No'lu Cezaevleri ile Aliağa Şakran Cezaevi'nde bulunan 520 tutuklu ve hükümlünün açlık grevine son verdikleri kaydedildi. Akşam saatlerinde avukatlarıyla görüşen tutuklu ve hükümlüler, açlık grevini sonlandırdı.

  • ERZURUM'DA BİR İLKE İMZA ATTILAR

     

    Erzurum Yakutiye Kent Meydanında Diyabet Haftası münasebetiyle kurulan stant da vatandaşlara ücretsiz kan şekeri testi yapıldı.

    12-18 Kasım tarihleri arası kutlanan Diyabet Haftası etkinlikleri kapsamında Erzurum Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD), Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü, Erzurum Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneler Birliği Erzurum Genel Sekreterliği ile Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortaklığında Yakutiye Kent Meydanında “Diyabet Çadırı” kurularak vatandaşların şeker ölçümleri yapıldı.

    Diyabetin uluslararası bir sağlık sorunu teşkil ettiğini ve vatandaşlar arasında bu konuda bir farkındalık oluşmasının amaçlandığını belirten yetkililer tüm Erzurumluların yılda birkaç kez bu testleri yaptırmaları gerektiği tavsiyesinde bulundular.

    Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan Erzurum TÜMSİAD Şube Başkanı Cafer Burucu: “Batıda Türk insanıyla ilgili tanımlama yapılırken özellikle ticaretin içerisinde olan vatandaşlarımıza yönelik “önce para kazanmak için elinden gelen bütün gayreti ve eforu sarf ediyor, ardından kazandığı bütün parayı sağlığını geri kazanmak için harcıyor” şeklinde ifadeler kullanılıyor. Maalesef durum gerçekten de böyle. Bizler de TÜMSİAD Erzurum Şubesi olarak ilgili kurumlarla el ele vererek bu standı kurduk. Standımızda vatandaşlarımıza diyabet konusunda bazı bilgiler vermeyi, bunu yaparken de aynı zamanda onların şeker ölçümlerini de gerçekleştirmeyi kararlaştırdık. Umarım Erzurumlular bu çalışmadan ziyadesiyle faydalanırlar.” dedi.

    Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fazlı Erdoğan ise yaptığı açıklamada birçok insanın şeker hastası olduğunu bilmediğini hatırlatarak gerçekleştirilen organizasyonun vatandaşlar tarafından da takdirler ve ilgiyle karşılandığını ifade etti. Genel Sekreter Prof. Dr Erdoğan açıklamasında “ Toplumun sağlığa kavuşması ve sağlıkta devamlılık arz edilmesi konusunda Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği olarak bundan sonra da farklı projelerle halkımızın hizmetinde olmaya devam edeceğiz. TÜMSİAD ile gerçekleştirilen bu etkinlik kamu kuruluşları ile sivil toplum örgütleri arasında ortaklaşa düzenlenen ve kamu yararı güdülen güzel bir çalışma örneği teşkil etmiştir. Ümit ediyorum ki Erzurum da faaliyet gösteren diğer sivil toplum örgütlerimizle de ilerleyen günlerde vatandaşlarımızın sağlık hizmetine yönelik farklı çalışmalar içerisinde olacağız” dedi.

    Erzurum Halk Sağlığı Müdürü Dr. Cumhur Hakkı Çankaya ise Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak ilk kez bir sivil toplum örgütüyle ortak bir çalışma yürütüldüğünün altını çizerek “Temennim odur ki bundan sonra da böyle özel gün ve haftalarda vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi ve farkındalık oluşturulması adına ortak pek çok çalışmayla karşınızda olacağız. Bu hafta diyabetle ilgili pek çok etkinliğimiz oldu bu standımızda etkinliklerden sadece biri. Vatandaşlarımız da sağ olsunlar yediden yetmişe standımıza ilgi gösterip şeker ölçümlerini gerçekleştiriyorlar. Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliğimize, TÜMSİAD’a ve Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanemize bu etkinliğimize verdikleri katkı ve destekten ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

     

  • EŞİNİ 30 BIÇAK DARBESİYLE ÖLDÜRDÜ

    Bağlar ilçesi Barış Mahallesi Affet Evleri 139. Sokak’ta oturan Zuhal Yaman (39), henüz belirlenemeyen bir nedende tartıştığı kocası tarafından 30 yerinden bıçaklandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Yaman, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olaydan sonra kaçan katil zanlısı kocanın yakalanması için çalışma başlatıldı.


    KATİL KOCA YAKALANDI

    Diyarbakır’da kendisini aldattığı iddiasıyla eşini 30 yerinden bıçaklayarak öldüren zanlı yakalandı.

    Bağlar ilçesi Barış Mahallesi Afet Evleri 139. Sokak’ta oturan Zuhal Yaman’ı (39) kendisini aldattığı gerekçesiyle 30 yerinden bıçaklayarak öldüren seyyar satıcı N.Y., cinayet masası dedektiflerince olaydan sonra yapılan çalışmalar neticesinde yakalandı. Gözaltına alınan N.Y’nin verdiği ilk ifadesinde, eşini kendisini aldattığı iddiasıyla öldürdüğünü söylediği öğrenildi. 19 yıllık evli olan çiftin 5 çocukları bulunduğu öğrenildi.


  • DİYARBAKIR'I YAKTI YIKTILAR

    Cezaevlerinde başlayan açlık grevinin ardından bugün ve yarın Diyarbakır’da vatandaşların katılımı ile BDP’nin yapmayı planladığı açlık grevi eylemine izin verilmeyince sokaklar karıştı. Bağlar ilçesinde bir grup gösterici çöp konteynırlarını ve lastikleri ateşe vererek yolu trafiğe kapatırken, polisler tazyikli su ve biber gazı ile göstericilere müdahale etti. Bağlar ilçesi Emek Caddesi’nden geçmekte olan 21 GN 202 plakalı araç göstericilerin arasında kalınca bir grup gösterici aracı ateşe verdi.

    Bir anda alev alan araç tamamen kül olurken, araca ilk müdahaleyi Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı yaptı. Ara sokaklarda göstericileri dağıtan Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı, göstericilerin bulunmadığı bir alanda çekim yapan basın mensuplarını da tazyikli su ile ıslattı.


  • ANNESİNİ ÖLDÜRDÜ İNTİHAR ETTİ

    Alınan bilgiye göre olay, Kırıkhan’ın Mimar Sinan mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, apartman görevlisi, Nermin D'nin (39) kapısına bıraktığı ekmeklerin alınmaması ve çaldığı zile cevap verilmemesi üzerine durumdan şüphelenerek polise durumu bildirdi. Çilingir yardımıyla içeri giren polis, Nermin D.’nin cansız bedeniyle karşılaşıldı. Maktulün oğlu B.D. ise bilekleri kesilmiş halde bulundu.

    Kırıkhan Ticaret Meslek Lisesi son sınıf öğrencisi B.D.’nin girdiği bunalım ardından annesini boğazını keserek öldürdüğü ve intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi. MKÜ Tıp Fakültesinde tedavi altına alınan B.D.nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Polis, olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor



  • ERZURUM’DA 'A’DAN Z’YE KADIN SAĞLIĞI' SEMİNERİ

     

    AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı ile Ankara Kadın Sağlığı Derneği'nin ortak projesi olan ’A’dan Z’ye Kadın Sağlığı’’ semineri Erzurum’da gerçekleştirildi.

    Erzurum Ticaret ve sanayi Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen seminerin açılış konuşmasını yapan AK Parti Erzurum Kadın Kolları Başkanı Hilal Demir hükümetin sağlığa ve kadına verdiği önemi anlattı.
    Sağlık Bakanlığının kadın sağlığıyla ilgili önemli çalışmalar yaptığını belirten Demir, kadın sağlığını önemsedikleri için bilinçlendirme çalışmalarına yoğunluk verdiklerini söyledi.
    Ankara Kadın Sağlığı Derneği Başkanı İbrahim Büyükkıvanç, derneklerinin sağlık hizmetlerinin gelişmesi ve ulaşılabilirliğinin arttırılması için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olduğunu ifade etti.
    Büyükkıvanç şunları söyledi: “Derneğimiz kadın sağlığı konusunda tıbbi ve sosyolojik araştırmalar yapmayı, kamuoyunu konu hakkında bilgilendirilmeyi, hastaları dernek bünyesinde bir araya getirerek maddi ve manevi dayanışma ortamlarının oluşturulmasını amaçlar. Bu amaçlar doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Ankara Kadın Sağlığı Derneği, bünyesindeki gönüllüleri ile gerekli araştırmaları yaparak kadınlarımızın en sık karşılaştıkları sağlık sorunlarını tespit edip, bu sağlık sorunlarının giderilmesi ve doğru yönlendirmenin sağlanması için çalışmaktadır’’
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Buğra Buyrukçu da kadın sağlığı ve dikkat edilmesi gerekenler konusunda davetlileri bilgilendirdi.
    Seminer sonunda katılımcılara sağlık taraması ve anket çalışması yapılarak, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Demir tarafından Erzurumlu şairlerin kaleme aldığı Nazlı Niyazlar kitabı hediye edildi.

     

  • YAVİLİOĞLU ERZURUM’DA GÜVENLİK BİLGİLENDİRME TOPLANTISINA KATILDI

     

    Adorel güvenlik ve network çözümleri bilgilendirme toplantısı Erzurum’da yapıldı.

    Palandöken Kayak Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen toplantıda güvenlik kamera sistemleri, veri depolama çözümleri, kablosuz network çözümleri, bilgi güvenliği çözümleri, fiber kablolama çözümleri hakkında katılımcılara bilgi verildi.
    Adorel güvenlik ve network çözümleri bilgilendirme toplantısına AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yaviloğlu, Baro Başkanı Faruk Terzioğlu, Tesan Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Erdoğan, Adorel Şirket Müdürü Memduh Güngür, sektör temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
    Toplantının açılış bölümünde konuşan Erzurum Milletvekili Cengiz Yavillioğlu, ”Güvenlik sistemleri gelişen ve değişen dünyada yoğun bir şekilde kullanılıyor. Özellikle gelişmiş ülkeler bu güvenlik sistemine ayrı önem gösteriyor. Bizim ülkemizde de güvenlik sistemi yavaş yavaş kullanılmaya başlanıyor. Güvenlik sistemleri artık tamamen özel sektörün eline geçmiş durumda. Büyük şirketler güvenlik sistemine önem veriyorlar. Çünkü; onlar için önemli olan ilk şey güvenliktir. Dünyada sistemler değişiyor. Artık güvenlik sistemleri insan kaynaklarıyla değil teknolojiyle gerçekleştiriliyor.” dedi.
    Toplantının açılış bölümünden sonra firmalar tarafından açılan stantlar davetliler tarafından gezildi.

     

  • 429.ŞEHİDİN RESMİNİ ASACAK YER BİLE YOK

     

    SON ŞEHİT İÇİN SEKRETER ODASI BOŞALTILDI
    Türkiye’nin en fazla şehit veren 3’ncü ili olan Erzurum’da, Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nde Siirt'te düşen helikopterde şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş'in fotoğrafını asacak yer kalmayınca sekreter odası boşaltıldı.

    Erzurum Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin panolarında yer kalmayınca derneğin sekretaryası boşaltılarak, 'şehit albümü' yapılması kararlaştırıldı. Siirt'in Pervari ilçesinde geçtiğimiz cumartesi günü meydana gelen helikopter kazasında şehit olan 17 askerden biri olan Erzurumlu Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş'in fotoğrafını asmak için yer kalmayınca Gez Mahallesi'nde Özünal Apartmanı’nın 1. katında bulunan Erzurum Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nde yeni bir oda hazırlanmasına karar verildi. Erzurum'un 429'ncu şehidi olan Güneş'in fotoğrafını asacakları yer olmadığını söyleyen Dernek Başkanı Hatem Tetik, "Sekreter odasına da, şehit askerlerimizin fotoğraflarını asmaktan başka çaremiz yok" diye konuştu.
    Derneği kurdukları 1997 yılında sadece Kıbrıs şehitleri de dahil olmak üzere Erzurumlu 178 şehit bulunduğunu anlatan Tetik, "Derneğimizi kurup, 90 metrekarelik dernek binasının önce koridorunu şehitlerimizin resimleriyle süsledik. Sonrasında her yeni şehidimizin fotoğraflarını koyduk. Koridor tamamen dolduktan sonra yönetim odasına resimler asmaya başladık. Bugün şehit sayımız 22'si polis, 55'i de sivil vatandaş olmak üzere 429'a ulaştı. Son şehidimiz Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş'in resmini asacak yerimiz kalmadı. Derneğimizin sadece sekreter odası boştu, yeni fotoğrafları da oraya asma kararı aldık. İnşallah oraya sadece son şehidimizin resmini asarız, başka da şehit acısı yaşamayız" dedi.

     

  • ABDURRAHMANGAZİ VAKFI YENİ BİNASINDA

     

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “Biz eğer dünyada diğer ülkelerle yarışacak ve rekabet gücü yüksek bir ülke olacaksak bunun en yegane yolu eğitimden geçmektedir” dedi.

    Erzurum’un Çırçır Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Abdurrahmangazi Vakfı Şehit Bahattin Yıldız Eğitim ve Kültür Merkezi, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in de katıldığı törenle hizmete girdi. Açılış töreninde konuşan Abdurrahmangazi Vakfı Genel Başkanı Muhammet Emek, vakıf olarak eğitime yönelik desteklerinin devam ettiğini belirterek, bugün hizmete açılan Şehit Bahattin Yıldız Eğitim ve Kültür Merkezi’nin de öğrenciler için önemli bir alt yapı oluşturacağına dikkat çekti. Merkezin yapılmasında emeği geçen yöneticilere ve işadamlarına teşekkür eden Emek, eğitime yönelik hizmetlerinin devam edeceğini belirtti.
    Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk ise, Erzurum’un bu tür yurtlara ihtiyacı bulunduğunu belirterek, “Bu anlamda diğer iş adamlarımızın da desteklerini bekliyoruz. Bu yatırımın gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi kutluyoruz” dedi.
    Bakan Dinçer de törende yaptığı konuşmada, “Biz eğer dünyada diğer ülkelerle yarışacak ve rekabet gücü yüksek bir ülke olacaksak bunun en yegane yolunun eğitimden geçtiğini ifade etmek istiyoruz. Güçlü bir ekonomiye sahip olacaksak eğitimli insanlara ihtiyacımız var. Biz bu ülkedeki terör meselesini çözeceksek bunun eğitimden geçtiğini bilmeliyiz. Gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldıracaksak bunların temel altyapısının eğitim olduğunu bilmeliyiz. Sadece okullarla, resmi eğitimle değil toplumun her alanında her kesimine sunulan bir eğitim yapmak zorundayız” diye konuştu.
    Merkezin yapılmasında emeği geçen yönetici ve işadamlarına plaket verilmesinin ardından merkezin açılış kurdelesi Bakan Dinçer, Vali Öztürk, Erzurum milletvekilleri Fazilet Dağcı Çığlık, Adnan Yılmaz, Cengiz Yavilioğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler ve AK Parti İl Başkanı Murat Kılıç tarafından birlikte kesildi.

     

  • ERZURUM'DA BAKAN DİNÇER'E ÖĞRETMEN MEKTUBU

     

    Erzurum’da 6 yıldır atama bekleyen 4 kadın öğretmen adayı, koruma engelini aşarak ulaştıkları Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e mektup verdi.

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Erzurum’da Abdurrahman Gazi Vakfı Şehit Bahaddin Yıldız Eğitim ve Kültür Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılışta koruma engelini aşarak Bakan Dinçer’e ulaşan 4 kadın öğretmen adayı, Dinçer’e bir mektup vererek, 6 yıldır atama beklediklerini belirttiler. Öğretmen adaylarının mektubunu alıp okuyan ve sıkıntılarını dinleyen Bakan Dinçer, daha sonra açılışı yaparak davetlilerle birlikte binayı gezdi.
    Atatürk Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nden mezun olduklarını ve 6 yıldır atamalarının yapılmadığını belirten Dilara Karagülle, Figen Efe, Nazlı Güldalı ve ismini vermeyen diğer öğretmen adayı, “Bakana mektubumuzu verdik. Öğretmen olmak istiyoruz. Atamalarımız yapılmıyor. Bakan Dinçer de baskı olduğunu ve Şubat ayında da atama yapılamayacağını söyledi. Üzgünüz” dediler.
    Öğretmen adaylarının Bakan Dinçer’e verdiği mektup şöyle:
    “Sayın Bakanım bu mektubu size yazış amacım, yurdumda Teknik ve Mesleki Eğitim Fakültesi mezunu öğretmen adaylarının ihmal edildiği; önümüzdeki süreçte çözüm odaklı davranılmazsa ülkemin geleceğini olumsuz etkileyeceğine inandığım mağduriyetimize dikkatinizi çekmektir. Malumunuz 28 Şubat sürecinde imam hatip okullarının kapatılmasıyla birlikte meslek liseleri de kapatıldı. 2002 yılında sizler güzel yurdumuzda siyasi arenaya çıktığınızda, sizleri destekleyerek makus talihimiz artık değişecek diye umutlandık. Fakat bu umut bekleyişi 10 yıl sürdü ve hala sürmekte. Üniversiteye giriş aşamasından başlayan katsayı haksızlığı ve tek bölüm tercihlerine mecbur bırakılmak. Her ilimizde fakültelerimizin bulunmayışı, çoğumuzun ailesinden uzakta yüksek maliyetlerle 2-3 saatlik uykularla zor şartlar altında okullarımızı bitirdik. Tam da verilen emekler, çekilen çileler boşa gitmeyecek, mezun olduk dediğimizde yine bizi bir adım geriden başlatacak olan KPSS engeliyle karşılaştık. Evet başka adaylar için sınav ama bizim için tam bir engel. Çünkü Başbakanım örneğin ben meslek lisesi mezunuyum ve sözelci bir öğrenciyken giyim öğretmeni olarak benden sayısal mezunu bir matematik öğretmeninin yapması gereken net ve puan isteniyor. Üstelik tespih tanesi kadar alımlarla birçok arkadaşımızın mezun oluşundan bir 4 yıllık zaman dilimleri daha geçti ve biz hala atanamadık. Ve her sene puanı düşük alımları çok olan arkadaşlarımızın ‘Vicdanımız çok rahat aslında siz bizden daha çok atanmayı hak ediyorsunuz’ cümlelerini duya duya geride atalet içinde kalmak o kadar zor ki. Sayın Bakanım, benim ve birçok arkadaşımın dayanma gücü kalmadı. Üniversite girişinden atanmamıza kadar devam eden bu mağduriyet bizi belli bir yaşa gelmiş, ailesine ekonomik yönden bağımlı, ne işe yarandığını sorgulayan, sorguladıkça mutsuz ve çaresizce öylece sanki seyirci koltuğundan hayatını izleyen, yapı genç ama ruhu yorgun, bunalımlı atalet içinde bir nesil oluşturdu. Ve korkarım ki eğer mağduriyetimiz giderilmezse biz ve ailelerimiz bu bunalıma dayanamayacak, tabiri caizse toplumun patlamaya hazır bir dinamiti haline geleceğiz. Sizden ricamız artık sesimizi duyup, makus talihimizi değiştirmenizdir. Saygılarımla.”

     

  • PALANDÖKEN'İ HİÇ BÖYLE GÖRMEDİNİZ

    2009 da gösterime giren Nefes filmine benzerliği ile dikkat çeken ve Erzurum Palandöken’de çekimleri yapılan Dağ filmi  vizyona girdi.

    FİLMİN KONUSU KISACA ŞÖYLE:

    Vatani vazifelerini Güneydoğu’nun zor ve güç iklim şartlarına ve terör tehlikesine bile aldırış etmeden yerine getiren iki vatan evladı, dağda yol alırken vatan hainleri tarafından pusuya düşürülürler.

    Hiç ummadıkları bir anda pusunun ortasında kalırlar. Ama pes etmeyip müthiş bir mücadele örneği sergilerler. Çetin coğrafik yapıya ve kötü hava koşullarına rağmen hayatta kalmak terör örgütü mensuplarına karşı vatanı savunmak kendileri için edindikleri yegane görevdir.

  • ETSO'NUN 5 YILDIZLI KALİTESİ 3.KEZ TESCİLLENDİ

     

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) düzenlenen 8. Dönem Oda Akretidassyon Sertifika Töreni’nde üçüncü kez 3 yıl süreli akreditasyon belgesini aldı.

    Oda ve borsaların hizmet kalitesinin tescil belgesi niteliğindeki akreditasyon belgesinin TOBB Merkezi’ndeki konferans salonunda gerçekleştirilen sertifika törenine ETSO’yu temsilen, Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Meclis Başkanı Saim Özakalın, Genel Sekreter Av. Abdulkadir Ungan, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Lütfü İhsan Senir, İş ve Endüstri İlişkileri Uzmanı Mehtap Yarbaşı ve Sicil Müdürü Hakan İnanlı katıldı.
    28 oda ve borsanın ilk kez akreditasyon belgesi aldığı tören saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende ilk konuşmayı, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Akreditasyon Kurul Başkanı Halim Mete yaptı. Konuşmasında, akreditasyon çalışmalarına oda ve borsaların hizmetlerinin kalitesini mükemmele ulaştırmak amacıyla başladıklarını ifade eden Halim Mete, amaçlarının müşteri memnuniyetini artırmak olduğunu vurguladı. Mete, ''Akreditasyon sistemi bu hedefe varmada kullanılabilecek bir araçtır'' dedi.


    ''AKREDİTASYON KRİTELERİNİ MİLLİLEŞTİRİYORUZ”
    İlk akreditasyon çalışmalarının üzerinden 10 yıl geçtiğini belirten Mete, akreditasyon sisteminin başarısının, denetlemelerin sürekliliği, yeterliliği ve tarafsızlığına bağlı olduğunu kaydetti. Mete, süreç içerisinde akreditasyon çalışmalarını yeniden yorumladıklarını dile getirdiği konuşmasında, bundan sonra yapılacak başvuru ve denetimlerde yeni kriterlerin geçerli olacağının altını çizdi. Kriterleri millileştirmeye başladıklarına da işaret eden Mete, var olan 365 oda ve borsadan 129'unun yani yüzde 35'inin akredite olduğunu bildirdi. Mete, 2012 yılında oda ve borsalara denetim ve geliştirme amacıyla 99 ziyaret düzenlediklerini belirterek, sürecin iyi işletilmesi için oda ve borsaların sürekli eğitime tabi tutulması gerektiklerini vurguladı.


    “10 YIL ÖNCE ATILAN TOHUMLAR MEYVE VERDİ”
    Törende daha sonra TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu konuştu.Akredite olan oda ve borsaları 5 yıldızlı olarak tanımladığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, ''Bugün beş yıldızlı otel müşterisine nasıl hizmet veriyorsa, 5 yıldızlı oda ve borsalar da bu kalitede hizmet verecek'' diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, göreve geldiklerinde sadece 5 odanın İngilizce konuşabilen personele sahip olduğunu, odaların hiçbirisinin proje yazamaz durumdu bulunduğunu anımsatarak, bugün ise 365 oda ve borsadan sadece 10'unun İngilizce konuşamaz durumda olduğunu ifade etti. Rifat Hisarcıklıoğlu, ''10 yıl önce toprağa attığımız tohum meyve vermeye başladı. Akredite olan oda ve borsa sayımız 129. Önümüzdeki dönem 21 oda ve borsamız da akredite olacak, hedefimiz ise 365 oda ve borsamızın tamamını akredite edebilmek'' dedi. Proje yapma kapasitesi açısından da önemli yol kat ettiklerine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, bugün TOBB bünyesindeki oda ve borsaların, AB Fonları, Kalkınma Ajansları da dahil olmak üzere yapmış olduğu projenin toplam değerinin 410 milyon lira olduğunu vurguladı.
    Hisarcıklıoğlu, hizmet alan üyenin odaya daha fazla bağlanacağını, bu sayede o üyelerin odaya daha fazla bağlanarak sahip çıkacağını vurgulayarak, böylece odalar ne iş yapar diye kimsenin soru soramayacağını savundu.
    Oda ve borsaların hep bir adım önde olmaları gerektiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, ''Siz hep bir adım önden gideceksiniz ve özel sektörü ileriye taşıyacaksınız. Yani takip eden değil, yönlendiren olacaksınız. Pasif değil, aktif olacaksınız. Hizmet eden, hizmet üreten olacaksınız. İşte o zaman, proje üretmek isteyen, yatırım ve ihracat yapmak isteyen size gelir'' ifadelerini kullandı.
    Hisarcıklıoğlu, kapasite geliştirme stratejisi çerçevesinde bünyelerinde bulunan 65 oda ve borsayı, 20 ülkedeki borsalarla eşleştirerek, kapasite transferi sağladıklarını dile getirdi. Oda ve personelin eğitimine de büyük katkı sağladıklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, bu kapsamda 50 personele profesyonel AB uzmanlığı eğitimi verdiklerini, yine personellerini AB odalarına göndererek yerinde eğitim verdiklerini de belirtti. Akreditasyona sahip olan 150 odanın, Avrupa'nın herhangi bir noktasında verilen hizmete eşdeğer hizmet verdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''Hizmet ithal eden TOBB'dan hizmet ihraç eden TOBB'a geldik'' dedi.


    ''ODA AKADEMİSİ'' KURACAĞIZ
    Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki dönemde iki iş daha yapacaklarını bildirerek, bunlardan birincisinin ''Oda Akademisi'' kurmak olduğunu söyledi. Oda ve borsa meclis başkanlarını, yönetim kurulu başkanlarını, genel sekreterleri ve yönetici personelleri bu akademi de eğitime tabi tutacaklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, ''Bu akademide oda, borsa yönetimi ve hizmetleri konusunda dünyanın en gelişmiş sistemlerini öğreteceğiz'' şeklinde konuştu.
    İkinci projelerinin de üniversiteli akademisyenleri oda, borsa sistemlerine sokmak olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu projeyle oda ve borsaların yerel ve ulusal politika oluşturma kapasitelerini geliştireceklerini kaydetti.
    Törende konuşmaların ardından ilk kez akredite olan 28 oda ile yapılan denetimler sonucunda belgelerini yenilemeye hak kazanan oda ve borsalara sertifikaları verildi. Daha önce akreditasyon belgesini alan ve hizmet kalitesini tescillendiren ETSO’da törende sertifikasını aldı.
    ETSO Yönetum Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve Meclis Başkanı Saim Özakalın yenilenen akreditasyon sertifikasını TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklığoğlu’nun elinden aldı.


    YÜCELİK; “ÜYELERİMİZ EN İYİ HİZMETE LAYIK”
    ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, daima üyesine en iyi hizmeti veren bir oda olmayı hedeflediklerini belirterek, "Meclis, yönetim kurulu ve personelimizle her zaman daha iyiye ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Yapılan bu denetimden başarılı bir şekilde geçmek bizi mutlu etti. Ancak daha iyisini yapmak için gayret gösteriyoruz. Kanunlar çerçevesinde yaptığımız çalışmalar ve uygulamalarımızla, üyelerimize layık olduğu hizmeti vermeye devam edeceğiz." dedi.


    AKREDİTASYON BELGESİ ALAN ODA VE BORSALAR
    8. dönemde akreditasyon sertifikası alan oda ve borsalar;
    Adana Ticaret Borsası, Akşehir Ticaret Borsası, Ayvalık Ticaret Odası, Biga Ticaret ve Sanayi Odası, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası, Çarşamba Ticaret Borsası, Develi Ticaret Odası, Devrek Ticaret ve Sanayi Odası, Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası (Konya), Erzurum Ticaret Borsası, Gelibolu Ticaret ve Sanayi Odası, Ilgın Ticaret Odası,İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası, Kahramanmaraş Ticaret Borsası, Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası, Kayseri Ticaret Borsası, Kızıltepe Ticaret Borsası, Kızıltepe Ticaret ve Sanayi Odası, Kızıltepe Ticaret ve Sanayi Odası, Kütahya Ticaret Borsası, Milas Ticaret ve Sanayi Odası, Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası, Rize Ticaret Borsası, Salihli Ticaret Borsası, Torbalı Ticaret Odası, Trabzon Ticaret Borsası, Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası, Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası
    7. dönemden akreditasyon belgesi alan Ticaret ve Sanayi odası;
    Bolu Ticaret ve Sanayi Odası.
    3.dönemden akreditasyon belgesi alan oda ve borsalar;
    Adana Ticaret Odası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Balıkesir Sanayi Odası, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Eskişehir Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, Konya Sanayi Odası, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası.
    2.dönemden akreditasyon belgesi alan Ticaret ve Sanayi odası;
    Uşak Ticaret ve Sanayi Odası.

     

  • ŞEHİTLER İÇİN PASİNLER'DE MEVLİT OKUTULDU

     

    Siirt Pervari’de helikopter kazasında şehit düşen 17 şehit için Pasinler Belediyesi Başkanı Ünsal Sertoğlu tarafından mevlit-i şerif okutuldu.

    Geçtiğimiz günlerde Siirt’in Pervari ilçesinde elim bir helikopter kazasında şehit düşen Erzurumlu Uzman Çavuş Kürşat Güneş ve diğer 16 şehit için Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu tarafından Mahmut Vehbi Efendi Cami’nde Cuma Namazı öncesi mevlit-i şerif okutuldu.
    Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu cami çıkışında yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz haftalarda Siirt’in Pervari ilçesinde helikopter kazasında şehit düşen askerlerimizin kaybetmenin üzüntüsünü halen içimizde yaşıyor. Bu memlekette bugün rahat bir yaşam sağlıyorsak bunu şehitlerimize borçlu olduğumuzu herkesin bilmesi gerekir. Bugün onlar için mevlit-i şerif okuttuk. Ruhları şad olsun şehitlerimizin” dedi.
    Mevlit-i şerife Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, Pasinler İlçe Emniyet Müdürü Şaban Beşer, çok sayıda mülki idare amiri ve vatandaşlar katıldı.

     

  • ERZURUM VERGİSİNİ NE KADAR ÖDÜYOR?

    Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü 2012 yılı Ocak-Ekim dönemi Vergi tahsilatının tahakkuka oranlarını açıkladı. Erzurum’da 10 ayda 616.8 milyon TL olarak tahakkuk eden verginin 418,1 milyon TL’lik bölümü tahsil edildi. İlde vergi tahsilatının tahakkuka oranı yüzde 67.7 olarak kaydedildi.


    ERZURUM 29’UNCU SIRADA
    Erzurum Ocak-Ekim 2012 bazında Türkiye illeri sıralamasında vergi tahakkukunda 30’uncu, tahsilatta 31’inci, tahsilat oranında 46’ıncı sırada yer aldı. İl yüzde 67.8’lik tahsilat oranıyla Doğu Anadolu Bölgesinde 9, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde 5, KUDAKA alanında 2’inci oldu.


    8 AYLIK DAĞILIM
    Erzurum’da vergi tahsilatının tahakkuka oranı bu yılın Ocak ayında yüzde 21.18, şubat ayında yüzde 30, mart ayında yüzde 35.63, nisan ayında yüzde 40.65, mayıs ayında yüzde 46.66, haziran ayında yüzde 51.20, Temmuz ayında yüzde 57.89, ağustosta yüzde 62.33, eylül ayında 65.17 olarak gerçekleşti.


    TAHSİLAT ORANLARI
    Ekim ayı ölçeğinde vergi tahsilatının tahakkuka oranı Erzurum’da yüzde 67,7 olurken bu oran Türkiye’de yüzde 81, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 64.5, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 68,4, KUDAKA’da yüzde 70 olarak hesaplandı.

  • DOLMUŞTA AKIL ALMAZ OLAY

    Adana'da müzisyen bir kişi dolmuşta mastürbasyon yaparken yakalanınca "üflemeli müzik aleti çaldığım için kasıklarım şişiyor böyle rahatlıyorum" dedi.
     
    İlginç olay, merkez Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre bir vatandaş Adana Emniyet Müdürlüğü'ne bir mail atarak, "Eve giderken sürekli bir kişiyle karşılaşıyorum ve dolmuşta kadınlara bakarak mastürbasyon yapıyor. Ben 3. kez adamı aynı şekilde görünce cep telefonum ile görüntüsünü çektim gereğinin yapılmasını istiyorum" diyerek çektiği görüntüyü de mail ortamında emniyete ulaştırdı. Emniyet bunun üzerine vatandaşın ihbar ettiği dolmuşta uygulama yapmaya başladı. Güven timleri dolmuşa yolcu gibi binerek şahsı takibe aldı. Takip sonucunda şahsın mailde anlatıldığı gibi mastürbasyon yaptığı tespit edilerek yakalandı. Emniyete getirilen şahsın bir kurumda müzisyen olarak çalıştığı ve isminin S.B. (32) olduğu öğrenildi. Evli olan şahıs, polise verdiği ifade de "Ben üflemeli bir müzik aleti çaldığım için kasıklarım şişiyor böyle rahatlıyorum" dediği öğrenildi. Şahıs ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken savcılık "Toplum içinde hayasızca davranışta bulunmaktan" adli işlem başlattı.

  • AMELİYATTA SAYGI DURUŞU

    İzmirli genç çiftin tek çocuğu olan ve ailesinin ismini açıklamak istemediği 3 buçuk yaşındaki minik kız; bulantı, kusma ve bilinç kaybı şikayetiyle Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildiğinde, aynı gece beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi yaşam mücadelesi veren diğer canları da düşünerek, biricik kızlarının organlarını o gece bağışlama kararı aldı.

    Minik kızdan alınan kalp Ankara’da, karaciğer de Malatya’da iki hastaya can verdi. Böbrekleri ise İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 buçuk yıldır günde 12 saat diyalize girmek zorunda kalan henüz 5 yaşındaki Hasan Kaya ile 3 yıldır diyalize giren 18 yaşındaki Çiğdem Varal'a nakledildi. Ayrıca aynı hastanede yatan 6 aylık bir çocuğa ise, ince bağırsakları nakledildi.
    Reklam

    Ameliyat masasında beyin ölümü gerçekleşen minik için, sağlık çalışanları masanın etrafında toplanıp saygı duruşuna geçti. 3 buçuk yaşındaki miniğin yatağının başucunda dikilen doktor ve hemşirelerin duygu dolu anları fotoğrafa yansıdı.

    "MİNNETLE ANIYORUZ"

    Küçük kızın organlarını alan ve diğer iki böbrek hastasına nakleden Opr. Dr. Cezmi Karaca, 3 buçuk yaşındaki çocuklarının organlarını bağışlayan aileyi minnetle andıklarını belirterek, "Çocuğun organlarını bekleyen hastanemizde 3 kişi, İzmir dışında da karaciğerini bekleyen Malatya’da bir çocuğa ve Ankara’da bir çocuğa nakledildi. Ülkemizde organ bağışının az olduğu bu dönemde bu sevabı işleyen, başka canlara can vermek için çocuklarının organlarını bağışlayan aileyi minnetle, şükranla anıyoruz" dedi.

    Fotoğraftaki duygusal anları da aktaran Karaca, "3 buçuk yaşındaki bir çocuk tıbbi nedenlerle geri dönüşü olmayan bir yola girmiş. Beyin ölümü gerçekleşmiş ve ailesi de bu çocuğun organlarını bağışlamış. Bizler de bu aileye ve bağışlanan çocuğa, saygımızı minnetimizi ifade etmek için, onun duruşunu sergilemeye çalıştık" ifadelerini kullandı.

    3 buçuk yaşındaki miniğin böbreğiyle sağlığına kavuşan ve ömrünün sonuna kadar dua edeceğini söyleyen 18 yaşındaki Çiğdem Varal'ın annesi Kezban Varal da, 3 yıldır böbrek bekledikleri çocuklarının sağlığına kavuşmasını sağlayan miniğe, ailesine ve doktorlara teşekkür etti. Böbreğin nakledildiği 5 yaşındaki Hasan'ın annesi Elif Kaya da, "Aileye çok teşekkür ediyoruz. Çocuğum bir buçuk yıldır diyalize giriyordu. Organ bağışı herkese hayat veriyor. Herkesi organ bağışına çağırıyorum" diye konuştu.

  • DÜĞÜN YAPMAK İÇİN SATIYOR

    Edinilen bilgiye göre, Konya Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği ekipleri, kent merkezine uyuşturucu madde girmemesi için Konya Aksaray Karayolu'nda uygulama yaptı.

    Yapılan uygulamada Müslüm K’nin (24) kullandığı 27 plakalı bir otomobil durduruldu. Otomobilin bagajına özenle gizlenmiş 15 kilo esrar ele geçiren polis şahsı gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheli uyuşturucu ticareti yapmak suçundan adliyeye sevk edilirken, nişanlı olduğunu ve düğün masrafları için uyuşturucuyu satmaya getirdiğini söyleyerek kendini savunduğu öğrenildi.



  • KADIN ERKEĞİ MEYDANDA DÖVDÜ

    Edinilen bilgilere göre, Gölköy ilçesinde bir vatandaşa kefil olan kadın, borcunu ödemeyen şahsa meydan dayağı attı.

    Görüntülerde kadının, odunu arkasında saklayarak kefil olduğu şahsa yaklaştığı ve odunla adama vurmaya başladığı görülüyor. Neye uğradığını şaşıran adam kaçarken, kovalamaca uzun süre devam ediyor.


  • BAKAN 34 YIL ÖNCE MEZUN OLDUĞU OKULDA DERS VERDİ

     

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 34 yıl önce mezun olduğu Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin o zamanki adıyla İşletme Fakültesi, şimdiki adıyla İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde öğrencilere ders verdi.
    Erzurum’da gezi ve incelemelerini sürdüren Bakan Dinçer, cuma namazını kıldığı Ulu Camii’nde yoğun sevgi gösterisiyle karşılaştı. Cami önünde bekleyen vatandaşlar, Bakan Dinçer’e ulaşabilmek için adeta birbirleriyle yarıştı. Daha sonra Atatürk Üniversitesi’ne geçen Bakan Dinçer, 34 yıl önce mezun olduğu İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nin sıralarında oturan öğrencilere ders verdi. Konuşmasına okul yıllarındaki anılarını anlatarak başlayan Bakan Dinçer, ''Dünyanın yaşadığı değişim, okulların tüm toplum için hayat boyu öğrenme merkezi haline gelmesini, her yaştan kişiler için öğrenme ortamı sunmasını sağlıyor'' dedi.
    AK Parti iktidarıyla birlikte Türkiye’de her ile üniversite kurma hedefinin kısa vadedeki sonuçlarının bile geleceğe yönelik umutları ve inançlarını çoğaltan bir durum olduğunu ifade eden Bakan Dinçer, son 10 yılda üniversitelerdeki öğrenci sayısındaki artışın yüzde 129 olduğunu bildirdi. Bakan Dinçer, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    ''Özellikle son yıllarda üniversiteden mezun olan öğrencilerin iş, istihdam ve belki de Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olarak çalıştırılmaları gerektiği konularında spekülasyonlar ve tartışmalar yapıldı. Üniversiteden mezun olduğu halde istihdam edilmesi konusunda sorun çıkan gençler üzerinden yanlış siyaset yapılıyor. Bizim ülkemizde üniversite mezunu olup istihdam edilen gençlerin oranı yüzde 72'dir. Erkeklerde yüzde 73, kızlarda yüzde 71'dir. Buradan hareketle şunu söylemek mümkün, bizim üniversite mezunu gençlerin istihdam oranları AB ortalamalarının üzerindedir. Üniversitede okumak, sadece ve sadece istihdam edilmek için yeterli değildir. Artık üniversite mezunu olmak bile istihdam edilebilmek, tek başına ayakta kalmak, iş dünyasında rekabet gücü bulmak için yeterli bulunmuyor.”
    Bakan Dinçer, tüm dünyanın rekabetini eğitilmiş ve uzmanlaşmış insanlar üzerinden yaptığını ifade etti. Türkiye'nin mevcut çağ nüfusunun yüzde 35'inin üniversitelerde okuduğunu belirten Bakan Dinçer, “Türkiye'de her ile üniversite açmanın eleştiriliyor olmasını anlamak mümkün değil. Üniversiteden her mezun olanın devlet tarafından istihdam edileceği fikrine dayalı bir anlayışı takip etmeyi de anlamak mümkün değildir. Bütün nüfusunun yüzde 5'i üniversite mezunu olan, yüzde 78'i lise mezunu olan toplumda uzman sayısının ne olduğunu tahmin edebilir misiniz” diye konuştu.
    Bakan Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Gelişmiş ülkeler, bu doğrultuda çok gelişmiş reformlar yapıyorlar. Tüm dünya şartları değişiyorken sizin değişmeden kalmanız mümkün mü. Gelişmiş ülkeler bu doğrultuda geniş çaplı reformlar yapıyorlar. Yüksek eğitim kurumlarının daha etkili olmasını sağlayacak düzenlemeler yürütüyorlar. Üniversite ve eğitim kurumları, her yaştan ve kesimden bilgi talep eden insanlara hizmet verebilecek kurumlara dönüşüm eğilimi gösteriyorlar. Artık bir sınıfta öğretim üyesinin karşısında oturmaksızın bilgi ve beceriyi elde etmiş öğrencilerin diploma sahibi olabileceği dönemde yaşıyoruz. Artık rekabet gücü ve yapısı, eğitilmiş insanlar üzerinden yapılıyor. Dünyanın yaşadığı değişim, okulların tüm toplum için hayat boyu öğrenme merkezi haline gelmesini, her yaştan kişiler için öğrenme ortamı sunmasını sağlıyor. Bilginin her gün yenilendiği, davranış ve tutumların, ihtiyaç ve beklentilerin sürekli değiştiği, yeni mesleklerin ortaya çıktığı günümüzde hepinizin hayat boyu öğrenme yaklaşımını benimsemiş bireyler olarak yetişmesi hepimizin arzusudur. Sadece üniversite eğitimi ile yetinmek, iş dünyasında ayakta kalmak için yetmiyor. ABD'de 2010 yılından sonra belirlenen stratejik plan sunulurken, 'Normal bir ABD vatandaşı üniversiteyi bitirdikten sonra 40 yıllık çalışma hayatı boyunca en az 4 meslek değiştirmeye ve 11 iş yeri değiştirmeye hazır olmalı' diyor. Dünyada üniversiteden mezun olduktan sonra bir mesleğe sahip olup, o meslekte emekli olana kadar çalışabileceğiniz imkanların azaldığını ifade edersek, ne için konuşmanın önemli kısmını hayat boyu öğrenmeye ayırmış olduğumu anlatmış olurum.”

     

     

  • ERZURUM TİCARET BORSASI’NIN BÜYÜK BAŞARISI

     

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'a 2011 yılında başvuran Erzurum Ticaret Borsası, gerekli kriterleri yerine getirerek Akreditasyon Belgesi almaya hak kazandı.

    Erzurum Ticaret Borsası’nı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'un istediği kalite, verimlilik ve etkinliğe bir adım daha yaklaştıran “Akreditasyon Belgesi”, Ankara'da düzenlenen törenle takdim edildi.
    TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Akreditasyon Belgesi'ni yurtdışındaki programı nedeni ile törene katılamayan Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İ.Hakkı Hınıslıoğlu’nun yerine , Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyelerine takdim etti.
    Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Kemal Aras ile İsmail Yeşilyurt, TOBB Akreditasyon Belgesi standartlarına ulaşmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek, 2011 yılı sonlarına doğru çıktıkları bu yolda kısa bir süre zarfında bu standardın yakalanması için üstün bir gayret gösterildiğini ve Erzurum Ticaret Borsası'nın bu belge ile daha verimli ve etkin hizmetler üreteceğini kaydetti.
    Başkan Aras ile Yeşilyurt sözlerini şöyle sürdürdü, ”Yaptığı başarılı çalışmalarla adından söz ettiren Erzurum Ticaret Borsası ISO 9001 Kalite Belgesi’ni ardından şimdi de Akreditasyon Belgesi’ni aldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından oda ve borsaların hizmet kalitesinin mükemmele ulaşması ve kurumsal kapasitelerinin artırılması için geliştirilen ' TOBB Oda ve Borsa Akreditasyon' projesi kapsamında Akreditasyon Belgesi’ni almaya hak kazanan Erzurum Ticaret Borsası, gerçekleştirdiği faaliyetler ile başta Erzurum ili olmak üzere ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır. Erzurum Ticaret Borsası bu anlamda üyelerine her geçen gün daha iyi hizmet sunabilmek için çalıştığını ve bu anlamda, 2008 yılında Erzurum Ticaret Borsası ISO 9001: 2001 belgesini alarak hizmet kalitesini belgelendirme yolunda ilk adımını atmıştır. Üyelerinin memnuniyetini arttırmak için üye odaklı faaliyetlerine önem vermiştir. Erzurum Ticaret Borsası’nın hedeflerinin içerisinde yer alan Akredite Borsa olmak için, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile işbirliği çerçevesinde sürdürülen Oda ve Borsa Akreditasyon Sistemine başvuran Borsamız Eylül 2012 tarihinde gerçekleşen denetim sonrasında başarılı bulunmuş ve bugün gerçekleştiren Törenle TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’n dan çalışmalarının sonucunda Akreditasyon Belgesini almaya hak kazanmıştır.”
    Bu arada Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Merkezinde bugün düzenlenen Akreditasyon Sertifika Törenine , Erzurum Ticaret Borsası Meclis Başkanı Selman Çizmelioğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Kemal Aras, İsmail Yeşilyurt, Yönetim Kurulu Üyeleri , Vedat Altunkaynak, Aziz Kerimi ,Necmi Dursun, Kıyasettin Yüksel ile Genel Sekreter Yardımcısı ve Akreditasyon Sorumlusu Aynur Babagil katıldılar.

     

  • ŞENLİLER "İDAM CEZASI PKK ALEYHİNE MİLLETİN LEHİNE"

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Şenliler, idam cezasının geri getirilmesinin terör ve terör örgütünü destekleyenlerin aleyhine, milletin ise lehine olacağını söyledi.
    Partisinin Erzurum İl Teşkilatı binasında düzenlediği basın toplantısında konuşan BBP Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Şenliler, “İdam cezasının geri getirilmesi terörü ve terör örgütünü destekleyenlerin aleyhine, bu milletin lehine olacaktır. İradi olarak hareket etme yeteneğinden yoksun, fiziki olarak karşı koyabilme gücünü kendinde bulamamış küçüklere karşı cinsel amaçlı suçlar işleyenler ve onların fiziksel, ruhsal sağlığını bozanlarda hürriyeti bağlayıcı cezalar ile cezalandırılmakta ve çıkan infaz yasalarından faydalanarak bir müddet sonra toplum içine salınmakta ve aynı suçu tekrar işlemektedir. İşte bu sebeple ırz, namus gibi insanlar için hayati önem arz eden, hele de Türk milleti için çok önemli değerler olarak karşımıza çıkan bu değerlere karşı suç işleyenlerin idamla yargılanması, bunların mağdurlarının kesinlikle vicdanlarının rahatlaması adına olmazsa olmaz bir mecburiyettir. Bu işleri yapanların hiçbir insani duygudan nasibini almamış olduğunu kabul ediyorum. Ceza hukukunun amacı kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, toplum barışını sağlamayı ve suç işlemesini engellemeyi amaçlamaktadır. Bu amaca hizmet etmeyen bir kanun ne işe yarayacaktır” dedi.

  • ERZURUM’DA İSRAİL PROTESTO EDİLDİ

     

    Erzurum’da cuma namazı sonrası Anadolu Gençlik Derneği’nce yapılan basın açıklamasında İsrail kınanarak, Filistinliler için dua edildi. Basın açıklamasına yüzlerce Erzurumlu destek verdi.

    Lala Paşa Camii bahçesinde toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Anadolu Gençlik Derneği Erzurum Şube Başkanı Yusuf Taşdemir, “Öteden beri terör devleti olduğunu söylediğimiz işgalci İsrail, yine Müslüman Filistin halkına yönelik acımasız bir katliama girişti. Siyonist İsrail yönetiminin tahrif edilmiş Tevrat’tan esinlenerek ‘Bulut Sütunu’ adını verdiği kahpece saldırı sonucunda Filistin Müslüman halkın seçilmiş temsilcisi Hamas’ın öncü kadrosundan Ahmet Cebari ve birçok kişi şehit edildi. Halkımız bilmeli ki bu bölgede akan bütün kanın, bütün iç savaşların ve bütün terör olaylarının arkasında doğrudan ya da dolaylı olarak İsrail vardır. Siyonist İsrail yönetimi, bütün İslam ülkelerini ve bütün dünyayı ateşe vermekten kaçınmayacak kadar sapkın bir inanca sahiptir. İsrail, Türkiye’ye ait toprakların da bulunduğu geniş coğrafyayı kendi kutsal ülkesi olarak görmekte ve buraları ele geçirmek için her türlü yönteme başvurmaktadır. Buradan İslam ülkelerinin tüm yöneticilerine ve hükümetlerine sesleniyoruz. Bölgede huzur ve barış ortamı isteniyorsa bunun tek yolu vardır; o da adalet ekseninde bir İslam Birliği’nin kurulmasıdır. Bir İslam ülkesine yapılan saldırının bütün İslam ülkelerine yapılmış gibi kabul edilmesidir. Bir Müslüman’a yapılan saldırının İslam Birliği tarafından karşılıksız bırakılmamasıdır” dedi.
    Taşdemir, “Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak Gazze’nin şehitlerinin ümmetin şehitleri olduğunu, bizim şehitlerimiz olduğunu biliyoruz. Yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz ve şımarık İsrail’in en kısa zamanda döktüğü kanda boğulacağına tüm yüreğimizle inanıyoruz. Ve buradan diyoruz ki ey İsrail bekle bizi, beklemediğin, ummadığın her an da bekle bizi, Efendimizin (s.a.v.) komutasında ve yaptığınız tüm katliamlar, haksızlıklar ve işkenceler için bekle bizi” şeklinde konuştu.
    Basın açıklamasının ardından Filistinliler için dua edildi. Bahçeyi dolduran yüzlerce Erzurumlu, basın açıklamasına destek vererek saldırıları kınadı.

     

  • ÖZTÜRK MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI OLDU

    MHP Erzurum Milletvekili ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Oktay Öztürk, genel kurulun ardından yapılan görev dağılımında Genel Başkan Yardımcısı oldu.
    MHP'nin 10. Olağan Büyük Kurultayı'nda 5 yeni Erzurumlu siyasetçiye Merkez Yönetim Kurulu'nda yer veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk'ü yardımcısı yaptı.
    MHP İl Başkanı Zekai Kaya, Oktay Öztürk'ün genel başkan yardımcısı olmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Erzurum'un uzun yıllardır özlemle beklediği bir göreve vekilimizin getirilmesi bizi onurlandırdı. Bundan böyle Genel Başkan Yardımcımız ile birlikte Erzurum için var gücümüzle çalışacağız" dedi.
    Bu arada Bahçeli ile başkanlık divanında görev alacak genel başkan yardımcıları şu isimlerden oluştu: Yıldırım Tuğrul Türkeş, Edip Semih Yalçın, Sadir Durmaz, Mevlüt Karakaya, Emin Haluk Ayhan, Ruhsar Demirel, Oktay Öztürk, Zühal Topçu, Ahmet Kenan Tanrıkulu, Celal Adan, Sefa Şefkat Çetin ve Atilla Kaya.

  • HINIS'TA SALDIRAN TERÖRİSTE MÜEBBET HAPİS İSTEMİ

    Erzurum’un Hınıs ilçesinde 7 Eylül 2011 günü 6 teröristin İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne el bombaları ve otomatik silahlarla düzenlendiği saldırıya ilişkin dava başladı. Müebbet hapis istemiyle yargılanan Diyarbakır nüfusuna kayıtlı terörist, “Astım hastasıyım, konuşmayacağım” dedi.
    Kamyonet kasasındaki el bombaları ve otomatik silahlarla düzenlenen saldırıda 2 polis memurunun hafif yaralandığı eylemle ilgili yakalanan PKK’lı ‘Mazlum’ kod adlı Mazlum A.’nın Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. Mazlum A.’nın itiraflarına, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede geniş yer verildi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, arıcılık yapan Ertuğrul Öztürk’ün 52 ED 449 plakalı kamyonetini silah zoruyla gasp eden ‘Mahir’ kod adlı Haşim K., ‘Rumet’ kod adlı Mehmet A., ‘Zinnar’ kod adlı Ali A., ‘Hakkı’ kod adlı Cihan D. ve ‘Mazlum’ kod adlı Mazlum A. ile birlikte eyleme girdiklerinin tespit edildiğine yer verildi. İddianamede teröristlerden Haşim K., Mehmet A., Ali A., Cihan D. çatışmalarda öldürülmesi ile dava dosyasından düşürüldü. Eylem planına göre ‘Rumet’ kod adlı Mehmet A.’nın ‘Aracı sen kullanacaksın ya da seni öldüreceğim’ tehdidi üzerine ‘Mazlum’ kod adlı Mazlum A., aracı kullanarak İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne gelip, yaklaşık 20-25 metre mesafeden otomatik Kaleşnikof silah ve el bombaları ile ateş ederek eylemi gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Eylem sırasında kamyonette bulunan PKK’lı Mehmet A.’nın geçimini arıcılık yaparak sağlayan Ertuğrul Ö.’yü göstererek, “Bizi burada bekleyeceksin, hareket edersen öldürüleceksin” tehdidinde bulunduğu öğrenildi. İddianamede, ‘Rumet’ kod adlı Mehmet A., ‘Sorej’ kod adlı Sait T., ‘Ahmet’ kod adlı Rmazan Ö. ile birlikte Rus yapımı el bombasını attıktan sonra otomatik silahlarla saldırıyı 2.5 dakika içinde gerçekleştirdikleri belirtildi.
    Diyarbakır’da yakalanan ‘Mazlum’ kod adlı Mazlum A. ifadesinde, “2011 yılı içinde ailevi sorunlarım nedeniyle BDP’nin Bağlar İlçe Teşkilatı’na giderek, burada Harun A. ile tanıştım. Burada kırsala katılmak istediğimi belirttim. Beni alıp Kendal bölgesindeki örgütün kamp alanına götürdüler. Kırsala katıldığımda kod ismimin ne olduğunu sorunca ben de ‘Mazlum’ olarak kalmasını istedim. Garzan bölgesinde bir hafta silahlı eğitim gördüm” dedi.
    Eylem planını itiraf eden Mazlum A, şu itiraflarda bulundu:
    “Hınıs İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı eylemi, grup sorumlusu Rumet’ kod adlı Mehmet A. tarafından verildi. Hedefimiz polis karakolu ile özel hareket timlerine yönelikti. Asıl hedefimiz özel hareket timlerine yönelikti, saldırı esnasında karakoldaki polisleri yanıltıp yardıma gitmelerine engel olmak içindi.”
    Kamyoneti gasp edilen Ertuğrul Ö.’nün PKK’lı teröristlerle arasında geçen konuşma da iddianamede yer aldı. Ertuğrul Ö.’nün “Beni bağlarsanız burada ayılar bizi parçalar, yer” şeklindeki ifadelerine yer verildi.

    “PİKABIN KASASINDAN AŞAĞI ATLAYARAK, BİNAYA SIKTIK”
    Mazlum A. ifadesinde, “‘Rumet’ ve ‘Haki’ keşiften döndükten sonra bize sivil elbiseleri getirdiler. İsmini bilmediğim bir köyün yakınlarında piknik alanına benzer bir yerde geceyi geçirdik. Oralarda bir kamyonetin bulunduğunu Haki söylemişti. Bu bölgede çalışan arıcıyı tanımıyordu. Biz de silahlı olarak araç sahibinin yanına giderek pikaba bindik. Bu eylemden araç sahibinin haberi yoktu. Zinnar araç sahibini el ve ayaklarını bağladı. Haki ise ‘Hastamız var, pikabı o yüzden alıyoruz’ dedi. Araç sahibi, ‘Beni bağlarsanız burada ayılar bizi parçalar, yer’ diye yalvardı. Kendal ile Haki isimli örgüt elemanları özel hareket timlerinin bulunduğu bölgede aşağı atladı, biz devam ettik. 100-150 metre kadar ileride araç durdu. Araç sahibinin kaçma şüphesi olduğu için aracı kendimizin kullanması gerektiğini hissettik. ‘Rumet’ bana ‘Sen binaya sık’ dedi. Ben ve diğer arkadaşlar kasadan aşağı atlayarak binaya otomatik silahlarla ateş etmeye başladık. Bu sırada polisler de bize karşılık verdi. Zinnar ‘Koş’ diye bağırdı bana, ben pikabın kasasına çıktım. Arkamdan Kendal, Zinnar, Bahos geldi. Rumet de pikaba bindi. Çatışma sırasında ‘Hendal’ ve ‘Haki’ ateş ederek pikabın yanına geldiler. İkisi de yaralandı. Bindikten sonra olay yerinden kaçtık. Bu esnada aracı kırsalda terk ettikten sonra kaçtık” diye konuştu.
    Duruşmada, “Ben astım hastasıyım şu anda ifade veremeyeceğim” diyen Mazlum A.’nın avukatı Muşir Delidum ise, müvekkilinin akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini talep etti. Mahkeme, ifade vermeyen Mazlum Alan’ın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
    Bugün görülen ilk duruşmaya Gümüşhane Cezaevi’nden getirilen Mazlum A. “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, silahlı yağma, öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetten yoksun kılma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak kullanılması” suçlarından müebbet ve 30 yıla kadir hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

  • DOĞAN'A, 71. DEVLET RESİM HEYKEL YARIŞMASI’NDA ÖDÜL

     

    Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Volkan Doğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen 71. Devlet Resim Heykel Yarışması’nda yaptığı çalışmayla başarı ödülü aldı.

    2009 yılında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun olan Doğan, 2009 - 2010 Eğitim Öğretim yılında Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans eğitimine başladı. Halen Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam eden Doğan aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Sözleşmeli öğretim elemanı olarak görev yapıyor.

     

  • ERZURUM'DA SAHTE ÇEK İLE...

    Erzurum’un Yakutiye İlçesine bağlı Gürcü kapı semtinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen olayda 20 büyükbaş hayvanını çek karşılığında satan besici çeki bozdurmak için gittiği bankada dolandırıldığını anladı.
    Edinilen bilgiye göre Gürcü kapı semtinde önceki gün meydana gelen olayda H.P. isimli şahıs 20 büyük baş hayvanını tanımadığı birine satarak karşılığında çek aldı. Aldığı çeki bozdurmak için bankaya giden H.P. çekin sahte olduğunu görünce büyük bir şok yaşadı. H.P. polise giderek hayvanlarını sattığı kişiden şikayetçi oldu. Cumhuriyet savcılığını talimatı üzerine olayla ilgili soruşturma başlatılırken, dolandırıcı şahsın yakalanması için çalışma başlatıldı.

  • ABDURRAHMANGAZİ VAKFI'NA BAKAN AÇILIŞI

     

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, uygulanan projeler ile artık Türkiye’de erkek çocuklar kadar kız çocuklarının da okula gittiklerini söyledi.

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bir dizi temaslarda bulunmak üzere bugün Erzurum’a geldi. Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk’ü makamında ziyaret eden Bakan Dinçer, üniversiteyi okuduğu kentte bulunmaktan mutlu olduğunu belirtti. Erzurum’a geliş amacının kentteki eğitim-öğretim konularını ilgili idarecilerle masaya yatırmak olduğunu kaydeden Bakan Dinçer, kız çocuklarının artık okullaşma oranının arttığını belirtti. Türkiye’de 2012 eğitim-öğretim verilerine göre erkek çocuklar kadar kız çocuklarının da okula gittiklerini ifade eden Bakan Dinçer, “Kızlarımızın okullaşma oranıyla ilgili 2011-2012 verilerine baktığımızda 100 öğrenciye karşın 100.4 kız öğrencimiz okula gidiyor. Yani 100 erkek öğrenciye karşın 100.4. Cinsiyet oranı diyoruz biz buna. Bu oran 2002 yılında 100 erkek öğrenciye karşın 86 civarındaydı. Başlattığımız kampanyalar sonrasında Türkiye’de erkek çocuklar kadar kız çocuklarının da artık okula gittiğini gösteren bir sonuç var. Temmuz, Eylül aylarında yeni kampanyalar da başlattık. Amacımız ortaöğretimde de kız çocuklarının okullaşmasını artırmak. Eğitimin de zorunlu hale getirilmesiyle büyük yol alacağız” diye konuştu.
    Bakan Dinçer, valilik ziyaretinin ardından Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’e ziyarette bulundu. Cuma namazını Erzurum’da kılacak olan Bakan Dinçer, öğleden sonra ise Atatürk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ni ziyaret edip vali, kaymakamlar, belediye başkanları, il ve ilçe milli eğitim müdürleri ile toplantı yapacak. Geceyi Erzurum’da geçirecek olan Bakan Dinçer, yarın da Abdurrahman Gazi Vakfı Şehit Bahaddin Yıldız Eğitim ve Kültür Merkezi’nin açılışını yapacak.

     

  • ERZURUM'DA KARGO GÖREVLİSİNDEN VURGUN

    Erzurum’un Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde kargo şirketinde çalışan B.Y. müşterilere ait telefonları çalarak kayıplara karıştı.
    Edinilen bilgiye göre, Yenişehir semtinde kargo şirketinde çalışan B.Y. isimli şahıs işe alındıktan 10 gün sonra yaptığı hırsızlık sonucunda ortalıktan kayboldu. Kargo işletmecisi S.G. kargo şirketine gelen müşterilere ait cep telefonlarının olmadığını fark etti. Bunun üzerine iş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarını izledi. Firari şüphelinin kargo kutularını alıp tuvalete girdiğini daha sonrada ortalıkta kaybolduğunu gören işletme sahibi bir anda neye uğradığına şaşırdı. Polis güvenlik kamera kayıtlarını inceledikten sonra şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.

  • ERZURUM'DA OTOYOL SİLAHLISI

     

    Erzurum-Kars otoyolunda seyir halinde ilerleyen F.P. isimli şahıs önündeki araçtan yol isteyince ortalık karıştı.
    Edinilen bilgiye göre, F.P. isimli şahıs iş sebebiyle gittiği Kars ilinden aracı ile dönüyordu. Otoyolda seyir halinde ilerlerken önündeki 25 E plakalı araç sürücüsü V.A. isimli şahsın yolu ortalamış bir şekilde gittiğini fark edince yol istemek için iki defa selektör yaktı ve öndeki araç yol verdi. F.P. aracıyla V.A ya ait araba geçti. V.A. sinirlenerek tekrar arabanın önüne geçip yolu tekrar ortalayarak durdu. V.A aracından inerek F.P. ye tehditler ve hakaretlerde bulundu. Daha sonra öfkesi dinmeyen V.A aracına giderek silahını aldı. Silahı F.P’nin kafasına dayadı. Yoldan geçen vatandaşların olaya müdahale etmesinin ardından V.A. havaya iki el ateş açarak olay yerinden hızla uzaklaştı.
    Şüpheli V.A.'nın yakalanması için polis tarafından çalışma başlatıldı.

     

  • ERZURUM'DA OKULDAN KIZ KAÇIRMAYA KALKTILAR

    Erzurum’un Palandöken İlçesine bağlı Yenişehir semtinde okuldan çıkan kız çocuğunu zorla arabaya bindirip kaçırmak istediler.
    Edinilen bilgiye göre Erzurum’un Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde okuldan çıkıp eve gitmek isteyen S.K. isimli şahsı zorla kaçırmak istendi. Okul çıkışında arkadaşlarıyla yolda yürürken, plakası belirlenemeyen beyaz bir otomobil kız çocuğunun yanına yanaştı. Beyaz otomobilin ön koltuğunda oturan bir şahıs aracın camını açıp kolunu uzatarak kız araca bindirmeye çalıştı. Araca binmemek için direnen kız öğrenci çığlık attı. Çevredekilerin olayı görmesi üzerine otomobil hızla olay yerinden uzaklaşarak kaçtı.
    Polis şüphelilerin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.

  • ERZURUM'DA KÖPEK ÇALDILAR

    Erzurum’un Aziziye İlçesi’ne bağlı Dadaşkent semtinde ilginç bir hırsızlık meydana geldi. S.E. isimli şahıs polise başvurarak iki köpeğinden birinin çalındığı diğerinin ise darp edildiğini öne sürerek şikayetçi oldu.
    Edinilen bilgiye göre Dadaşkent semtinde yaşayan S.E. köpeklerine yemek vermek için bahçeye gittiği sırada 1 köpeğinin bulunmadığını diğer köpeğinin de bacağından darp edildiğini gördü. Olay karşısında ne yapacağını şaşıran S.E durumu polise bildirerek hırsızların yakalanmasını istedi.

  • ERZURUM'DA AYIN POLİSİ O OLDU

    Erzurum’da istirahatlı olmasına rağmen izin gününde polislik görevini layıkıyla yerine getirerek suçun aydınlatılmasını sağlayan polis memuru Himmet Bahsi, Emniyet Müdürlüğü’nce ayın polisi olarak seçildi.
    Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Gölbaşı Polis Merkezi Amirliğinde görevli polis memuru Himmet Bahsi, “Ayın Polisi” projesi doğrultusunda 2012 yılı Kasım ayı ayın polisi olarak seçildi.
    Erzurum Emniyet Müdürü Halit Turgut Yıldız ayın polisi seçilen Bahsi’yi teşekkür belgesiyle ödüllendirdi.
    Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:
    “Merkez birimlerimizde görevli personelimizin çalışmalarındaki başarısını ödüllendirmek, moral ve motivasyonunu artırmak üzere oluşturulan bir komisyon tarafından ‘Ayın Polisi’ projesi doğrultusunda 2012 yılı Kasım ayı için Ayın Polisi değerlendirilmesi sonucunda, Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Gölbaşı Polis Merkezi Amirliğinde görevli polis memuru Himmet Bahsi‘nin istirahatlı olduğu gün birkaç gündür park halindeki şüphelendiği aracın üzerinde yaptığı kontrolde aracın üzerinde mermi izi olduğunu görmüş ve durumu hemen 155’ e bildirmiştir. Olay yerine gelen görevli ekiplerin inceleme ve araştırması sonucu bahsi geçen aracın kasten yaralama olayında kullanıldığı tespit edilmiştir. Bahse konu personelin istirahatlı olduğu bir zamanda duyarlı davranışlarından ötürü Değerlendirme Komisyonunun teklifi ve makamın onayı ile ayın polisi olarak seçilmiştir.”

  • İSRAİL KATLİAMI DEVAM EDİYOR

    İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden 4'ü çocuk 15 Filistinli, son yolculuğuna uğurlandı.
    Gazze sokaklarında toplanan binlerce Filistinli, intikam sloganları atarak cenazeleri taşıdı. Gazze’deki bir camide toplu cenaze namazı kılan Filistinliler, daha sonra cenazeleri toprağa verdi.
    Gazze Bayındırlık ve Enerji Bakanı Dr. Yusuf El Mansi, İsrail’in bu saldırılarına sert bir şekilde cevap verileceğini ifade ederek, “Bu gerginlik, İsrail’in devam eden saldırılarının bir sonucudur. Vereceğimiz cevap çok sert olacaktır. Direniş göstereceğiz. Bize kardeş ve arkadaş olan bütün ülkeler ve komşularımız ne yapılması gerektiğini biliyorlar” diye konuştu.
    Filistinli İbrahim Arafat adlı vatandaş, “İsrail kuşatmasına karşı olan herkes, bundan bir an önce kurtulabilmemiz için bir araya gelmeli” dedi.
    Öte yandan, İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği 25 farklı saldırıda yaralananların sayısının 153'e yükseldiği öğrenildi. Gazze'den İsrail'e yapılan füze saldırılarında ise 3 İsraillinin öldüğü, 3 askerin de yaralandığı duyuruldu.

  • GELECEĞE AÇILAN MEZAR

    Çek Cumhuriyeti’nde üzerinde ölüm tarihi olarak 12.12.2012 yazan mezar taşı endişe yarattı. Yetkililer, gizemi ortaya çıkarmaya çalışıyor.Üzerinde geleceğe ait ölüm tarihi yazan mezar taşı bir araştırmacı tarafından Çek Cumhuriyeti'ndeki Jihlava Merkez Mezarlığı’nda bulundu. Medyada yer alan haber, yerel polis sözcüsü tarafından da doğrulandı.

    Polis, şimdi mezar taşına adı kazınmış olan kişiyi arıyor. Sözcü Cirtkova, “Bunun ardında sıradan bir
    şaka mı yoksa derin bir günah mı saklı olduğunu, şimdiden söyleyemeyiz” dedi.

    Öte yandan, mezar taşı yazılırken hata yapılmış olma olasılığı üzerinde de duruluyor.

  • İŞTE ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ'NDE ATANAN DEKANLAR

    YÖK Genel Kurulu'nun 27. toplantısında eğitim, kadro, mevzuat ve vakıf üniversiteleri koordinasyon komisyonları raporları ele alınarak, devlet üniversitelerine ait 59 fakülteye dekan atamasının yapıldığı, 8 vakıf üniversitesinin 10 dekan adayı için de olumlu görüş bildirildiği kaydedildi.


    YÖK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre Atatürk Üniversitesi'ne yapılan  yapılan dekan atamaları şöyle:


    Diş Hekimliği Fakültesi'ne Prof. Dr. Ümit Ertaş,

    Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Dilaver Düzgün,

    Fen Fakültesine Prof. Dr. Yavuz Onganer,

    Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz,

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. M.Suphi Orhan,

    İlahiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Davut Yaylalı,

    Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. Ali Yıldırım,

    Mühendislik Fakültesi'ne Prof. Dr. Sinan Yapıcı,

    Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu,

    Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Özkan Polat,

    Veteriner Fakültesi'ne Prof. Dr. Derviş Özdemir,

    Ziraat Fakültesi'ne Prof. Dr. Muhlis Macit atandı

  • ERZURUM SAMAN SATARKEN SAMAN ALIR HALE GELDİ

     

    Türkiye genelinde bu sene kuraklık nedeniyle saman sıkıntısı yaşanırken önceki yıllar yurt dışına saman satan Erzurum çiftçisi samansız kaldı.

    Yaşanan kuraklık Erzurum çiftçisini de vurdu. Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte hayvanları için yem sıkıntısı yaşayan Erzurum çiftçisi, Gürcistan’dan saman ithal etmeye başladı.
    Kuraklık yüzünden yem sıkıntısı çekilen Erzurum'a Gürcistan'dan getirilen TIR’lar dolusu ithal saman, kilosu 49 kuruştan satılıyor. Önceki yıllar özellikle Pasinler Ovası’ndan elde edilen samanı yurt dışına sattıklarını bu sene ise samansız kaldıklarını belirten Erzurum çiftçileri, “Kuraklık bu sene çiftçiyi zora soktu. Bu sene kendi hayvanlarımıza bile yetecek kadar saman elde edemedik. Türkiye genelinde kuraklık olduğu için diğer illerde de saman sıkıntısı yaşanıyor. Saman ihracat eden bir ilken saman ithal eden duruma düştük.” dediler.

     

  • HİCRİ 1434.YILA GİRDİK

    Peygamberimizin (S.A.V) Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicretinin başlangıç kabûl edildiği târihe "Hicrî Yıl" deniyor. Burada, ayın hareketi esâs tutulduğu için buna, "Hicrî-Kamerî Sene" veya "Sene-i Kameriyye" diye de tanımlanıyor.

    Hz. Ömer devrinden itibaren Müslümanlar Peygamberimizin Medine'ye hicretini takvim başı olarak kabul etti. Bu sebeple de Müslümanların kullandığı takvimin adı Hicrî takvim oldu. Hicrî senenin kabûlünden beri asırlardır İslâm âleminde 1 Muharrem sene başı olarak kabûl edilmiştir.

    Hicrî sene de mîlâdî ve rûmî târihler gibi 12 ay esâsına dayanır ve Muharrem ayı ile başlar, Zilhicce ile sona erer. Ayların adları şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîul-evvel, Rebîül-âhir, Cemâzil-evvel, Cemâzil-âhir, Receb, Şâbân, Ramazân, Şevvâl, Zil-kâde, Zil-hicce.

    OSMANLI'DA HİCRİ YILBAŞI KUTLAMALARI

    Osmanlı devletinde Muharrem ayının girişi vesilesiyle şairler şiirler yazardı. Padişaha takdim edilen bu şiirlerde, hem yeni yıl tebrik edilir, hem de muharrem ayının ümmete hayırlar getirmesi için Cenab-ı Hakk'a dua edilirdi. Padişahın Muharrem ayının girişini kutlama maksadıyla dağıttığı bahşişe de Muharremiye denirdi. Fakat Mmuharrem ayının girişi şenliklerle kutlanmazdı. Çünkü bu ay, Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edildiği aydır. Bu sebeple Hicri yılbaşını tebrik eden şiirler haricinde kutlama yapılmazdı. Aksine Muharrem ayı girince on gün boyunca öğle ezanları Hüseyni makamında okunurdu.

    Osmanlı toplumunda yalnız Şii ve Aleviler değil, Sünni Müslümanlar da Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesinin yıl dönümü olan 10 Muharrem'i hüzünle anarlardı. Sümbül Efendi Camii'nde yapılan Aşure merasimlerinde mevlit bahirlerinin arasında mersiyeler okunurdu. Zaten Muharremiye şiirlerinin birçoğu, Hz. Hüseyin için yazılan makteller ve mersiyelerden oluşur. Maktel, şehadeti ve bundan dolayı acıyı anlatan şiirlerdir. Mersiye ise bir kişiyi, genellikle de Hz. Hüseyin ve ehli beyti metheden, üstünlüklerini sayan şiirlerdir. Mersiyelerde Hz. Hüseyin'in şehadetinden dolayı hissedilen acının yanında ona bu zulmü reva görenlere karşı hissedilen kızgınlık da hiciv diliyle ifade edilirdi.

    Halk arasında Muharrem ayın ilk gününden daha çok, onuncu günü, yani Aşure Gününe itibar edilirdi.

    PROF. DR. MEHMET GÖRMEZ'DEN HİCRİ YENİ YIL MESAJI

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet'in resmi web sitesinde yayınladığı mesaj ile Müslümanların yeni hicri yılını kutladı.

    15 Kasım Perşembe günü Hz. Peygamber (sas)'in Mekke'den Medine'ye hicretinin 1434. yılı olacak. Ayrıca yarın Muharrem ayının da ilk günü.

    Müslümanlar için bir dönüm noktası olan hicretin, tarihte yeni bir sayfa açtığını söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Hz. Ömer'in halifeliği döneminde hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali'nin teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. O günden itibaren de İslam âleminde 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür. Bilindiği gibi İslâm'ın yayılmaya başladığı Mekke döneminde Sevgili Peygamberimiz ve ilk Müslümanlar sürekli baskı ve işkencelere hedef oldular. Sosyal, ekonomik ve kültürel ambargoya maruz kaldılar. İlk Müslümanlar önce Habeşistan'a, sonra da Medine'ye hicret ettiler. Peygamber Efendimiz (sas) ve ashab-ı kiram doğup büyüdükleri ve çok sevdikleri şehirleri Mekke ve Kâbe'den ayrılmak durumunda kaldılar." dedi.

    Başkan Mehmet Görmez, Müslümanlar için bir milat olan hicretin, Allah'a ve Allah'ın Elçisi Rahmet Peygamberi'ne gönülden bağlılığın bir ifadesi; hakka, hakikate, ilme, irfana ve medeniyete yapılan yolculuk olduğunu vurguladı. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü; Yüce Dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır." sözleriyle hicri yılın önemini dile getirdi.

    Günümüzde hala hicret yapmanın mümkün olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Görmez, şunları ifade etti: "Fakat bu hicret sadece göç edecek yer ve yurt aramak değil; her durumda daha iyinin, daha güzelin peşinde koşmak, İslâm'ı daha bir samimiyet içinde yaşamaya çalışmaktır. Hicret işte bu yolculuğun adıdır. Hz. İbrahim'in (as) dediği gibi, hepimiz Rabb'imize hicret etmekteyiz. Geçici olan bu dünyadan, ebedi olan gerçek âleme doğru göç etmekteyiz. Buradaki hicret, Sevgili Peygamberimizin bir hadislerinde buyurduğu gibi, Allah'ın yasaklarını terk etmektir. Ne mutlu hicret edenlere. Ne mutlu yüreklerinde hicret ruhunu taşıyanlara."

  • BABA-OĞUL AYNI KAZADA ÖLDÜ

    Çorum'da fındık yüklü TIR'ın devrilmesi sonucu Sebahattin Çimen ve oğlu Şafak Çimen yaşamını yitirdi.

    Kaza, bu sabah Çorum'da meydana geldi. Giresun'dan İstanbul'a giden Sebahattin Çimen yönetimindeki 28 K 6342 plakalı fındık yüklü TIR, sürücünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu yoldan çıkarak devrildi. Devrildikten sonra yaklaşık 20 metre sürüklenen TIR'ın sürücüsü Sebahattin Çimen ile yanında bulunan oğlu Şafak Çimen, araçta sıkışarak can verdi.

    Çorum Belediyesi Kaza Kırım ekibi ve sağlık görevlileri, ölen baba ve oğulun cansız bedenlerini araçtan güçlükle çıkardı. Cenazeler otopsi yapılmak üzere Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Yola saçılan çuvallar dolusu fındık ise belediye temizlik ekipleri tarafından toplandı.

    Polisin kaza ile ilgili soruşturması sürüyor.

  • YERLİ TANKIMIZ TAMAM


    Başbakan Tayyip Erdoğan Türkiye'nin ilk özgün ana muharebe tankı ALTAY'ın prototipinin tanıtımında konuştu.

    İsmini Kurtuluş Savaşı'nda 5. Süvari Kolordusu'nu komuta eden Fahrettin Altay'dan alan milli tank ile  Türkiye bu alanda dışa bağımlılıktan kurtulacak ve ALTAY'ın tüm tasarım ve fikri  mülkiyet haklarına sahip olacak. Milli tankın tasarım, geliştirme, entegrasyon,  test ve üretimine ilişkin tüm bilgi ve dokümanları içeren ve tankın seri  üretimine temel teşkil edecek bir teknik veri paketi, hiçbir kısıtlama olmaksızın  ve tüm hakları ile Türkiye Cumhuriyeti'nin olacak.

    4 mürettebat görev yapacak

    ALTAY tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu olarak 4  mürettebat görev yapacak. ALTAY'ın üzerinde ana silah olarak, birçok farklı  mühimmatları atabilen 120 mm'lik 55 kalibre top bulunacak. Ana silah ve yardımcı  silahların kontrol edilmesi için ALTAY'a özel yeni nesil atış kontrol sistemi  çalışmaları ise devam ediyor. Bu sistem sayesinde ALTAY hareket halindeki  hedefleri bile çok yüksek isabet oranıyla vurabilecek.

    ALTAY tankında, her türlü tehdide karşı tankı korumak üzere tasarlanan  modüler kompozit zırhlar ve mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve  nükleer tehditlerin bulunduğu ortamlarda görevlerini gerçekleştirmesine olanak tanıyan yardımcı sistemler de bulunacak.

  • ERZURUM'DA ÖZEL GÜVENLİK HASTANEDE HASTANELİK ETTİ

    Erzurum’da hasta annesini tedavi için hastaneye götüren D.E.K hastane güvenlik görevlileri ile kavgaya tutuştu. Görevlilerce darp edilen şahıs hastanede tedavi altına alındı.
    Edinilen bilgiye göre, D.E.K evde aniden fenalaşan annesi S.D.K.’yı Devlet Hastanesi acil servisine götürdü. Burada görevli güvenlik görevlileri ile tartışan D.E.K bir anda kavgaya tutuştu. Temizlik görevlilerinin de karıştığı kavga hastane polisinin müdahalesi ile önlendi. Yaralanan D.E.K annesi için geldiği hastanede tedavi altına alındı.

  • AHISKA TÜRKLERİNİN 68 YILLIK DRAMINI YAZDI

    2012 yılının yaz başında Er-Vak’ın düzenlemiş olduğu kısa bir gezi programı ile ailelerimizle birlikte Gürcistan’a gitmiştik. Eski bir Türk şehri olan Batum’a Sarp sınır Kapısı’ndan girdik. O gün ve geceyi Batum’da geçirip iyice gezdikten sonra ertesi gün de yine eskiden bir Türk memleketi olan Tiflis’e geçtik. Batum’a göre çok gelişmiş olan Tiflis’i o gün ve gece boyunca gezdikten sonra ertesi günün öğle vaktinde yola çıkıp Türkgözü sınır kapısından geçerek Türkiye’ye döndük.


    YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

    http://www.erzurummedya.com/index.php/makaleler/omer-ozden/3743-ahiska-turkleri.html

  • "KÜFREDEREK GİDİYORLAR ŞEHİT OLMUYORLAR"

     

    TRT televizyonunda yayınlanması planlanan ve çekimine başlanılan “Dağ Kartalları Osmanlı Çocukları” adlı dizinin yapımcı senaristi Gülsün Çetinkaya, günümüzde çekilen çoğu dizinin toplum ahlakını dejenere ettiğini söyleyerek tepki gösterdi.

    İstanbul Nev yapımın üstlendiği TRT televizyonunda yayınlanması planlanan ve çekimine başlanılan Azerbaycan ve Türk oyuncularının rol alacakları 1876-1938 yıllarında yaşanan mücadelenin ağırlıklı olduğu, Çanakkale, Kurtuluş mücadelesi temalı ''Dağ Kartalları Osmanlı Çocukları'' adlı dizinin yapımcı senaristi Gülsün Çetinkaya ve Yardımcı Senarist Zehra Talibova, Erzurum’da Gençlik Merkezi'nde düzenlenen söyleşi programına katıldı. Yapımcı senarist Gülsün Çetinkaya, konuşmasına günümüzde çekilen çoğu dizinin toplum ahlakını dejenere ettiğini belirterek tepki gösterdi. Bu dizilere bir dur demek gerektiğinin vurgulayan Çetinkaya, tiyatrocuların dizilerde rol almalarına şahsi düşünce olarak karşı olduğunu belirtti.
    “Dağ Kartalları Osmanlı Çocukları” adlı dizinin Çanakkale’yi, milli mücadeleyi gerçek manasıyla anlatan bir eser olacağını kaydeden Çetinkaya, o dönemde vatan uğruna hiçbir şey düşünmeden gidenlerin şehit olduklarını söyledi. Günümüzde çocukların askere küfrederek gittiklerini ileri sürerek 18 ay askerliğe karşı olduğunu ifade eden Çetinkaya, “Çocuklarımız bu zamanda askere küfrederek gidiyor. Ben şehit olduklarına inanmıyorum sadece ölüyorlar. Vatan ocağından Peygamber ocağı diye gidersen şehit olursun. Ben senin cenazeni taşırım. Onun dışında sadece ölmüş olursun” diye konuştu.
    Günümüzde yayınlanan bazı dizileri eleştiren Çetinkaya, “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin geçmişe hakaret olduğunu iddia ederek boykot çağrısında bulundu. Çetinkaya, “Bu mudur yani dizi yapmak. Süleyman’ı işlemek. Ben Hitler’i bile yapsam tarafsız olurum. Benim geçmişime hakaret eden Muhteşem Yüzyıl. Boykot edelim, izlemeyelim. Babası bir kadınla çıkıyor oğlu bir kadınla çıkıyor. Ne anlıyoruz” dedi.

     

  • ŞEHİT AİLELERİNDEN BAŞBAKAN ERDOĞAN’A DESTEK

     

    Erzurum Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hatem Tetik, şehit ailelerinin idam cezasının geri gelmesini istediğini belirterek, terörist başının darağacında asılması için gerekirse ölüm orucuna gidebileceklerini söyledi.

    Erzurumlu şehit aileleri idam cezasının yeniden uygulamaya geçmesini istiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın idam cezasıyla ilgili açıklamasını büyük bir heyecanla takip eden Erzurum’daki şehit aileleri, bu konuda Erdoğan’a büyük destek veriyor. Erzurum’da 428 şehit ailesinin bulunduğunu ifade eden Erzurum Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hatem Tetik, terörist başının idam edilmesi gerektiğini bildirdi.
    Başkan Tetik, şöyle dedi: “Başbakanımızın açıkladığı gibi biz de şehit aileleri olarak idam cezasının yeniden uygulamaya geçmesini bekliyoruz. Bu konunun TBMM’ye gelerek idamın yürürlüğe girmesini istiyoruz. Öcalan ve dağ kadrosunun idam edilmesini bekliyoruz. Şehit aileleri olarak, bebek katilini darağacında görmek istiyoruz. Bu konuda Başbakanımıza yürekten katılıyoruz. 30 bin insanımızın katili idam edilmelidir. Anaların gözyaşları böylelikle diner. İmralı canisinin asılmasını istiyoruz. Böylelikle dağ kadrosu da İmralı canisinden emir almaz. Terör mensupları idam cezasını dikkate alarak silahı bırakır ve teslim olur. Türkiye’deki diğer şehit ailelerinin yanı sıra Erzurum’daki 428 şehit ailesi olarak bebek katilinin asılmasını istiyoruz. Bizler Erzurumlu şehit aileleri olarak gerekirse ölüm orucuna gideriz. Daha önce bu konuda açıklama yapan diğer şehit ailelerini destekliyoruz. Öcalan’ın asılması için gerekirse sokakta eylem yaparız gerekirse de ölüm orucuna gideriz. Ankara’daki federasyonumuz nasıl bir karar alırsa bu konuda biz de onlara destek vereceğiz. Öcalan’ın asıldığı gün mutlu olduğumuz ve huzur bulduğumuz gündür. Terör benim canımı aldı. Başka anne ve babalar ağlamasın. Terör belasının İmralı canisinin asılmasıyla sona ereceğini düşünüyoruz.”

     

  • EMRE İÇİN SÖYLEDİLER; DERNEKLER İLGİSİZ KALDI

     

    Emre Dalmış’ın tedavisi için birincisi Eylül ayında Erzurum’da yapılan yardım konserinin ikincisi İstanbul’da yapıldı.

    Erzurum’da 3 yıl önce geçirdiği trafik kazasında felç kalan 22 yaşındaki Emre Dalmış ile ailesinin karşı çıkmasına karşın onunla evlenen 19 yaşındaki Nevra Dalmış’a destek için yardımsever sanatçılar konser verdi.
    İkincisi İstanbul’da 04 Kasım’da Cemal Kamacı Spor Salonunda yapılan konserin sunuculuğunu Ada Vapuru Şakir ile Güler Kahraman yaptı.
    Yardımsever sanatçılar sahne aldılar…
    Reha Yeprem, Burhan Topal, Nevzat Soydan, İsmail Bingöl, Fatma Akyüz, Harun Atmaca, Uğur Murathan, Murat Balkuş, Dilek Şengül, Sinan Siverekli, Oktay ve Bilal sahne aldılar.


    KONSERDEN ELDE EDİLEN GELİR EMRE’YE KÖK HÜCRE NAKLİNDE HARCANACAK
    Çay ocağı işletmeciliği yapan Emre Dalmış, 2009’da geçirdiği trafik kazası sonrasında omurilik zedelenmesi nedeniyle yatağa mahkum oldu. 4 yıldır konuştuğu kız arkadaşı Nevra ile ilişkisini bitirmek istedi. Ancak Nevra, çok sevdiği Emre’yi terk etmedi ve onu evlenmek için ikna etti. Nevra’nın ailesi, Emre ile evlenmesine karşı çıkınca genç kız sevgilisine kaçtı. Emre ve Nevra 6 ay önce dünya evine girdi. Emre’nin yurtdışında kök hücre nakli yapılması gerektiğini öğrenen Erzurumlu sanatçılar Eylül ayı içinde Erzurum’da 04 Kasım’da İstanbul’da olmak üzere iki konser düzenlediler.


    KONSER BEKLENEN İLGİYİ GÖRMEDİ
    Konser organizasyonunu gönüllü olarak yürüten yardımsever gönüllü ekibin tüm gayretlerine rağmen, konsere beklenen ilgi görmemesi hayal kırıklığı meydana getirmiş olsa da yine de bir iki adım atılmış oldu. Kendilerine Umut Yolcuları adı veren gönüllüler, bu yardım konseri için oldukça yoğun bir mesai ayırarak çalıştıkları ifade edildi.


    ERZURUM DERNEK VE VAKIFLARI MESAFELİ KALDILAR
    Söz konusu yardım organizasyonuna Erzurum adına faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları olan dernek ve vakıfların mesafeli davrandıkları gözlendi. Dernek ve vakıf yetkililerinden alınan bilgiye göre mesafeli kalmalarının sebebini organizasyonu yürüten ekibin amatör bir anlayışla hareket etmesinden kaynaklandığını belirtiler. Erzurum dernek ve vakıflarının birkaç tanesi bu konser için bilet alarak destek sağladıkları belirtildi. Organizasyonu yürüten ekibin her hangi bir yasal sıfatının olmaması desteğin az olmasına sebep olarak belirtildi.
    Organizasyon sorumlularından aldığımız bilgiye göre Erzurum konserinden elde edilen ve Emre’ye verilen gelir toplamı yaklaşık 16 Bin TL. İstanbul konserinden de elde edilen gelir toplamı 18 Bin TL civarı olduğu belirtildi.
    Yardım konserinin kıvılcımını Aysun Gemalmaz adındaki Erzurum’lu bir yardımseverin ateşlediği, daha sonra Güler Kahraman, Dilek Şengül, Sinan Siverekli ve Metin Taş isimli yardımseverlerden oluşan ekibin devam ettirdiği belirtildi.
    Destek verenler ise, Erzurum’daki konaklama masrafını İşadamı Fuat Kulaçoğlu tarafından Dedeman Otelde sağlandığı belirtildi. İstanbul konaklama bedelini ise WOW otel sahibi tarafından karşılandığı belirtildi.

     

  • ERZURUMBBSPOR'ON 11 MAÇLIK KARNESİ BELLİ OLDU

    Erzurum Büyükşehir Belediyespor’un Spor Toto 3’üncü Lig 3’üncü gurupta oynadığı 11 lig maçında, 27 kişilik kadrodan 24 kişi forma giydi. Mavibeyazlı ekipte 11 maçla Fatih Arat ve Ekrem Sütçü en fazla forma giyen oyuncular olurken, en uzun süre sahada kalan oyuncu 810 dakikayla Dede Çelik ve Fatih Gültekin oldu. Büyükşehir’de en kısa süreli forma şansı bulan futbolcu ise 1 maçta 15 dakikayla Furkan Çağlar olarak belirlendi.


    KAÇ MAÇTA FORMA GİYDİLER?
    Büyükşehir Belediyespor’da Fatih Arat 11, Ekrem Sütçü 11, Oktay Gümüş 10, Dede Çelik 9, Fatih Gültekin 9, Muhammed Fettahoğlu 9, Zafer Doğan 9, Cabir Coşar 9, Samet Altuntaş 8, Emrah inanç 8, Kaleci Lokman Atakol 7, İsmail Türkaslan 7, İbrahim İdis 7, Ahmet Baykal 6, Güner Okay 6, Musa Ballı 4, İlker Günay 4, Muhammed Emin Bakan 4, Erdinç Pekgöz 4, Muhammed Emin Bayoğlu 4, Mehmet Öztonga 3, Emrah Bayram 2, Turan Ekici 2, Furkan Çağlar ise 1 maç forma giydi.
    REKOR DEDE VE FATİH’TE
    Mavibeyazlı ekipte, Fatih Arat 788, Ekrem Sütçü 736, Dede Çelik 810, Fatih Gültekin 810, Muhammed Fettahoğlu 733, Zafer Doğan 722, Cabir Coşar 762, Samet Altuntaş 636, Emrah inanç 520, Kaleci Lokman Atakol 630, İsmail Türkaslan 539, İbrahim İdis 427, Oktay Gümüş 664, Ahmet Baykal 174, Güner Okay 385,Musa Ballı 177, İlker Günay 360, Muhammed Emin Bakan 293, Erdinç Pekgöz 283, Muhammed Emin Bayoğlu 130, Mehmet Öztonga 160, Emrah Bayram 102, Turan Ekici 37, Furkan Çağlar 15 dakika sahada kaldı.


    GÜNER 5 GOL İLE TAKIMIN KURTARICISI OLDU
    Büyükşehir Belediyespor’un 11 maçlık döneminde en ilgi çekici durumu golcü Güner Okay gösterdi. Okay mavibeyazlıların 5 maçında sahaya çıkmadı, oynadığı 6 maçta sadece 385 dakika sahada kalmasına rağmen, attığı 5 golle takımın kurtarıcısı oldu. Güner Okay maç istatistiklerine göre 77 dakikada bir gol kaydederek, süper lig golcülerinden daha yüksek bir performans sergiledi.


    EKREM PERFORMANSIYLA DİKKATLERİ ÇEKİYOR
    Mavibeyazlı ekipte bir diğer ilginç durumu da orta sahanın beyni olarak görev yapan, oynadığı 11 maçta üstün performansıyla dikkatleri çeken Ekrem Sütçü gösterdi. 23 yaşındaki genç futbolcu, üstün pas tekniği, pres yeteneğine rağmen 11 maçın çoğunda sahada en az kalan futbolculardan oldu. Mavibeyazlıların futbolcu panaromasında diğer ibr dikkat çeken durumda kaleci Lokman ile kaleci İlker Günay arasında yaşandı. İlk 4 maçta 90 dakika eldiven giyen İlker arzinspor maçından sonra kaleyi Lokman’a devrederek bir daha eldiven takma şansı bulamadı.


    GÜNER HER 77 DAKİKADA GOL ATTI
    Mavibeyazlı ekibin 11 maçta kaydettiği 17 golün 5’ini Güner Okay rakip kalelere gönderirken, gol çokluğu bakımından bu futbolcuyu 3 golle Fatih Arat, Fatih Gültekin, 2 golle İbrahim İdis, birer golle de Emrah inanç, Samet Altuntaş, Dede Çelik ve Cabir Coşar takip etti. Mavibeyazlı ekibin golcü ayağı Güner Okay Elazığ, Beylerbeyi ve Sancaktepe Belediyespor maçında 1, Mardinspor maçında 2 gol kaydetti. 3 golü bununan Fatih Arat Kocaeli, Çorum ve Mardin, yine 3 gol sahibi Fatih Gültekin ise Maltepespor, Çorum Belediyespor ve Sancaktepe Belediyespor filelerini havalandırdı. İbrahim idis ise Kocaeli ve Diyarbakır maçlarının golcü ayağı oldu.


    GOLLERİN 12’Sİ İKİNCİ YARIDA
    Büyükşehir Belediyespor golcülerinin rakip kalelere gönderdiği gollerin 5’i ilk yarıda, 12’si ise ikinci yarıda kaydedildi. Büyükşehir en erken golü Kahramanmaraş Belediyespor maçında 11’inci dakikada Cabir Coşar’ın ayağından buldu. Mavibeyazlıların rakip kaleye en geç sürede kaydettiği gol ise Kocaeli maçında 89’uncu dakikada Fatih Arat tarafından atıldı. Golcü Güner Okay tüm gollerini ikinci yarıda kaydederken, Fatih arat iki golü ilk, bir golü ikinci yarıda rakip kalelerle buluşturdu.


    KART KARNESİ
    Mavibeyazlı ekip futbolcuları 11 maçta 31 sarı, 2 de kırmızı kart gördü. Büyükşehir Belediyespor’da 4 kartla Dede Çelik en fazla sayıda sarı kart gören oyuncu oldu. Bu futbolcuyu sarı kart sayısı bakımından 3 kartla Muhammed Emin Bakan, Oktay Gümüş, izledi. 11 maçlık periyotta Emrah inanç, İbrahim İdis, Emrah Bayram, Samet Altundaş, Ekrem Sütçü, Muhammed Fettahoğlu, Muhammed Emin Bayoğlu, Güner Oktay 2, Cabir Coşar, Erdinç PEkgöz, İsmail Türkaslan, Fatih Gültekin ve Fatih Arat 1 sarı kart gördü. Cabir Coşar ve Zafer Doğan mavibeyazlıların kırmızı kart gören 2 futbolcusu oldu


    11 MAÇLIK PERFORMANS
    Mavibeyazlı ekip Eylül ayında oynadığı 4 maçtan 2 beraberlik, bir galibiyet ve bir yenilgi, ekim ayında çıktığı 5 maçtan 4 galibiyet bir yenilgi, kasım ayında çıktığı 2 maçtan ise 2 galibiyetle ayrıldı. Büyükşehir Belediyespor Kazım Karabekir’de oynadığı 6 maçtan 4 galibiyet, 1 yenilgi ve 1 beraberlikle ayrılırken 10 gol kaydetti, 4 golü de kalesinde buldu. Mavibeyazlılar deplasmandaki 5 maçın 3’ünü kazanırken, birinde berabere kaldı, bir de yenilgi aldı. Ekip deplasmanda 7 gol atarken, 3 golü kalesinde gördü. Erzurum Büyükşehir Belediyespor 3 maçını 2-0, iki maçını 1-0, birer maçını 2-1 ve 3-0’lık sonuçlarla kazandı. 10 maçın tamamında gol kaydeden mavibeyazlılar sadece 0-0 beraberlikle sonuçlanan Gümüşhanespor maçında gol kaydedemedi.


    İÇ SAHA MAÇLARI
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor 1-1 Maltepespor
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor 2-0 Çorum Belediyespor
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor 2-0 Arsinspor
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor 2-0 Elazığ Belediyespor
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor 1-2 K.Maraş Belediyespor
    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor 2-1 Sancaktepe Belediye Spor


    DEPLASMAN MAÇLARI
    Gümüşhanespor 0-0 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor
    Kocaelispor 3-2 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor
    Diyarbakırspor 0-1 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor
    Mardinspor 0-3 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor
    Beylerbeyispor 0-1 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Spor

  • İSRAİL HAMAS KOMUTANINI ŞEHİT ETTİ

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırısında Hamas’ın askeri kanadı İzzettin Kassam Tugayları’nın lideri Ahmet Caberi’nin öldürüldüğü bildirildi.

    Hamas’tan yapılan açıklamada, İsrail’in hava saldırısı sırasında bir otomobilin isabet aldığı, araçta seyahat etmekte olan Caberi ile bir başka yolcunun hayatlarını kaybettikleri belirtildi.

    Olay yerinden geçilen ilk fotoğraflarda söz konusu otomobilin alevler içinde, Caberi'nin bedeninin ise parçalanmış olduğu görüldü.

    İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet suikastı düzenleyenin kendileri olduğunu doğruladı. Şin Bet’in açıklamasında Caberi’nin "10 yıldır devam eden terör faaliyetleri nedeniyle" öldürüldüğü ifade edildi.

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise, "Bu saldırının amacı Hamas’ın lider kadrosunun komuta kontrol zincirine ağır zarar vermektir" denildi.


    HAMAS'TAN İNTİKAM SÖZÜ

    Hamas radyosunun yayınlarında intikam çağrıları yapılırken, İzzettin Kassam Tugayları'ndan "Bu saldırı cehennemin kapılarını açtı" açıklaması geldi.

    Açıklamada, "İşgalciler cehennemin kapılarını kendi kendilerine açtı. Militanlarımız direniş yolundaki yürüyüşlerini sürdürecekler" ifadelerine yer verildi.

    Daha küçük Filistinli gruplar da misilleme yapacaklarını duyurdu. İslami Cihat örgütünün açıklamasında, "İsrail Gazze’ye savaş ilan etmiştir ve bu yaptığının sonuçlarına katlanacaktır" denildi.


    'BU SON DEĞİL'

    Reuters’a konuşan görgü tanıkları İsrail’in hava saldırısında Hamas’a ait polis karakolları dahil birçok hedefin vurulduğunu belirtti.

    İsrail ordu sözcüsü de "Gazze Şeridi’ne düzenlenen operasyonun sonu olmadığını, yeni saldırıların yaşanacağını" söyledi.

    Avital Leibovitch, "Son günlerde yaşanan roket ateşinin ardından Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Benny Gantz, Gazze Şeridi'ndeki Hamas, İslami Cihat gibi terör örgütlerinin hedef alınması için emir verdi. Bu daha başlangıç" diye konuştu.

    Geçtiğimiz hafta İsrail’le Filistin arasında tansiyon uzun bir süre sonra yeniden yükselmişti. İki taraf arasındaki füze saldırılarının ardından Mısır’ın aracılığıyla bir ateşkes sağlandığı bildirilmişti.

  • ASKERİ OKULLARDA KUR'AN DERSİ

    Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yapılan açıklamada, 14 Kasım 2012 tarihli bir gazetede, ‘TSK’dan din dersine onay’, ‘Genelkurmay, askeri liselere seçmeli Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’in Hayatı ve Temel Dini bilgiler dersine onay verdi’, ‘MEB kararı ile onurlu yaşam ve inisiyatif sahibi olma konularının işlendiği temel değerler dersi kaldırıldı’ şeklinde ifadeler içeren haberlerin yer aldığı belirtildi. Söz konusu haberlere ilişkin olarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve oluşabilecek yanlış algılamaların önüne geçilmesi maksadıyla, konu ile ilgili basın açıklaması yapılarak şunlar kaydedildi:

    “1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 58’inci maddesindeki ‘MEB veya diğer bakanlıklar tarafından açılacak okullar (Askeri Liseler dâhil) ile özel okulların derecelerinin tayini, MEB’e aittir. Askeri eğitim kurumlarının dereceleri MSB ile birlikte tespit edilir’ hükmü gereği Askeri Liseler (Astsubay Meslek Yüksek Okulları dahil) eğitim ve öğretim faaliyetlerini MEB müfredatına tabi olarak yürütmektedir.”

    Açıklamada, 6287 sayılı kanunla, ‘Ortaokul ve liselerde, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in Hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulur’ hükmünün getirildiği hatırlatılarak şunlar kaydedildi:

    “MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 14 Ağustos 2012 tarihli ve 124 sayılı kararıyla, ‘Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler’ dersleri liselerin 2’nci grup seçmeli dersler listesine eklenmiştir. TSK Ortaöğretim Okulları Yönetmeliği’ne göre, ‘MEB’e bağlı Anadolu liselerinin fen bilimleri alanına denk program’ uygulamakta olan TSK Ortaöğretim okullarında da, bahse konu düzenlemelerin yapılabilmesi maksadıyla; 6287 sayılı Kanun ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Kararında belirtilen seçmeli dersler, diğer seçmeli derslerle birlikte TSK Ortaöğretim Okullarının Haftalık Ders Çizelgesine dahil edilmiştir.

    Bu kapsamda hazırlanan haftalık ders çizelgeleri, TSK Ortaöğretim Okulları Yönetmeliği’nin 21’inci maddesi gereği onaylanmak üzere MEB’e gönderilmiş ve MEB Talim ve Terbiye Kurulunun 183 sayılı kararıyla 5 Ekim 2012 tarihinde onaylanmıştır. TSK Ortaöğretim Okulları idarelerince; TSK Ortaöğretim Okulları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği’nin 5’inci maddesi gereği, öğrencilerin ilgi ve isteklerinin tespiti için seçmeli derslerin tamamı öğrencilerin seçimine sunulmuş ve öğrencilerin seçmeli ders konusundaki tercihlerini belirtir dilekçeleri alınmış ve eğitim-öğretime başlanmıştır.”

    Haberde kaldırıldığı iddia edilen ‘Temel Değerler Dersi’nin Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri tarafından tercih edildiği ve 9’uncu sınıfta haftada bir ders saati olacak şekilde öğretime açıldığı ifade edildi.

    TSK Orta Dereceli Askeri Okulları’nda, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, programların denkliğinin sağlanması, onaylanması ve bilimsel denetimi konularında MEB kriterlerine uygun hareket edildiği belirtilen açıklamada, bütün eğitim sisteminin yürürlükteki mevzuata uygun olarak düzenlendiği kaydedildi.



  • ERZURUM BU MİKROPLARLA REZİL OLMASIN

    Erzurum’da yoldan geçen bayanlara tacizde bulundukları ileri sürülen gençlere müdahale eden polis, mukavemetle karşılaştı. Çıkan arbedeye çok sayıda polis müdahale ederken, bir polis memurunun da sıktığı gazdan etkilenmesi dikkat çekti.
    Olay, bugün saat 14.45 sıralarında Cumhuriyet Caddesi Çaykara İş Merkezi önünde meydana geldi. İddiaya göre, yolda yürürken gençlerin tacizine uğrayan iki bayan, durumu polise bildirdi. Bunun üzerine olay yerine Asayiş Şubesi'ne bağlı resmi ekipler sevk edildi. Taciz ettikleri ileri sürülen gençlere müdahale eden polisler bu sırada mukavemetle karşılaştı. Gençlerle polisler arasında arbede yaşanırken, takviye ekiplerin de gelmesiyle birlikte şüpheli gençler etkisiz hale getirildi.
    Gerilimin sona erdiği sırada bir polis memurunun biber gazını hedef gözetmeden etrafa sıkması dikkat çekti. Elindeki biber gazını sağa sola sıkan polis memuruna çevredeki vatandaşlar da tepki gösterdi. Polis arkadaşlarının uyarısına rağmen polis memuru biber gazını sıkmaya devam etti. Bu sırada hızını alamayan polis memuru, fark etmeden önce polis arkadaşlarının gözüne ardından da kendi gözüne de biber gazı sıktı. Kendi gözüne gelen biber gazıyla birlikte etkilenen polis memuru, kısa süre gözünü ovuşturarak kendisine gelmeye çalıştı.
    Öte yandan, biber gazından etkilenen yaşlı bir kişi ise bir süre fenalık geçirdi. Yoldan geçtiği sırada sıkılan biber gazından mağdur olan yaşlı adam, vatandaşların yardımıyla kendine gelebildi.


  • ERZURUM'UN ÖLÜM YOLU (İZLE)

    Erzurum-Tortum Karayolu Güzelyayla geçidi sürücülerin korkulu rüyası oldu. Son 6 ay içerisinde 3 ayrı ölümlü kazanın, onlarca maddi hasarlı kazanın yaşandığı Güzelyayla Geçidi yolunun eğimli ve düz olmadığı için kazaların yaşandığı öne sürüldü.

  • SEVGİLİSİNİN EVİNİ YAKTI

    Olay, dün öğle saatlerinde İlkadım ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, üniversite öğrencisi olan Ş.D (20), erkek arkadaşı olan E.C.’yi (30) başka bir bayanla gördü. Bunun üzerine erkek arkadaşının evine giden Ş.D., evi benzin döküp ateşe vererek buradan uzaklaştı. Polisin takibi sonrası yakalanan Ş.D., erkek arkadaşının kendisine daha önce tecavüz edip, zorla kürtaj yaptırdığını iddia etti. Polis ekipleri E.C.’yi gözaltına aldı. Polis ekipleri S.D.'yi 'kundaklama' suçundan, E.C.'yi de 'cinsel istismar' suçundan bugün Samsun Adliyesi’ne sevk etti.


  • AZİZİYE YOLLARIYLADA BÜYÜYOR, GELİŞİYOR

     

    Erzurum’un konutlaşma açısından gözde mekanları arasında yer alan Aziziye ilçesi her geçen gün biraz daha büyüyor ve gelişiyor. Belediye bu yılda 12 bin 500 metre imar yolu açarak yeni konutlaşma alanları oluşturdu. Çalışmalar kapsamında, ilçenin Dadaşkent Abdulhamit Han ve 200 Evler Mahallesi ile Ilıca Yeşil Mahalle’de 15, 17, 20 ve 25 metre genişliğinde imar yolları açılarak dolgu malzemesi çekildi.

    Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, ilçenin cazibesinin her geçen gün arttığını ifade ederek, yeni imar yollarının açılmasıyla ilçede konutlaşmanın daha da yoğunlaşacağını ifade etti.
    Yeni imar yollarının ilçenin gelişimine de ciddi katkılar sunacağının altını çizen Başkan Cengiz, “İlçemizin yarınlarını oluşturmak, her yönüyle örnek ve parmakla gösterilen bir ilçe dizayn etmek için çalışıyoruz. İlçemizin cazibesi her geçen gün artıyor. Arsa fiyatları tavan yapmış durumda. İnşaat ruhsatı için ciddi talep var. İlçemizin çehresini değiştirmek, cazibe merkezi haline getirmek yarınlara daha güvenle bakan bir cazibe merkezi oluşturmak için çalışıyoruz. İlçemiz yapılaşma açısından örnek bir ilçe ve yapılaşmanın olduğu mevcut alanlarda yollar çok geniş ve düzenli. Yeni açtığımız yolları da bu plan doğrultusunda 15, 17, 20 ve 25 metre genişliğinde yaparak bu düzeni koruyoruz. Bu yollarla hemşehrilerimiz arsalarına daha rahat bir şekilde ulaşacak ve konutlaşma hız kazanacak. Konutlaşmanın olması, ilçemizin nüfus yoğunluğunun artmasına, gelişmesine ve büyümesine vesile olacaktır." diye konuştu.

     

  • NENE HATUN MİLLİ PARKI'NDA REKREASYAN ÇALIŞMASI

     

    Orman ve Su İşleri 13. Bölge Müdürü Mehmet Sıddık Kılınçer, Aziziye ve Mecidiye Tabyalarının bulunduğu Nene Hatun Tarihi Milli Parkında yapılması planlanan rekreasyon çalışmaları ve uzun vadeli gelişme planının Bakanlık tarafından onaylandığını ve çalışmalara en kısa zamanda başlanacağını bildirdi.

    Kılınçer, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, Aziziye ve Mecidiye Tabyalarının bulunduğu 387 hektar büyüklüğündeki alanın, Erzurum Nene Hatun Tarihi Milli Parkı olarak ilan edildiğini hatırlatarak, “Nene Hatun Tarihi Milli Parkının, sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel değerlerin koruma-kullanma dengesi gözetilerek belirli bir plan dâhilinde sürdürülebilir kullanımı ve yönetimini sağlayarak gelecek kuşaklara bir miras olarak bırakmak, alanda yapılabilecek rekreasyonel faaliyetlere ilişkin plan, proje ve programların çerçevesini belirlemek, alandaki ekosistemleri etkileyen baskıyı azaltmak amacıyla, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 4. maddesi gereği Genel Müdürlüğümüzce Uzun Devreli Gelişme Planı hazırlatılmış olup; Bakanlığımızca onaylanmış ve eylem planı da hazırlanmıştır” dedi.
    Nene Hatun Tarihi Milli Parkına yönelik, milli park mühendisleri, muhafaza memurları ve bekçiler tarafından sürekli olarak koruma-kontrol faaliyetleri yürütüldüğünü, görevliler tarafından temizliği yapılarak halkın ziyaretine uygun bir şekilde hizmet etmesinin sağlandığını anlatan Orman ve Su İşleri 13. Bölge Müdürü Mehmet Sıddık Kılınçer,”Sahada yapılacak olan uzunluğu 5200 m’yi bulan ihatanın yapımı için gerekli ödenek tahsis edilmiş olup 20 Kasım 2012 tarihinde ihalesi yapılacaktır. Milli Park alanı bir bütün olarak ele alınarak peyzaj projeleri yaptırılmış olup. Kültür Varlıkları Koruma Kurulunun onayına sunulacaktır. Bu projeler kapsamında sahanın Kesin Projesi, Uygulama Projesi, Detayları ve Altyapı Projeleri hazırlanmıştır. Aziziye I,II,III Tabyalarına yönelik yaptırılması planlanan Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon Projeleri işine yönelik Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğüne yaklaşık maliyet çalışmaları yaptırılmış ve gerekli ödenek Genel Müdürlüğümüzden istenmiştir. Atatürk Üniversitesi bünyesinde uzman öğretim elemanlarından oluşturulan bir komisyon ile birlikte, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı dönemine ait bilgi ve belgeleri içeren kitap çalışması yapılmaktadır. 28 Kasım tarihinde, tabyaları işlevselleştirme konusunda uzman kişiler ve ilgi gruplarının görüşlerinin alınacağı bir çalıştay yapılacaktır. Milli Park sahasının yaklaşık yüzde 52’si mera vasfındadır. Mera Komisyonu tarafından, Milli Park sahasında bulunan mera alanları mera vasfından çıkarılarak milli parka tahsisi kararı alınmış olup tahsisi için gerekli onay beklenmektedir.” şeklinde konuştu.

     

  • ERZURUMLU ARKEOLOGLAR 600 YILLIK KUR'AN BULDU

     

    Erzurumlu arkeologlar, ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin 'Seyahatnamesi'nden yola çıkarak Erzincan'da yaptıkları kazı çalışmaları sırasında tam 600 yıllık 198 parça el yazması Kur'an-ı kerim sayfasına ulaştılar. Arkeologlar geçen yıl da seyahatname'de zikredilen Bey Camii'sini 350 yıl sonra gün yüzüne çıkarmışlardı.

    Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, Erzincan'ın Kemah ilçesinde arkeoloji kazısı yapmak için 2010 yılında Erzincan Valiliği aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müracaat etti.
    Aynı yıl Bakanlar Kurulu kararıyla kazı izni çıkarken, Prof. Dr. Yurttaş başkanlığında toplanan ve Prof. Dr. Haldun Özkan, Yrd. Doç. Dr. Zerrin Köşklü ile Araştırma Görevlisi Muhammet Lütfü Kındığılı'dan oluşan ekip kazı çalışmalarına geçen yıl Haziran ayında başladı.
    Kemah ilçesi yakınlarındaki Kemah kalesi kalıntılarında başlayan kazıda ilk olarak kale kapıları bulundu. Bunun ardından kazı bölgesinde iki de odaya rastlandı. Bu çalışmalar sırasında kazı alanında daha önce bulunan yaklaşık üç metre uzunluğundaki taş yığını incelenirken, Prof. Dr. Yurttaş, ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'ni okudu.
    Kazı ekibi elde ettikleri bilgiler doğrultusunda kale girişinin hemen yanında yer alan ve Seyahatname'de de zikredilen Bey Cami'sinin kalıntılarını gün yüzüne çıkardı.
    Evliya Çelebi'nin Seyahatname'de Kemah'ı anlatırken Kemah kalesinin içinde üçü taştan inşa edilmiş olan 11 minare bulunduğunu bildirdiğini anlatan Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, minare çevresinde yaptıkları kazılarda caminin temel seviyesindeki duvarlarına ve mihrabına ulaştıklarını bildirdi.
    Yaklaşık 250 dönümlük alanda yapılan kazı çalışmalarının cami bölümünü tamamladıklarını belirten Prof. Dr. Yurttaş, elde ettikleri veriler ışığında caminin inşasının Mengüceklere dayandığını belirlediklerini kaydetti.
    Bu yıl içinde de kale bünyesinde saraya ait olduğunu düşündükleri hamam bölümünde kazı çalışması yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Yurttaş, 37 varaklık Kur'an-ı Kerim sayfaları bulduklarını dile getirdi.
    Prof. Dr. Yurttaş, Cami kısmındaki kazı çalışmaları sona erdi. 250 - 300 metrekarelik alana kurulmuş cami kısmında çok fazla bir şey bulamadık ancak elde ettiğimiz verilen caminin inşasının Mengüceklere dayandığını gösteriyor. Yine bu yılda kale içinde saraya ait olduğunu düşündüğümüz hamam bölümünde kazı çalışmalarına başladık. Hamamın soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri ortaya çıkarıldı. Diğer bölümlerinde çalışmalar devam ediyor. Hamam alanında bir bohçaya sarılı olarak Kur'an-ı Kerimler ve Arapça kitaplar bulduk. Temizlik aşaması tamamlandıktan sonra Erzincan Müzesi'ne teslim edilecek.
    İçlerinde Ahmet Karahisari ekolüne mensup olduğunu düşündüğümüz 37 varaklık Kur'an-ı Kerim parçası da var. Bunda iki farklı yazı türü kullanılmış Reyhani ve Muhakkak türleri kullanılmış. Aralarında koltuk dediğimiz bölgelerde de süsleme gerçekleştirilecekmiş ama tamamlanmadan bohçaya konulmuş" diye konuştu.

     

  • DİKKAT! DAKİKASI 90 TL

    +393 ile başlayan numaraların çağrısına geri dönenenler dakikası 90 liradan robot ile görüşerek geri dönülmez bir şekilde dolandırılıyor.

    Merzifon İlçe Emniyet Müdürü İlyas Aktaş, cep telefonu veya gelen aramayı görüntüleyen sabit telefonlara (+ 393) koduyla bırakılan cevapsız çağrılara kesinlikle geri dönülüp cevap verilmemesini istedi. Aktaş, bu yöntemin çözümü olmayan yeni bir dolandırıcılık yöntemi olduğuna da dikkati çekti.

    Cep telefonlarına gelen cevapsız çağrıların ön kodunda (+393) bulunuyorsa bu çağrının dikkate alınmaması gerektiğini vurgulayan Müdür Aktaş, son günlerde şikâyetlerin artması üzerine bir açıklama yaptı. Aktaş, “Cep telefonunu arayarak dolandırıcılık yapmaya çalışanlar taktik değiştirdi. +393 ile başlayan numara ile, cevapsız çağrı bırakan kişi ya da kişiler merak uyandırarak kendilerinin aranmasını sağlıyorlar. Vatandaşımızda bu numaraya 'arayan kim acaba?' diyerek geri dönüyor. Karşınıza çıkan ve çeşitli dillerde konuşan robot ile yaptığınız görüşmenin dakikası 50 dolar, yani 90 lira civarında. Arama yasal olduğu için bu rakam faturanıza ekleniyor ve itiraz etme şansınız bulunmuyor. Bu yeni bir dolandırıcılık yöntemi. Yüksek telefon faturaları ile karşılaşmamak için vatandaşımız uyanık olmalı.” şeklinde konuştu.

    Müdür Aktaş, vatandaşlardan mağdur olmamaları için tanımadıkları numaralara geri dönüp arama yapmamaları konusunda uyardı.

  • "ÖCALAN SERBEST KALACAK"

    Mehmet Öcalan, "PKK'daki bazıları ağabeyimin yerine geçmek istiyor" derken, Osman Öcalan, "Kürt meselesi gelecek yıl çözülecek, Abdullah Öcalan serbest bırakılacak" dedi.


    "HÜKÜMET İLE GÖRÜŞÜYOR"

    Kuzey Irak'ta Barzani'ye yakınlığıyla bilinen 'Rudaw' Gazetesi'nin haberine göre, Mehmet Öcalan, Bir Türk yetkilinin "Abdullah Öcalan'ın durumu zor" dediğini belirtti ve "Bana da PKK ve Türkiye gibi iki dağın arasında kaldığını söyledi. Haklıdır" diye konuştu. Mehmet Öcalan, "Öcalan Ailesi" olarak PKK'nın işine karışmak istemediklerini belirtti ve 37 yıllık kavgada kişisel hiçbir kazanç peşinde koşmadıklarını kaydetti. BDP Kongresi'nde konuşmasının engellenmesi konusunda ise, Mehmet Öcalan, "Bazıları kişisel amaçları için Öcalan'ı manipüle etmek istiyor. Onun için Kongre'yi terk ettim" dedi. Mehmet Öcalan, PKK örgütü içindeki bazılarının Abdullah Öcalan'ın pozisyonunu üstlenmek istediğini ifade etti ve "Öcalan kavgasını sürdürüyor ve Türk Hükümeti ile görüşüyor" dedi.

    KOMPLO!

    Osman Öcalan ise, PKK içindeki birkaç kişinin komplosuna hedef olduğunu söyledi "Beni örgütü terk etmeye zorladılar. Şimdi aynı kişiler kardeşim Mehmet'i de dışlıyor" dedi. Osman Öcalan, PKK liderliği içinde bazılarının Öcalan Ailesi'nin siyasete bulaşmasından hoşlanmadığını ve PKK bağlantılı medyanın ise konuşmalarına şans tanımadığını belirtti.

    "KARAYILAN'IN GÜCÜ KALMADI"

    Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra PKK'da bazılarının yükselmek istediğini ifade eden Osman Öcalan, Murat Karayılan'ın da örgüt içinde gücünün kalmadığını ve kendisini akıllıca koruduğunu ileri sürdü. Öcalan, "PKK'daki sol gruplar Karayılan'ın gücünü kırptı. Sessiz kalıyor ve Kürtler için bir sorun çıkarmak istemiyor" dedi.

    "2013'TE SERBEST BIRAKILACAK"

    Ağabeyinin, Mehmet Öcalan aracılığıyla "yeni gelişmeler olacak" dediğine dikkat çeken Osman Öcalan, 2013 yılında Kürt meselesinin çözüleceğini ve Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılacağını ileri sürdü. Osman Öcalan, "Türk Hükümeti, Kürt meselesinin çözümünün Öcalan'ın ellerinde olduğunu iyi biliyor" dedi. 

  • ERZURUM'DA ESNAF İNTERNETTE GÖRDÜ YAPTI

     

    Erzurum’un Oltu ilçesinde Emrah Gözütok, internette gördüğü ağaç biçme makinesini hayal edip kendi imkanlarıyla yaptı.

    15 yıldır Oltu Doğutaş Sanayi Sitesi'nde doğramacılık yapan Emrah Gözütok, internette gördüğü makineyi almak istedi, fakat makinenin maddi boyutuna gücü yetmeyince makineyi kendi imkanları ile imal etmeye karar verdi. Gözütok'un esnaf arkadaşlarından aldığı destekle yaptığı hızar makinesi, Oltu sanayi sitesinin gözdesi oldu. Büyük hızar makinelerinden daha iyi biçtiğini ve tomruklarda hiç zayiat vermediğini dile getirdi. Gözütok, makineye ilave olarak su deposu da yerleştirdiğini ve bu sayede kesimlerde çok daha kolaylık sağlayabildiğini dile getirdi.
    Bir metre tomruğu bile kolaylıkla biçtiğini belirten 31 yaşında evli bir çocuk babası olan Gözütok, bu makine sayesinde işlerinin daha çok arttığını belirtti.
    Hızar makinesine övgüler yağdıran doğrama ustalarından Celil Pala ve Aziz Sevinç, makinenin en güzel özelliğinin seyyar olması olduğunu belirterek, “İstediğin yere götürerek orada ağaç biçebiliyorsun. Elektrik ve benzinle çalışan hızar makinesinin her doğramacının sahip olması gereken bir alet” diye konuştu.

     

  • BİNALARDA SU YALITIMI ZORUNLU OLACAK

     

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yapılacak değişiklikle su yalıtımını zorunlu hale getirmesiyle ilgili Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği’nce (BİTÜDER) açıklama yapıldı.

    BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karahan, “Binalarda su yalıtımının zorunlu olması için başlanan genelge hazırlığı ülkemiz için son derece sevindirici bir gelişme. Depreme karşı binaların en önemli koruyucu kalkanı olan su yalıtımı, binaları korozyondan yani paslanmaktan koruyor. Su yalıtımı olmayan binalar, inşa edildikten 10 yıl sonra taşıma kapasitelerinin yüzde 66’sını kaybediyor. Bu da deprem karşısında binaları savunmasız bırakıyor. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde su yalıtımının binalarda zorunlu hale gelmesinin, halkımızın sağlıklı ve güvenli binalarda yaşaması için atılmış önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
    Burhan Karahan: “Uzun yıllardır binalarda su yalıtımının ne kadar önemli olduğunu anlatıyorduk; sonunda binalarda su yalıtımının zorunlu hale gelmesiyle ilgili bir yönetmelik değişikliğine gidiliyor. Bina yapım aşamasında su yalıtımı yapılması büyük önem taşıyor. Gerçek bir koruma için su yalıtımına bina zemininden başlamak gerekiyor; binanın zeminine uygulanacak çalışmaların da sonradan yapılması mümkün değil. Yeni yapılacak yönetmelik değişikliğine göre; yapı kullanma izni alınması aşamasındaki teknik kriterler arasında su yalıtımı da yer alacak. Eğer binaya su yalıtımı yapılmamış ise yapıya kullanım izni verilmeyecek. Ayrıca su yalıtımı yapılmaması halinde, bunun vereceği hasar da dikkate alınarak sorumlulara İmar Kanunu gereğince 2, 4 veya 6 bin lira para cezası uygulanacak. Bu değişiklikler son derece önemli ve aynı zaman da caydırıcı. Yönetmeliğin uygulamaya girmesinden sonra en önemli iş ise denetimlerin yapılması. Alınan kararların uygulamaya geçmesi için sağlıklı bir piyasa gözetim ve denetimi şart. Piyasa gözetim ve denetiminde de iki kritik nokta bulunuyor. Bunlardan biri binalarda su yalıtımı yapılıp yapılmadığı, diğeri ise su yalıtımı yapılacak malzemelerin nitelikli olup olmadığı konusu. Maalesef sektörde merdiven altı üreticiler var. Bu nedenle seçilecek su yalıtımı malzemelerinin CE Belgesi taşıması ve dünya standartlarında üretilmiş olması son derece önemli” açıklamalarında bulundu.
    Yönetmelik değişikliğine kentsel dönüşüm hareketinin başlatıldığı bugünlerde karar verilmesinin son derece yerinde bir karar olduğunu belirten Burhan Karahan şunları söyledi: “Ülkemizde binaların yüzde 90’ında su yalıtımı bulunmuyor. Kentsel dönüşüm hareketinin tüm Türkiye’ye yayıldığı bugünlerde yapılacak yönetmelik değişikliği sayesinde, yıkılıp yeniden inşa edilecek binalarımız su yalıtımlı olacak. Bu da bu binaların daha dayanıklı, uzun ömürlü, güvenli ve aynı zamanda konforlu olacağı anlamına geliyor.”
    Burhan Karahan açıklamalarına şöyle devam etti: “Binalarımız; yağmur, kar gibi yağışlar, toprağın nemi ve toprak tarafından emilen yağış, banyo, tuvalet gibi ıslak bölgelerde su sızıntıları ve zemindeki basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle suya maruz kalıyor. Yapıya herhangi bir yoldan sızan su, taşıyıcı kısımlarındaki donatıları korozyona uğratıyor yani binanın taşıyıcı demirleri paslanıyor. Bu da bina ömrünün kısalması anlamına geliyor. Bu nedenle su yalıtımı binalar için büyük önem taşıyor.”

     

  • KÖYLÜLERİN KARO SEFERBERLİĞİ

     

    Oltu Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından köylere verilen parke taşı köylüler tarafından döşeniyor, Kar yağmadan önce taşları döşemek için seferberlik ilan eden 7’den 70’e köylüler hummalı bir çalışmaya koyuldular.

    Oltu’nun Başaklı Köyü’nde köyde ikamet eden bütün vatandaşlar köy sokaklarının parke taş döşenmesinde el birliği ile çalışıyorlar. Köyün daha temiz ve modern görünümü açısından parke taşın önemli olduğunu belirten köylüler parke döşeme işinde severek çalıştıklarını belittiler.

     

  • HARB- İŞ, “VERGİ YÜKÜNDE ADELET İSTİYORUZ”

     

    Türkiye Harb-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanlığı’nca “Vergi yüküne adalet istiyoruz “ sloganıyla Yakutiye Kent Meydanında basın toplantısı düzenlendi.

    Türkiye Harb- İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Sefa Yılmaz konuşmasına helikopter kazasında şehit olan 17 askeri anarak başladı.
    Sefa Yılmaz, ”Küresel ekonomik krizden en çok etkilenen kesim olan işçilerin önemli sorunlarından birisi hiç kuşkusuz adaletsiz vergi sistemidir. Doğrudan alınan vergilerin yüksekliği yanında dolaylı vergilerle çalışanlar ikinci kez adaletsizlikle karşılaşmakta ve mağdur olmaktadır. Temel bir ilke olan “az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması“ ne yazık ki ülkemizde uygulanmıyor. Sermayeden alınan vergiler düşürülürken işçilerin vergi yükü devam ediyor. Yılbaşında kesilen vergi miktarı ile yıl boyunca kesilen vergi miktarı arasındaki oran nerdeyse iki katıdır. Bu nedenle işçilere 6 ay da bir yapılan zamlar, vergi oranlarının artması nedeniyle ücretlerde düşüşe neden olmaktadır. Enflasyona bağlı olarak ücretlerde yapılan artış işçinin cebine girmeden vergi olarak geri alınmaktadır. İşçilerin yaşadığı bu adaletsizliğin düzeltilmesi, vergi adaletsizliğine mahkum bir yıl daha geçirmemek için 2013 Bütçe Kanunu görüşmelerinde başta hükümet olmak üzere, TBMM’de yer alan tüm siyasi partilerin milletvekillerinden, gelir dağılımında ve vergide adaletin sağlanacağı bir bütçe oluşturmalarını ve işçilerin yıl boyunca vergi oranının yüzde 15‘i geçmediği bir vergilendirme sistemi talep ediyoruz. Harb- İş olarak ülke genelinde imza kampanyası başlattık. Toplanan imzaları biz merkezimize göndereceğiz merkezimiz de meclise gönderecek.” dedi.

     

  • İSPİR'DE ÖLÜM KANAL ÇALIŞMASINDA GELDİ

    Erzurum’un İspir ilçesinde kanalizasyon çalışması sırasında meydana gelen göçükte 1 işçi öldü, 1 işçi ağır yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre, bugün akşam saatlerinde ilçe merkezinde meyda gelen olayda, bir inşaat firmasının yürüttüğü kanalizasyon inşaatında göçük meydana geldi. Göçük altında kalan 2 işçi ağır yaralı olarak çıkarıldı. İspir Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan işçilerden ismi henüz belirlenemeyen birisi hayatını kaybederken diğerinin ise hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

  • AĞA'NIN HAYALİNE İPTAL GELDİ

    Ağaoğlu İnşaat tarafndan yürütülen ve son günlerde sıkça tartışılan Maslak 1453 projesine Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan kısmi iptal geldi. Bakanlık, söz konusu projedeki Fatih Ormanı Tabiat Parkı'nın tahsisi ile işletme hakkı sözleşmesini iptal etti.

    Depozito ve teminatları gelir kaydedilecek olan AKC Petrol Ürünleri, mesire yerini 10 gün içinde hasarsız olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na devredecek, ayrıca 1 yıl boyuncada devlet ihalelerine giremeyecek.

    Ali Ağaoğlu'nun Maslak 1453 projesi ile gündeme gelen Fatih Ormanı Mesire Yerinin sözleşmesi 9 Kasım 2012 itibarıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından feshedildi.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın yaptığı araştırma sonucu ortaya çıkan süreç şöyle gelişti: -Dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı Bölge Müdürlüğü ile AKC Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 9 Aralık 2009 tarihinde Fatih Ormanı Tabiat Parkı ile ilgili olarak, "İstanbul İli Fatih Ormanı B Tipi Mesire Kapı Girişi Ücretlerinin Tahsili ve Tesislerin İşletmeciliği ile Genel Saha Temizliği İşleri İşletmeciliği İhale Sözleşmesi" imzalandı.

    İhaleyi aldıktan 1 yıl sonra hisseleri devrettiler

    - Son dönemde yaşanan tartışmalar üzerine inceleme başlatan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, şirkette sermaye tutarı ve ortaklık durumunda değişiklik olduğunu öğrendi. Buna göre, ihale tarihi itibarıyla 100 bin lira hisseli şirkette 90 bin lira tutarında hisse Muammer Akıncı, 10 bin lira tutarındaki hisse Nurten Bayır'a aitken, 24 Aralık 2010 tarihinde hisseler devredildi. Nurten Bayır;ın şirketteki mevcut 10 bin liralık hissesini Ali İbrahimağaoğlu'na, şirket ortaklarından Muammer Akıncı'nın şirketteki mevcut 20 bin liralık hissesi Ali İbrahimağaoğlu;na, 17 bin liralık hissesi Hüseyin Avni İbrahimağaoğlu'na, bin liralık hissesi Adnan Uğur Kılıç;a, bin liralık hissesi Bekir Murat Ögel'e devredildi.

    Hisse devrini sermaye artırımı izledi

    - 15 Mayıs 2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket sermayesi 100 bin liradan 2 milyon 500 bin liraya çıkartılarak, Uludağ Tur Uludağ Turizm ve Ticaret A.Ş. 1 milyon 875 bin lira ile Kuşaklı Kaya Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. 95 bin lira ile Akdeniz İnşaat Eğitim Hizmetleri A.Ş. ise 20 bin lira ile şirkete ortak alındı. Şirket ana sözleşmesinin sermaye maddesi bu yönde tadil edildi.

    -2 milyon 500 bin TL'ye çıkarılan sermayenin 259 bin lirası Ali İbrahimağaoğlu, 124 bin lirası Hüseyin Avni İbrahimağaoğlu, 125 bin lirası Muammer Akıncı, bin lirası Adnan Uğur Kılıç, bin lirası Ali Can İbrahimağaoğlu, 1 milyon 875 bin lirası Uludağ Tur Uludağ Turizm ve Ticaret A.Ş., 95 bin lirası Kuşaklı Kaya Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş., 20 bin lirası Akdeniz İnşaat Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından taahhüt edildi. Nihai durumunda AKC Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ana ortaklarından olan Muammer Akıncı'nın hissesi yüzde 5'e düştü.

    -Sözleşmeye aykırı davranıldı- Bu durumun ortaya çıkması üzerine fesih için harekete geçen Orman ve Su İşleri Bakanlığı, ihale sözleşmesindeki şu maddeleri uyguladı: -" Esas olan, işletmecilik süresince, ihaleyi alan gerçek veya tüzel kişilikler tarafından işletmeciliğin yürütülmesidir. İşletmeci söz konusu tesislerin ve sahanın tamamını, bağımsız bölümlerini veya herhangi bir bölümünü idareden izin almadan devredemez, ortak alamaz, amacı dışında kullanamaz.

    - Şirketlerde ve ortak girişimlerde, sözleşme süresince ihaleyi ilk alan işletmecinin şirketteki hissesinin yüzde 51'in altına düşmemesi esastır.

    - Yukarıda belirlenen kurallara aykırı ortak alınması durumunda ve bu durumun tespit edilmesi halinde hiçbir ikaza gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir. Depozito ve teminatları gelir kaydedilir. Bu durumda işletmeci sözleşme konusu tesisleri ve sahayı idareye teslim edeceğini peşinen kabul eder.

    - İşletmeciliği yürüten gerçek ve tüzel kişiliğin, unvan ve adresi değişmese dahi, şirketin hisselerinin idarenin yazılı izni dışında el değişmesi durumunda sözleşmesi feshedilir, depozite ve teminatları gelir kaydedilir.

    - İdarenin bilgisi dışında ortak alınması durumunda idare sözleşmeyi fesheder. Ayrıca işletmeci 1 yıl süre ile devlet ihalelerine katılamaz." -Mesire yeri Bakanlığa geri devredilecek- İşletmeci şirketin ihale hükümlerini ihlal ettiği sonucuna varan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, sözleşmeyi 9 Kasım 2012 tarihinde feshetti. Fesih, noter kanalı ile işletmeci şirkete de bildirildi.

    İşletmeci şirket, 10 gün içinde tesisi ve sahayı boşaltarak hasarsız, elektrik, su, telefon ve benzeri her türlü borçlardan ve işletme bedelinden borçsuz olarak karşılıklı imzalanacak devir teslim tutanağı mukabilinde idareye teslim edecek.

  • 17 YAŞINDAKİ EŞİNİ ÖLDÜRDÜ

    Sakarya'da 17 yaşındaki eşini bıçaklayarak öldüren S.Y., adliyeye sevk edildi. Evren Mahallesi'nde dün ayrı yaşadığı Emine Yayla'yı (17) bıçaklayarak öldüren S.Y. (22), Bursa ve Sakarya Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı ortak çalışma sonucunda yakalandı.

    Sakarya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilerek ifadesi alınan S.Y., işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

    Cinayeti itiraf eden S.Y.'nin eşini bir başkasıyla ilişkisi olduğu gerekçesiyle öldürdüğünü söylediği öne sürüldü. Eşini 1,5 yaşındaki kızlarının yanında öldürdüğü iddia edilen S.Y'nin cinayette kullandığı bıçağı Çark Deresi'ne attığı öğrenildi.

    Öldürülen Yayla'nın cesedi, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi. Cenazenin yarın toprağa verileceği belirtildi. Öte yandan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, öldürülen Yayla'nın ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi. Platform üyeleri, davanın takipçisi olacaklarını belirtti.

    Evren Mahallesi'ndeki olayda kocası S.Y.'den şiddet gördüğü için 1,5 yaşındaki kızı Yeşim ile birlikte babasının evine sığınan Emine Yayla, eve giren kocası tarafından bıçaklanmıştı. Babası tarafından Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi'ne kaldırılan kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Eşini bıçaklayarak öldüren S.Y.'nin 5 ay önce eşine şiddet uyguladığı gerekçesiyle 3 günlük zorlama hapis cezası aldığı ortaya çıkmıştı.

  • YİNE BABA DEHŞETİ 2 ÖLÜ

    Malatya’da bir kişi, kız kaçırma meselesi nedeniyle tartıştığı baba ve oğlunu öldürdü.

    Orduzu beldesinde gerçekleşen olayda, 19 yaşındaki D.K., arkadaşı olduğu öne sürülen C.A.’ya kaçtı. Olayı öğrenen D.K.’nın babası H.K., polise başvurarak kızının zorla kaçırıldığını belirterek, şikayetçi oldu.

    Şikayet üzerine polis karakoluna çağrılan C.A. ile babası K.A. ifadesine başvuruldu. Sabah 05.00'e kadar karakolda ifade veren baba oğul evlerine döndü. Reşit olduğu belirlenen ve rızasıyla kaçtığı belirlenen D.K., C.A.’nın evinde kaldı. Şikayetçi olduğu baba ile oğlunun serbest kaldıklarını öğrenen H.K., ruhsatsız tabancasını alarak K.A.'nın evine gitti. Kapıyı açan C.A. ile K.A.’ya tabancayla kurşun yağdıran H.K., olayın ardından otomobiliyle kaçtı.

    Kurşunların hedefi olan baba K.A., olay yerinde hayatını kaybederken, C.A. da kaldırıldığı İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde hayatını kaybetti. Cesetler, otopsi için Malatya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Cinayet şüphelisi H.K.'nın yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlatan cinayet büro ekipleri, kaçtığı otomobile kısa sürede ulaştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. Öte yandan, olayı duyan A. ailesinin yakınları sinir krizleri geçirdi.

  • HIRSIZ ÖYLE BİR YERDEYDİ Kİ...

    Erzurum’da hırsızlık için gerdiği çay ocağında masanın altına polis tarafından suçüstü yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
    Edinilen bilgiye göre, Murat Paşa Mahallesi’nde bulunan çay evlerine pimapen pencereleri zorlamak suretiyle bir şahsın girdiğinin bildirilmesi üzerine, Hırsızlık Büro Amirliğine bağlı ekiplerce olay yerine intikal edilerek çay evlerinin kontrol edilmesi neticesinde bir iş yerinin ocak kısmının üst tarafında bulunan yaklaşık 50x80 ebadında pencerenin açık olduğu görüldü. Şüpheli şahıs çay ocağının içerisinde masa altında saklandığı esnada suçüstü yakalandı. Meydana gelen olayın şüphelisinin birçok hırsızlık suçundan işlem yapılan Ş. Y isimli şahıs olduğu anlaşıldı.
    Konu ile ilgili olarak Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yapılan araştırma neticesinde şahsın yakalandığı iş yerinden hemen önce başka bir çay ocağına girdiği anlaşıldı. Ş.Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • ERZURUM'DA TERÖR ÖRGÜTÜ İSMİ İLE DOLANDIRILDI

    Erzurum’da telefonla aradığı şahsa kendisini polis olarak tanıtan şüpheli 35 bin TL dolandırdı.
    Edinilen bilgiye göre, Erzurum’da F. Y’yi cep telefonundan arayan şüpheli kendisini polis olarak tanıttı. Telefonda F. Y’ye terör örgütüyle bağlantısının olduğunu ve kendisine yardımcı olacağı söyleyen şüpheli bunun için vereceği hesap numarasına 35 bin TL yatırmasını istedi. Şüpheliye inanarak 35 bin TL hesap numarasına yatıran F. Y., bir süre sonra dolandırıldığını anladı.
    F. Y., olayla ilgili polise şikayette bulunurken şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.

  • ERZURUM'DA AT ARABASI İLE BİRLİKTE ÇALINDI

    at_hırsızlarıErzurum’da at ve at arabası hırsızlar tarafından çalındı.
    Edinilen bilgiye göre, Erzurum’un Yakutiye ilçesinde dün meydana gelen olayda; M. K’e ait ahıra giren hırsız yada hırsızlar önce atı ardından da at arabasını çalarak kayıplara karıştı.
    Hırsızlık olayının bir süre sonra farkına varan M. K., durumu polise bildirdi. Polis hırsız yada hırsızların yakalanması için çalışma başlattı.

  • ERZURUM'DA DAĞLARDA KIŞ ŞEHİRDE SONBAHAR

     

    Erzurum’un dağlarında bugün akşam saatlerinde etkili kar yağışı görülürken, kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı.

    Şehir merkezinde bugün aralıklı olarak görülen yağmur yağışı yüksek kesimlerde kara dönüştü. Kar yağışının etkili olduğu Palandöken Dağı, Kop Zirvesi ve Erzurum - Tekman eski karayolu karla boyandı. Yerde kar kalınlığı yaklaşık 10 santimetreye ulaşırken, bitki örtüsünün üzerini kar kapladı.
    Zaman zaman bu güzergahları kullanan araç sürücüleri karlı zeminde ilerlemekte güçlük çekti.
    Erzurum Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, kent merkezinde gece en düşük hava sıcaklığı bu sene ikinci kez sıfırın altına düştü. Erzurum’da gece en düşük hava sıcaklığı eksi 4 olarak ölçüldü. Bu hafta boyunca gündüz hava sıcaklık değerlerinin 14, 15 ve 16 derecelerde seyretmesinin tahmin edildiğini belirten meteoroloji yetkilileri, gece ise sıfırın altında olmak üzere 1, 3 ve 4 derece olarak beklendiğini kaydetti.
    Öte yandan, meteoroloji istatistiklerine göre son 30 yıl içerisinde Kasım’ın ikinci haftasında Erzurum gece en düşük hava sıcaklığının eksi 20 olarak ölçüldüğü ortaya çıktı.
    Erzurum’a bu sene kışın geç geldiğini belirten yöre halkı, “Kış zor. Şehir merkezinde sonbahar yaşansa da dağlara kış geldi. Mezrada yaşıyoruz. Bize kış geldi” dediler.

     

  • ERZURUM AYNALISAZAN SEVER

     

    Muş ili Varto İlçesi Hamurpet Gölü’nde yetiştirilen aynalı sazan balığı Karaçoban’da satışa sunuldu.

    Varto ilçesi Hamurpette 13 bin dönün arazi üzerinde kurulan balık üretme çiftliği işleticisi Kazım Eren, 20 yıldır balıkçılık yaptığını ve geçen yıla göre bu yıl balık satışlarında artış olduğunu ifade etti. Eren özellikle bölgede yetiştirilen aynalı sazan balıkların tüketiminin daha fazla olduğunu söyledi. Hamurpet gölünden yetişen balıklar günlük olarak araçlara yüklenerek ilçe ve köylerde satışa sunuluyor. Aynalı sazan balıkları Karaçoban da görenleri hayrete düşürdü. Kilosunun 3 ila 5 Tl arasında satışa sunulan balıklardan alan vatandaşlar. fiyatların uygun bulduklarını ve aynalı sazan balığının etinin daha iyi olduğunu söylediler.
    Günlük ortalama 150 kilogram balık sattığını ve balık yetiştirmekte güçlük çektiğini dile getiren Eren, Balık yetiştirmenin zor olduğunu ve bazen de masrafları karşılamadığı vurguladı.
    İşletme sahibi Eren zor şartlara rağmen halkın balık ihtiyacını karşılamaya çalıştığı ve bundan da memnun olduğunu dile getirdi.

     

  • EŞLERE KUMAR BASKINI

    Şahıslara yaklaşık 30 bin lira para, işletmeye ise 1 ay kapatma cezası verildi.

    Edinilen bilgiye göre, Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri 155'e çok sayıda kadından gelen, "Eşlerimiz kumar oynamaya gidiyor, maaşını eve getirmiyor" ihbarı üzerine harekete geçti. Yapılan takip sonucunda Kuruköprü Mahallesi'nde Sosyal Yardımlaşma Kooperatifi adı altında faaliyet gösterilen yerde tombala çekerek kumar oynandığını tespit etti.

    Polis gerekli tedbirleri aldıktan sonra gece yarısı kooperatife yapılan baskın sırasında işletme sahipleri yaptıkları özel bölmeden tombala makinesini sokağa attı. Ancak polis özel bölmeyi ve tombala makinesini buldu. Kumar oynayan 3'ü kadın 168 kişiye Kabahatlar Kanununa göre yaklaşık 30 bin lira para cezası kesildi. İşletmeye ise 1 ay kapatma cezası verildi. İşletme sahibi 5 kişi ise adliyeye sevk edildi. Polisin 2012 yılı içinde aynı yere 10 kez işlem yaptığı işletmenin her seferinde başka isim ve yerlerde kumar oynatmaya devam ettiği belirlendi.

  • ANTALYA'DA KAR MAHSURLARI

    Manavgat’ İlçesi’nde oturan Ramazan Doğru, Ömer Doğru, Mustafa Denizci ve Hüseyin Sevcan, geçen cumartesi günü Akseki’nin Göktepe Yaylası’ndaki dağ evine bakım yapmak için gitti. Bugün tekrar Manavgat’taki evlerine dönmek isteyen 4 arkadaş, kar yağışı ve tipi nedeniyle yolda mahsur kaldı.

    Araçları karda kalan 4 kişi, tekrar yayla evine dönerek cep telefonuyla ulaştıkları yakınlarından yardım istedi. Durumun jandarmaya haber verilmesi üzerine, Akseki’nin Cevizli Beldesi’nde bulunan Cevizli Arama Kurtarma Derneği (CAKUT), Akseki Jandarma Karakol Komutanlığı’na bağlı ekipler ve İl Özel İdaresi ekipleri mahsur kalanları kurtarmak için çalışma başlattı.

    Ancak ekipler, kar yağışı ve tipi nedeniyle Göktepe Yaylası’na ulaşamadı. Havanın kararması üzerine kurtarma çalışmalarına ara verildi. Bölgede kar kalınlığının 15 santimetreye ulaştığını belirten ekipler, kurtarma çalışmalarının yarın sabah devam edeceğini kaydetti.

  • KPSS'DE OPERASYON

    İzmir'de KPSS'de başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen 19 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • ERZURUM’DA BLUES FIRTINASI KOPACAK

     

    22 yıldır Türkiye’nin dört bir yanına blues müziğini taşıyan ülkemizin ilk ve tek blues festivali “Efes Pilsen Blues Festival”, 23. yılında yolculuğuna Erzurum’da düzenlenecek konserle devam ediyor. Efes Pilsen Blues Festival 23 kapsamında Polat Renaissance Hotel, 18 Kasım Pazar akşamı Blues’un Grammy ve Emmy ödüllü isimlerini ağırlıyor.

    Efes Pilsen tarafından Pozitif Live organizasyonuyla gerçekleştirilen, ülkemizin ilk ve tek blues festivali Efes Pilsen Blues Festival 23, bu yıl 23. kez Türkiye’yi turluyor. 20 ilde, 24 konserin verileceği Efes Pilsen Blues Festival 23 kapsamında 18 Kasım 2012, Pazar akşamı Polat Renaissance Hotel’de blues devlerini buluşturan bir konser düzenlenecek. Konser 19.30’da başlayacak.


    BLUES DÜNYASININ ÖNDE GELEN İSİMLERİ ERZURUM’DA
    Grammy ve Emmy başta olmak üzere birçok uluslararası prestijli organizasyonda ödüle layık görülen armonika blues üstadı Billy Branch ve grubu The Sons of Blues, Efes Pilsen Blues Festival 23 kapsamında Erzurum’da düzenlenecek konserin önemli isimlerinden biri. Billy Branch’ın özel konuğu olarak festivale katılan, genç yaşlarda blues ve R&B seslendirmeye başlayıp kariyerinde Junior Wells, Jimmy Dawkins, Bobby Rush, Buddy Guy, Albert King, Professor Eddie Lusk ve B.B. King gibi önemli isimlerle aynı sahneyi paylaşan, Mississippili blues sanatçısı Zora Young da Erzurum’da sahne alacak.
    Konserde ayrıca Teksas Blues tarzının en önemli temsilcilerinden olan elektronik blues gitaristi Smokin’ Joe Kubek & Bnois King’in de sahne alacağı Efes Pilsen Blues Festival 23’ün en büyük sürprizlerinden ve keyifli dinletilerinden biri ise 2009 Blues Müzik Ödülleri’nde “En İyi Yeni Sanatçı” ödülü, 2010 ve 2011’de “En İyi Baterist” ödülüne layık görülen, Legendary R.L. Burnside’ın torunu ve dünyanın en iyi davulcularından Cedric Burnside’in festivale özel gitar performansı olacak.
    27808 sayılı Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik çerçevesinde bu yıl 24 yaş üstü katılımcılara açık olacak Efes Pilsen Blues Festival 23’ün biletleri Biletix’ten satışa sunuluyor. Bilet fiyatı ise 15 TL.


    BLUES’UN KALBİ 1989 YILINDAN BU YANA BU FESTİVALDE ATIYOR
    Efes Pilsen Blues Festival, 1989 yılından bu yana Türkiye’yi blues müziği ile tanıştırıyor. Gelenekselleşen ve heyecanla beklenen bir etkinliğe dönüşen Efes Pilsen Blues Festival kapsamında 22 yılda 87 grup ve 267 sanatçı sahne aldı; toplam 355 konser gerçekleştirildi. Bu konserler 424 binin üzerinde müziksever tarafından izlendi.
    Efes Pilsen Blues Festival 23 kapsamında Antalya, Denizli, Konya, Kayseri, Mersin, Adana, Hatay, KKTC, Gaziantep, Diyarbakır, Erzurum, Trabzon, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, İstanbul, Edirne, Çanakkale ve İzmir olmak üzere 20 ilde toplam 24 konser düzenlenecek.

     

  • ŞEHİDİN 2 AYLIK HAMİLE EŞİ MEZARA KAPANDI

     

    Erzurumlu şehit uzman çavuş Kürşat Güneş’in eşi Hatice Güneş, eşinin mezarına kapanarak hıçkırıklara boğuldu. Törene katılanların gözyaşlarını tutamadığı sırada bayan Astsubaylar şehit eşini sakinleştirmeye çalıştılar.

    Şehit cenaze töreni için Erzurum’a gelen Sağlık bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’da şehitlikte ki törenin ardından şehidin babasının ikamet ettiği Palandöken ilçesi Kayakyolu semtine gelerek aile yakınlarına taziye ziyaretinde bulundu.
    Bu arada Şehidin babasının evinin bulunduğu apartmandan dev Türk bayrağı ve şehidin komando fotosu asıldı.

     

  • PORNO İZLEYENLERE ŞANTAJ

    Bilgisayar güvenliği firması Symantec porno sitelerine giren internet kullanıcılarının şantaj riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

    Geçen yıl sonu Avrupa'da bu yıl ise özellikle ABD'de yayılan bir virüs porno sitelerinden bilgisayarlara bulaşıyor. Daha sonra yetişkin içerikli siteye girilen bilgisayarda bir anda resmi bir uyarı beliriyor. Kullanıcının bulunduğu  ülkeye göre uyarının sahibi  de değişiyor.(Örneğin ABD'de iseniz uyarı FBI logosuyla çıkıyor)

    Bu uyarıda izlenen içeriğin yasadışı olduğu ve bu yüzden bilgisayarın kilitlendiği belitiliyor. Ancak dolandırıcılığın can alıcı kısmı sonra geliyor. Uyarıda 72 saat içinde söylenen hesaba para yatırılmazsa bilgisayarın sahibinin tutuklanacağı söyleniyor.

    Internette girdiği sitelerin takip edildiğini düşünüp panikleyen birçok kullanıcı bu şantaja boyun eğip ödeme yaptı. Symantec, sadece son 1 ayda 68 bin bilgisayarın sözkonusu virüsten etkilendiğini ve kullanıcıların 400 bin dolarlık ödeme yaptığını tahmin ediyor.

    Bilgisayar korsanlarının bu yolla senelik 5 milyon dolar haksız kazanç elde ettiği düşünülüyor. Tabii bu tahminler tespit edilen vakalar üzerinden yapılıyor. Gerçek rakam çok daha fazla olabilir.

     

  • OLTU GÖZLEM GAZETESİ BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

     

    Erzurum’da ilk defa bir yerel basın yayın organı, bir AB projesi kapsamında Avrupa’ya açıldı. Oltu Anadolu İmam Hatip Lisesi proje ekibinde yer alan ve aynı zamanda proje ortağı da olan Oltu Gözlem Gazetesi’nin bu anlamda bir ilki gerçekleştirdiğini dile getiren Gazetenin Yazı İşleri Müdürü Hikmet Dağ, diğer yerel gazetelere de bir örnek teşkil etmesi nedeniyle bu tür proje türü girişimlerin önemine değindi.

    Gazete Yazı İşleri Müdürü Hikmet Dağ, “Erzurum’daki diğer yerel gazetelerimizde bu tür projelerin içerisinde yer alarak rahatlıkla bir Avrupa tecrübesi kazanabilirler.” dedi.
    “AB Ülkelerinde Din Öğretimi Uygulamalarının Yerinde İncelenmesi ve Medeniyetler İttifakı” konulu AB projesi kapsamında Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ta bulunan Oltu Gözlem Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hikmet Dağ, Erzurum’daki yerel basın temsilcilerinin Avrupa tecrübesi edinmelerinin gelecekteki projelerine ışık tutacağına, katkı sağlayabileceğine vurgu yaptı.
    “AB Ülkelerinde Din Öğretimi Uygulamalarının Yerinde İncelenmesi ve Medeniyetler İttifakı” konulu AB projesi kapsamında Çek Cumhuriyetinin başkenti Prag’taki ilk izlenimlerini aktaran Oltu Gözlem Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hikmet Dağ, ülkede 6-15 yaş arasında eğitim öğretimin mecburi ve parasız olduğunu ve ülkede okuma-yazma oranının ise yüzde 99 düzeyinde bulunduğunu kaydetti.
    Çek Cumhuriyeti nüfusunun hızla yaşlandığını ve kendilerinin de bu durumun farkında olduğunu belirten Dağ, “Nüfusun yüzde 70’i şehirlerde geri kalanı ise köylerde yaşamaktadır. Prag, tarihi boyunca savaş görmediğinden birçok tarihi binanın neredeyse tamamına yakını ayakta duruyor. Yapılan restorasyon çalışmalarıyla bu tarihi binalar halen daha işyeri, ofis, müze, tiyatro, sergi salonu ve benzeri aktiviteler için de rahatlıkla kullanılmakta. Ülkedeki devlet okullarında din dersi adıyla herhangi bir ders yok. Zaten Estonya’dan sonra ateist oranı bakımından Avrupa’nın en yoğun ülkesi konumunda.” şeklinde görüşlerini aktardı.
    Yaşlı nüfus din konusunda hassas olsa da yeni neslin din konusundaki rahatlığının yaşam tarzını da ona göre şekillendirdiğini belirten Oltu Gözlem Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hikmet Dağ, “Yaptığımız gözlem ve incelemelerde de açıkça görüldüğü üzere din eğitiminin zarureti bir zorunluluktur. Manevi boşluk insan ve dolayısıyla toplumları ahlaki çöküntüye uğratmaktadır.” diye konuştu.

     

  • YAVİLİOĞLU'NDAN BAŞSAĞLIĞI

    AK Parti Erzurum Erzurum Milletvekili ve TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu üyesi Cengiz Yavilioğlu helikopter kazası sonucu şehit olan 17 askerin milletin yüreğini acıttığını söyledi.
    'Milletimiz derin üzüntü içerisindedir' diyen mesajında şöyle dedi: “Siirt Pervari ilçesinin kırsal kesiminde bulunan birliklere asker sevkıyatı yaparken helikopterin düşmesi sonucu şehadetle şereflenen 17 askerlerimizin acısı, milletimizi derin bir üzüntüye boğmuş bulunuyor. İçlerinde Erzurum'un değerli evladı, yavrumuz uzman çavuş Kürşat Güneş'inde bulunduğu şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına, aziz milletimize sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyorum.”

  • ERZURUM'DA ÖLÜ SAYISI 7 OLDU

     

    Erzurum’un Tortum ilçesinde bugün cenaze taşıyan otobüsün uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7’e yükseldi.

    İstanbul'dan Ardahan’ın Göle ilçesine cenaze götüren Bahçelievler Belediyesi'ne ait Şaban Taşçıoğlu idaresindeki 34 ZA 8150 plakalı otobüsün Güzelyayla mevkiinde şarampole yuvarlanması sonucu meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7’e çıktı. Sabah saat 08.10 civarında meydana gelen kaza ile yaklaşık 70 metre uçuruma yuvarlanan araçta 7 kişi hayatını kaybetti. Yaralılardan 17'si Yakutiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, 12'si de Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
    Öte yandan, hayatını kaybedenler Seher Akçil, İbrahim Çetin, Erol Eraslan, İlhami Baştuğ, Bilal Baştuğ ve isimleri henüz belirlenemeyen 2 kişi olduğu belirtildi.
    Erzurum Bölge Eğitim ve Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan bazı yaralıların isimleri şöyle; Nazime Ekmekçi, Fadime Bahadır, Osman Bahadır, Nuriye Çetin, Saniye Baştuğ, Atanur Baştuğ, Yavuz Baştuğ, Gülfinaz Desli, Muzaffer Baştuğ, Şengül Yıldırım, Zafer Baştı, Şahsiye Emekçi, Cihangir Baştuğ, Muhterem Bahadır, Abdullah Baştı, Tuncer Baştı, Şaban Taşçıoğlu, Murat Görmüş, Asya Ağtürk, Canan Bahadır, Cihan Bahadır, Kamil Baştuğ ve Nilüfer Baştuğ.

     

  • ERZURUM'DA KAPALI ALANDA MANGAL KEYFİ

     

    Erzurumlu Eski profesyonel futbocu Kenan Pirim (42) İş dünyasına adım attı. Yıllarca Türkiye’nin değişik illerinde değişik futbol kulüplerinde top koşturan Kenan Pirim, ilk kez kapalı alanda dört mevsim mangal yapılabilen işyeri açarak Erzurum ve bölge halkının hizmetine sundu. Sanayi semtinde Dört Yol Yeni Durakta hizmet vermeye başlayan “Pişti” adlı dört mevsim mangal ve şiş kebap salonu açıldığından itibaren halkın ilgisi ile karşılaştı. Erzurum’da Palandökenspor’un alt yapısından yetiştikten sonra Palandökenspor ve Tedaş 12 Martspor’un 3. Ligde oynadığı dönemlerde attığı gollerle ayakta alkışlanan golcü futbolcu Kenan Pirim, daha sonra Türkiye’nin batısından, güneyine bir çok ilin takımında forma giydi. Ortağı Yıldırım Ülkü ile ortak açtığı iş yerinde halka hizmet vermeye başladı.

     


    PİŞTİ İSMİ İLGİNÇ
    Eski futbolcu olan Kenan Pirim, işyerinin isminin Pişti olması ile ilgili olarak, “Biz ortağımla pişti oynarken, aynı anda bir fikir ortaya çıktı, bu ismi belirledik. Pişti birazda yemeği çağrıştırınca, bu isimde karar kıldık” dedi. Erzurum’da ilk kez kapalı bir alanda dört mevsim ‘Kendin Pişir Kendin Ye’ mangal ve şiş kebap salonu açmanın gururunu yaşadıklarını belirten Pirim, “Fiyatlarımız çok ekonomik, buraya gelen insanlar hizmetlerimizden oldukça memnun, iş yerini kısa kısa süre önce hizmete açtık, ama ilgi çok yoğun. İnsanlar soğukta, sıcakta, karda, yağmurda burada kapalı ortamda tüm et çeşitlerini bulabiliyorlar. Nezih bir ortamda gönüllerince mangal ve şiş kebap keyfi yaşıyor” dedi.


    EGE’NİN DAMAK TADINI ERZURUM’A TAŞIDI
    Kenan Pirim, Ege takımlarında da forma giydi ve yıllarca Ege’de kaldı. Bunun için de Ege’nin damak tadını Erzurum’a taşıdı. Perim, “Çöp şiş Egenin damak tadı ve bizde bu tadı Erzurum ve bölge insanının hizmetine sunmaya karar verdik”dedi. Erzurum’da ilk kez kapalı alanda dört mevsim mangal keyfi sunacakları için mutlu olduğunu belirten Kenan Pirim, “Sıralı halde bulunan ocaklarımızda, siz pişirin, siz yiyin diyoruz. Fiyatlarımız çok uygun, zaten işyerimize gelen vatandaşlar memnuniyetlerini de bize iletiyorlar. Kapalı bir alan olduğu için insanların yağmur, kar, soğuk sıcak sorunu yok. Misafirlerini alıp, işyerimize gelenler gönüllerince burada mangal ve şiş kebap keyfi yaşıyor”diye konuştu.


    KENAN PİRİM KİMDİR
    Kenan Pirim 1970 yılında Erzurum’da doğdu. Palandökenspor ve Tedaş 12 Martspor formaları ile 3. Lig’de oynadı. 15 yıllık futbol hayatında 10 yıl profesyonel olarak sahalarda top koşturdu. Her sezon 20 gol ortalaması ile oynayan Kenan Pirim, Nazillispor, Tarsus İdmanyurdu, Bingölspor, Eğirdirspor, Erzincanspor ve Iğdırspor takımlarında forma giydi. Kenan Pirim Bingöl’de iki yıl, Tarsus’ta da 3 yıl üst üste görev yaptı.

     

  • BULUTLAR'DAN TAZİYE MESAJI

     

    Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, Siirt'in Pervari ilçesi kırsalında helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Dadaşlar Timi mensubu 17 askerlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

    Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, helikopter kazası sonrası büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Anadolu’nun her köşesine dağılmış olan 17 Dadaş yüreklere ateş düşürmüştür. Şehitlerden birinin Erzurum - Palandöken İlçesinde olduğunu ifade eden Başkan Bulutlar, "Bugün bir kez daha canımız yandı, içimiz acıdı. Şehit olan evlatlarımızdan bir tanesinin de Erzurum- Palandöken ilçesi Kayakyolu Osman Bektaş Mahallesi'nde ikamet eden Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş'tir. Yıllardır canla ve başla teröre karşı mücadele eden Mehmetçiklerimiz, bu ülkenin birlik, bütünlük ve kardeşliğini muhafaza etmek adına canlarını ortaya koyarak şehadet mertebesine ulaşmış, isimlerini bu aziz milletin gönlüne yazdırmışlardır. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, milletimize ve tüm silahlı kuvvetler teşkilatına sabır ve başsağlığı diliyorum” dedi.

     

  • ERZURUM "DADAŞLAR"IN DADAŞI ŞEHİDİNİ UĞURLADI

     Siirt’te askeri helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Erzurumlu Uzman Çavuş Kürşat Güneş memleketinde binlerce vatandaşın katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlanıyor.

    Siirt bölgesinde yaptıkları başarılı operasyonlarla dikkat çeken “Dadaşlar Timi” mensubu Uzman Çavuş Güneş’in cenaze törenine Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ ve binlerce Erzurumlu katıldı. Lala Paşa Cami’inde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanan Güneş’in yakınları cenaze töreninde ayakta durmakta güçlük çekti. 1.5 yıl öncesi komando olarak yaptığı askerlik görevinin ardından orduda kalmaya karar veren Uzman Çavuş Güneş kısa bir süre önce evlenmişti. 2 aylık hamile eşi Hatice Güneş yakınlarının yardımıyla ayakta durabilirken, bayan astsubay tarafından teselli edilmeye çalışıldı.
    Baba Ağa Güneş ve anne Rahime Güney evlatlarının Türk bayrağına sarılı tabutu başında gözyaşlarına boğuldu.
    Terör örgütü aleyhine sloganlar atan vatandaşlar “uzun süre şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları ile Erzurum’u inletti.

     

  • ERZURUM'DA KATLİAM GİBİ KAZA 5 ÖLÜ 22 YARALI

    Erzurum-Tortum karayolunda Güzelyayla geçidi mevkiinde bir yolcu otobüsünün şarampole yuvarlanması sonucu 3 kişi olay yerinde 2 kişi de kaldırıldıkları hastanelerde öldü, 24 kişi de yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre kaza, Erzurum-Tortum karayolu 40. kilometresi Güzelyayla geçidi yakınlarında meydana geldi. İstanbul Bahçelievler Belediyesi’ne ait 34 ZA 8150 plakalı yolcu otobüsü, Ardahan’ın Göle ilçesine cenaze için gelirken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlandı. Yaralılar, Erzurum’dan gelen çok sayıda ambulans ve helikopterle bölgedeki hastanelere sevk edildi. Yaralıların içinde ağır yaralıların olduğu ve ölü sayısının artabileceği öğrenildi.
    Öte yandan, aynı mevkide 3 hafta önce de bir yolcu midibüsü şarampole yuvarlanmış, meydana gelen kazada 1 kişi ölmüş, 14 kişi yaralanmıştı.

  • 12.12.2012 TARİHİNE DİKKAT

    Evlendirme dairelerinin önünde 12.12.2012’de uzun kuyruklar olacak.

    Dünyanın dört bir yanında çiftler evlenmek için bu özel tarihi seçti.

    Dünyanın dört bir yanında yüz binlerce kişi 12.12.2012'de sevdiği kadın ya da adam için “evet“ diyecek.

    Bu özel tarihte evlenmek isteyen çifler resmi kurumlara çoktan başvurularını yaptı.

    Bu tarihte nikah günü almak için adeta birbirleriyle yarışan çiftler nedeniyle nikah memurlarını zor bir gün bekliyor. Memurlar bir nikahtan diğerine koşturmak zorunda kalacak.

    12 Aralık'ın çarşamba gününe denk gelmesi bile genellikle hafta sonu evlenmek isteyen çiftleri engellemedi.

    Zira “iki“ rakamının benzer şekilde arka arkaya gelmesi için 02.02.2022'ye kadar dokuz yıl beklemek gerekiyor.

    Özel tarih çılgınlığı geçen yıl da 11.11.2011'de yaşanmıştı.

  • TUĞLUK POLİSİ TEKMELEDİ

    Açlık grevi yapan vekil ve belediye başkanlarına destek için toplanan kalabalığı dağıtmaya çalışan polis ekiplerine taşlarla saldırılması üzerine, polis kalabalığa tazyikli su ile müdahale etti.

    Koşuyolu Caddesi üzerinde başlayan olaylarda polisin müdahalesi üzerine BDP’li vekillerin açlık grevi başlattığı Belediye Konukevi’ne sığınan göstericiler ile bölgeye sevk edilen güvenlik kuvvetleri arasında çıkan olaylara vekiller de müdahalede bulundu. Konukevi’ne giren göstericileri gözaltına almaya çalışan polis ekipleri ile BDP’li vekiller arasında başlayan tartışmanın ardından, bölgeye gelen Toplumsal Olaylara Müdahale (TOMA) araçları, Belediye Konukevi önünde bulunanlara tazyikli suyla müdahale etti. Tazyikli su sıkmasına tepki gösteren BDP’li vekiller ile polis arasında devam eden tartışmalara karışan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkan Yardımcısı ve Bağımsız Van Milletvekili Aysel Tuğluk, gözaltı yapmaya çalışan polis ekiplerine tekme attı.

    Çıkan olaylarda polis ekipleri çok sayıda göstericiyi gözaltına aldı.



  • HEYKELE TECAVÜZDEN CEZA ALDI

     

    Heykelle cinsel ilişkiye giren bir adam polisler tarafından suçüstü yakalandı.
    24 yaşındaki Avusturyalı Matthias Maier, Bulgaristan’ın Russe kentinde bronz bir aslan heykelle cinsel ilişkiye girerken yakalandı. İki polis Maier’i heykelin arkasında pantolonu sıyrılmış şekilde buldu. Maier halka açık alanda müstehcen davranışta bulunduğu gerekçesiyle karakola götürülüp ifadesi alındı. Mahkemeye çıkarılan genç olay anında sarhoş olduğunu söyledi. Mahkeme gence 60 TL para cezası verdi.

     

  • KADINLAR İNŞAATLARI ELE GEÇİRDİ

    Samsun’da düzenlenen “Seramik, Duvar Kağıdı ve Ahşap Döşemeciliği Kursu”nda kadınlar inşaatçılığı öğreniyor.

    Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü tarafından kadınlar için düzenlenen “Seramik, Duvar Kağıdı ve Ahşap Döşemeciliği Kursu” devam ediyor. Samsun’da geçen Temmuz’da açılan kursta kadınlar, teorik eğitiminin ardından İş Geliştirme Merkezi’ndeki uygulama alanında pratik eğitimine başladı. Tüm hızıyla süren eğitimde kadınlar burada harç karmayı, geometri hesapları, maliyet, metraj çıkarmayı ve seramik döşemeyi öğreniyorlar. 13 bayanın eğitim gördüğü kurs toplam 760 saat sürecek. Bayanlar 1 ay sonra sahaya çıkarak, öğrendiklerini uygulama fırsatı bulacaklar.

    TÜRKİYE’DE BİR İLK

    Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerinin altını çizen Samsun TSO İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Yeşim Kıyıcı, “Kursa açma sebebimiz benim çalıştığım iş sektöründe oyalarımı ve dantellerimi yapan Emine Keskin hanım bana ‘25 yıldır eşimle birlikte inşaat sektöründe çalışıyorum. Yeni bir yasa çıktı. Bu yüzden eşimle birlikte inşaatlarda çalışamayacağım’ demesiyle olayın farkına vardık. Aslında erkek egemen bir toplumda kadınların da adı olmadan birçok erkek işinde başarılı olduğunu, yaptığını, fırsat verildiğinde ekmeğini kazandığını gördük. Bu çıkışla kursu düzenlemeye karar verdik. Yaptığımız araştırmada, Türkiye’nin birçok bölgesinde kadınlar inşaat sektöründe çalışıyor fakat isimleri yok. Avrupa’da bayanlar bu konuda erkekleri bile geçmiş durumda. Bayanlar incelik isteyen konularda çok daha titiz çalışma örneği gösteriyorlar. Tıpkı karo fayansta olduğu gibi. Bütün bu özellikleri birleştirdiğimizde bu kursun anlam ve gereklilik açısından çok daha büyük önem kazandığını gördük. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Hocalarımız ve İŞKUR’un desteği sayesinde Samsun TSO Kadın Girişimciler Kurulu olarak böyle bir ilki başlatmanın, devam ettirmenin ve örnek teşkil etmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    “ERKEKLERDEN HİÇBİR EKSİKLİKLERİ YOK”

    Türkiye’de ilk defa bayanlara yönelik böyle bir kursun açıldığını söyleyen kurs hocası Ahmet Günay, “Bu kursumuz 760 saatlik bir kurstur. Bu kurs, Türkiye’de ilk defa bayanların kalebodur, seramik döşeme kursu olarak açıldı ve bunun yaklaşık olarak 350 saati teorik olarak verildi. Teorik kurs başarı ile geçildi. Şu ana kadar herhangi bir fire vermedik. 13 kişi olarak kursumuza devam etmekteyiz. Kursumuzda şu anda uygulama eğitimi görüyoruz. Uygulamada önce tesviye, daha sonra beton dökmeyi, ondan sonra da seramikleri duvara döşemeyi, üçgen yöntemi, kare alma yöntemleri ile yer döşemeye geçtik. Şu anda kursiyerlerimiz yer döşemesi yapıyorlar. Sahaya çıkmayı düşünüyoruz. Kursiyerler sahada başarılı olurlarsa ondan sonra piyasaya atılmayı göze alacaklar. Meslek alanlarında kalfalık ve ustalık belgeleri mecburi kılındı. Okullarımızda yaklaşık yüzlerce kalfalık ve ustalık belgeleri verdik. Burada çalışan bayanların belge verdiğimiz erkeklerden hiçbir eksiklikleri yok. Yani erkeklerin yaptıkları işleri başarılı bir şekilde yapıyorlar” diye konuştu.

    “BİZ BU İŞİ ÇOK RAHAT YAPABİLİRİZ”

    Erkeklerin aşçılık ve bayan kuaförlüğüne el attığını belirten kursiyer Banu Civelek, “Rusya’da bu işle ilgili bayanların ilgilendiğini gördüm. Daha sonrasında ‘biz bayanlar neden yapamayalım?’ diye sordum. Erkekler aşçılık ve bayan kuaförlüğüne el attılar. Bizim fiziksel olarak gücümüz erkekler kadar olmasa da ama onlardan daha iyi bu işi çıkartıyoruz. Şu anda görüldüğü gibi en iyi şekilde elimizden geleni yapıyoruz. Kadın erkek eşit bir toplumda yaşadığımız için erkekler nasıl yapabiliyorsa, biz kadınlar da bu işi çok rahatlıkla yapabileceğimize inanıyoruz. Bizimle ilgili ön yargılar oluşuyor. Bu ön yargıları toplumumuzda bizim gibi kişiler arttıkça mutlaka yıkılacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

    “ERKEK EGEMENLİĞİNİ YIKACAĞIZ”

    İnşaatlarda erkek egemenliğini yıkmak istediklerini ifade eden kursiyer Selma Kibar, “İnşaat sektöründe de çalıştım. Erkek egemenliğini yıkmak çok güzel olacak. Hamur yoğuran ellerin harç karıp, seramik dizdiği usta eller olmaktan mutluluk duyuyorum. Erkek egemenliğini her yerde kırmaya biz azmettik. Bu şekilde de devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “ARTIK ÇALIŞMAK İSTİYORUM”

    Su tesisatçılığı, boyacılık, kaynakçılık gibi birçok işte eşiyle birlikte çalıştığını belirten 3 çocuk annesi 46 yaşındaki kursiyer Emine Keskin ise şöyle konuştu:

    “Ben 25 yıllık evliyim. 25 yıldır maddi sıkıntılardan dolayı eşimle inşaatlarda çalışmaya başladık. Bu çalışma benim hoşuma gitti. Bu konuda başarılı olduğuma inandım. Bir konuşmamda bu konuyu Yeşim hanıma anlattım. ‘Hanımlarında böyle bir işe girmeleri neden olmasın’ dedim. Yeşim hanım sayesinde bu kurs çalışmış oldu. İnşallah benim sayemde birçok bayan seramik sektöründe iş sahibi olacak. Bizim bu kursla kalmamamızı istiyorum. Bize fırsat verilmesini elimizden geleni yapabiliriz. Hiç erkeklerden bir farkımız yok. Çok daha güzelini yapıyoruz. Gelip görülse ve değerlendirseler bunun farkına varırlar. Bu sektörde kararlıyız. İyi bir su tesisatçısıyım. Su tesisatçılığı, boyacılık, kaynakçılık gibi yapmadığım hiçbir iş kalmadı. Eşim teknisyen olduğundan dolayı onunla boş zamanlarında evde ne düşünüyorsanız bütün hepsini yapıyoruz, bitiriyoruz ve teslim ediyoruz. Sonunda da çok mutluluk yaşıyoruz. Üniversitede 3 çocuğum okuyor. 3’ü de mühendis olacak. Bu sahada arkadaşlarımla kendim olarak çalışmak istiyorum. Yani eşimle değil de kendim çalışmak istiyorum.”



  • BDP TÜRKİYE'Yİ GERİYOR

    Malatya'da PTT binası önünde, Kamu Emekçileri konfederasyonu Sendikaları (KESK) üyelerinin ve bazı partilerin de destek verdiği BDP üyesi Hikmet Karataş’ın okuduğu basın açıklamasında, cezaevlerindeki açlık grevlerinin durdurulması istendi.

    Basın açıklaması sırasında bir grup vatandaş, BDP’lilere tepki gösterince polis, bu vatandaşları PTT önünden uzaklaştırdı.
    Basın açıklamasının tamamlanıp, BDP’liler partilerine toplu olarak döndüğü sırada yine bir grup vatandaş tepki gösterip, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diyerek tekbir getirdi.
    Polis, tepki gösteren vatandaşları gruptan uzaklaştırdı. Tepki gösteren vatandaşlar ellerinde Türk bayrakları ile BDP’lileri yuhaladı.

    Olayı gören vatandaşlar, “BDP’lilerin ekmeğine yağ sürmeyin. Zaten onların kim ve ne amaçta olduğunu herkes biliyor” dedi.
    BDP’liler polis eşliğinde BDP binasına götürüldü.



  • ERZURUMLU ŞEHİDİN NAAŞI KENTE GETİRİLDİ

     

    Siirt'in Pervari ilçesinde dün meydana gelen helikopter kazasında şehit olan uzman çavuş Kürşat Güneş'in naaşı, Diyarbakır'da düzenlenen askeri törenin ardından askeri kargo uçağıyla Erzurum'a getirildi.

    Şehit uzman Çavuş Kürşat Güneş için Erzurum Askeri Havaalanı'nda karşılama töreni düzenlendi. Törene Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Kamil Başoğul, şehit uzman çavuş Güneş'in ailesi, çok sayıda vatandaş katıldı. Şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu, tören mangası tarafından uçaktan alınarak askeri cenaze aracına konuldu. Güneş'in naaşı daha sonra Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi morguna götürüldü.
    Şehit Güneş için yarın Erzurum Yakutiye ilçesindeki Lala Paşa Camii'nde tören düzenlenecek. Şehit Uzman Çavuş'un naaşı daha sonra Karskapı Asker Şehitliği'nde toprağa verilecek.

     

  • ERZURUMBBSPOR 10 KİŞİYLE SANCAK'I TESLİM ALDI 2-1

    İKİ TAKIMINDA İLK ONBİRLERİ BELLİ OLDU

    ERZURUMBÜYÜKŞEHİRBELEDİYESPOR

    47. LOKMAN ATAKOL
    41. ZAFER DOĞAN
    61. SAMET ALTUNTAŞ
    66. İSMAİL TÜRKASLAN
    5. FATİH GÜLTEKİN
    6. OKTAY GÜMÜŞ
    35. GÜNER OKAY
    11. MUHAMMED EMİN BAKAN
    15. MUHAMMET FETTAHOĞLU
    34. EKREM SÜTÇÜ
    17. FATİH ARAT

     

    SANCAKTEPEBELEDİYESPOR

    16. GÖKHAN YENİGÜN
    3. UĞURCAN ARSLANTÜRK
    4. DOĞAN ATEŞ
    8. CEMAL ŞENER
    14. ERKAN YETİŞMİŞ
    17. TUNCAY ÖNDEL
    19. ERMAN BULUCU
    22. EREN AHMET BALKAN
    24. YAŞAR KAYAO
    44. YUSUF ORHAN
    99. ALP ERTUNGA ERSAGUN ÇAKIROĞLU


    Dakika 2

    Cabir Coşar ve Dede Çelik'ter  cezaları sebebiyle yoksun olarak maça çıkan ErzurumBBspor-Sancaktepe maçını Nuri KARAHANÇER, Hicabi PÜR, Ahmet KAYA hakem üçlüsü yönetiyor.

    Dakika 15

    Erzurumbbspor, bir türlü istediği futbolu sahaya yansıtamıyor. M.Emin'e yapılan faulu kullandık. Orta saha mücadelesi şeklinde devam ediyor

    Dakika 18

    İsmail'in hatasından faydalanan Sancaktepe futbolcusu Doğan yaklaşık 30 metreden topu kalemize gönderdi. ErzurumBBspor 1-0 yenik duruma düştü


    Dakika 25

    Mavi-beyazlı futbolcular özellikle Güner'in gayretleri ile Sancaktepe kalesine gitmeye çalışıyorlar. Gol ile birlikte moral bulan Sancaktepe defansif futbolu tercih etmeye başladı

    Ve gol.. Fatih'in penaltıdan attığı gol ile durum 1-1 oluyor

    Dakika 30

    her iki takımında gol arayışları var. Golden sonra Sancaktepe'te forvetleri ile özellikle uzun toplarla kalemizde gol arıyor.

    Dakika 40

    Ekrem topla buluşuyor ama Fatih'e istediği pası yapamıyor

    Samet sarı kart görüyor

    Dakika 42

    Sancaktepe tehlikeli sayılabilecek noktadan frikik kullanıyor

    Dakika 43

    Erzurumbbspor, maçın yıldızıda olan Güner'in golü ile 2-1 öne geçiyor



    İKİNCİ YARI

    Erzurumbbspor istekli ve hırslı başlamasına rağmen Sancaktepe daha çok gole yakın oynuyor.

    Zafer'in kırmızı kart görmesinden sonra 10 kişi kalan mavi-beyazlı ekip galibiyeti korumaya çalışıyor

    Dakika 85

    Yürekler ağıza geldi; Sancaktepeli orta saha oyuncusu Erman'ın sert şutunu kalecimiz Lokman zor kurtardı.

    Dakika 90

    Zorlu Sancaktepe maçı için bitiş düdüğünün çalması ile futbolcularımız tribünlere koşup üç puan sevincini onlarla yaşadılar


    Maçın Karnesi


    STAT: Kazım Karabekir
    HAKEMLER: Nuri Karahançer xxx, Hicabi Pür xxx, Ahmet Kaya xxx,
    Erzurum Büyükşehir Belediyespor: Lokman xxx, Fatih xxx, Oktay xxx, Muhammed Emin xxx, Muhammet xxx, Fatih Arat xxx (dk. 77 Erdinç xx), Ekrem Sütçü xxx ( dk. 57 Emrah xx, Güner xxxx (dk. 87 Mehmet xxx), Zafer xxx, Samet xxx, İsmail xxx
    Sancaktepespor: Gökhan xxx, Uğurcan xx(dk. 76 Canberk xxx), Doğan xxxx, Cemal xx, Erkan xx, Tuncay xxx ( dk. 84 Ahmet xx), Erman xxx, Eren xx ,Yaşar xx, Yusuf xx, Alp xx (dk. 69 Uğur xx)
    GOLLER: DK. 17Doğan Ateş, (Sancaktepespor), DK. 25 PP Fatih Gültekin, DK. 43 Güner Okay (Erzurum Büyükşehir Belediyespor)
    SARI KART: Oktay Gümüş, Muhammed Emin Bakan, Muhammet Fettahoğlu, Fatih Arat, Emrah Bayram(Erzurum Büyükşehir Belediyespor), Uğurcan Aslantürk, Eren Ahmet Balkan, Doğan Ateş (Sancaktepespor)
    KIRMIZI KART: Zafer Doğan (Erzurum Büyükşehir Belediyespor)





  • HZ.EBU BEKİR'İN OĞLU ABDURRAHMAN ERZURUM'DA

    Diyanet İşleri eski Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen, Palandöken'in eteklerinde makam türbesi bulunan Abdurrahman Gazi'nin Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) oğlu olduğunu açıkladı. Mustafa Yürekli, Abdurrahman Gazi'yi araştırırken Anadolu'daki sahabe izlerinin saklandığını fark ettiğini söylüyor.


    Mustafa Yürekli, Abdurrahman Gazi’yi araştırırken Anadolu’daki sahabe izlerinin saklandığını fark ettiğini söylüyor.


    Gençliğimin ilk yıllarında, Erzurum’da, her Palandöken’e baktığımda, elimde ne varsa, ki çoğunlukla okuduğum kitap ya da dergi olurdu, onu bırakıp koşmak gelirdi içimden.. Palandöken,yolculuktan dönen atamdı sanki.. Dağa doğru kollarımı açıp koşmak isterdim. Ötelerden gelen bir ata.. Saadet Asrı’ndan gelen bir haberdi o. Kollarımı açıp Palandöken’e doğru koşma arzumun kaynağı, hiç şüphesiz Erzurum’un tarihi mekanlar bakımından en kutsal yeri olan, Palandöken’in eteklerindeki Abdurrahman Gazi Türbesi‘dir.[1] İstanbul için Eyüp Sultan, Konya için Mevlana, Ankara için Hacı Bayram (Allah hepsinden razı olsun) ne anlam ifade ediyorsa, Erzurum için de Abdurrahman Gazi (r.a.) de aynı anlama gelir. Elbette Hz. Abdurrahman Gazi’yi (r.a.), sevgili peygamberimiz Hz.Muhammet (s.a.v.)’in sancaktarı, dolayısıyla asker bir sahabe olduğundan, daha çok Eyup Sultan’la (r.a.) birlikte anmak gerektiğini hemen fark ettiniz. Erzurum, Abdurrahman Gazi Türbesi‘yle beni gerçekten derinden etkiledi. Hz.Abdurrahman Gazi‘nin (r.a.) Sahabe-i Kiram’dan olduğu söyleniyordu. 1981′de başladığım Abdurrahman Gazi (r.a.) araştırmasını hala bitiremedim.


    ALLAH VE PEYGAMBER SEVGİSİ

    Halk arasında, Hz.Abdurrahman Gazi’ye (r.a.) dair rivayet şöyledir: “Palandöken Dağı’nın üst yamaçlarında türbesi bu­lunan ve bir ziyaretgah yeri olan Abdurrahman Gazi’nin Hz.Peygamber’in sancaktarı olduğu halk arasında yaygın bir inançtır. Hz.Peygamber’in (s.a.v.) İslam Orduları Erzurum’u fethederken, sancaktarı Abdurrahman Gazi’nin kellesi bir düşman kılıcı ile koparılır ve yere düşer. Kellesini koltuğuna alan Abdurrahman Gazi elinde bulunan İs­lam’ın Sancağı’nı Palandöken’in en yüce noktasına dik­mek üzere dağa yokuşa koşmaya başlar. Kellesi koltuğunda, sancağı elinde olan Abdurrah­man Gazi Palandöken Dağı’ndaki “Şığveler” Mevkii’ne gelince dağda bulunan çobanlar evvela dona kalırlar, sonra biri dayanamayıp; “Olaa kafası koltuğunda hala koşuyor!” diye bağırır. Kem göz orada onu nazara getirir ve olduğu yerde düşer, kalır. Gazilik ve şehitlik rütbesiyle ruhunu teslim eder.” Erzurumluların gönlünde taht kuran ve her kuşağı bilinçlendiren Hz.Abdurrahman Gazi’nin (r.a.) manevi şahsiyeti, toplumu sürekli uyarıyor ve diri tutuyor. Üniversite eğitimi için Erzurum’a gelen bir Müslüman genç olarak bu anlatıdan çok etkilenmiştim; Hz.Abdurrahman Gazi’nin (r.a.) mücadelesi üzerinde düşünürken tevhit mücadelesini, ‘İs­lam’ın Sancağı‘nı ve en yüce noktaya dikme davasını kavradım. Bir rol model olarak Abdurrahman Gazi, Allah ve peygamber sevgisini gönüllere yerleştirirken, cihat ruhu da kazandırıyordu.


    ABDURRAHMAN GAZİ’NİN MAKAM TÜRBESİ

    Abdurrahman Gazi Türbesi, ortası kemerli iki taş kubbeden müteşekkildir. Kubbelerden açılan iki pencereden ışık almaktadır. Yan tarafında da iki pencere açılıyor. Kubbelerin altında, 4,85 m. uzunluğunda yerli taştan sandukası, sarıklı serpuşlu baştaşı bulunan tek bir mezar vardır. Sanduka ve baştaşı oldukça sade. Türbenin içinde oldukça hoş bir koku yayılmaktadır. Mezarın boyunun bu kadar uzun olması, içeri giren insanı ürpertiyor. ‘Bu mezar, bir İslam büyüğünün!’ demekten kendinizi alamıyorsunuz. Hz.Abdurrahman Gazi Türbesi, bir “Sahabe Makamı”dır.[2] Milletimizin Hz.Peygamber’e (s.a.v.) ve Ashabına duyduğu sevgi öylesine coşkuludur ki, Ashab-ı Kiramı öncelikle yüreğine, sonra da şehrine, semtine gömmüştür. Onsekizinci yüzyılın ortalarında İbrahim Hakkı Hazretleri, Hz.Abdurrahman Gazi’nin makam yerini, zaviyesinin sınırlarını belirlemiş ve bir süre de türbedarlığını yapmıştır.[3] A,Şerif Beygu ve İ.Hakkı Konyalı’ya göre, halkın dini duygularını istismar etmek, ilgiyi yüksek tutmak amacıyla yatırın ashaptan olduğu ve Hz.Peygamber’in (s.a.v.) ordularında sancaktarlık yaptığı söylenmiş olabilir..[4] İslami ilimlerin kaynaklarına, Beygu ve Konyalı’dan daha yakın olan Ömer Nasuhi Bilmen’in görüşü önemlidir bu konuda.. Erzurumlu bir İslam alimi olan, Diyanet İşleri Başkanlığı da yapan Ömer Nasuhi Bilmen; “Erzurum Tarihi” başlıklı makalesinde,“Erzurum şehri, pek şanlı, şerefli bir beldedir. Bu güzide şehrin şark cihetinde bulunan Şığveler dağının eteğinde Sahabe-i Kiramdan “Abdurrahman Gazi” hazretleri meftundur. Bu zatın eshabı güzinden olduğundan şüphe yoktur. Yalnız nesebi alisinde ihtilaf vardır. Bazı rivayetlere göre Hz. Ebubekir’in, diğer bazı rivayetlere göre de Cenab-ı Rebii’nin mahdumudur.” demektedir.[5] Ebu Bekir’in (r.a.) Ümmi Rüman adlı eşinden dört çocuğu olmuştur. İsimleri, Abdullah, Aişe, Esma ve Abdurrahman’dır. Dolayısıyla Abdurrahman Gazi’nin (r.a.) Hz.Ebubekir (r.a.) Efendimizin oğlu olma ihtimali vardır. Bu bilgi, beni hala heyecanlandırır. Cenab-ı Rebii isminde bir sahabe bulamadım bugüne kadar. Yazım hatası mı var? Saad İbni Rebii’nin oğlu olabilir mi? İkinci seçenek net olmadığından, ben Hz.Abdurrahman Gazi’nin Abdurrahman İbn Ebu Bekri’s-Sıddık olduğuna inanıyorum. [1] Abdurrahman Gazi Türbesi, Erzurum’un 2.5 km. güney doğusunda Eğerli Dağı (Sığve) yamacında, halkın Abdurrahman Gazi Camisi dediği Hacı Ahmet İzzet Paşa Camisi’nin yanındadır. Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed’in (s.a.v.) Ashabından olan Abdurrahman Gazi adına bu türbeyi Erzurum Valisi Yusuf Ziya Paşa’nın eşi Ayşe Hanım 1796 yılında yaptırmıştır. Türbeye bu camiden girilmektedir. Türbenin giriş kapısı üzerindeki l796 tarihli kitabeyi Hattat Salim yazmıştır. Türbe içerisinde 4.85 m. boyunda Abdurrahman Gazi’nin makam türbesi bulunmaktadır. [2] Anadolu’da “sahabe” olarak tanımlanan ve bu amaçla ziyaret edilen pek çok türbe mevcuttur. Ancak bunların kaçının gerçekte “sahabe kabri, mezarı” ve kaçının ‘sahabe makamı, hatırasına tahsis edilmiş özel yer, ziyaretgah’ olduğu belirsizdir. Dolayısıyla bunları “Sahabe Kabri” ve “Sahabe Makamı” diye ayarım yapmak gerekmektedir. [3] Bilgehan Pamuk, “İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Abdurrahman Gazi Zaviyedarlığı ve Zaviyedarlık Meselesi”, Ata. Üni. Sosyal Bilimler Enst. Dergisi, S.1, C.5, Erzurum, 2005, s.158 – 159. [4] A.Şerif Beygu; Erzurum Tarihi, İst., 1936, s.108. İ.Hakkı Konyalı, Erzurum Tarihi, Erzurum Tarihini Araştırma ve Tanıtma Dergi Yayınları, Sayı:2, İstanbul, 1960, s.364) [5] Ömer Nasuhi Bilmen; “Erzurum’un Kıymet-i Tarihiyesi”, Tarih Yolunda Erzurum Macmuası, Erzurum Tarihini Araştırma ve Tanıtma Dergi Yayınları, Sayı:1, İstanbul, 1959, s.6)


    Mustafa Yürekli - Haber 7

    mustafayurekli@gmail.com

  • ONYEDİ ŞEHİT UĞURLANIYOR

    Pervari'de düşen helikopterde şehit olan 17 askerin cenezeleri bulundukları Siirt 3'üncü Komando Tugay Komutanlığı'ndan saat 19.30 sıralarında helikopterlerle Siirt Havaalanı'na götürüldü. Şehitlerden önce kişisel eşyaları valizlerle getirilerek Türk Hava Kuvvetleri'ne ait Casa tipi uçağa konuldu.

    Ardından şehitlerin cenazeleri tek tek uçağı alındı. Şehitlerin cenazelerinin uçağa konulması sırasında uçak mürettebatının selam durdukları görüldü. Şehitlerin cenazeleri uğurlanırken, Siirt Valisi Ahmet Aydın ile 3'üncü Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Şükrü Eken de havaalanında hazır bulundu.

    Şehitlerin cenazeleri uçakla Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na otopsi yapılmak üzere gönderildi.

    Şehitler yarın Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı'nda, Başbakan Erdoğan ile birlikte  Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in de katılacağı törenle memleketlerine uğurlanacak.

  • GENEL SEKRETER ERDOĞAN'A TÜMSİAD ZİYARETİ

    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği Erzurum Şube Başkanı Cafer Burucu ve Yönetim Kurulu Üyeleri;
    Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneler Birliği Erzurum İli Kamu Hastaneler kurumu Genel Sekreterliğine atanan Prof. Dr. Fazlı Erdoğan’ a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.


    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği Erzurum Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri,
    Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneler Birliği Erzurum İli Kamu Hastaneler Kurumu il Genel Sekreterliğine atanan Prof. Dr.. Fazlı Erdoğan a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

    Ziyarette, Tümsiad Erzurum Şube Başkanı Cafer Burucu yeni görevinde genel sekreter Erdoğan a hayırlı olsun diyerek başarı dileklerinde bulundu.
     
    TÜMSİAD Erzurum Şube Başkanı Cafer Burucu Kamu Hastaneler Birliği kuruluş amacı hakkında Genel Sekreter Erdoğan dan birliğin da bilgi aldı
    .
    Genel Sekreter Prof. Dr. Fazlı Erdoğan, sağlık alanındaki yeni yapılanmayla ilgili Burucu ve yönetim kurulu üyelerine bilgiler verdi.

    Sağlık Teşkilatları hakkında da bilgiler veren Erdoğan Erzurum’da 14 sağlık kuruluşunda bu uygulamaya geçildiğini bundan sonraki süreçte hastane yönetimlerinin daha profesyonel olacağını söyledi.

    Genel Sekreter Erdoğan; Kendisine yapılan nezaket ziyaretinden dolayı memnuniyetini ifade etti. Tümsiad Erzurum Şube Başkanı Cafer Burucu ise, kendilerini makamında ağırlayan Erdoğan’a tekrar hayırlı olsun temennilerinde bulunarak, Genel Sekreter Erdoğan ile birlikte Sekreterlik bünyesinde görev alan yeni yöneticileri ve Bölge Eğitim Hastanesi yeni yönetimini ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinden bulunduktan sonra hastaneden ayrıldılar.

  • AZİZİYE TABYASI’NDA YENİ ŞEHİTLİK MEZARLIKLARI

     Aziziye Tabyası’nda yeni şehitlik mezarlıkları ortaya çıktı.

    Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınan yer, şimdilerde besicilerin uğrak mekanı haline geldi. Şehadet şerbetini için aziz şehitlerin mezarlarını çiğneyerek otlak araziden yararlanan büyükbaş hayvanların otlatıldığı yerde sahipsizlik her kesimin tepkilere neden oluyor.
    Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) Başkan Yardımcısı Abdurrahman Zeynal, milli mücadelenin dönüm noktası olan Aziziye Destanı’nın yazıldığı tabyalarda gün yüzüne çıkmamış tarihi gerçekleri anlattı.
    8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan geceyle şekillenen Aziziye Destanı’nın tarihi önemini anlatan Zeynal, şöyle konuştu:
    “Aziziye Tabyası Türk tarihinde önemli bir yeri temsil ediyor. 135 yıl önce bulunduğumuz yerde ?93 Harbi’ olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nin sonuçlandı. 8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gece Ermeniler Ruslara kılavuzluk yaparak onları tabyalara soktular. Tabyalarda bulunan yorgun askerlerimiz Ruslar tarafından şehit edildi. Burada savaş esnasında Bahri Bey yaralandı. Yaralı yaralı Erzurum’a haber gönderdi. Bu çağrıyı ilk duyan Ayaz Paşa Camisi’nin müezzini Osman Bedrettin Efendi, sabah ezanında davudi sesiyle Erzurum halkını seslendi. Tabyaların düştüğünü ve herkesin mutlaka tabyalara yetişmesi konusunda uyarıda bulundu. Bu çağrı sonrası sopa ve değneğini alan insanların genci, yaşlısı ve ninesi Aziziye Tabyası’na geldi. Buradaki makineli tüfekle tabyalara gelen Erzurum ahalisini şehit edildi. Ruslarla burada boğaz boğaza bir mücadele yaşandı. Ordu ve millet olmanın tek örneği burasıdır, Aziziye’dir.”
    AZİZİYE DESTANI NEDEN KUTLANMIYOR?
    ERVAK Başkan Yardımcısı Zeynal, milli mücadelenin ve Türk halkının çelikleşmiş iradesinin taçlandığı Aziziye Destanı’nın tarih kitaplarında yer almadığını ve bugünün kutlanmadığını ifade etti. Zeynal, “8 Kasım zaferin kazanıldığı gündür. Erzurum, bu büyük zaferi ne okullarında ne de devlet katında kutluyor. Bu da bizim üzüntümüzü ortaya koyuyor. Nene Hatun’u hep anarız ama Nene Hatun’un zafer kazandığı bugünü bir türlü hatırlamayız. Okullarda bugünü anmak lazım. Şehri yöneten insanlarımızın bu zaferi kutlaması lazım. 8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gün burada Rusların şehre girmesi engelleniyor ve Ruslar burada durduruluyor” diye konuştu. “8 Kasım Aziziye Destanı’nın yazıldığı gündür” diyen Zeynal, “Bugünü maalesef kutlayamıyoruz. Yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Lütfen bu tarihi günü ve kahraman dedelerimizi anarak bu destana sahip çıkalım. Bunu anmazsak neyi anacağız? Dedelerimizi, ninelerimizi, Nene Hatun’u, Name Kadını, Topal Gülizar’ı, Gül Ahmet’i, Mutan Ağa’yı, Emek Bayraktar’ı ve daha nice Erzurumlu Dadaşları kısacası bugünü anmamız gerekir. Bugüne kadar hiçbir anma etkinliği olmadı. Bu da bizi üzüyor” dedi.


    ONLARA ‘ŞEHİTLİK’ UNVANI VERİLMELİ
    ERVAK Başkan Yardımcısı Emekli Öğretmen Abdurrahman Zeynal, Aziziye Tabyası’nda 3 yeni şehitliğin bulunduğunu, Aziz vatan toprağı için şahadet şerbetini içenlere kimsesiz yaftasının vurulduğunu bildirdi.
    Şehitlerin unvan beklediğini belirten Zeynal, şunları söyledi: “Bu mezarlar Türk basınında ilk kez yer alacak. Burada 93 Harbi’nde yani 135 yıl önce şehadet şerbetini içmiş şehir mezarlıklarına götürülememiş burada kalmış olan şehitlerimizin mezarları bulunmaktadır. Şehitlerimiz burada yatmaktadırlar. 9 Kasım’da kar yağmış. Karların içinde şehitlerimiz defnedilmiş. Kimse gelip burayla ilgilenmemiş. Bulunduğumuz mekan başta olmak üzere 3 ayrı yerde böyle mezarlar var. Diğerleri de bu şekilde. Kendilerinin koruma altına alınacağı, şehitlik anıtı olarak ilan edileceği günü beklemekteler aziz şehitlerimiz burada. Şuana kadar bu mezarlarla ilgili yazılmış hiçbir yayın bulunmamaktadır. 93 Harbi’nin şehitlerinin mezarlarına sahip çıkılmalıdır.”


    “TARİHİ MEKANI, MERA VE OTLAK ALANA ÇEVİRDİLER”
    Zeynal, sahipsiz ve kimsesizliğe terk edilen Aziziye Tabyası’nın bugünlerde meraya dönüştürüldüğünü bildirdi. Milli Parklar tarafından koruma altına alınan yerlerin büyükbaş hayvanların dışkılarıyla rezil bir duruma dönüştüğünü vurgulayan ERVAK Başkan Yardımcısı Zeynal, “Bir bu eksikti. Korumasız mekan şimdi otlatmaya müsait bir alan yani meraya dönüştürüldü. Şehitlerin mezarlarının üzerinde şimdi besili hayvan dışkıları var. Bu kadarına da pes doğrusu. Tarihine sahip çıkmayan bir anlayışla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
    8 AYDIR RÖLYEF YAPILMIYOR
    ERVAK Başkan Yardımcısı Abdurrahman Zeynal, Aziziye Tabyası’nda mart ayında çalınan rölyefin yerine yenisinin bir türlü konmadığını ifade etti. Zeynal, “Mart ayında kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalınan rölyefin yeri şimdilerde çirkin bir görüntüyü andırıyor. Yetkililer, 8 aydır yeni bir rölyef yapamadı. Bu utanç verici bir durumdur. Yerli ve yabancı turistler tarihi mekanı gezmeye geldiğinde demir telleri görüyor tarihi anıtta. Allah rızası için bu şehitler diyarına sahip çıkalım. Bir rölyef yapmak bu kadar mı zor? Artık demir telleri görmek istemiyoruz. Yetkilileri göreve çağırıyoruz” diye konuştu.

     

  • AYNI AİLEDEN 5 KİŞİ ÖLDÜ

    Alınan bilgiye göre, Ankara-Konya yolunun 76. kilometresi Ahiboz mevkiinde, Konya istikametine giden Muhterem Altıparmak idaresindeki 06 BE 7219 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Ankara istikametine devam eden Ali Sağlam (33) yönetimindeki 34 VE 5193 plakalı TIR ile çarpıştı. TIR'ın altında kalan otomobil hurdaya dönerken, otomobilde bulunan Muhterem Altıparmak (50), eşi Akkadın Altıparmak (48), çocukları Süleyman Altıparmak (23), Merve Altıparmak (15) ve Edanur Altıparmak (12) hayatını kaybetti. TIR sürücüsü Ali Sağlık kazadan hafif yaralı olarak kurtuldu. Hayatını kaybeden Altıparmak ailesinin 5 üyesi, itfaiye ekipleri tarafından otomobilin içinden güçlükle çıkartıldı.

    Altıparkmak ailesinin, Muhterem Altıparmak'ın hacdan dönen babası Süleyman Altıparmak'ı karşılamak için İstanbul'dan Niğde’nin merkeze bağlı Fesleğen köyüne gittikleri öğrenildi.

    Altıparkmak ailesinin cenazeleri Gölbaşı Hasvak Hastanesi morguna kaldırıldı. Hastane önüne gelen Altıparmak ailesinin yakınları sinir krizleri geçirdi. Jandarma kaza ile ilgili inceleme başlattı. Altıparmak ailesinin cenazelerinin, Niğde'nin Fesleğen köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

  • İNTİHARINI SMS İLE BİLDİRDİ

    Genç kızın mesajını 2 saat sonra gören genç ise sinir krizi geçirdi.

    Olay, saat 15.00 sıralarında Maltepe Süreyya Paşa Hastanesi’nin kullanılmayan ek binasında meydana geldi. İddiaya göre, bayram tatili için gittiği memleketi Tunceli’den bugün dönen B.K (19), inşaat işçisi olan erkek arkadaşı B.K. ile telefonda tartıştı. Erkek arkadaşına kızan genç kız, B.K.’ya “Her zaman buluştuğumuz yerde intihar edeceğim” şeklinde mesaj gönderdi. Genç kız daha sonra Süreyya Paşa Hastanesi’nin kullanılmayan A Blok binasına çıkarak 5 kattan atladı.

    Telefonuna gelen mesajı 2 saat sonra gören B.K. ise sevgilisiyle her zaman buluştukları yere geldiğinde kız arkadaşını hareketsiz yatarken buldu. Ne yapacağını şaşıran genç, olayın şokunu üzerinden attıktan sonra polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri genç kızın öldüğünü belirledi. Olay yerinde sinir krizi geçiren B.K., “Kız arkadaşım pazartesi gelecekti. Bana mesaj atarak ‘Sana sürpriz yaptım, İstanbul’dayım. Her zaman buluştuğumuz yerde intihar edeceğim’ demiş. Mesajı görünce geldim, intihar etmişti” dedi.

    Babasını 3 ay önce kaybettiği öğrenilen genç kızın bıraktığı veda mektubunda erkek arkadaşından, annesine iyi bakmasını istediği iddia edildi. Olayla ilgili inceleme sürüyor.

  • ERZURUM’DA “ADIM ADIM ANADOLU” TOPLANTISI

    Erzurum’da Kadın istihdamı ve kadınların iş hayatına katılmalarını sağlamak amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ve Dünya Bankasının ortak projesi “Kadınlar için iş fırsatları” konulu “Adım Adım Anadolu” başlıklı program düzenlendi.

    Erzurum Lisesi Kültür Sitesi Konferans salonunda düzenlenen programa, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Aşkın Aslan, Dünya bankası Türkiye Ülke Direktör Yardımcısı Florian Fichtl, TÜSİAD Kadın Erkek Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Nur Ger, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler ve iş hayatına katılmak isteyen Erzurumlu kadınlar katıldı.
    Programın açılış konuşmasını Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktör Yardımcısı Florian Fichtl yaptı. Florian Fichtl konuşmasına Atatürk ve helikopter kazasında şehit olan 17 askeri anarak başladı. Fichtl; “Öncelikle böyle anlamlı bir projede Erzurum’da olmaktan gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Biz bu projeyle kadınların daha fazla iş hayatına katılımlarını sağlamayı amaçlıyoruz. Artık kadınlarında toplumda erkeklerle eşit şartlarda olması gerektiğini söylüyoruz. Bizim burada bulunmamızın asıl sebebi kadınların sıkıntılarını, sorunlarını dinleyerek bu konularda elimizden ne gelirse yapmaya çakışmak iş hayatına katılmak isteyen kadınlara gerekli desteği sağlamak.” dedi.
    TEK KANATLA GÖKYÜZÜNE UÇAMAYIZ “
    TÜSİAD Kadın Erkek Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Nur Ger ise konuşmasında "TÜSİAD olarak kadınlarımızın eğitim, siyaset, bilim ve eşitlik yolunda toplumda eşit şartlara sahip olmaları için elimizden ne gelirse yapmaya çalışıyoruz. Ekonomiye katmadan Ülke olarak refah seviyeye ulaşamayız. Şunu ifade etmeliyim ki “tek kanatla gökyüzüne uçamayız”. Toplumda erkekler kadar kadınlarımızda iş ve yaşam alanın da aktif olmadığı müddetçe toplum refah seviyeye ulaşamaz” dedi.
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Aşkın Aslan da “Mümkün mü ki bir bacağı zincire bağlı olan toplum gelişebilsin, Biz Anadoluyu karış karış gezerek toplumumuzu ayağında ki bu zincirden kurtarmaya çalışıyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, TÜSİAD ve Dünya Bankasıyla ortak bir protokol imzalayarak kadınları istihdama katmak için çalışmalarda bulunuyoruz. Bu çalışmalarımızı, Gaziantep ve Trabzon da yaptık. Çalışmalarımızın üçüncü ayağı olarak Erzurum’a geldik. 28 kasım da Şanlıurfa’ya gideceğiz” dedi.
    Konuşmaların ardından Mersin Aslanlı Köyü Çiftçi Kadınlar Tiyatro Grubu gösteri düzenledi.
    Program girişimci kadınların yaptığı çalışmaların sergilenmesi ile sona erdi.

     

  • ERZURUMLU 2 İŞÇİ TRAFİK KAZASI KURBANI

    Artvin'in Yusufeli ilçesinde uçuruma yuvarlanan kamyonetteki 2 kişi öldü.

    Yusufeli İşhan köyü mevkisinde sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 25 LS 104 plakalı kamyonet, yaklaşık 300 metrelik uçuruma yuvarlandı.

    Kazada, araçta bulunan Musa Aydemir (30) ve Yavuz Kurt (34) olay yerinde ölürken, bu kişilerin cesetleri Artvin İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, 112 Acil Servis ve jandarma ekipleri tarafından, halatlara bağlanan sedye yardımı ile çıkarıldı.

    Kazada ölenlerin köydeki tarihi kilisede restorasyon çalışmasına katılan işçiler olduğu öğrenildi.

  • ŞEHİT EVİNE VALİ VE KOLORDU KOMUTANI GİTTİ

    Siirt’te askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit düşen Erzurumlu Uzman Çavuş Kürşat Güneş’in baba ocağında büyük bir üzüntü yaşanıyor. Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk ve 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Kamil Başoğlu şehit ailesini ziyaret ederek baba Ağa Güneş’e taziye dileklerini ilettiler.

    Vali Sebahattin Öztürk, taziye ziyaretinde yaptığı açıklamada, “Bugün 10 Kasım’da üzücü bir haberle sarsıldık. Siirt Pervari ilçesinde askeri helikopterin düşmesi sonucu 17 askerimiz şehit oldu. Bu şehitlerden birisi de hemşehrimiz dadaşımız Kürşat Güneş. Allah vatanımıza milletimize sabır versin. İnşallah böyle bir daha böyle üzücü olaylar yaşamayız” dedi.
    Öte yandan, şehidin baba ocağı merkez Palandöken ilçesi Kayakyolu semtindeki evinin bulunduğu bina Türk bayrakları ile donatıldı.
    Şehidin baba evine gelen yakınları baygınlık geçirirken, ev önünde bekletilen 112 sağlık görevlileri baygınlık geçiren yakınlarına ambulans içerisinde müdahale etti.
    Kolordu Komutanı Korgeneral Kamil Başoğlu ise şehit cenazesinin muhtemelen bugün akşam saatlerinde Erzurum’a getirileceğini ve yarında defin edilebileceğini söyledi.
    Şehidin eşi Hatice Güneş’in de iki aylık hamile olduğu ve şehit haberinin ardından Siirt'ten Erzurum’a gelmek üzere yola çıktığı öğrenildi.

     

  • ERZURUMLU İLAÇ NİYETİNE ALIÇ TÜKETİYOR

     

    Alıç mevsimin gelmesiyle birlikte Erzurum’da alıç satışları başladı. Alıç satıcısı İrfan Yılmaz, Erzurumlu vatandaşların alıcı ilaç niyetine tükettiğini söyledi.

    Daha sonra alıcın faydalarına değinen İrfan Yılmaz, ”Kalp ritim bozuklukları , sinirsel kalp çarpıntılarına ve kalp yetmezliğine alıç iyi gelir.Bu bitki ayrıca, bedendeki sıvı birikimlerinin dışkılanmasını da sağlar. Alıç”ın içerdiği maddelerde vücutta birikme, zehirlilik ve alışkanlık yapma gibi özellikler olmadığından uzun süreli kullanıma uygundur. Yaklaşık 3 haftalık bir kullanımdan sonra kalp, damar sistemi ile beyinde olumlu etkileri görülmeye başlayan alıç, kan dolaşımını sağlayan damarları genişleterek güçlendirdiği gibi, kalbin daha fazla kan ve oksijenle beslenmesini sağlar, yüksek kan basıncını dengeler. Uykusuzluğa iyi gelir ve yüksek tansiyonu düşürür. Ama Alıç’ı aşırı derece de tüketmek vücut sağlığı açısından iyi olmayabilir. Günde yeterli miktar da tüketmek gerek. Alıcın fiyatı da gayet uygun herkes alıp rahatlıkla alıcı yiyebilir ve hastalılara karşı kendini korur.” dedi.

     

  • ŞEHİT DÜŞEN "DADAŞLAR" TİMİ

    Onlara TSK'da dadaşlar ismi verilmişti. Hepsi uzun yıllar bölgede görev yapan askerlerden seçilmişti. Çok başarılı operasyonlara imza atmışlardı.

    Siirt'te helikopter kazasında kaybettiğimiz 17 askerle ilgili ayrıntılar yürekleri yaktı. dadaslar-timi.jpgHelikopterde şehit olan Jandarma Özel Harekat Timi’nin “Dadaşlar” olarak anıldığı öğrenildi.

    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan Pervari ilçesine asker sevkiyatı yapan askeri helikopter, sabah erken saatlerde Pervari ilçesine 16 kilometre uzaklıkta bulunan Doğanca köyü Hasantepe mevkisinde teknik arıza ve sis nedeniyle düşmüştü.


    BAŞARILI OPERASYONLARA İMZA ATTILAR

    Askeri helikopterin bölgeye gerçekleştirdiği 3. sorti sırasında düştüğü ortaya çıktı. Helikopterde Özel Harekat Timi'nden askerler bulunuyordu.
    3 subay, 4 astsubay ve 10 uzman çavuştan oluşan time DADAŞLAR ismi verilmişti. 3. Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı Özel Harekat Tim Siirt ve çevresinde terör örgütüne yönelik başarılı operasyonlara imza atmıştı.

    DADAŞLAR timi, uzun yıllar terörle mücadele eden askerlerden oluşuyordu.

  • ERZURUM 9 AYDA 3 KATRİLYON BANKALARDAN YEMİŞ

    Merkez Bankası 2012 yılı Ocak-Eylül dönemi Nakdi Kredi dağılımını açıkladı. Erzurum’da bu yılın dokuz ayında 1 milyar 575 milyon TL’si kamu bankalarından, 1 milyar 339 milyon TL’si de özel bankalardan olmak üzere 2 milyar 915 milyon TL tutarında nakdi kredi kullanıldığı bildirildi.


    ERZURUM SIRALAMASI
    Erzurum’da bu yılın Ocak-Eylül döneminde 2 milyar 915 milyon TL nakdi kredi kullanıldığı açıklandı. İl kredi kullanma hacmi bakımından Doğu Anadolu Bölgesi, KUDAKA ve Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde ilk sırada yer aldı. Erzurum Türkiye iller sıralamasında ise Kamu bankaları kredilerinde 23, özel banka kredilerinde 34, kredi toplamında ise 28’inci oldu.


    BÖLGESEL ÖLÇEKLİ KREDİ KULLANIMI
    Ocak-Eylül 2012 döneminde KUDAKA’da 2.1, Kuzeydoğu Anadolu’da 3.5, Doğu Anadolu Bölgesi’nde 7.5 milyar TL kamu bankası kredisi; KUDAKA’da 1.8 milyar, Kuzeydoğu Anadolu’da 2.8 milyar,Doğu Anadolu’da 7.6 milyar TL tutarında özel banka kredisi kullanıldı. 9 aylık bazda kredi toplamı ise KUDAKA’da 3.9, Kuzeydoğu Anadolu’da 6.3, Doğu Anadolu’da 15.1 milyar TL olarak gerçekleşti.


    ERZURUM’UN KREDİ PAYI
    İlin kamu kredi payı KUDAKA’da yüzde 72.7, K. Anadolu’da yüzde 44,7, Doğu Anadolu’da yüzde 20.9, Türkiye’de yüzde 0.85; özel banka kredi payı KUDAKA’da yüzde 73,5, K. Anadolu’da yüzde 47, Doğu Anadolu’da yüzde 17.5, Türkiye’de yüzde 0.20; toplam kredi payı ise KUDAKA’da yüzde 73.1, K.Anadolu’da yüzde 45.8, Doğu Anadolu’da yüzde 19.2, Türkiye’de ise yüzde 0.34 olarak gerçekleşti.

  • BAKAN AKDAĞ, MİLLETVEKİLLERİ İLE ANKARA'DA TOPLANDI

     

    Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın başkanlığında bir araya gelen AK Parti Erzurum Milletvekilleri, geçtiğimiz yaz sezonunda TBMM’nin tatile girmesiyle ara verdikleri toplantılarına, yeni yasama yılıyla birlikte dün tekrar başladılar.

    Sağlık Bakanı Prof Dr. Recep Akdağ’ın Başkanlığında bir araya gelen AK Parti Erzurum Milletvekilleri Adnan Yılmaz, Fazilet Dağcı Çığlık ve Muhyettin Aksak’ın katıldığı değerlendirme toplantısı dün yapıldı. Milletvekili Cengiz Yavilioğlu’nun il dışında bulunması nedeniyle katılamadığı toplantıda, Erzurum’a yapılan ve yapılması planlanan yatırım ve projeler ele alındı.
    Milletvekili Adnan Yılmaz’ın da komisyon toplantısına katılması nedeniyle, erken çıkmak zorunda kaldığı toplantıda, Erzurum’da yapılacak kampüs okullarla ilgili arsaların Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tahsisi, DSİ, Karayolları Bölge Müdürlüğü ve Belediyelerin imar çalışmaları ve yapılması planlanan üst geçitler ile Kalkınma Bakanlığı’ndan cazibe merkezi ile ilgili belediyelere ayrılacak olan ödenekler masaya yatırıldı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ ve Milletvekilleri, toplantıda Erzurum’un Hayvancılıkla ilgili problemlerini de görüşerek, hem Tarım İl Müdürlüğü’ne hem de diğer resmi kurumlara proje ve yatırımlarla ilgili işlemleri takip etmek üzere ilerleme raporları istenmesi yönünde karar aldılar.
    Geçen aylarda olduğu gibi bundan sonra da bir araya gelerek Erzurum’un yatırımlarını değerlendireceklerinin altını çizen Bakan Akdağ ve Milletvekilleri, Resmi kurumlardan alacakları raporlar doğrultusunda ilgili makamlarla görüşüp projelerin takipçisi olacaklarını sözlerine eklediler.

     

  • ERZURUM ŞEHİDİNE AĞLIYOR

    Siirt’te askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit düşen Erzurumlu Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş’in baba ocağına ateş düştü

    Erzurum’un Palandöken ilçesinde oturan Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş’in ailesi, oğullarının şehit olduğu haberiyle yıkıldı. Büyük bir acı yaşayan şehidin yakınları sinir krizi geçirdi. Baba Ağa Güneş, “Benim oğlum gönüllü askere gitti. Benim oğlumun uçakta ne işi var. Hep fakir insanların çocukları ölüyor” dedi.
    Hıçkırıklara boğulan anne Rahime Güneş ise, yakınları tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Askerliğini komanda olarak yapan şehit Uzman Çavuş Kürşat Güneş’in askerliğini komando olarak yaptıktan sonra gönüllü olarak uzman çavuş olduğu ve ailesiyle Siirt’e yerleştiği öğrenildi. Şehit uzman çavuşun eşinin hamile olduğu bildirildi

  • "DADAŞLAR"I TAŞIYAN HELİKOPTERDEKİ ŞEHİTLERİN İSİMLERİ

     

    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan Pervari ilçesine asker sevkiyatı yapan askeri helikopter, sabah erken saatlerde Pervari ilçesine 16 kilometre uzaklıkta bulunan Doğanca köyü Hasantepe mevkisinde teknik arıza ve sis nedeniyle düşmüştü.

    Edinilen bilgiye göre askeri helikopterin bölgeye gerçekleştirdiği 3. sorti sırasında meydana gelen kazada, ilk belirlemelere göre 3 subay, 4 astsubay ve 10 uzman çavuş şehit oldu. Helikopterde şehit olan 3. Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı Özel Harekat Timi’nin “Dadaşlar” ismi ile anıldığı öğrenildi. Siirt ve çevresinde terör örgütüne yönelik başarılı operasyonlara imza atan tim, uzun yıllar terörle mücadele eden askerlerden oluşuyordu.

    İŞTE ŞEHİTLERİMİZ

    Siirt’in Pervari ilçesi Doğanca köyü Hasantepe mevkiinde sis nedeniyle bu sabah saat 07 15’te düşen askeri helikopterde şehit olan askerlerin  isimleri belirlendi.

    Pervari ilçesine 16 kilometre uzaklıkta bulunan Doğanca köyü Hasantepe mevkiinde sis nedeniyle düştüğü açıklanan helikopterde bulunan 3 subay, 4 astsubay, 1 uzman çavuş ve 9 uzman erbaş olmak üzere 17 askerin  isimleri ve rutbeleri şöyle.

    Yüzbaşı Anıl Barış Çetin- (pilot) ,

    Üsteğmen Yakup Çınar (pilot),

    Teknik üsçavuş Vedat Avcı,

    Piyade uzman çavuş Mesut Şeker,

    Jandarma Üsteğmen Ertan Yenici,

    Jandarma kıdemli üsçavuş Erkan Yalçın,

    Jandarma Kıdemli Çavuş Hakan Gemici,

    Jandarma uzman onbaşı Yusuf Tüfekçi,

    Jandarma uzman onbaşı Onur Karasungur,

    Jandarma uzman çavuş Ömer Büyükköse,

    Jandarma uzman onbaşı Dinçer Ersoy,

    Jandarma uzman çavuş Eren Kızılgedik,

    Jandarma uzman çavuş İbrahim Çelik,

    Jandarma uzman çavuş Murat Yıldızhan,

    Jandarma uzman çavuş Kürşat Güneş,

    Jandarma uzman çavuş Erdal Tekin,

    Jandarma uzman çavuş Serkan Perişan.


    Etiketler : Terör, Helikopter, Askeri, Tugay, Şehit, Sis, Kaza, Astsubay, Doğa, Örgütü, Siirt, İmza

    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan Pervari ilçesine asker sevkiyatı yapan askeri helikopterin Pervari ilçesine 16 kilometre uzaklıkta bulunan Doğanca köyü Hasantepe mevkisinde teknik arıza ve sis nedeniyle düşmesi sonucu Giresunlu Astsubay Kıdemli Üstçavuş Hakan Gemici ile Gümüşhaneli Jandarma Uzman Çavuş Yusuf Tüfekçi (22) hayatlarını kaybetti.

    Bir süre önce evlenen Gemici’nin Giresun’un Keşap ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu, Yusuf Tüfekçi’nin ise Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Akçal köyü nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.


    MANİSA

    Siirt'in Pervari ilçesi Köprüçay mevkiinde meydana gelen helikopter kazasında 17 asker şehit oldu. Şehitlerden 4'ünün helikopter personeli, 13'ünün de jandarma özel harekatta görevli askerler olduğu belirtilirken, bir şehit acısı da Manisa'nın Turgutlu İlçesi'ne düştü.
     
    Oğullarının şehit olduğu haberini vermek üzere Turgutlu Kaymakamı Nazmi Günlü, Garnizon Komutanı Tarık Ercan ve Belediye Başkanı Serhat Orhan, ilçede Cumhuriyet Mahallesi Karaca Sokak’taki şehit askerin baba ocağına birlikte geldiler. Çetin ailesine acı haberi verdiler ve acılarını paylaştılar.
     
    Şehit asker Anıl Barış Çetin (31), Turgutlu’nun tanınmış öğretmenlerinde Abdullah Çetin’in oğlu. Evli ve 1 çocuk babası olan şehit asker Anıl Barış Çetin’in eşi Pınar Çetin, Ankara ODTÜ Koleji'nde İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyor.


    TEKİRDAĞ

    Siirt’in Pervari ilçesinde şehit düşen 17 askerden geriye çekindikleri fotoğraflar kaldı.
    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan Pervari ilçesine asker sevkiyatı yapan askeri helikopterin Pervari ilçesine 16 kilometre uzaklıkta bulunan Doğanca köyü Hasantepe mevkisinde teknik arıza ve sis nedeniyle düşmesi sonucu 17 asker şehit oldu. Tekirdağ Valiliği’nden yapılan açıklamada şehitlerden Uzman Çavuş Dinçer Ersoy'un Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu açıklandı. Ersoy’un ilçede yaşayan ailesine acı haberi askeri yetkililer verdi.


    ŞEHİDİN FACEBOOK’UNDA ŞEHİT İSYANI

    Şehit düşen Ersoy’un sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta paylaştığı bir fotoğrafta ‘Yeter artık şehit vermek istemiyoruz’ yazısı dikkat çekti. Ersoy’dan geriye ise kız arkadaşı ile çekindiği mutluluk pozları kaldı.



     

  • 42 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

    Hakkari Valiliği, Şemdinli ilçesi kırsalında 3 gündür sürdürülen operasyonlarda 42 teröristin öldürüldüğünü, 1 askerin ise şehit olduğunu açıkladı.
     Akşam saatlerinde Hakkari Valiliği tarafından yapılan açıklamada, ”Vatandaşlarımız tarafından Şemdinli ilçesi Derecik-Aktütün arasında kalan bölgede bölücü terör örgütü mensuplarının bulunduğu ihbarı üzerine, 07 kasım 2012 tarihinde güvenlik kuvvetlerimizin başlattığı operasyon 3. gününde (09.11.2012) halen devam etmektedir. Kaçmaya çalışan teröristleri takip eden güvenlik güçlerimiz, terör örgütü mensuplarıyla tekrar sıcak temasa girmiştir. Çıkan çatışmada 1 kadın terörist AK-47 kalaşnikof silahı ile birlikte ölü olarak, 1 erkek terörist BKC makineli tüfeği ile sağ olarak ele geçirilmiş olup Cumhuriyet savcılığına teslim edilmiştir.

    Ayrıca, bölgede yapılan aramalar esnasında 6 el bombası, 3 roketatar mühimmatı, 4 havan mermisi, 3 telsiz, çok miktarda pil, bol miktarda patlayıcı yapımında kullanılan malzeme, hayati malzeme ve ilaç bulunmuştur.

    Hava kuvvetleri ile desteklenen ve 3 gündür devam eden operasyon süresince toplam 42 terörist etkisiz hale getirilmiş. 1 askerimiz şehit olmuştur. Şehidimize Allah'tan rahmet acılı ailesine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Güvenlik güçlerimizin geçici köy korucularımızla destekli başlattığı geniş çaplı operasyon devam etmektedir” denildi.


    Etiketler : Devam, Güvenlik, Terör, Bomba, Çatışma, Operasyon, Hakkari, Terörist, Şemdinli, 2012, Şehit, Kadın, Ölü, Sıcak, Örgütü, Köy

  • CÜZDANDAN CİNSEL ORGAN ÇIKTI

    Güney Afrika'da cüzdanında cinsel organlar taşırken yakalanan bir adam tutuklandı.

    Cinsel organların, adamın 18 yaşındaki kayıp yeğenine ait olduğu sanılıyor.

    BBC'ye bilgi veren bir polis sözcüsü, adamın tutuklandıktan sonra kendilerini bir ormana götürdüğünü ve parçalanmış bir cesedin yerini gösterdiğini söyledi.

    Genç kurbanın başı, kolları ve bacaklarının kesilerek bedeninden biraz uzağa atıldığı belirtiliyor.

    18 yaşındaki genç, Doğu Cape bölgesindeki Ngcobo'dan Pazar günü kaybolmuştu.

    42 yaşındaki zanlı da yeğeninin kaybolmasıyla ilgili sorgulanırken, cüzdanında paketlenmiş cinsel organlara rastlandı.

    Cinayetin sebebi henüz bilinmiyor.

    Gencin bazı organlarını "ilaç yapımında" kullanmak üzere büyücü hekimlere satmak için öldürülmüş olup olamayacağı sorusu üzerine, polis sözcüsü her türlü olasılığı değerlendirdiklerini söyledi.

    Güney Afrika'da "muti" adı verilen bu tür cinayetler hakkında pekçok söylenti çıkmıştı.

  • BAŞBAKAN'IN EVİNE SALDIRI

    İsveç Başbakanı'nın evine saldırı düzenlendi. Saldırı esnasında İsveç Başbakanı'nın evde olmadığı belirlendi.

    Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği operasyon neticesinde İsveç Başbakanı'na saldıran saldırgan öldürüldü.

    İsveç Babakanı Fredrik Reinfeldt’in evine silahlı saldırı düzenlendiği belirtildi. Başbakanın bir korumasının vurularak yaralandığı bildirilirken, olay esnasında Reinfeldt ve ailesi evde bulunmuyordu. Polis, saldırganın öldürüldüğünü açıkladı.
        
    Aftonbladet gazetesinin verdiği bilgiye göre, İsveç’in başkenti Stockholm’de gerçekleşen saldırıda, Başbakan Reinfeldt’in evinde silahlı saldırı yaşandı. Detayları henüz kesinleşmeyen olayda Reinfeldt’in korumalardan bir tanesi vurularak yaralandı.

    Polis, saldırganın çıkan çatışmada öldürüldüğünü açıklarken, kimliği belirtilmeyen kişinin başbakanın evine giriş yetkisi olduğu belirtildi.

    Başbakanlık sözcüsü, saldırı esnasında Başbakan’ın ve ailesinin evde bulunmadığını açıkladı. Olay hakkında henüz detaylı bilgi verilmiş değil.

  • NAMAZ KILDI KELEPÇELENDİ

    Washington'a gitmekte olan uçakta namaz kılmak isteyen yolcu, uçaktan elleri kelepçelenerek çıkarıldı.

    Denver’dan Washington’a gitmekte olan United Airlines uçağı Dulles Washington Uluslar arası Havaalanına Salı günü acil iniş yaptı. Yetkililer, acil inişin sebebinin, erkek bir yolcunun uçağın koridorunda namaz kılmaya başlaması olduğunu belirtti. 662 sefer sayılı uçak, böylece havaalanına öngörülenden 13 dakika erken inmiş oldu. Boeing 757 tipi uçağın inişi askeri eskortla gerçekleştirdi. Koridorda ibadet eden yolcu dışında herkesin inmesine izin verilirken, bu yolcu dışarı polis eşliğinde, elleri kelepçelenerek çıkartıldı. United şirketinden yapılan açıklamada, acil inişin sebebi, namaz kılan yolcunun kabin görevlisinin talimatlarına uymaması olarak bildirildi.

  • PKK'NIN "SERKEŞ"İ ERZURUM'DA YARGILANIYOR

    Dağlıca, Hantepe ve Gediktepe'de 27 şehit verilen baskınlara katılan ve Ağrı’da yakalanan PKK'nın Tendürek sorumlusu Tim Komutanı 'Serkeş' kod adlı terörist Zafer Zal, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ifade verdi. Terörist Zal, 18 yıl içerisinde örgütten 1 kez kaçmak istediğini belirterek eylem talimatlarının Kuzey Irak’taki karargah yada merkezden geldiği itirafında bulundu.
    Dağlıca, Hantepe, Gediktepe karakollarına düzenlenen üç ayrı baskında 27 şehit verilmesine neden olan ve geçen yılın Aralık ayında Ağrı’da bir evde uyurken yakalanan, PKK'nın Tendürek sorumlusu 'Serkeş' kod adlı Zafer Zal, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede ifade veren Zal, şöyle konuştu:
    “Ben yaralanan grubu taşıyanların içerisinde yer alıyordum. Genellikle Zaho ve Zap kamplarında kaldım. 1995 yılında örgüte katıldım. 18 yıldır örgüt içerisinde çeşitli görevlerde bulundum. Son 1 kaç yıldır tim ve tabur anlamında komutan olarak görev yaptım. Örgütte bize emirler yukarıdan gelirdi. Karargah yada merkezden gelirdi. Timden bir arkadaş gider o talimatı alırdı. Ancak getirdiği talimatı kimseye söylemezdi. Daha sonra eylem yerine getirilirdi. ‘Fırat’ kod adlı İbrahim Tikan’ı daha önceden tanımazdım. Mehmet Acar’ı gruba geldiğinde tanıdım. Bu kişilerle birlikte eylemlere katıldık. Ancak doğrudan eylemlerin içerisinde değildim. Abdullah Marhan’ı köyde tanıdım. Kaleşkom’da bulunduğum sırada İbrahim Tikan bana Ağrı’ya giderek eylem yapacağını söyledi. Bende kendisine merkezin haberi olmadan bu şekilde eylem yapma uyarısında bulundum. Tikan’ın ısrar etmesi üzerine bende insiyatifin kendisinde olduğunu söyledim. Yanımdan 1 adet kaleşnikof marka silah ve 3 adet el bombasıyla ayrıldı. Ağrı’daki ablasının yanına gideceğini söyledi. Biz araçla giderken kaza yapıldığı haberi geldi. Ancak ben o araçta olmadığım için kimlerin kaçtığını bilmiyorum.”
    Mahkeme heyeti, 9’u tutuklu toplam 15 sanığın yargılandığı terör davasıyla ilgili bugün sadece 'Serkeş' kod adlı terörist Zafer Zal’ın dinlenmesine karar vererek mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi.

  • PASİNLER'DE TURİZM DERNEĞİ KURULDU

     

    Erzurum’un Pasinler ilçesinde yeni kurulan derneğin açılışı Pasinler Kaymakamı Cihangir Güler yaptı.

    Pasinler Meslek Yüksek Okulu Turizm Bölüm'ünden mezun olan öğrenciler Pasinler’de Turizm ve Yaylacılığı Geliştirme alanında dernek kurdu. Derneğin açılışı yapan Pasinler Kaymakamı Cihangir Güler, “İnşallah bu dernek ilçede turizmin gelişimi açısından çok önemli işler yapacak” dedi.
    Pasinler Turizm ve Yaylacılığı Geliştirme Derneği Başkanı Ünsal Kırmacı, kurmuş oldukları dernekle amaçlarının Pasinler’in turizm alanında daha iyi yerlere gelmesi sağlamak olduğunu, Pasinler’in turizm yönünden büyük bir potansiyel bir ilçe olduğunu belirten Kırmacı, ilçe yöneticilerinin desteğiyle derneklerinin çok iyi hizmetler yapabileceğini söyledi.
    Turizm ve Yaylacılığı Geliştirme Derneğinin açılışına Pasinler Kaymakamı Cihangir Güler, Garnizon Komutanı Binbaşı Hasan Güngör, Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, İl Genel Meclis Üyesi Mehmet Altınay, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Rafet Şenyurt, Meslek Lisesi Müdürü Saim Dilli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

     

  • ESED; "ERDOĞAN HALİFE ......."

    Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esed, Arapça yayın yapan Rus televizyonu Rusya Elyevmiye'ye yaptığı açıklamada, Türkiye ve Suriye arasında herhangi bir silahlı çatışma ihtimali görmediğini söyledi.
    Savaşlarda halk desteği olması gerektiğini söyleyen Esed, Türk halkının önemli bir kısmının böyle bir savaşı istemeyeceğini, hiçbir aklı başında politikacının da halkının bu talebini görmemezlikten gelemeyeceğini ifade etti.

    Türkiye'nin Suriye'deki “isyancıların” merkezi olduğunu savunan Esed, “Türkiye ‘teröristleri' destekliyor ve isyancılara diğer ülkelerden çok daha fazla silah tedarik ediyor.” iddiasında bulundu.

    Türkiye'nin bu yöndeki tutumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel hırsları olduğunu savunan Esed, “Erdoğan Suriye'de ve çevre bölgede Müslüman Kardeşlerin iktidar olmasını, kendi siyasi geleceği açısından garanti görüyor. Erdoğan kendini yeni Osmanlı sultanı gibi pozisyona koyuyor. Erdoğan, Osmanlı sultanları gibi tüm bölgeyi yönetmek istiyor… Erdoğan halife olmak istiyor.” ifadelerini kullandı.


    “TÜRKİYE'YE YÖNELİK SALDIRILAR SİLAHLI GRUPLARIN İŞİ”

    Suriye'den Türkiye yönelik bir kısım saldırıları silahlı terör gruplarının gerçekleştirdiğini savunan Esed, “Suriye ordusuna yönelik böyle bir emir yok. Biz bununla ilgili değiliz.” dedi. Esed, hükümet güçlerinden yönelen bir kısım saldırıların ise kazara olduğunu belirtti.

    Esed, bu tür olayların araştırılması için ortak komisyon kurulması yönündeki önerilerini Ankara'nın kabul etmediğini de iddia etti. Gazetecinin “Erdoğan'la en son ne zaman görüştünüz?” Sorusuna cevap veren Esed, Seçimleri kazanmasının ardından Mayıs 2011'de kendisini aradığını ve tebrik ettiğini söyledi.


    KARARLARINDAN PİŞMAN DEĞİL

    Gazetecinin özeleştiri yapıp yapmadığı ile ilgili soruyu yanıtlayan Esed, her insan gibi hataları olabileceğini, ancak krizin ortasında bunu değerlendirmenin imkansız olduğunu ifade etti. Esed, tarihin 15 Mart 2011'e, ayaklanmaların başladığı günlere değişmesi durumunda benzer kararları vereceğini vurguladı.


    SURİYE'DE ÖLECEĞİM

    Suriye'ye yönelik bir dış müdahalenin bedelin çok ağır olacağını, Atlantik'ten Pasifik'e kadar tüm dünyada domino etkisi yapacağını iddia eden Esed, Suriye'den bir başka ülkeye mülteci olarak gitme alternatifini de reddetti. Esed konuşmasında, “Ben kukla değilim. Batı malı değilim ki, oraya ya da bir başka ülkeye gideyim. Ben Suriyeliyim. Suriye malıyım. Suriye'de yaşayacağım ve burada öleceğim.” dedi.

  • TERZİOĞLU BİR KONUŞTU PİR KONUŞTU

    Erzurum Baro Başkanı Faruk Terzioğlu, Türkiye genelinde cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri ile ilgili olarak, “Bu sadece terör örgütünün dağda dökemediği kanı, kışın cezaevlerinde dökme gayretidir” dedi.

     
    ’da düzenlenen “Hüseyin Turgut Bölge Eğitim Merkezi Mezuniyet Töreni”nde infaz ve koruma memurluğu öğrencilerine yönelik kürsüde hitap eden Baro Başkanı Faruk Terzioğlu, Türkiye genelinde cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine değinerek, “Bu sadece terör örgütünün dağda dökemediği kanı, kışın cezaevlerinde dökme gayretidir” dedi.

     
    Hüseyin Turgut Bölge Eğitim Merkezi’nin Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezi’nde dün akşam düzenlenen mezuniyet törenine, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Hüseyin Turgut Bölge Eğitim Merkezi Müdürü Hakim Ünal Bingül, Erzurum Baro Başkanı Faruk Terzioğlu, çok sayıda hakim, savcı ve mezun olan öğrenciler ile yakınları katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Hüseyin Turgut Bölge Eğitim Merkezi Müdürü Hakim Ünal Bingül, 320 infaz ve koruma memurluğu öğrencisinin eğitim programını tamamlayarak mezun olduklarını kaydetti.

     
    Erzurum Baro Başkanı Faruk Terzioğlu ise, konuşmasında cezaevlerinde başlatılan açlık grevine değindi. Terzioğlu, “Bir şey söylemek istiyorum. Ne olursa olsun bu açlık grevlerinin temelinde temel hak ve özgürlükler, insan hakları ihlalleri yok. Bu sadece terör örgütünün dağda dökemediği kanı, kışın cezaevlerinde dökme gayretinden başka bir şey değildir. Erzurum Barosu her zaman devletinin, milletinin yanında vatan, milletin bölünmezliği içerisinde Cumhuriyet’in temel niteliklerine duyarlı baro olmuştur. Böyle gelmiştir, böyle gidecektir” dedi.

     

  • 200 TL DOLANDIRMAK İÇİN NELER YAPTI?

    Erzurum’da alışveriş yaptığı markette bayan kasiyeri dolandıran şüpheli polisin sıkı takibi sonucu yakalandı.
    Edinilen bilgiye göre, Muratpaşa Mahallesi’nde bulunan bir işyerinde bayan kasiyer görevlisinden kontör yüklemek isteyen T.P. (25) kontörün ücretini ödemek için bayan kasiyere 200 TL para verdi. Daha sonra vermiş olduğu 200 TL parayı geri isteyerek, bozuk parasının olduğunu söyledi. Kasiyere 7 TL uzatan şahıs bu esnada tekrar kendisinden şahsın daha önceden kendisine verdiği 200 TL nin üzerini istedi. Kasiyer bayanda 200 TL nin üzeri olarak 195 TL yi şahsa geri verdi.
    Bayan kasiyer görevlisinden 195 TL parayı dolandıran şahıs Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğine bağlı ekiplerin yapmış oldukları çalışmalar neticesinde şahsı kaldığı otelde yakaladı. Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan şahıs daha sonra adliyeye sevk edildi.

  • DEMET DOĞUM GÜNÜNDE BÖBREĞE KAVUŞTU

     

    Erzurum'da, böbrek hastası olan Demet Yılmaz, doğum gününde yapılan böbrek nakli ile yaşam buldu. Demet’e ikinci bir sürpriz ise doktorlar yaptı. Demet Organ nakli haftası nedeniyle düzenlenen konferansa davet edildi. Konferansta doktorlar Demet’e doğum günü pastası sürprizi yaptı.

    Demet daha önce hiç doğum günü pastası kesmediğini söyleyerek salonda bulunan herkesi duygulandırdı. Erzurum'da 6 yaşında yakalandığı kronik böbrek yetmezliği nedeniyle son iki yıldır diyalize bağlı yaşayan 15 yaşındaki Demet Yılmaz'a müjdeli haberi doğum gününde aldı. Uygun böbrek bulunduğu haberi ile çok sevinen genç kız aynı gün böbrek nakli olarak yeniden hayata tutundu.
    Sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Demet Yılmaz, "Önceden imrenerek baktığım yaşıtlarım ile artık aynı şeyleri yapabileceğim. En çok da okula gideceğim için mutluyum. Çok mutluyum. Diğer böbrek hastalarına ve organ bağışı bekleyen tüm hastalara acil şifalar diliyorum. Umarım onlara da benim gibi doğum günü hediyesi veren çıkar" dedi.

     

  • POLAT GEMİLERİ YAKTI...(İZLE)

    Kurtlar Vadisi Pusu'nun 169. bölümünefes kesti...

    Ekranların en uzun soluklu dizilerinden olan Kurtlar Vadisi Pusu'nun 169. bölümüne Polat Alemdar'la İhtiyarlar Heyeti Başkanı arasındaki restleşme damgasını vurdu.

    Memati'nin ölüm emrini İhtiyarlar Heyeti Başkanı'nın verdiğini öğrenen Polat Alemdar, Başkan'a ulaşmak için Başkan'ı öldüreceğini ilan eder. Canı pahasına da olsa nihayetinde Başkan'a ulaşmayı başarır.
    Reklam

    Gözleri bağlı bir şekilde Başkan'ın bulunduğu yere getirilen Polat Alemdar, Başkan'a burada meydan okudu. Bu büyük restleşme Vadi fanatiklerini ekrana kilitledi.


    Kurtlar vadisi son bölüm izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız

    Kurtlar Vadisi Pusu son bölüm izle


  • İDAM GERİ Mİ GELİYOR?

    Başbakan Erdoğan, Endonezya'da düzenlenen 5. Bali Demokrasi Forumu'nun ikinci gününde düzenlenen panelde konuştu...
    Panele konuşmacı olarak Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai de katıldı. Dünya barışı adına değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, geçen yüzyılla bu yüzyılın karşılaştırmasını yaptı. Geçen yüzyılın ilk yarısının savaşlarla, çatışmalarla geçtiğini hatırlatan Erdoğan, ikinci yarıyla ilgili bunların getirdiği sıkıntıların olduğuna dikkat çekti.

    Başbakan Erdoğan, Endonezya'da düzenlenen 5. Bali Demokrasi Forumu'nun ikinci gününde düzenlenen panelde konuştu.

    Panele konuşmacı olarak Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai de katıldı. Dünya barışı adına değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, geçen yüzyılla bu yüzyılın karşılaştırmasını yaptı. Geçen yüzyılın ilk yarısının savaşlarla, çatışmalarla geçtiğini hatırlatan Erdoğan, ikinci yarıyla ilgili bunların getirdiği sıkıntıların olduğuna dikkat çekti.

    Başbakan Erdoğan; IMF, BM ve AGIT’in güncellenmesi gerektiğine işaret ederek, kararların ideolojik olarak oluştuğunu söyledi.

    Erdoğan, uluslararası teröre de değindi. “Benim teröristim iyi, seninki kötü anlayışı var.” dedi.
    İdam konusuna da dikkat çeken Erdoğan, Norveç'teki olayı örnek göstererek, "İdam cezasının da haklı bir sebebi vardır. Bu konuda kendi demokrasimizi çek etmemiz lazım." dedi.



  • ERZURUM KENT MEYDANINA MHP ELEŞTİRİSİ

     

    MHP Erzurum İl Başkanı Zekai Kaya, Havuzbaşı kent meydanında düzenlediği basın açıklamasında kent meydanı çalışmaların henüz başlatılamadığını belirterek, yapılacak meydan çalışmasının şehrin tarihi dokusuna uygun olması gerektiğini söyledi.

    Havuzbaşı’ndaki kent meydanında köy meydanını andıran bir tabloyla karşı karşıya kalındığını dile getiren MHP İl Başkanı Kaya, “Tarihi dokuya sahip Halk Eğitim Merkezini yıkılırken yerine Kent Meydanı yapağı söylenmişti. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü binası duruyor. Kent meydanı’nın durumu da ortada” dedi.
    Başkan Küçükler’e yönelik eleştirilerde bulunan Kaya, “Hayat kaybettiğin zamanı geri çevirmez, yapman gerekenleri ya zamanında yapacaksın, ya da yapamayacağın işleri hiç ağzına almayacaksın” diye konuştu.
    “Burası tarihe beşik olmuş evliyalar şehri, burası cumhuriyetin temellerinin atıldığı şehir” diyen MHP İl Başkanı Kaya, “Biz şehrimizin bir büyükşehir olarak hak ettiği duruma gelmesini istiyoruz. Daha güzel yaşam alanları, iş sahaları, muhteşem çevre düzeni, tarihi dokuya sahip çehresinin ön plana çıkarılmasını, kültürümüzü yansıtan projelerin uygulanmasını, Palandöken gibi kayak sporuna müsait bir dağa sahip olan şehrimizin, bu spor dalında vazgeçilmezler arasına girmesini istiyoruz.“

     

  • “I. ULUSAL ERZURUM KLASİK MÜZİK FESTİVALİ”

     

    Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü’nün organize ettiği “I. Ulusal Erzurum Klasik Müzik Festivali”nde özellikle genç yeteneklerin sergilediği performans göz doldurdu.

    Güzel Sanatlar Fakültesi’nde 6 Kasım’da başlayan “I. Ulusal Erzurum Klasik Müzik Festivali” nin ilk gününde Prof. Dr. Cihat Aşkın ve Prof. Cana Gürmen öğrencilerle birlikte bir workshop çalışması gerçekleştirdi.
    Kültür Merkezi’nde devam eden “I. Ulusal Erzurum Klasik Müzik Festivali” nin ikinci gününde ise 8-12 yaş arası Genç Yetenekler Dinletesi bölümünde Nil Duru Çil, Melike Yanar, Gül Göktuğ, Yağızalp Kadıoğlu, Mehmet Eralp Özmen, Nur Göktuğ, Hande İka, Lale Adamadze klasik müzikten örnekler sundular. Doç. Dr. Hagigat Muharremova ile Doç. Dr. Naile Mirzazade piyanoda kendilerine eşlik etti.
    14-28 Yaş grubu Genç Yetenekler Dinletisi Bölümünde ise Bilal Özdemir, Müge Sak, Ferhat can Büyük, Serkan Yavuz, Ebru Sunar ve Yunus Köse çaldılar.
    “I. Ulusal Erzurum Klasik Müzik Festivali” nde Cihat Aşkın ve Canan Gürmen keman ve piyano resitali sundu. Şinasi Çilden, Şebnem Orhan, Murat Gök, Semih Birel, Emrah Lehimler ve Sinan Arıcı Viyolonsel Oda Müziği Konseri verdi. Festivalin kapanış konseriyse “Odlar Yurdundan Anadolu’ya Esintiler” teması altında, Azerbaycan Devlet Sanatçısı Soprano Farida Mamedova ile piyanoda Doç. Dr. Hagigat Muharremova ve Güler Demirova Györffy’un katkılarıyla gerçekleştirildi.
    Resitalde Muharremova ve Demirova Györffy; Strauss, Massenet, Gounod, Rossini, Chopin ve Mozart gibi önemli piyano ustalarının eserlerini müzik severlerle buluşturdu. Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı Mamedova çeşitli ezgiler seslendirdi.
    Düzenlemesini Güzel sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Öğretim Üyeleri Doç. dr. Naile Mirzazade, Doç. Dr. Hakikat Muharremova, Yrd. Doç. Dr. Koray çelenk, Yrd. Doç. Dr. Hasan Tahsin Sümbül, Arş. Gör. Ş. Özer Akçay ve Grafik Bölümü Öğretim Elemanı Arş. Gör. Köksal Bilirdönmez’in yaptığı “I. Ulusal Erzurum Klasik Müzik Festivali”nin kapanış konserini Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Samih Diyarbakır, Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz, Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, akademisyenler, öğrenciler ve Erzurum halkı dinledi.

     

  • TORTUM'DA VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI DÜZENLENDİ

     

    Erzurum'un Tortum ilçesi Bağbaşı Beldesi'nde ilçe müftülüğü'nce vaaz ve irşat programı düzenledi.

    Belde halkının katılımıyla Yatsı namazının ardından gerçekleşen programda İlçe Müftüsü Celal Büyük, özellikle dargınlıkların giderilmesi gerektiğine dikkat çekerek konu ile alakalı bir çok ayet ve hadis ekseninde sohbetini gerçekleştirdi. İlçe Vaizi Abdullah Gölükcü'de vaaz verdi.
    Dua ile son bulan programdan son derece memnun kalan belde halkı ilçe müftüsüne teşekkür etti.

     

  • PERDE, “KIŞ GELMEDEN” ADLI OYUNLA AÇILACAK

     

    Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı “Kış Gelmeden” adlı oyun, bu hafta Erzurum’da sahnelenecek.

    Usta Romancı Firuzan’ın kendi romanından oyunlaştırdığı, Funda Mete’nin yönettiği oyun, 9 Kasım Cuma günü saat 19.30’da, 10 Kasım Cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30 ‘da Erzurum Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde tiyatro seyircisiyle buluşacak.Dekor ve giysi tasarımı K. Töre Özsel, ışık tasarımı Burhanettin Yazar tarafından hazırlanan oyunun dramaturgu Füruzan Tercan. 1970'li yıllarda İstanbul'da yaşayan 3 kardeşin hikâyesinin sahne ışıklarıyla buluşturan tek perdelik oyunda, Bahadır Karasu, Selme Bayraktargil, Özgür Keçeci ve Özge Mirzanıl rol alıyor. Erzurum Devlet Tiyatrosu, Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı olan “Kış Gelmeden” adlı oyunu Erzurumlu tiyatro severlerle buluşturduktan sonra, seyircilerin beğenisini toplayan “Mekruh Kadınlar Mezarlığı” adlı oyun ile 15 Kasım saat 19.30’da yeniden perde açacak.

     

  • 13 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

    Bir ihbarı değerlendiren Türk Silahlı Kuvvetleri, Avaşin-Basyan-Habeşki yaylalarına operasyon düzenledi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri vatandaşlardan gelen bir ihbar üzerine Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde operasyon düzenledi.


    Şemdinli'de çatışma: 1 uzman çavuş şehit oldu

    Edinilen bilgiye göre, bölgeye gönderilen İHA'lar Avaşin, Habeşgi ve Basyan yaylalarında terörist gruplar tespit etti.

    Hava operasyonunda toplam 13 teröristin ölü ele geçirildiği belirtildi. Ölü sayısının operasyon sonrası tekrar bölgeye gönderilen İHA'ların çektiği fotoğraflarla belirlendiği öğrenildi.

    Operasyon Diyarbakır'da bulunan Genelkurmay Başkanı Necdet Özel tarafından da takip edildi. Özel operasyonun sona ermesinin ardından Ankara'ya döndü.

  • FENERBAHÇE GARANTİLEDİ

    UEFA Avrupa Ligi (C) Grubu'nda yer alan Fenerbahçe, 4. hafta maçında sahasında Kıbrıs Rum Kesimi'nin AEL Limasol takımını 2-0 yendi.

    Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'ndaki maçta Türk temsilcisi, 11. dakikada Kuyt ve 41. dakikada Sow'un attığı gollerle 2-0 galip geldi. Grupta 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 10 puanı olan Fenerbahçe lider durumda bulunuyor.

    (C) Grubu'nda yapılan diğer maçta Marseille ile Mönchengladbach 2-2 berabere kaldı.

    Grupta bugün yapılan maçların ardından son puan durumu şöyle:


    Takımlar                            O    G    B    M   A   Y   P

    -------------------------------------------------------------------

    1.Fenerbahçe                  4     3    1     0    9   4  10

    2.Mönchengladbach       4     1    2     1    6   6   5

    3.Marseille                       4     1    2     1    9   7   5

    4.AEL Limasol                4     0    1     3    1   8   1

  • BAYAN ÜSTEĞMEN İNTİHAR ETTİ

    Kayseri’de intihar eden Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun cenazesi, babasının görev yaptığı Osmaniye’nin Bahçe İlçesi’nde toprağa verildi.

    İntihar eden üsteğmenin önceki gün Türk Hava Kuvvetleri’yle ilişkisi kesilmişti. Daştanoğlu askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı.

    Kayseri’nin Melikgazi İlçesi Karacaoğlu Mahallesi’ndeki Büyükşehir Belediyesi’ne ait Mehmet Çalık Beştepeler Parkı’nda dün sabah 08.30 sıralarında, geldiği otomobilinden inip beylik tabancası ile kalbine tek el ateş ederek canına kıyan 12’nci Hava Ana Ulaştırma Üs Komutanlığı’nda görevli 1 çocuk annesi 29 yaşındaki Nazlıgül Daştanoğlu için Osmaniye’nin Bahçe İlçesi’ndeki Ağcabey Camisi’nde askeri tören düzenlendi. Kızının Türk Bayrağı’na sarılı tabutuna kapanan anne emekli öğretmen Nevin Daştanoğlu, fotoğrafını öperek, gözyaşları içinde şöyle dedi:

    "Atatürk’ün bağışladığı topraklarda, benim sütüm de helal olsun kızım sana. Sen çok cesur çalıştın. Bu güzelliği kara topraklar çürütemez. Ata’mın askeri sen çok cesurdun. Benim kızım korkak olsaydı Atatürk’ün askeri almazdı. Cumhuriyet’in onurlu, şerefli, başı dik, namuslu, ahlaklı, askeriydi. Hiçbir erkek zannetmiyorum ki benim kızım kadar cesur değildir. Kızım bir taneydi. O şimdi Atası’nın yanına gidiyor. Benim kızımı bu hale getirenler utansın. Şeref ve onurla askerimi gönderiyorum."


    ’ABLA SEN KALK BEN YATAYIM’

    Karslı olan ve 30 yılı aşkın süredir Bahçe’de görev yapan İlçe Halk Eğitim Müdürü baba Talip Daştanoğlu ise metanetini korumaya çalıştı. Nazlıgül üsteğmenin kız kardeşi 25 yaşındaki Arda Daştanoğlu da yakınları tarafından güçlükle sakinleştirilmeye çalışıldı. Cenaze arabasına konulan ablasının tabutuna sarılan genç kız, "Abla sen kalk da ben yatayım. Beni ne olur bir taneme ablama götürün. Ne olun yüzünü bir defa göreyim" diye ağladı.

  • ÜVEY ANNEDEN ŞOK İTİRAF

    Kayseri Adliyesi'nde görülen davada son sözü sorulan tutuklu sanık Sevcan D., “Eşimin daha önceden evli olduğunu ve çocuğu olduğunu bilmiyordum. Kendimi kandırılmış olarak görüyordum ve bu nedenle Tuğba'ya hiç ısınamadım. O gün eşimle tartıştım ve daha sonra Tuğba da altını ıslatınca sinirime hakim olamadım. Onu ittiğimde kafasını duvara çarptı. Eşime Tuğba’nın tuvalete düştüğünü söyledim” diyerek pişman olduğunu söyledi.

    Yapılan yargılama neticesinde mahkeme heyeti tarafından Sevcan D.'nin "canavarca hisle eziyet çektirerek çocuk ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi öldürmek" suçu sabit görüldü. Mahkeme heyeti, sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



  • PALANDÖKEN'İNTAHMİNİ BÜTÇESİ 66.522 MİLYON

     

    Palandöken İlçe Belediyesi, Ekim ayı meclis toplantısında alınan karar ile 2013 yılı için tahmini bütçesi 66.522 Milyon TL olarak belirledi.

    Kalkınma planları ve programlarının gerekleriyle fayda ve maliyet unsurları göz önünde tutularak verimlilik ve tutumluluk ilkelerine göre düzenlenen ve Palandöken İlçe Belediyesi Meclisince daha önce Plan ve Bütçe Komisyonu'na havale edilen 2013 yılı Bütçesi, meclis üyelerinin gerçekleştirdiği oylama sonucunda 66.522 Milyon TL olarak belirledi.
    Palandöken İlçe Belediyesi Ekim ayı meclis toplantısında belirlenen 2013 yılı bütçesi ile büyük bir başarıya imza atacaklarını belirten Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, belirlenen bütçeyle Palandöken ilçesinin daha da büyüyeceğini söyledi. Göreve geldikleri gün itibariyle 2012 yılı Belediye bütçesini daha çok verimli ve tutumlu kullanarak birçok hizmete imza atmaya çalıştıklarını ifade eden Başkan Bulutlar, 2013 yılı bütçesini 66.522 Milyon TL olarak Palandöken Meclisi olarak kararını aldıklarını söyledi.
    Palandökenli hemşerilerimize istenen düzeyde kaliteli, hızlı ve aynı zamanda ekonomi ölçülerine uygun, kesintisiz hizmet üreten ve insanı ön plana çıkaran bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Başkan Orhan Bulutlar, ”2013 yılı bütçesinin başarıyla uygulanması ve hedeflere ulaşması da Belediyemizin tüm unsurlarının katılımcılığı, katkıları ve işbirliği ile gerçekleştirilecektir. Kış Turizmini merkezi olan ilçemiz alt ve üst yapısıyla Avrupa standartları düzeyin de olması için belediyemiz ile tüm kamu kuruluşlarıyla ve vatandaşlarımızla ortak harekat ederek ilçemizi hazır hale getireceğiz” dedi.

     

  • İKİ PROFESÖR TEK RESİTALDA BULUŞTU

     

    Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü’nün organize ettiği “I. Ulusal Erzurum Klasik Müzik Festivali” devam ediyor. Festivalin dün akşam gerçekleşen açılış konserinde Prof. Dr. Cihat Aşkın ve Prof. Cana Gürmen Keman-Piyano resitali verdi.

    Konserin takdim konuşmasını yapan Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu, müzik sanatının insanı en çok kuşatan ve duygu dünyamıza en etkili biçimde hitap edebilen sanat dalı olduğunu belirterek, “Ulusal ve uluslararası sanat platformlarında kendilerini kanıtlamış değerli sanatçı, akademisyenler ve katılımcı öğrenci arkadaşlarımızla gerçekleştirilen bu etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duymaktayız” dedi.
    55. Kuruluş yıldönümünü kutladığımız Atatürk Üniversitesi atmosferinde bir araya gelerek, kendi çalışmalarını diğer öğrenci arkadaşları ile paylaşmaları, kendilerini daha geniş platformlarda ifade edebilmeleri ve değerli sanat eğitimcilerimizin dinleti, seminer ve workshop`larından yararlanabilmelerinin hedeflendiğini anımsatan Karcıoğlu, şunları kaydetti: “Bu kapsamda, tüm katılımcılara başarılar diliyor, I.Erzurum Klasik Müzik Festivali’nin bölgemizin ve ülkemizin sanat ve kültür potansiyeline yeni ivmeler kazandırması temennisi ile, bu çalışmanın gerçekleşmesinde destekleri ile bizlere öncülük eden üniversitemiz Rektörü Sayın Prof. Dr. Hikmet Koçak`a içtenlikle teşekkür ediyorum.”
    Rektör Vekili Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz ise konuşmasında,"Son yıllarda sanat etkinlikleri ile adından sıkça söz ettiren ve bu yıl 55. Kuruluş Yıldönümünü kutladığımız Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi`nin düzenlediği bu etkinlikle başarılarına bir yenisini daha eklemiştir" dedi.
    Resitali, Rektör Vekili Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Samih Diyarbakır, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu, öğretim üyeleri, öğrenciler ve Erzurumlu müzik severler dinledi.
    Program sonunda Rektör vekili Korkmaz ve Rektör yardımcısı Diyarbakır sanatçılara çiçek ve plaket vererek teşekkür etti.

     

  • BAHOZ ÖLDÜRÜLDÜ?

    Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı Bordo Bereliler, Irak sınırını 5 kilometre geçerek nokta operasyonlar gerçekleştirdi.

    Örgütün kış hazırlıklarına büyük darbe indirilen operasyonun asıl hedefinin terör örgütü PKK'nın askeri kanat sorumlusu Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin olduğu iddia edildi.

    Ak Parti milletvekili Şamil Tayyar da dün akşam twitter'da şu mesajı yayınladı: İçişleri Bakanı şu anda mecliste ve Fehman Hüseyin'in öldürüldüğü iddiasını teyit etmedi, ama operasyonun sürdüğüne dikkat çekti. "
    Reklam

    Çok sayıda saldırıyı planlayan veya talimatını veren kişi olarak bilinen Bahoz Erdal, terör örgütünün iki numaralı ismi olarak biliniyor.

    Bordo berelilerin sınır ötesine yaptığı nokta operasyon ile ilgili dün akşam saatlerinden itibaren sosyal medyada çok sayıda haber yayınlanmaya başladı.

    Yapılan nokta operasyonunun PKK'nın üst düzey bir ismine karşı gerçekleştirilmiş olabileceği iddialarını "Bahoz Erdal öldürüldü" söylentileri takip etti. Ancak söz konusu haberlerle ilgili olarak herhangi bir bilgi teyit edilmiş değil.

    ORG. ÖZEL NE DEMİŞTİ?

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, daha önce yaptığı değerlendirmelerde "PKK'nın lider kadrosunun peşine düştük. Çok iyi korunuyorlar ve çok sık yer değiştiriyorlar" demiş, ardından da PKK lider kadrosunun "öldürülme" korkusuyla Kandil'de bile koruma ordusuyla gezdiği ortaya çıkmıştı.

  • HURMA MEKKE'DEN TATLI BİZDEN

    Merkezi Rize’de bulunan 6 şubesi ve 150 çalışanı ile Türkiye’nin en büyük pasta fabrikalarından bir tanesi olan Dergah Pastaneleri Mekke’den getirtilen hurma ezmesi ile ürettiği hacı pastalarını müşterilerine sunuyor. Türkiye’de ilk kez geçtiğimiz yıl Dergah Pastaneleri tarafından üretimine başlanılan hurmalı hacı pastaları, hacıların hacdan dönmeye başladığı şu günlerde yok satıyor.

    Dergah Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Hızır Bostan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Üç yıl önce hacca gitmiştim. Hurma ezmesini ilk kez orada gördüm. Buraya getirip ilk önce kurabiyelerde denedik. Müşterilerimiz memnun kaldılar. Şimdi ise hacı pastalarında kullanıyoruz. Hurmalı hacı pastaları da beğeni gördü. Günde 1 ton üretip şubelerimizde satıyoruz. Hacılarımızın yurda döndüğü şu günlerde 20 ton’a yakın bir tüketim olacağını tahmin ediyoruz” dedi.

    Pastayı hazırlayan Pasta Ustası Necati Bozmaz ise yaptığı açıklamada, “Saf hamuru; tereyağı, pudra ve un kullanarak hazırlıyoruz. Başka hiçbir katkı maddesi içermiyor. Bir de Medine’den gelen saf hurma ezmesi ilave ediyoruz” diye konuştu.

    Gıda Mühendisi Bayram Durmuş ise hurmanın mineral bakımından çok zengin olduğunu belirterek, “Bol miktarda şeker ihtiva ediyor. Ancak bu meyve şekeri olduğu için kilo yapmaz. Düzenli kullanıldığında kalp ve damar sağlığı açısından çok faydalıdır. Kanseri önleyici etkisi de biliniyor” şeklinde konuştu.



  • ERZURUM'A ERMENİSTAN UÇAĞI

    Suriye'ye yardım götüren Ermenistan uçağı Erzurum havalimanına indirildi. Uçakta arama yapılıyor. Vali Yardımcısı Özgür Arslan da havalimanına geldi.

    Suriye'ye yardım götüren Ermenistan uçağı bugün sabah 06.30 sıralarında Erzurum havalimanına indirildi. Uçakta başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. Uçakta bin 340 paket gıda kolisi bulunduğu belirtilirken, yapılacak aramanın ardından uçağın yoluna devam etmesine izin verileceği belirtildi.

    DIŞİŞLERİ'NDEN AÇIKLAMA

    Dışişleri Bakanlığı, Türk hava sahasını kullanarak Suriye'ye gitmekte olan Ermenistan Havayolları'na ait bir kargo uçağının Erzurum'a indirildiğini ve uçakta aramaların sürdüğünü bildirdi. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, uçağın rotasının Halep olduğunu ve insani yardım taşıdığını bildirerek, "Teknik iniş yapması kaydıyla olumlu bakılıp izin verildi. Uçak da ineceğini bilerek yola çıktı. Şu an arama yapılıyor" ifadelerini kullandı.

    ARAMALAR SONA ERDİ

    Erzurum Havalimanı’na 'kontrollü iniş' yaptırılan Ermenistan'a ait kargo uçağındaki aramalar tamamlandı. Kargo uçağı Suriye'ye doğru havalandı.



  • ÖZ ANNESİNİ BOĞDU

    Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, öz annesi E.A’yı boğarak öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan M.A (43) isimli şahsın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Manisa Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edileceği bildirildi.

    Önceki gün para vermediği gerekçesi ile tartıştığı annesi E.A’yı (64) boğarak öldürdüğü iddiası ile gözaltına alınan M.A’nın suç ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması amacıyla savcılık tarafından Manisa Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edileceği bildirildi.

    Sultandağı ilçesinde meydana gelen olayda, E.A isimli kadın evinde boğularak öldürülmüş halde bulunmuş, olayın şüphelisi olarak şizofreni hastası olduğu iddia edilen M.A isimli oğlu gözaltına alınmıştı.

    Cinayet soruşturması kapsamında sorgulanan M.A.’nın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için savcılık talimatı ile kolluk güçleri nezaretinde bugün Manisa Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne götürüleceği bildirildi.



  • ERZURUM PALANDÖKENSPOR OLDUKÇA İDDİALI

     

    Erzurum Amatör Küme’de kendi imkanları ile ayakta durmaya çalışan ve İşadamı Ayhan Yıldız’ın destekleri ve başkanlığında faaliyet gösteren Palandökenspor, gençler ligindeki mücadelesinin yanında Amatörlerde de büyük düşünüyor.

    Genç yönetici Naci Ergen, Antrenör Adem Çağlayan ve yardımcısı Yaser Taşkesenlioğlu ve kaleci antrenörü Turgay Yıldız yönetiminde bu sezon Amatör Kümede şampiyonluk ipini göğüslemeye çalışan Sarı-kırmızılılar yaptığı flaş transferlerle de dikkatleri üzerine çekiyor. U19 Yaş Gençler Ligi’nde mücadele eden ve oynadığı futbolla alkış alan Sarı-kırmızılılar A-Takım içinde büyük transferler yapıyor. Halil İbrahim Odacı, Yücel Karakoç, Mesut Karataş gibi Erzurumspor’un eski futbolcuları ile prensipte anlaşan Sarı-kırmızılı takım bu futbolcuların yanı sıra yaptığı yeni flaş transferlere önümüzdeki günlerde resmi imzayı attıracak. 15 Kasım 2012 tarihinde yeni sezon için top başı yapmaya hazırlanan Adem Çağlayan ve Yaser Taşkesenlioğlu yönetimindeki Palandökenspor, geçen yıl kıl payı kaçırdığı şampiyonluğu bu sezon yakalamak istiyor.
    ŞAMPİYONLUK BİZİM OLACAK
    Erzurum’un en köklü spor kulüplerinden biri olan ve geçen sezon BAL Ligi fırsatını son anda kaçıran Palandökenspor’da Antrenör Adem Çağlayan bu sezon iddialı olduklarını söylerken, işi bu sezon daha da sıkı tuttuklarını ifade etti. Sarı-kırmızılıların hocası, “Kimse heveslenmesin şampiyonluk bu sezon bizim olacak” dedi. Palandökenspor, 1. Amatör kümede ipi göğüsleyecek bir takım kurmak için de harıl harıl çalışıyor. Yeni sezon öncesi yönetim tarafından teknik sorumluluğa getirilen Adem Çağlayan, Palandökenspor’un hedefinin Bölgesel Amatör Lig(BAL) olduğunu ve bu lige yükselmek için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, öncelikli hedeflerinin geçen sezon son anda 1. Amatör Kümede kaçan şampiyonluğu bu yıl yakalamak olduğunu söyledi.
    Çağlayan, “Bu sezon Yeni bir sayfa açtık ve müthiş bir çalışma ile kadromuzu güçlendiriyoruz. Başta kulüp başkanımız Ayhan Yıldız başta olmak üzere diğer yöneticilerimizde kulübün başarısı için kenetlendik, hem yaptığımız transferlerle hem de oynadığımız futbolla adımızdan fazlası ile bahsettirmek istiyoruz” dedi.

     

  • ERZURUM'DA KAMU ÇALIŞANLARINA PROTOKOL DERSİ

     

    Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından Erzurum’da kamu çalışanlarına yönelik 2 günlük protokol eğitimi verilecek.

    Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nca 2012-2013 yılı içerisinde tüm yurt genelinde kamu kurumu ve kuruluşları, Valilik ve Belediyelerde görevli Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirleri, İl ve İlçe Yazı İşleri Müdürleri, BİMER koordinatörleri ve kullanıcıları ile Halkla İlişkiler görevlilerine yönelik eğitim programı kapsamında Kamu çalışanlarına yönelik eğitim semineri düzenlendi.
    Halkla İlişkiler, İletişim, Protokol (Diplomasi kuralları) ve danışma hizmetleri derslerinin verileceği programa Erzurum, Trabzon, Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Ağrı, Bayburt, Gümüşhane olmak üzere 9 ilden toplam 270 kamu çalışanı katılıyor.
    Kamu çalışanlarına verilen eğitim programı ile vatandaşların ve toplumdaki grupların, kendilerini açık bir şekilde ifade etmeleri, yasal haklarını kullanmaları yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve farklılıklarını ortaya koymaları ile yönetenlerle - yönetilenlerin karşılıklı etkileşimini sağlayan yönetim anlayışını hayata geçirmek ,toplumsal bilincin artırılması amaçlanıyor.
    Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü konferans Salonu’nda düzenlen eğitim programın açılış bölümünde konuşan Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk “Ülkemizin gelişmiş olduğu yönetim anlayışı, modern yönetim araçlarını kullanabilmek için çağdaş ülkeler düzeyine erişiyor. Bu nedenle yaklaşık 7 yıldır ülkemizde başarıyla uygulanan BİMMER iletişim ulaşma merkezi ve kaynaşma ağı oluşturuldu. Biz gerekli valilikler ve yerel yönetimler bu geçen süre zarfında bu kaynaşma ağını başarılı bir şekilde uyguladık. Vatandaşlarımız da çok ciddi bir şekilde bu müracaat yöntemini kullandılar. Yaptığımız işin sonuçlarından haberdar olmamızın yönteminin bir tanesi de bu haberleşme yöntemidir. Vatandaşlar anında ilgili makamlara geri dönüş ve şikayetlerini dileklerini, isteklerini ve dileklerini bildirmeleri çağdaş yönetim bakımından çok önemlidir” dedi.
    Eğitim programı çalışması 2 gün sürecek.

     

  • ERZURUM KREDİ RİSK HARİTASINDA NEREDE?

     

    Türkiye’nin 12 bölgede 81 ilde ve 52 binin üzerinde şirketin kredi riskini değerlendirdiği D&B Türkiye Kredi Risk Haritası’nın 2012 yılı üçüncü çeyrek verileri açıklandı. Yeni çeyrek verilerine göre kredi riski Türkiye genelinde yüzde 1 oranında geriledi. Sonuçlara göre Karaman son bir yıldır olduğu gibi bu çeyrekte de riski en düşük iller arasında ilk sırada yer alırken bunu Bolu ve Edirne izledi. En riskli iller sıralamasında ise Niğde, Van ve Batman ilk üçü paylaştı.

    Türkiye’nin her çeyrek gerçekleştirdiği ve kamuoyu tarafından merakla beklenen D&B Türkiye Kredi Risk Haritası açıklandı. 2012 yılının üçüncü çeyrek sonuçlarına göre Türkiye genelinde şirketlerin kredi riskinin arttığı gözlendi.
    Ticari bilgi konusunda 170 yılı aşan deneyimiyle tüm dünyada 200 milyondan fazla firmadan oluşan bir veritabanına sahip olan D&B, uluslararası piyasalarda Türkiye’yi bir adım ileriye taşıdığı aracı D&B Türkiye Kredi Risk Haritası’nın 2012 üçüncü çeyrek verilerini açıkladı. Türkiye’nin 12 ayrı bölgesinde faaliyet gösteren 52 binin üzerinde yer alan şirketin ratingleri sonucunda oluşturulan Türkiye’nin ekonomik anlamdaki kredi risk haritasında Türkiye’nin en az riskli bölgeleri Orta Anadolu, Doğu Marmara, Batı Anadolu ve İstanbul Bölgesi oldu. Yüksek riskli bölgelerin başında ise Güneydoğu Anadolu, Doğu Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu ve Ortadoğu Anadolu yer alıyor. Batı Marmara, Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz ise orta derecede riskli bölgeler oldu. 2012 yılının üçüncü çeyreğinde en yüksek riskli iller arasında Niğde, Van ve Batman ilk sırayı paylaşırken bahsedilen dönemde riski en düşük iller ise Karaman, Bolu ve Edirne oldu.
    D&B Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selim Seval, D&B Türkiye Kredi Risk Endeksi kapsamında toplam 52 bin 506 şirketin rating’lerine baktıklarını belirtti. 2012 yılının üçüncü çeyreğinde endeksin 1065’e gerilediğini söyleyen Seval, ortalama kredi notlarını temsil eden endeksin de yüzde 1 azaldığını ifade etti. Bu verinin Türkiye genelinde kredi riskinin artması olarak yorumlanabileceğini kaydeden Seval, “Bu sonuç, D&B Türkiye Ekonomik Beklentiler Endeksi’ndeki gelişmeye de paralellik gösteriyor. Yılın ilk üç çeyreğinde yükselerek 49’a ulaşan Ekonomik Beklentiler Endeksi, yılın son çeyreğindeki ekonomik, sektörel ve firma özelindeki beklentiler için 10 puan gerileyerek 39 seviyesine düşmüştür” dedi.
    Son dört çeyrekte kredi riski en düşük iller sıralamasında Karaman’ın birinci olduğunu belirten Seval şunları söyledi: “Son dört çeyrekte en riskli bölgeler, Doğu Karadeniz (iki çeyrekte) ve Ortadoğu Anadolu (iki çeyrekte), en risksiz bölgeler ise Orta Anadolu (üç çeyrekte) ve Doğu Marmara (bir çeyrekte) olmuştur. Son çeyrekte en fazla kredi riski artışına maruz kalan bölgeler ise Kuzeydoğu Anadolu (-%10), Doğu Karadeniz (-%6) ve Ortadoğu Anadolu (-%5)’dur.”
    Son dört çeyrekte ve öncesinde de olduğu gibi en yüksek riskli faaliyet konusunun perakende olduğuna dikkat çeken Seval, “En düşük riskli faaliyet konusu ise üretimdir. Burada dikkat çeken bir durum, beklenenin aksine son çeyrekte Türkiye geneline baktığımızda, Finar / D&B veritabanında son çeyrekte güncel rating’i olan yaklaşık 900 inşaat sektörü firmasının ortalama kredi risk endeksinde yüzde 1’lik bir iyileşme gösteriyor. Bu sevindirici durum aynı zamanda inşaat sektörü firmalarının geçmişe göre bugün risk yönetimine daha çok önem verdiklerini gösteriyor” diye konuştu.


    DEPREM VAN’IN NET GÖÇ HIZINI ARTIRDI
    Yapılan veri değerlendirmede en fazla göç alan ve veren illere de baktıklarını ifade eden Seval, net göç hızı değerleri için TÜİK verilerinden yararlandıklarını belirtti. Deprem nedeniyle net göç hızının -46,7 ile en hızlı artış gösteren ilinin Van olduğunu kaydeden Seval, “En fazla göç veren illerden Yozgat, Çankırı, Kırıkkale, Kars, Ağrı, Adıyaman, Ardahan ve Bitlis’te son dört çeyrekte yetersiz ekonomik etkinliğin olduğunu görüyoruz. Van, Trabzon ve Niğde’de ise Kredi Risk Endeksi 1000’in altında, sadece Ordu’da 1000’in üstünde. Buna göre ekonomik etkinliğin az olduğu ve göreceli olarak ortalama kredi riskinin yüksek olduğu iller beklentiler doğrultusunda aynı zamanda en çok göç veren illerdir. Bu tabloya teşvik alan iller gözlüğü ile baktığımızda, ekonomik etkinliğin yetersiz olduğu Gümüşhane’nin 5. Teşvik Bölgesi’ne ve ortalama kredi riski yüksek olan Malatya’nın ise 4. Teşvik Bölgesi’ne girdiğini görüyoruz. Bu bakış açısı ile istisna oluşturan Muğla ili, 1. Teşvik Bölgesi’ne girmesine rağmen ortalama kredi riski yüksek. Ortaya çıkan sonuç, beklentiler doğrultusunda. Riski daha yüksek ve ekonomik etkinliğin zayıf olduğu iller, en fazla göç veren iller. Ancak, geçirmiş olduğu deprem felaketi nedeniyle de göç veren Van’ın durumu daha farklı değerlendirilebilir” dedi.


    KREDİ RİSKİ DÜŞÜK İLLER DAHA FAZLA GÖÇ ALIYOR
    “Göç alan iller, ortalama risk endeksi, Muğla ve Malatya illeri dışında, genelde yüksek olan illerdir” diyen Seval, şöyle konuştu: “İşletmelerinin ortalama kredi riski düşük olan illerin daha fazla göç aldığını görüyoruz. Net göç hızları ile Kredi Risk Endeksleri’ni karşılaştırdığımızda da aynı paralelliği görüyoruz. En çok göç alan İstanbul Ekonomik Bölgesi, en çok göç veren ise Ortadoğu Anadolu Bölgesi. En çok göç veren son üç ekonomik bölgenin Kredi Risk Endeks’leri son çeyrekte 1000’in altında. Burada Orta Anadolu Ekonomik Bölgesi genel beklentinin biraz dışında kalmıştır. Bu bölge, 1.081 Kredi Risk Endeksi ile en yüksek seviyede (en düşük ortalama kredi riskine sahip ekonomik bölge), ancak %8,8 ile net göç veren iller arasındadır.”

     

  • HIRSIZ BU PANKARTA NE DEDİ?

    Andırın Caddesi'nde 20 yıldır berber dükkanı işleten Turgay Gökoğlan ulusal bir gazeteye abone oldu. İlk başlarda iş yerine günlük şekilde gelen gazete son 1 aydır gelmeyince durumu araştıran Gökoğlan gazetenin dağıtımında sorun olmadığını öğrendi.Turgay Gökoğlan’ın esnaf olan komşuları gazetenin sabahları iş yerinden biri tarafından alındığını gördüklerini söyleyince gazetesini alan kişiyi uyarmak için “Hırsız kardeş lütfen gazetemi çalma” yazılı bir pankart hazırlayıp iş yerine astı. Gazetesinin her sabah alınmasının kendisini de müşterilerini de mağdur ettiğini söyleyen berber Turgay Gökoğlan, “Gazetemi her gün sabah geldiğimde işyerimde bulamıyorum. Bende bu hırsızlığı protesto etmek için bir yazı astım. Hırsıza da bir çağrım var. Lütfen gazetemi çalmasın eğer gazete okumak istiyorsa gelsin kendisini de abone yapalım. Ücretini de ben ödeyeyim. Gazetemin çalınmasını istemiyorum” şeklinde konuştu.

  • İNTERNET HAYATINI KARARTTI

    Adana'da internette tanışıp sevgili olduğu erkek için 13 yaşındayken evden kaçan kız çocuğunun başına gelmeyen kalmadı. 11 erkeğin tecavüzüne uğrayan kız çocuğu, 2 kadın tarafından para karşılığı pazarlandı, ilişkiye girdiği erkek sayısını ise bilmiyor.
    Olay merkez Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya, Fatih Mahallesi'nde oturan E.E.'nin (15) annesi Z.K. ile babası M.E. geçimsizlik nedeniyle boşandı. Baba M.E. yurtdışına giderken, E.E. annesiyle birlikte yaşamaya başladı. İlköğretim okulunu bitirdikten sonra okula devam etmeyen E.E. 1 Kasım evden kaçtı. Anne Z.K., polis merkezine giderek kızının evden kaçtığını bildirip bulunmasını istedi. Kayıplar Bürosu polisleri E.E.'yi ararken küçük kız 3 Kasım gecesi evine geldi. Anne Z.K. bir gün sonra kızıyla birlikte polis merkezine giderek kızının eve döndüğünü bildirdi.

    Poliste, E.E., internette tanışıtığı ve sevgili olduktan sonra kaçtığı A.K.'nin kendisine tecavüz ettiğini bu kişiden şikayetçi olduğunu söylemesi üzerine küçük kızın 2 yıl önce 13 yaşındayken ilköğretim okuluna gittiği sıralarda yaşadığı korkunç tecavüz olayları ve erkeklere para karşılığı satılması da ortaya çıktı. Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürülen E.E., psikolog gözetiminde verdiği ifadesinde 2 yıl boyunca kendisine tecavüz eden ve para karşılığı erkeklere pazarlayanların isimlerini tek tek verdi. İsmini hatırlamadığı bazı kişilerle de para karşılığı ilişkiye girdiğini söyledi. E.E.'nin ifadesinde isimlerini verdiği tecavüz zanlıları küçük kızın sevgilisi Y.A., M.D. (41), B.T. (38), Y.E. (24), M.T. (19), H.H.Ç. (17), O.G. (23), T.C. (18), C.A. (19) ve H.A.K. (18) ile küçük kızı otoyolda erkeklere 30 lira karşılığında pazarladıkları iddia edilen kadınlar H..B (39) ile F.D. (23) yakalanarak gözaltına alındı.

    E.E.'nin en son birlikte olduğu belirlenen A.K. ise kaçtı. Bu kişiler arasındaki B.T.'nin bir devlet hastanesinde temizlik görevlisi olarak çalıştığı da belirlendi. E.E. polisteki ifadesinde, 2 yıl önce sevgilisi A.Y. ile bazı zaman kendi isteğiyle bazen de zorlamasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini belirterek, "Daha sonra A.Y.'nin benimle ilişkiye girmek için benimle olduğunu anlayınca ayrıldım. Sonra tanıştığım erkeklerin bazılarıyla kendi isteğimle bazılarıyla da zorla ilişkiye girdim. Bu kişilerden bazıları 50 bazıları ise 100 lira veriyordu. Akrabamız olan F. ile H. de beni para karşılığı erkeklere sattı. İlişkiye girdiğim kişilerden aldıkları paralardan bana da 30 lira veriyorlardı. İsmini bilmediğim kişilerle de ilişkiye zorladılar. Hepsinden şikayetçiyim" dediği öğrenildi.

    Gözaltına alınan erkeklerin bazıları E.E. ile para karşılığı ilişkiye girdiklerini, bazıları ise seviştiklerini söyledi. Bazıları da suçlamayı kabul etmedi. E.E.'yi pazarladıkları iddia edilen 2 kadın ise iddiaları yalanladı.Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edilirken basın mensuplarına küfür ederek saldırdı.

  • OBAMA 2.KEZ ABD BAŞKANI OLDU

    ABD Başkanı Barack Obama, seçimi ikinci kez kazandı. Yeterli delege sayısını yakalayan Obama, zaferini ilan etti. Böylece Barack Hussein Obama, ikinci kez ABD Başkanı oldu.

    HAYDARPAŞA'DA OBAMA SEVİNCİ

    Amerika Birleşik Devletleri genel seçimlerini Türkiye de yakından takip etti. İstanbul Haydarpaşa garında çok sayıda basın mensubu ve Amerikalı bürokratlar seçim heyecanı yaşadı. Sonuçlar açıklanırken devam eden endişe Obama’nın zaferini ilan etmesiyle yerini sevince bıraktı. Haydarpaşa garında seçimi takip eden ABD Başkonsolosu Scott F. Kılner, büyükelçi Francis J. Ricciardone ve çok sayıda Amerikalı bürokrat sevinci yaşadı.



  • PAZARYOLU’NDA “GÜZEL EVİM OKULUM” PROJESİ

     

    Erzurum’un Pazaryolu İlçesi 75. Yıl Yatılı Bölge Ortaokulu’nda “Güzel Evim Okulum” projesi kapsamında hayırsever vatandaşların katkılarıyla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sınıfının tefrişatı ve Pazaryolu Kaymakamlığı’nın destekleriyle diğer tüm sınıfların eksiklikleri tamamlandı.

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sınıfı için hiçbir masraftan kaçınmayan hayırsever vatandaşlar, Kuranı Kerim, Peygamberin Hayatı ve Dini bilgilerin verileceği bu sınıfın tefrişatını tamamlamanın mutluluğunu yaşadılar.
    Proje ile, Pazaryolu’nun köylerinden gelip anne babalarından ayrı olarak yatılı kalan ve merkezden gelerek eğitim öğretimlerini devam ettiren güzel yüzlü hayat dolu öğrencilerin huzurlu bir ortamda, sevgi-saygı-muhabbet-hoşgörü ortamı oluşturabilme adına; daha temiz, sağlıklı ve evlerinin sıcaklığını aratmayacak şekilde eğitim öğretimlerini devam ettirmeleri, ülkenin ve öğrencilerin geleceğinin, bu hayırlı çalışmalarla daha da anlamlı hale gelmesi amaçlanıyor.
    Yeni Eğitim Öğretim sistemi (4+4+4) nedeniyle değişen sisteme ayak uydurabilme adına, Eğitim Öğretim ortamlarının daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir ortamlar oluşturulması ve ülkenin geleceği açısından öğrencilerin böyle ortamlarda değerlerine daha fazla önem vermesi düşünüldüğünü dile getiren okul yöneticileri, “Öğrenciler ders saatlerinde zemini halı ile döşenen bu sınıfa ,ortamın daha yaşanır olması için, ayakkabılarını dışarıda hazırlanan ayakkabı dolabına koyarak, terliklerle girip derslerini görecekler” dedi.
    Tefrişatı tamamlanan sınıflar ve diğer bölümlerin açılışına İlçe Kaymakamı Taner Tengir, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yıldırım Akkuş, Belediye Başkanı Recep Kaplan, hayır sever vatandaşlar, ilçe daire amirleri, veliler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyük bir heyecan ve mutluk içerisinde açılışı yapılan sınıfların görüntüsü, açılışa katılan herkesin beğenisini kazandı. Hayırsever vatandaşlar; İlçe Kaymakamı Taner Tengir’den bu sınıfın isminin “Sarıkamış Şehitleri Sınıfı”olmasını talep ettiler ve Kaymakam Taner Tengir de bu isteği geri çevirmeyerek, sınıf isminin “Sarıkamış Şehitleri Sınıfı” olması konusunda gerekli talimatı verdi.
    İlçe Kaymakamı Taner Tengir, Türkiye’nin modern ve medeni dünyadaki yerini pekiştirmek için, hepimize önemli sorumluluklar düştüğünü, bu yüzden milletimizi ve memleketimizi ilgilendiren her meseleyi, şahsî davamız kadar heyecanla ve ısrarla izlemek olduğunu bilmemiz gerektiğini, bilginin en önemli kazanım ve güç olduğu günümüzde; bilimin aydınlatıcı ışığında “erdemli insan yetiştirmek” düsturu ile geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimine her türlü desteğin verilmesi gerektiğini ve bizlere emanet edilen çiçeklerin asla soldurulmaması gerektiğini vurguladı. Kaymakam Tengir, hayırsever vatandaşlara da bu duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti
    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yıldırım Akkuş ise “İnsan dertlenince Allah yardım ediyor. Araya başka yardımcıları vesile kılarak insanların daha güzel işler yapmasını sağlıyor. Mesleğimiz çok önemli. Mesleğimiz peygamber mesleğidir. Dün Peygamberlerin yapmış olduğu bu görevi şimdi öğretmenler yapmaktadır. Biz bu kıymetli mesleği yürütürken yetiştirdiğimiz şey ne bitkidir ne de başka bir şey. İnsan yetiştiriyoruz. Mesleğimiz çok hassas ve hata kabul etmez .Öğrencilerin on beş yıl sonraki hallerini,davranışlarını,vatanına ve milletine vereceği hizmeti bugünden görüp hayal edemeyen insanların öğretmenlik yapması mümkün değildir” dedi.
    Belediye Başkanı Recep Kaplan da hayır sahiplerinin yaptığı bu hizmetin kendisini çok etkilediğini Belediye olarak ta çevre düzeni ve yeşil alanları artırma konusunda okullara her türlü desteği vereceğini vurguladı.

     

  • MEMURA EK ZAM VAR MI?

    Kamu çalışanlarına enflasyon farkı zammı konusunda bir çalışmanın yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine Şimşek, ''(Yılın ikinci yarısında) İlk 4 ayda enflasyon yüzde 3,35 şu an itibariyle. Yani önümüzdeki 2 ayda enflasyon eğer 0,65 puanın altına düşmezse veya o civarda kalmazsa takdir edersiniz ki ilave artış gündeme gelebilir'' dedi.


    Atanamayan öğretmenler

    Şimşek, orta vadede öğretmen ihtiyacını sıfırlayacaklarını fakat bunun herhangi bir şekilde eğitim fakültelerinden mezun olmuş herkesi öğretmen olarak atayacakları anlamına gelmediğini bildirdi.


    Sözleşmeli personele kadro

    Mehmet Şimşek, sözleşmeli personelin kadroya alınmasına yönelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın çalışma yaptığını ancak zamanlaması konusunda tam bir süre veremeyeceğini söyledi.

    Serbest meslek erbebının her harcaması elimizde var

    Şimşek, kira geliri elde edenleri tespit etmeye yönelik yaptıkları çalışma sonucunda 370 bin yeni mükellef kazandıklarını belirtti. Serbest meslek erbapları üzerinde benzer bir çalışma yaptıklarını bildiren Şimşek, şunları kaydetti: ''Şimdi bütün serbest meslek erbabı kesimlerden tutun bazı kesimlere kadar, gelirlerine ilişkin bilgiler var bizde. Bunların her türlü harcaması, kredi kartı harcamaları, banka hareketleri, seyahatleri, yani devlet olarak şu anda biz bir çok veriyi topluyoruz. Bu veriler analiz edilecek, bu çerçevede bir takım adımlar atılacak.''

  • KARISINI YARALADI İNTİHAR ETTİ

    Sivas’ta yeni evlendiği eşiyle tartışan şahıs, karısını silahla yaraladıktan sonra intihar etti.

    Edinilen bilgiye göre A.T. (32), Gökçebostan Mahallesi Höllüklü Caddesi'ndeki evlerinde 1 ay önce evlendiği M.T. ile tartıştı. Sabah saatlerinde M.T.’nin eşinden hastaneye gitmek için para istemesi üzerine çıktığı iddia edilen tartışma büyüdü. Ruhsatsız silahla eşi M.T.’ye ateş eden A.T., daha sonra intihar etti. A.T.’nin silahından çıkan kurşun M.T.’nin kafasını sıyırırken, intihar eden A.T., kaldırıldığı Numune Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Olayın ardından polis ekipleri çiftin 4 gün önce taşındığı evde inceleme yaparken, M.T. de ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı. A.T.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna kaldırılırken, olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.

  • ÇOCUKLAR İSTEDİ BAŞKAN CENGİZ YAPTI

     

    Aziziye Belediyesi, mektup yazarak okullarının önüne park isteyen çocukların taleplerini yerine getirdi. Belediye, Ilıca’da bulunan TOKİ Şehit Jandarma Er İbrahim Aşıkoğlu İlköğretim Okulu’nun önüne park yaptı. 4 bin metrekare alan üzerine kurulu parkta çalışmalar devam ederken, kamelya, yeşil alan, yürüme parkurları ve aydınlatmalar tamamlandı. Parkın orta kısmına da çocuk oyun grubu yerleştirilecek.

    Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, çok önemli bir sosyal sorumluluk projesinin altına imza atıyor. “Haydi Çocuklar Hayalinizdeki Aziziye’yi Bizimle Paylaşın” adlı mektup kampanyasıyla ilçedeki öğrencilerle mektuplaşıyor. Çeşitli okullardan öğrencilerin yazdığı mektupları tek tek okuyan Başkan Cengiz, makul olan, belediyenin imkanlarına uygun talepleri de yerine getiriyor.
    Geçtiğimiz günlerde Başkan Cengiz’e mektup yazarak okullarına davet eden TOKİ Şehit Jandarma Er İbrahim Aşıkoğlu İlköğretim Okulu öğrencileri, mektuplarında yoğun olarak okullarının yanına park istediler. Bu çalışma sezonunda ilçeye iki yeni park kazandıran Aziziye Belediyesi, Dadaşkent Abdulhamit Han Mahallesi’nin ardından, ikinci parkı Ilıca Şehit Jandarma Er İbrahim Aşıkoğlu İlköğretim Okulu’nun önüne yaptı. Çevre düzenlemesi tamamlanan parka bir de çocuk oyun grubu yerleştirilecek.


    MEKTUPLAR TEK OKUNDU, TALEPLER YERİNE GETİRİLDİ
    Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, çocukların çok saf ve temiz duygularla yazdıkları mektuplarının tek tek okunarak değerlendirildiğini ve belediyenin imkanlarına uygun olan taleplerin yerine getirildiğini ifade etti. Şehit Jandarma Er İbrahim Aşıkoğlu İlköğretim Okulu öğrencilerinin de yazdıkları mektuplarla okullarına park istediklerini kaydeden Başkan Cengiz, “Öğrenciler yazdıkları mektuplarda özellikle okullarının önün park istemişlerdi. Biz de belediye olarak bu taleplerini değerlendirdik ve okul önünde bulunan boş bir alanı park olarak yaptık. 4 bin metrekare alan üzerine yürüme parkuru, kamelyaları, yeşil alanları, ağaçları, çiçekleri ve aydınlatmaları ile örnek bir park oluşturduk. Çocuk oyun grupları için de ihalemizi yaptık. Önümüzdeki hafta yeni yaptığımız iki parkla birlikte muhtelif yerlere 5 çocuk oyun grubu yerleştirilecek. Her yönüyle örnek bir ilçe oluşturmak adına yaptığımız çalışmaların önemli bir adımını da bu parklar oluşturuyordu. Hem çocuklarımızın taleplerini yerine getirmiş olduk, hem de ilçeye yakışır örnek bir park yaptık.” dedi.


    BAŞKAN CENGİZ’İ OKULA DAVET ETTİ, PARK İSTEDİLER
    Mektup kampanyasının önemine vurgu yapan Başkan Cengiz, “Sosyal sorumluluk projelerimizden olan ‘Haydi Çocuklar Hayalinizdeki Aziziye’yi Bizimle Paylaşın’ adlı mektup kampanyamız oldukça güzel sonuçlar ortaya çıkarıyor. Gelişen teknoloji karşısında neredeyse yok olan mektuplaşma kültürünü yaşattığımız gibi, ilçemizde geleceğimiz olan çocuklarımız da söz sahibi oluyorlar. Belki birebir iletişimde dile getiremediklerini mektupla aktarıyorlar. TOKİ Şehit Jandarma Er İbrahim Aşıkoğlu İlköğretim Okulu öğrencilerinden de mektup aldık ve öncelikle yaptıkları davete icabet ettik. Öğrencilerle sohbet ettik ve beklentilerini dinledik. Mektuplarında belirttikleri talepleri sözlü olarak da ilettiler ve okulun hemen yanına çok güzel bir peyzaj çalışmasıyla örnek bir park oluşturduk. İlçemize ve çocuklarımıza hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
    MUHTAR VE ÖĞRENCİLERDEN TEŞEKKÜR
    Yavuz Selim Mahalle Muhtarı Ömer Akkaya ise, mahallesine yapılan parkın örnek olduğunu ifade ederek, “Çocuklarımız toz toprak içerisinde oynuyor, büyüklerimiz boş zamanlarını değerlendirecek alan bulamıyorlardı. Biz belediye başkanımızın diğer tüm hizmetlerinden olduğu gibi. Mahallemize yapılan bu parktan da çok memnun olduk. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz.” dedi.
    TOKİ Şehit Jandarma Er İbrahim Aşıkoğlu İlköğretim Okulu öğrencileri de, boş zamanlarını parkta değerlendirdiklerini söylediler ve park isteklerinin yerine getirilmesinden dolayı Başkan Cengiz’e teşekkür ettiler.

     

  • EŞİNİ KIZINI VURDU İNTİHAR ETTİ

    Iğdır’ın Aralık ilçesinde cinnet geçiren baba, 4 yaşındaki kızı ile eşini pompalı tüfekle öldürdükten sonra intihar etti.
     Edinilen bilgiye göre, olay sabah saatlerinde Aralık ilçe merkezine 16 kilometre uzaklıktaki Yenidoğan köyünde meydan geldi. Cinnet geçiren M.H. (44) isimli baba, evdeki pompalı tüfek ile eşi N.H. ile 4 yaşındaki kızı M.H.’yi vurduktan sonra intihar etti. Evden gelen silah sesleri üzerine durumu fark eden köylülerin haber vermesi üzerine jandarma ekipleri köye geldi. 3 şahsında hayatını kaybettiğini tespit eden görevliler, köyde geniş güvenlik önlemleri aldı.

    Aile fertlerinin cenazeleri detaylı otopsi için Aralık Devlet Hastanesi’nden Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
    Öte yandan, H. çiftinin 8 yaşındaki erkek çocuğu ise olay esnasında okulda olduğu öğrenildi.



  • ERZURUM İL GENEL MECLİSİ'NDE RAPOR KRİZİ

     

    Erzurum İl Genel Meclisi Kasım dönemi 2. toplantısı bugün İl Genel meclisi Başkanı Bülent Teşkesinligil başkanlığında yapıldı. Toplantıya 2011 ve 2012 yıllarında il ve ilçelere de yapılan ve yapımı devam eden sulama kanalları hakkında Köye Yönelik Hizmetler Komisyonu tarafından hazırlanan rapor damgasını vurdu.
    Köye Yönelik Hizmetler Komisyonu Başkanı Zinnur Kaya toplantıda 25 projeden 23’nü tamamlayarak çiftçinin hizmetine sunduklarını söyleyince üyeler tarafından tepki gördü. Meclis üyeleri projelerin birçoğunun bitmediğini belirterek raporun gerçeği yansıtmadığını söylediler. Üyeler halen birçok tesisin yapımının yarım kaldığını dile getirdiler.
    Komisyon Başkanı Zinnur Kaya Üyelere cevap olarak “Projelerde ödeneğe ayrılan kısım bitti. Burada bir yanlış anlaşılma oldu. Benim söylemek istediğim bu projelere ayrılan bütçenin bittiğidir. Bu projeler kesin tamamlanmış demiyorum. Sadece yapılan kısımları çiftçiye hizmete açıldı diyorum. Sulama kanallarının yapımına seneye ayrılan bütçe ile devam edilerek bitirilecektir.” dedi.
    Toplantıda ayrıca İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün Şenkaya ilçesi Akşar Köyünde yapılan afet yerleşim alanı içindeki ilkokul alanının Jandarma Karakol alanı olarak tadilatının yapılması görüşülerek konunun Bayındırlık ve İmar komisyonuna gönderilmesi kararlaştırıldı.

     

  • ERZURUM'DA TOPRAK DAM GÖÇTÜ 1 ÖLÜ

     

    Erzurum’da toprak damlı evin bacasının çökmesi sonucu 80 yaşındaki Emine Cancan hayatını kaybederken eşi Kasım Cancan enkaz altından sağ olarak çıkarıldı.

    Olay, bugün saat 13.00 sıralarında merkez Yakutiye ilçesi Yukarı Yoncalık semti 2. Şadırlı Sokak üzerinde meydana geldi. 60 yıllık evli Kasım ve Emine Cancan çiftinin ikamet ettikleri toprak damlı gecekondu evinin bacası çöktü. Göçük altında kalan ve kafasına odun kalasın çarptığı Emine Candan hayatını kaybederken 81 yaşındaki eşi Kasım Cancan, mahalle sakinlerinin yardımıyla enkaz altında sağ olarak çıkarıldı.
    Olay sonrası göçük mahaline itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Toprak enkazın altında kalan Emine Cancan’ın cesedi ekiplerin çalışması sonucu çıkarıldı. Eşinin ölüm haberiyle kendinden geçen Kasım Cancan ile aile yakınları sinir krizi geçirdi.
    Olayın görgü tanıkları, “Kadın içeride elektrik süpürge ile temizlik yapıyormuş. Kış öncesi evin damına su geçirmemesi için birkaç gün önce toprak sermişlerdi. Toprak ağır gelince bugün göçük olmuş” dedi.
    Emine Cancan’ın cesedi savcının incelemesinin ardından Erzurum Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

     

  • ERZURUM'DA ABLAYA BIÇAK

    Erzurum’da erkek kardeşi tarafından ayağından bıçaklanan kadın, hastaneye kaldırıldı.
    Edinilen bilgiye göre, dün merkez Yakutiye ilçesi Kongre Caddesi'nde meydana gelen olayda U.Ü., tartıştığı ablası G. Ü'yü (26) bıçakla bacağından yaraladı. G.Ü, ambulansla Palandöken Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
    Ablasını bıçakla yaralayan U.Ü. polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

  • ERZURUM KAYIP VE KAÇAKTA ORTALARDA

    TÜİK 2010 yıllı Türkiye Elektrik Dağıtım ve Tüketim İstatistiklerini açıkladı.
    Erzurum elektrikte kayıp kaçak miktarı bakımından yüzde 12.5’luk oranla Türkiye iller sıralamasında 37’inci sırada yer aldı. Kişi başına elektrik tüketimi miktarı bakımından 60’ıncı sırada yer alan Erzurum’un Türkiye toplamında tüketim payı ise yüzde 0.5 olarak kaydedildi.


    KAYIP KAÇAK ORANINDA 22’İNCİ SIRADA
    104.304 MWh’lik elektrik kayıp kaçak miktarıyla 37’inci olan Erzurum, iletilen elektrik içindeki kayıp kaçak oranı bakımından ise 22’inci oldu. Türkiye’de kayıp kaçak oranının en yüksek olduğu iller yüzde 77.4 ile Şırnak, yüzde 74.8 ile Hakkari, yüzde 73.5 ile Mardin, yüzde 70.5 ile Diyarbakır, yüzde 64.4 ile Batman, yüzde 57 ile Muş, yüzde 55.2 ile Ş.urfa, yüzde 54.6 ile Van, yüzde 53.3 ile Ağrı olarak sıralandı.


    ŞANLIURFA İLK SIRADA
    Erzurum, Kayıp kaçak elektrik miktarı bakımından 37’inci sırada yer alırken, bu kategoride Şanlıurfa ilk sırada yer aldı. Bu ili Diyarbakır, Mardin, İstanbul Avrupa Yakası, Şırnak, Van, İzmir, Batman, Ankara, İstanbul Anadolu Yakası, Antalya, Bursa, Hakkari, Konya, Ağrı, Mersin, Samsun, adana, Muş, Hatay ve Gaziantep takip etti.


    KİŞİ BAŞINA ELEKTRİK TÜKETİMİ
    Erzurum kişi başına elektrik tüketimi bakımından Türkiye sıralamasında 60’ıncı, Büyükşehirler içinde 15’inci, Doğu Anadolu Bölgesinde Elazığ ve Van illerinden sonra üçüncü, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde ise ilk sırada yer aldı. Erzurum’da kişi başına elektrik tüketim miktarı 1206 Kwh olarak hesaplandı.

  • ERZURUM'DA BU İLANI OKUYAN GÜLÜYOR

     

    Erzurum’da birçok cadde ve sokağa asılan iş ilanına bakanlar bir daha dönüp bakıyor. ”Babana Burs Bağla” başlıklı iş ilanına bakanlar hayretler içinde kalıyor. Öğrencilerin dikkatini çekmek için böyle bir başlığın atıldığı düşünülen ilanda “ailenizden para istemek, burs peşinde koşmak yerine anketörlük yaparak babanıza burs bile bağlayabilirsiniz” yazıyor. İş ilanına ise en çok öğrenciler ilgi gösteriyor. İlanı gören Deniz Keskin ilk defa böyle bir ilan gördüğünü belirterek çok şaşırdığını söyledi.

    Vatandaşlar “Bu sıralar böyle ilginç ilanlar moda oldu. Ama şunu da belirtmek gerekir ki gayet ilgi çekiyor. İnsanlar ister istemez ilanı okuyor. Bu ilan ise diğer gördüğümüz ilanlardan daha ilginç geldi. Bakalım daha neler göreceğiz. Yavaş yavaş bu tarz ilanlara alışıyoruz. Dünya değişiyor. Haliyle insanlarımız da ilanlar da değişiyor. Ama bu değişim güzel gayet renkli görüntüler ortaya çıkıyor. Biz bu durumdan şikayetçi değiliz.” dediler.

     

  • "UTANMA YÜZÜNÜ AÇ"

    Adana'da bir kadın, tacizcisini sokak ortasında silahla vurarak yaraladı. Ablasını alnından öpen kardeşi, "Sen utanacak bir şey yapmadın, yüzünü kapatma aç" diyerek teselli etti.
    Olay, merkez Yüreğir ilçesi Özgür Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Emine S. yaklaşık 15 yıl önce şoförlük yapan Galip S. ile evlendi. Çiftin yaklaşık 10 yıl çocuğu olmadı. Bunun üzerine çift tüp bebek yöntemiyle 2 çocuğa kavuştu. Çocuklarından biri engelli olan çift hayatlarına mutlu bir şekilde devam ederken, Galip S.'nin 20 yıldır tanıdığı ve sürekli evine gelip giden arkadaşı Ali Ş. (41) Emine S.'yi taciz etmeye başladı.

    20 yıllık arkadaşının eşine aşk teklifinde bulunan ancak ret cevabı alan Ali Ş., bir türlü kadının peşini bırakmayarak, mahallede "Emine ile aramızda ilişki var" diyerek dedikodu yaydı. Bu durumu kocasına ve kardeşlerine haber vermeyen Emine S., dün öğleden sonra yanına biber gazı ve kocasının ruhsatsız silahını da alarak konuşmak için Ali Ş.'nin işyerine gitti. Ali Ş.’nin "Senden vazgeçmeyeceğim, benim olacaksın" sözleri üzerine tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede sokağa taşarken, Emine S. önce biber gazını sıkıp, daha sonra silahını 5 el ateşledi. Ali Ş. vücuduna aldığı kurşunla yere yığılırken, mahalleden bir vatandaş kadının elindeki silahı Ali Ş'nin kafasına sıkacağı anda elinden aldı. Yaralı şahıs otomobille hastaneye kaldırılırken, Emine S. 155'i arayarak "Beni taciz eden adamı vurdum, gelin beni alın" diyerek ihbarda bulundu. Polis ekipleri olay yerinde gözaltına aldıkları kadını Akıncılar Polis Merkezi'ne götürdü. Emine S., daha sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Adana Adli Tıp Birimi'ne getirildi.

    Ablası Emine S. sağlık kontrolüne getirildiği sırada kardeşi Mehmet S. de motosikletiyle polis aracının arkasından Adli Tıp Birimi’ne kadar geldi. Ablası polis aracından indikten sonra yanına gelen Mehmet S., onu öptü. Emine S. alınan raporun ardından tekrar polis aracına bindirilirken bu kez ablasını tutup alnından öpen Mehmet S., "Sen utanacak bir şey yapmadın, yüzünü aç kapatma" diyerek teselli etti. Sorgulanmak üzere Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ne götürülen Emine S.’nin ifadesinde Ali Ş.'nin kocasının 20 yıllık arkadaşı olduğunu ancak kendisini taciz ettiğini belirterek, "Ben karşılık vermeyince mahallede adımı çıkardı. Ben de uyarmaya gittim ama dinlemeyince vurdum. Kardeşlerime ve eşime onu öldürürler diye söyleyemedim" dediği öğrenildi.



  • SEÇİM TARİHİNİ AÇIKLADI

    Başbakan Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulunuyor.
    27 Ekim olayını geride bıraktık. Yerel seçim zamanında yapılacak, 14 Mart 2014'te yerel seçimi yapacağız. Yapılacak düzenleme ile 559 belediyenin tüzel kişiliği sona erecek. Bizim endişemiz yok. Ana muhalefetin genel başkanı bir şeyler söylüyor. Bunlar belediyecilikten anlamaz. İl Özel İdareleri’ni de kaldırıyoruz.

    İtalya'da şehirlerin sayısını azaltıyor. Biz ise geçmişte siyasi nedenlerle kurulmuş olan bu yerleri şimdi kapatmak suretiyle oralara daha fazla hizmet vermenin erdemine ulaşacağız. Büyükşehir olmayan 52 ilimizde, nüfusu 2 binin altında olan belediyeleri de kapatıyoruz. Toplam 559 belediyenin tüzel kişiliği sona eriyor. Bu belediyeler arasında memuru işçisi bulunmayanı da var, 527 nüfusa karşılık 26 memuru bulunanı da var.

    Belediyede aslında bütçe noktasında temel ilke, personel bütçesinin yüzde 30’u aşmamasıdır. Ama öyle belediyelerimiz var ki personelinin maaşını bile ödeyemiyor. Bu belediyeleri ayakta tutmanın en anlamı var? Peki bu hizmeti nasıl verecek? Sözünü ettiğim son iki belediyenin bir tek işçisi, bir tek sözleşmeli personeli yok. Ötekinin başkan dışında hiçbir personeli yok. Zaten buralarda herhangi bir hizmet verilmiyor. Başarılı bir devlet, başarılı bir finansman yönetimi ile olur. Ama ne CHP'nin ne de MHP'nin böyle bir derdi var.

  • AYRILAN SEVGİLİSİNİ ÖLDÜRDÜ

    Olay, Zeytinburnu Yenidoğan Mahallesi’nde Emek Sitesi’nde sabaha karşı meydana geldi. İddiaya göre, iki yıldır beraber olan Hüseyin B. (46) ile sevgilisi A.S., geçtiğimiz cumartesi akşamı arkadaşları ve aynı zamanda kapı komşuları olan Türkmenistan uyruklu Oğultach Beroykulyycua (36) ile beraber Bahçelievler'de bir mekana gitti.

    Üç arkadaş 04.30 sıralarında taksiyle eve döndüler. Eve giren iki sevgili kısa süre sonra tartışmaya başladı. Tartışma sırasında A.S., sevgilisine ayrılmak istediğini söyledi. Ayrılmak istemeyen ve sevgilisinden ret cevabı alan Hüseyin B., sevgilisini bıçakladı. Kavga seslerini duyan arkadaşları Beroykulyycua ise kapıyı çaldı. Kadının yerde kanlar içinde kaldığını gören komşuları bağırarak kaçmaya başladı. Komşusunu susturmaya çalışan zanlı, Berokulyycua’yı da 3 kez bıçaklayarak yaraladıktan sonra kaçtı. Hastaneye kaldırılan A.S. hayatını kaybederken, Berokulyycua ise tedavi altına alındı.

    Güvenlik güçleri, garson olduğu öğrenilen katil zanlısını sabaha karşı Esenler'de bir parkta uyurken yakaladı. Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen zanlının sorgusunda, “Beni aldattığını biliyordum" dediği öğrenildi. Zanlının daha önceden, fuhşa teşvik, zorlama ve uyuşturucu kullanma ile bulundurma suçlarından sabıkalarının olduğu belirtildi. Adliyeye sevk edilen zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi.


    Etiketler : Altın, Katil, Kavga, Zanlı, Asayiş, Hastane, Uyuşturucu, Adliye, Cezaevi, İddia, Esenler, Kapı, Türkmenistan

  • İĞRENÇ ADAM ERZURUM'DA YARGILANDI

    Erzurum’da 11 ila 12 yaşındaki kızlarına cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen baba, tutuklu yargılandığı Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi’nde 34 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
    Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianameye göre, aslen Kars'ın Sarıkamış ilçesi Beşyol köyü nüfusuna kayıtlı evli ve 4 çocuk babası Kutbettin L. (52), Erzurum'un Yakutiye ilçesindeki evinde, gece yarısı odada yatan kızları 11 yaşındaki M.L. ile 12 yaşındaki N.L.'ye cinsel organını gösterdi. Yataktan fırlayarak anneleri R.L.’nin yanına koşan kızlar, babalarının yaptığı hareketleri ve söylediği cinsel içerikli sözleri anlattı. Anne ile iki kızı baba hakkında şikayetçi oldu.
    Çeşitli tarihlerde gece yarısı yataklarında uyuyan kızlarına sözlü taciz ve cinsel organını gösterdiği, kızlarının yattığı yatağa iç çamaşırıyla girdiği iddia edilen baba Kutbettin L., Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ‘cinsel istismar’ suçundan tutuklandı.
    26 yıllık eşi Kutbettin L.’yi Cumhuriyet Savcılığı’nı giderek suç duyurusunda bulunan anne R.L., “Ne ceza gerekiyorsa, cezalandırın” diyerek şikayetçi oldu.
    Yaklaşık 1.5 yıl tutuklu kaldıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan baba Kutbettin L., karar duruşmasında verdiği ifadesinde, “Annelerinin iftirası ile komploya uğradım. Eşim kızlarımı döverek bu suçlamada bulunmuştur. Sizlerin önünüzde namusum ve şerefim üzerine yemin ederim ki, suçsuzum” dedi.


    ZİNCİRLEME CİNSEL İSTİSMAR’A 34 YIL 6 AY HAPİS
    Mahkeme heyeti, baba Kutbettin L. hakkında 18 yaşından küçük iki öz kız çocuğuna ‘zincirleme şekilde cinsel istismar’ suçunu ayrı ayrı işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 103-1 maddesi kapsamında 17’şer yıl 3’er ay olmak üzere toplam 34 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, Kutbettin L. hakkında hükmolan hapis cezasının miktarı, adli kontrol hükmünün yetersiz olacağı gerekçesiyle hükmün tutuklanmasına karar verdi. Adliye’den sıkı güvenlik önlemi altında çıkarılan sapık baba, Erzurum H Tipi Cezaevi’de özel bir koğuşa konuldu.

  • ERZURUM'DA AĞ İLE AVLANMAYA CEZA YAĞDI

    Erzurum’un İspir ilçesinden geçen Çoruh nehri ve kollarını oluşturan derelerde yasak olmasına rağmen ağ ile balık avlayan 10 kişiye, idari para cezası uygulandı.
    İspir İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, ilçeye bağlı Avcı ve Yaylalı Köylerinden geçen derelerde ağ ile balık avlandığı ihbarını aldı. Ekipler, yasak olmasına rağmen ağ ile avlanan 6 kişiye 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na göre kişi başına 253 lira para cezası kesti. Yasak malzemelerle avlananlara karşı bu bölgede denetimlerini sıklaştıran jandarma ekipleri, dün de Çoruh nehrinde ağ ile avlanan 4 kişiyi suçüstü yakaladı.
    4 kişiye de 253 lira idari para cezası kesildi.

  • NARMANSPOR BUZDA TÜRKİYE'DE SES GETİRECEK

     

    2011 Üniversiade kapsamında yapılan buz salonlarının en büyük müdavimi Narmanspor oldu. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdür Yardımcısı Burhanettin Eser’inde desteklediği Narmanspor, curligin yanı sıra buz hokeyinde de ses getirmeye hazırlanıyor.

    Narmanspor, 2012-2013 kış sezonunda buz sporlarında Narmanspor fırtınası esecek. Narmanspor Yöneticisi ve Erzurum Temsilcisi Erdal Karahan, Türkiye’nin ilk ve tek Bayanlar ve erkeklerde 1. Ligi’nde mücadele eden Buz Hokeyi takımına sahip olan ilçe olduklarını belirtirken, curlingtede bayanlarda ve erkeklerde iddialı olduklarını söyledi.Narmanspor’un 1986 yılında kurulan ve 5 bin nüfuslu bir ilçe takımı olup, Buz Hokeyi , Curling, Futbol, Voleybol ve Atletizm branşların da faaliyet göstermekterdiğini söyledi. Bir ilçenin spor kulübü olarak beş spor branşında faaliyet göstermenin gururunu yaşadıklarını belirten Karahan, kulüp başkanı Hüseyin Yavuz ile birlikte Yeşil-beyazlı takımı, zirveye taşımak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini vurguladı.
    BUZ SPORLARINDA KISA SÜREDE BÜYÜK BAŞARI
    Narmanspor Kulübü Asbaşkanı ve Erzurum Temsilcisi Erdal Karahan, kulüp olarak Narmanlıların desteği ile başarılı olduklarını ve bunun içinde tem Narmanlılara teşekkür etti. Karahan, “Narmanspor, Erzurum da kış sporlarının önemi artması ile ağırlığını Curling ve Buz Hokeyi vermiştir. Türkiye Curling ve Buz Hokeyi 1. Ligin de Bayan ve Erkek takımlarıyla mücadele etmekte olup, 2011-2012 sezonunda Curlingde Bayanlarda Çeyrek finale çıkmış, Erkeklerde ise grubunda dördüncü olmuştur. Buz Hokeyi Yıldız takımı ise 2011-2012 sezonunda il dördüncüsü olmuştur. Türkiye de tek ilçe takımı olarak 2012-2013 sezonu için 4, yirmi bir altı milli takımda oynayan ve 2 bayan curling sporcusu transfer ederek Türkiye Şampiyonluğu hedeflemektedir. 2012-2013 sezonunda Türkiye Buz Hokeyi 1. Ligin de mücadelece edecek Buz Hokeyi Bayan Takımına 15 sporcu transfer ederek Türkiye Buz Hokeyi 1. Ligin de ilk üçü için mücadele edecektir. Narmanspor Curling ve Buz Hokeyi Bayan ve Erkek takımları Erzurum da çalışmalarını sıkı bir şekilde sürdürmekte olup, Tüm Narmanlılardan ve spor severlerden Maddi ve manevi desteklerini bekliyor ve 9-11 Aralık 2012 tarihler arası Curling arena salonunda yapılacak olan Türkiye Curling 1. Ligi maçlarına tüm spor severleri davet ediyor saygılar sunuyoruz” diye konuştu.
    ESER’DEN HEMŞEHRİLERİNE DESTEK
    Buarada Narmanspor Asbaşkanı ve Erzurum Temsilcisi Erdal Karahan, Narman Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Belediye Başkanı Yücel Ahmet İşleyen, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çintimar ile Narmanspor kulüp başkanı Hüseyin Yavuz’dan her zaman destek gördüklerini belirtti. Karahan, kulübe her türlü desteği verenlere de teşekkür etti. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çintimar’ın ilçeden gelen bir spor kulübü olarak kendilerine salonların kapısını açtığını ve iyi bir çalışma ortamı oluşturduğuna işaret eden Karahan, “Fatih bey bize her zaman sporcu desteğinde de bulunarak, takım oluşturmamızda önemli rol oynuyor” dedi. Ceza ve Teavkif Evleri Genel Müdür Yardımcısı olan hemşehrileri Burhanettin Eser ile de gurur duyduklarını vurgulayan Narmanspor Asbaşkanı ve Erzurum Temsilcisi Erdal Karahan, “Burhanettin bey gibi bir hemşehrimizin fahri bir yönetici olarak özveride bulunması ve bize destek vermesi bizim için gurur kaynağıdır. Kendisine desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

     

  • BBP; "GEBERENE KADAR AÇLIK GREVİNE DEVAM"

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Bozok, cezaevlerinde bir süredir devam eden açlık grevini desteklediklerini açıkladı. Bozok, Selahattin Demirtaş ve Abdullah Öcalan'ın da açlık grevine katılmasını isterken olayla ilgili inanılmaz açıklamalarda bulundu.


    GEBERENE KADAR DEVAM ETSİNLER

    Bozok, "Açlık grevini destekliyoruz. İnşallah açlık grevi devam eder. Hatta, BDP'nin genel başkanı ve İmralı'daki cani de buna dahil olur. Açlık grevinin bitmesini istemiyoruz. İnşallah geberene kadar devam ederler" dedi.

    BBP MKYK üyesi Ali Kurt ile BBP Amasya İl Başkanı Hasan Arslan'ın da katılımıyla Amasya'da bir restoranda düzenlenen kahvaltının ardından gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan BBP Genel Başkan Yardımcısı Bozok, TBMM'ye sunulan Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı 'ihanet yasası' olarak değerlendirdi.


    PKK'YA DAHA ÇOK PARA GİTSİN Mİ İSTİYORSUN?

    Başbakan Erdoğan'ın BDP'li belediyelerin PKK'ya para transfer ettiğini belgelediklerini açıkladığını anımsatan Bozok, "Peki sayın Başbakan, siz o büyükşehir belediyeleri yasasını çıkarttığınız zaman bir Osman Baydemir'i düşünsene. Daha fazla para aktarsınlar diye mi bu yasayı çıkartıyorsunuz? Daha fazla o bölgede söz olsunlar diye mi çıkartıyorsunuz? Yoksa o projeye hizmet olsun diye mi yapıyorsunuz bunu. Yani bu yasa çıkarsa Diyarbakır'ın tamamı il sınırları içerisinde güvenliği, ekonomisi her türlü şeyinden Osman Baydemir sorumlu olacak. Değerli arkadaşlar, böyle bir mantık olur mu? Bunu bilinçli bir şekilde yapıyorsun demek ki. Bir taraftan terör örgütü ile mücadele olacaksın hem de bir taraftan teröre büyük destekler sağlayacaksın. Biz diyoruz ki, bunların önce akarlarını kesin terörün durması için. Adam çıkıyor milli, manevi değerlerimize hakaret ediyor, küfrediyor. Ama İçişleri Bakanı, belediye başkanıyla ilgili en ufak bir inceleme başlatmıyor. Anadolu'nun başka yerinde belediye olsa anında müdahale ediyorlar. Gerekirse gece apar topar tutuklayıp nezarete götürüyorlar. Temenni ediyoruz ki bu büyükşehir yasası parlamentodan geçmez" diye konuştu.

    Bozok, partisinin 29 ilde yaptıkları idam referandumundan yüzde 99 oranla evet çıktığını da hatırlattı.

     

  • TÜRKİYE AKILLI BOMBA ÜRETTİ

    Uçaktan atılan bombalara güdüm yeteneği kazandıran HGK’lar, TÜBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) mühendislerinin 5 yıllık çalışması sonucu geliştirildi. Ar-Ge’si tamamlanan HGK’lar, güdümsüz bombaların üzerine giydirilecek şekilde tasarlandı. Akıllı hale getirilen bombalar, koordinatları belirlenen hedefi uydu ve özel algılayıcılar yardımıyla 6 metre gibi düşük bir sapma değeri ile yok ediyor. Böylece ortadan kaldırılması istenen hedef dışındaki yerlere zarar verilmeden harekat yapılabiliyor. Savaş uçakları normal bombaları 5-6 kilometre uzaklıktan atarken, HGK’larda bu uzaklık 25 kilometreye çıkıyor. Üzerindeki ilave kanatçıkları ve özel yüzeyi ile akıllı bombalar havada süzülerek yol alıyor. Uçak tehlikeli bölgeye girmeden görevini güvenli bir şekilde tamamlıyor.


    “DÜNYADA SADECE 4 ÜLKEDE ÜRETİLİYOR”

    TÜBİTAK SAGE tarafından başarıyla tamamlanan proje hakkında bilgi veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, HGK’ların dünyada sadece 4 ülke tarafından üretilebildiğini söyledi. TSK’nın envanterine giren HGK’ların savunma sanayinde Türkiye’nin elini güçlendirdiğini açıklayan Bakan Ergün, çok az ülkede üretilebilen güdüm kitlerine yurt dışından da talep geldiğini belirtti. Ergün, yerli HGK’ların diğer ülkelerdeki ürünlerden daha üstün özelliklere sahip olduğunu kaydetti.

    TSK’nın akıllı bomba ihtiyacını karşılamak amacıyla HGK’ların seri üretime geçeceğini belirten Bakan Ergün, “Seri üretim için alt yapı tamamlanıyor. Savunma sanayi kuruluşları HGK’ları 2013 yılından itibaren seri olarak üretmeye başlayacak ve hava kuvvetleri artık yüzde 100 yerli HGK’lar ile daha da güçlenecek” dedi.


    “YERLİ ÜRETİMLE MALİYET 5’DE 1’İNE DÜŞTÜ”
    Bakan Ergün, yerli HGK’ların ithallere göre yaklaşık 5’de 1 oranında daha ucuz üretildiğini ve üstün özelliklere sahip olduğunu da vurguladı. Savunma sanayindeki projelerin nasıl milli bir kazanca dönüştüğünü anlatan Ergün, şunları söyledi:

    “TÜBİTAK’ın projeye başlamasıyla birlikte ithal edilen HGK’ların fiyatı düşmeye başladı. Üretilip kullanılmaya başladığında daha da düştü. Yerli teknoloji geliştirmenin böyle bir faydası da oluyor. Tedarikte kolaylık ve fiyatlarda düşme yaşanıyor. Projelerimiz her yönden milli bir kazanca dönüşüyor. Yerli üretimimiz ne kadar artarsa dışa bağımlılığımız da o kadar azalıyor.”



  • ERZURUM'UN FUTBOLCU KIZLARI SAHAYA İNDİ

     

    Erzurum’un Bayanlar 2. Futbol Ligi’ndeki temsilcisi Albayraklarspor Bayan Futbol takımı, lige fırtına gibi başlayarak 5 gollü bir galibiyet elde etti.

    Antrenör Alparslan Topçu ile Fatih Kula’nın yönetimindeki Albayraklarspor, Yeni Sentetik Sahada Siirt ASP Spor ile karşı karşıya geldi. Çok sayıda taraftarın izlediği maçta Erzurum ekibi rakibini 5’ledi. Maçın başından sonuna kadar üstün bir futbol ortaya koyan Erzurum ekibi rakibini adeta sahadan sildi. Albayraklarspor’u galibiyete ulaştıran goller Hacer (2), Elif(2) ve Hatıra’dan geldi. Sayısız gol fırsatından da yararlanamayan Albayraklarspor 5-1’lik galibiyetle lige farklı bir skorla “Merhaba” dedi ve üç puanın sahibi oldu.
    Albayraklarspor, Cihat Çelikdağ’ın yönettiği maça Handan, Feyza, Meryem, Ceyda, Lütfiye, Özlem, Bahar, Hacer, Hatıra, Elif ve İmade ilk onbiri ile çıktı.

     

  • HOCAEFENDİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

    Ergenekon davasının tutuksuz sanığı Muammer Karabulut tarafından Fetullah Gülen hakkında yazılan ''Protestan Kur'an'' adlı kitap, mahkemelik oldu. Gülen'in şikayeti üzerine, Karabulut hakkında ''Hakaret'' iddiasıyla, 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

    Karabulut, bir süre önce Tanyeri yayınlarından çıkan kitabında, Fetullah Gülen'in ''Askerliğini yapmadığı, Diyanetin sınavına girerken yaşını büyüttüğü, 12 Eylül ihtilaline zemin hazırladığı, Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş'in siyasi yasaklarının kaldırılmasına karşı çıkarak nurcuların hayır oyu vermesini sağladığı, okullarının CİA ve MİT kontrolünde olduğunu'' öne sürdü.


    GÜLEN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

    Gülen'in Avukatı Nurullah Albayrak da suç duyurusunda bulundu ve ''Toplumun tüm kesimleri arasında hoşgörü ve dialoğu tesis etmek için adeta canhıraş feryat eden müvekkilimin, kişilik haklarına zarar vermek suretiyle, haksız ve insafsız yayınlar yapılmaktadır. 70 yaşını aşan 55 yıldır halkın içinde olan ve hiçbir mahkumiyeti bulunmayan bir insan hakkındaki mesnetsiz suçlamalar, insaf, mantık, vicdan ve hukuk anlayışıyla izah edilemez bir davranıştır.'' dedi.


    KARABULUT DA GÜLEN'DEN ŞİKAYETÇİ OLDU

    Ankara Cumhuriyet Savcılığına ifade veren yazar Muammer Karabulut ise, kitaptaki bilgilerin tümünün doğru olduğunu savunarak, Anayasa'da yer alan ''Düşünce ve kanaat hürriyetini kullandığını'' savundu. Karabulut, ''Kendisini farklı bir dini topluluk ya da sosyal sınıf yerine koyarak suç işlediği gerekçesiyle'' Gülen'den şikayetçi de oldu.

    Ankara Cumhuriyet Savcısı Ahmet Cemal Gürgen, yazar Muammer Karabulut hakkında ''Hakaret'' suçundan dava açarken, ''Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği'' iddiası için ise takipsizlik kararı verdi. Karabulut'un yargılanmasına, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinde başlanacak.

  • BAŞBAKANLIKTA 3 EL SİLAH SESİ

    Başbakanlık Merkez Bina'da duyulan 3 el silah sesinin ardından bir kişi, korumalar tarafından gözaltına alındı. İsminin Nuri Başkapan olduğu öğrenilen eylemcinin kuru sıkı tabanca ile ateş açtığı belirlendi. Olayın ardından çok sayıda polis ekibi Başbakanlığa sevk edilirken, Olay Yeri İnceleme ekipleri de Merkez Bina'nın arka tarafında bulunan "C" kapısından binaya girdi. Eylemcinin Başbakanlık binası içindeki güvenlik biriminde bekletildiği öğrenildi.



  • TERZİOĞLU "TERÖRE HİZMET EDECEK UYGULAMADIR"

     

    Erzurum Baro Başkanı Faruk Terzioğlu, son günlerde cezaevlerinde yapılan açlık grevlerini değerlendirdi. Terzioğlu,70 cezaevinde 700’ü aşkın tutuklu ve hükümlünün cezaevi şartları ve kötü muamele gibi konuları ileri sürerek başlattıkları açlık grevinin masumanece olmadığını terör örgütünün kanlı eylem planlarından birisi olduğunu söyleyerek tutuklu ve hükümlülerin ne için açlık grevi yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini söyledi.

    Başkan Faruk Terzioğlu, İHA muhabirine yaptığı değerlendirmede, “Son günlerde ülkemizde bazı cezaevlerinde devam eden açlık grevleri değişik kesimlerce farklı amaçlarla değerlendirilmektedir. Öncelikle açlık grevlerinin uygulanmasını temin eden sebeplerin ne olduklarının iyi belirlenmesi lazım. Cezaevlerinde ki açlık grevleri terör örgütünün talimatıyla uygulanan bir grevdir. Terör örgütünün beslendiği kaynakların başında malumunuz kan gelmektedir. Mevsim itibariyle bundan sonra kırsalda dağlarda kan dökme amacına yönelik faaliyetler yürütemeyecekleri için hayatlarını devam ettirecekleri bu kanı cezaevlerinde açlık grevleriyle elde etmeye çalışıyorlar. Biz açlık grevlerinin masumanece isteklerce veya temel hak ve özgürlükler çerçevesinde veya cezaevi şartlarının iyileştirilmesine yönelik bir grev olduğunu düşünmüyoruz. Bu siyasi maksatlı teröre hizmet edecek bir uygulamadır. Yalnız burada dikkat etmemiz gereken üzerinde hassasiyetle durulması gereken konu cezaevlerinde devletin vicdanına, namusuna, adaletine emanet olan tutuklulardır. Suçu ne olursa olsun, hangi sebeple tutuklanmış olursa olsun her tutuklunun temel hak ve özgürlüklerinin özgürlükler çerçevesinde cezaevi prosedüründe cezaevi uygulamalarında ayrıcalıklı bir işleme tabi tutulmaması gerekir. Tüm hükümlülerin aynı işleme tabi tutulması gerekir. Herhangi birisine müspet veya menfi yönde bir ayrıcalık tanınmamalıdır. Biz cezaevinde ki hükümlülerin her hal ve şartta milletin şefkatiyle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Geçmişte bunun çok acı uygulamaları olmuştur. Hayata dönüş operasyonları ile cezaevlerine yapılan baskınlar çok ciddi yaralanmalara sebebiyet vermiştir toplum vicdanını yaralayan uygulamalar ortaya çıkmıştır. Bizim hassasiyetimiz şudur; cezaevlerinde açlık grevi yapan tutuklu ve hükümlülerin ne için açlık grevi yaptıklarının iyi bilmeleri gerekir. Onların kendi ihtiyaçları için veya uygulanan insan hakları ihlali ile ilgili bir talepleri varsa bu konunun takipçisi olacak olan kurumlar kuruluşlar vardır. Kendilerinin böyle bir şeye alet olmamaları lazım. Dışarıdan talimatla kendi hayatlarına son verecek kadar ikna edilmiş düşüncesi, fikri bu yönde değişmiş insanların bir daha düşünmesi lazım. O insanlara gerçekten yazık oluyor. Bu durum bizi cidden rahatsız etmektedir. Yetkililerden özellikle şunu istiyorum oradakiler devletin namusuna vicdanına şefkatine emanet edilmiş insanlardır. Eğer oraıda insan haklarını ihlal eden davranışlar varsa bu biran önce giderilip greve son verdirilmelidir” dedi.

     

  • ERZURUM'DA TECAVÜZ VE CİNAYET DAVASI

     

    Erzurum'un Şenyurt beldesinde değişik tarihlerde 12 yaşındaki N.A.’ya tecavüz ettikten sonra, 28 Ağustos 2010 günü bıçaklayarak öldüren katil zanlılarının yargılanmasına Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Zanlıların yaşlarının küçük olduğu gerekçesiyle mahkeme heyeti duruşma oturumunu ‘gizli’ yaptı.

    Tortum ilçesine bağlı Şenyurt beldesinde, 29 Ağustos 2010’da, N.A.'nın (12) arkadaşlarıyla oyun oynadığı sırada kaybolduğu bildirilmiş ve ormanlık alanda toprağa gömülü olarak cesedi bulunmuştu. Tortum Cumhuriyet Savcılığı tarafından sürdürülen dava dosyasında S.K. ve A.D., 03 Eylül 2010 tutuklanarak Oltu Cezaevi’ne konmuştu.
    Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianameye göre, Şenyurt beldesi Cihanlı Mahallesi’nde 2008 yılından değişik tarihlerde tecavüze uğrayan 12 yaşındaki N.A., “Sizi köye rezil edeceğim” diye tehdit etti. Tutuklu bulunan 14 yaşındaki A.D. ve S.K., N.A.’nın bu sözlerinin ardından öldürme kararı alarak, genç kızı bıçaklayıp, boynuna geçirdikleri iple boğarak öldürdüklerini itiraf etti.
    Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianamenin Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesiyle yapılan ilk celse duruşmada tutuklu sanıklar S.K. ve A.D. hakkında ‘nitelikli kasten öldürme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak şekilde cinsel istismar’ suçlarından müebbet hapis cezası istendi. Tutuksuz sanıklar M.F.D. ile Y.E.B. hakkında ise TCK’nın 103-2 maddesi kapsamında “Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle, cinsel istismar’ suçlarından 8 ila 15 yıl arasında hapis cezası istendi.

    DURUŞMAYA ‘GİZLİLİK’ KARARI
    Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘tecavüz, kasten öldürme, nitelikli cinsel istismar nitelikli kasten öldürme” suçlarından hakim karşısına çıkarılan ikisi tutuklu toplam dört sanığın duruşması CMK’nın 185-1 maddesi kapsamında sanıkların 18 yaşından küçük oldukları gerekçesiyle duruşmanın ‘kapalı’, ‘gizli’ olarak yapılmasına oy birliği karar verildi.
    Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri tarihe ertelendi.

     

  • ERZURUM BÖYLE DOLANDIRICILIK GÖRMEDİ

    Erzurum’da çiftçilik yapan L.A. ve B.A., gömü vaadiyle 112 bin 900 TL’lik dolandırıcılık mağduru oldular.
    Edinilen bilgiye göre, L.A., ve B.A., temmuz ayında tarlada çalıştıkları esnada yanlarına daha önce hiç tanımadıkları bir şahsın gelerek bir yerde gömü var diyerek beraber çıkaralım teklifinde bulundu. L.A., ve B.A., iki gün sonra dolandırıcı S.B., ve B.A., ile buluşarak havaalanın karşısında bulunan boş arazide kazı yaptı.

    Yapılan kazı sonucu dolandırıcı şahısların söylemiş olduğu yerden 3 adet altın heykel sarısı şekilde çıktı. Daha sonra dolandırıcı şahıslar bu heykelleri satmak için bir yere götürmeleri gerektiğini ve o yerde bunları satıp kendilerine Mercedes araba getireceklerini söylediler.

    Ama oraya gidebilmeleri için hesaplarına para yatırmaları gerektiğini belirttiler. L.A., ve B.A., dolandırıcı şahısların hesaplarına toplamda 112 bin 900 TL para yatırdı. Daha sonradan ise dolandırıldıklarını anlayan L.A., ve B.A., Gürcükapı Polis Merkezine giderek şikayette bulundular.
    Polis şüpheli S.B., ve B.A.,’nın yakalanması için çalışma başlattı.

  • BARLAK AİLESİNİN MUTLU GÜNÜ

     

    Zafer Ofset Matbaacılık ve Zafer Medya sahipleri Selahattin Barlak'ın oğlu Burak ve Metin Barlak’ın kızı Özgül ile bir ömür sürecek beraberliğe imza attı.

    Palandöken Kayak Merkezi’nde ki Xanadu Hotel’de düzenlenen nikâh törenine genç çiftin aileleri ve çok sayıda seveni katıldı. Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar’ın kıydığı nikâhta genç çiftin nikah şahitleri ise Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu, Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, AK Parti Erzurum eski İl Başkanı Hüseyin Tanfer, Ak Parti Yakutiye İlçe Başkanı Yunus Şahin, Matbaacılar ve Kırtasiyeciler Odası Başkanı Hikmet Karaca ve Zaman Gazetesi Bölge Temsilcisi Ersin Demirci oldu.
    Genç çifte bir ömür boyu mutluluk dileyen Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, “Bugün burada gençlerimizin bir ömür boyu süreceğini temenni ettiğimiz yuvanın kuruluşuna şahitlik ediyoruz. Allah bir yastıkta kocatsın. Mutlulukları daim olsun inşallah” dedi.
    Bulutlar genç çifte kur-anı kerim ve Türk Bayrağı hediye etti. Genç çifte nikâh cüzdanını Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu taktim etti. Nikâh Töreninin ardından davetliler Dadaşın Gönül Sesi ekibinin seslendirdiği nağmelerle duygulanırken Erzurum’un gülcü sesi Fetih Siverekli ve Ümit Turan’la coştu, Semih Yetimoğlunun şiirleriyle hüzünlendi ve ünlü tiyatrocu Cumur Sevalin teyo tiplemeleri ile davetleler kahkahaya boğdu.
    Düğün sonrası havaiyi fişek gösterileriyle son buldu.

     

  • ERZURUM GECE EKSİ DÖRDÜ GÖRDÜ

     

    Kış mevsiminin bu sene geciktiği Erzurum’da Sonbahardan kalma günler yaşanırken gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altına düştü.

    Erzurum Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, kent merkezinde gece en düşük hava sıcaklığı bu sene ilk kez sıfırın altına düştü. Erzurum’da gece en düşük hava sıcaklığı eksi 4 olarak ölçüldü. Bu hafta boyunca gündüz hava sıcaklık değerlerinin 14,15 ve 16 derecelerde seyretmesinin tahmin edildiğini belirten meteoroloji yetkilileri gece ise sıfırın altında olmak üzere 1, 3 ve 4 derece olarak beklendiğini kaydettiler.
    Öte yandan meteoroloji istatistiklerine göre son 30 yıl içerisinde Kasım’ın ilk haftasında Erzurum gece en düşük hava sıcaklığının eksi 20 olarak ölçüldüğü ortaya çıktı.
    Erzurum’a bu sene kışın geç geldiğini özellikle gündüzleri sıcak havanın etkili olduğunu ifade eden vatandaşlar,”Şükür bu sene kışa geç giriyoruz. Havaların hep böyle gitmesi temennimiz. Odun ve kömürden şuan itibariyle 1 aylık kardayız” dediler.

     

  • ONBİNLERCE MEMUR ALINACAK

    Öte yandan en az 11 bin 915 kişiye de devlette iş kapısı açıldı. Personel alımı yapacak kurum ve kuruluşlar şöyle:

    4 BİN 110 PERSONEL: Diyanet, 200 Kur'an kursu öğreticisi, 3 bin 760 imam hatip, 150 müezzin-kayyım alıyor. 2012 KPSS (B) grubu puan sırası esas alınarak her bir grup için boş kadro sayısının 3 katına kadar aday, sözlü sınava çağrılacak. Başvuru 13 Kasım'da sona eriyor.

    100 İDARE MEMURU: Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nce 100 idare memurluğu öğrencisi alınacak. Başvuru 26 Kasım'da başlıyor. Sözlü sınav ve mülakata, 2012 KPSS LİSANS'a katılıp KPSSP-3 puan türünden 70 ve daha yukarı puan alanlardan, en yüksek puandan başlamak üzere belirlenen kadro sayısının 5 katı aday çağrılacak.

    TSE'YE 110 UZMAN: Türk Standardları Enstitüsü, 110 uzman yardımcısı alacak. Sınava başvuru için, 9-10 Temmuz 2011 veya 7-8 Temmuz 2012'de yapılan KPSS'den, mühendislik, fizik, kimya mezunlarının KPSSP-7, bilgisayar öğretmenliği, eğitim iletişimi ve planlaması ile yönetim bilişim sistemleri mezunlarının KPSSP-5, hukuk mezunlarının KPSSP-103, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler mezunlarının KPSSP-65 puan türünden en az 70 puan almış olması gerekiyor. Başvurular 16 Kasım'da sona eriyor.

    100 UZMAN YARDIMCISI: Milli Eğitim Bakanlığı'na 100 uzman yardımcısı alınacak. Başvurular 9 Kasım'da bitiyor.

    MALİYE'YE 242 UZMAN YARDIMCISI: Defterdarlıklarda görev yapmak üzere 242 uzman yardımcısı alınıyor. Sınava 4 yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya bunlara denkliği kabul edilen öğretim kurumlarının mezunları başvurabiliyor. Temmuz 2011 veya Temmuz 2012 KPSS'den KPSSP39, KPSSP40, KPSSP42, KPSSP56 ve KPSSP118 puan türlerinin herhangi birinden 75 ve üzeri puan almış olmak gerekiyor. Başvuru 9 Kasım'da bitiyor.

    DAHA BİRÇOK KURUM ALIM YAPACAK

    Kültür ve Turizm Bakanlığı'na 50 uzman yardımcısı (Başvurularda 23 Kasım son tarih), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'na 30 uzman yardımcısı (Son tarih 16 Kasım), Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na 30 uzman yardımcısı (Başvurularda 15 Kasım son tarih), Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na 35 denetçi yardımcısı (Başvurularda 13 Kasım son tarih), Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na 40 müfettiş yardımcısı (Başvurularda 9 Kasım son tarih), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na 20 bankalar yeminli murakıp yardımcısı ve 30 bankacılık uzman yardımcısı (Başvurularda 8 Kasım son tarih), PTT Genel Müdürlüğü'ne 8 müfettiş yardımcısı (Başvurularda 28 Kasım son tarih), Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sözleşmeli 10 avukat (Başvurularda 16 Kasım son tarih).

  • ŞEMDİNLİ'DE KORKUNÇ PATLAMA

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde polis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada 1 kişi hayatını kaybederken, 18 kişi yaralandı.
     Akşam saat 17.00 sıralarında ilçenin girişindeki eski polis kontrol noktası yakınlarında zırhlı aracın geçişi sırasında bomba yüklü araç, büyük bir gürültüyle patlatılmıştı. Patlamanın bir düğünün dağılması esnasında meydana gelmesi sonucu 11 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti, 18 sivil vatandaş yaralandı. Yaralılardan durumu ağır olan 3 kişi askeri helikopterle Van’a kaldırılırken; diğer yaralılar Hakkari, Yüksekova ve Şemdinli’deki hastanelerde tedavi altına alındı.


    YARALILAR DEVLET HASTANESİ'NE GETİRİLDİ

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde polis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada yaralanan vatandaşlar, Yüksekova Devlet Hastanesi’ne getirildi.

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde polise ait zırhlı aracın geçişi sırasında bomba yüklü aracın patlatılması sonucu yaralanan vatandaşların bazıları, ambulanslarla Yüksekova Devlet Hastanesi’ne getirildi. Hayati tehlikeleri bulunan bazı yaralılar hemen ameliyata alındı.

  • AK PARTİ KAMPI SONA ERDİ

    AK Parti'nin Kızılcahamam kampının kapanış konuşmasını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 2023 vizyonu sahiplenmesine tepki göstererek, "Yani eğer bunun patenti hakikaten size aitse, bedelini de söyleyin ödeyelim. Biz doğruya her zaman sahip çıkarız. Biz siyaset deyince; hizmeti, projeyi, yatırımı, reformu anlıyoruz. Konuşurken, somut faaliyetlerden bahsediyoruz" diye konuştu.
     AK Parti'nin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sona erdi. Gün boyu milletvekillerinin sorularını cevaplayan ve önerilerini dinleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra ise kampın kapanış konuşmasını yaptı. Başbakan Erdoğan'ın konuşma yapacağı salonda, özel harekat polislerinin de önlem alması dikkat çekti.

    Konuşmasına, Şemdinli'de kobra türü polis aracının geçişi sırasında patlatılan bomba yüklü araca değinerek başlayan Erdoğan, bu terör saldırısında polis aracının zarar görmediğini fakat bir çocuğun hayatını kaybettiğini, 18 vatandaşın da yaralandığını söyledi. Başbakan Erdoğan terör saldırısı ile ilgili olarak, "Bu alçakça saldırı bir düğün mahallinin hemen yanı başında olduğundan maalesef sivil kayıplar meydana geldi. Ve bir yavrumuz 11 yaşında hayatını kaybetti. Terör örgütünün alçakça yüzünü bir kez daha ortaya bu hain saldırı ile koymuş oluyor ve biz de tabi ki bunu şiddetle kınıyor, şiddetle lanetliyoruz. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah'tan rahmet ve ailesine de sabırlar dilerken, yaralı kardeşlerimize de Rabbimden şifalar temenni ediyorum" diye konuştu.

    11 yıl önce AK Parti'yi milletle istişare ederek kurduklarını söyleyen Başbakan Erdoğan, AK Parti olarak, hiçbir zaman kapalı tutmadıklarını söyleyerek, "Danışmayı, istişareyi terk edenin doğru yolu bulamayacağı öğüdünü hiç aklımızdan çıkarmadık. Atalarımızın, 'danışanın dağları aştığı, danışmayanın yollarda şaştığı' sözünü hiç unutmadık" şeklinde konuştu.
    Başbakan Erdoğan ayrıca, Türkiye'de bir kesimin haklarının geri verilmesine diğer kesimin tepki göstermesini eleştirerek şunları söyledi:

    "Biz Türkiye'de cumhuriyeti dillerinden düşürmeyenlerin aslında cumhurla, Cumhuriyetle ilgilerinin olmadığını nasıl biliyorsak, aynı şekilde demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin de gerçekte demokratik bir anlayıştan ne kadar uzak olduklarını gayet iyi biliyoruz. Kendilerinin özgürlükleri, hakları, hukukları söz konusu olduğunda arşa kadar demokrat olanlar, konu başkalarına gelince bu defa sonuna kadar yasakçı bir kimliğe bürünüyorlar. Başkalarının hak ve özgürlükleri başkaları için bir tehdit, bir sorun gibi algılayanlar, yıllarca toplumun bir bölümüne ötekileştirmeyi, ayrımcılığı dayattılar. Geçmişte hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılan insanların, bugün en tabii haklarına kavuşmasını bir sorun olarak görenler, mahalle baskısı gibi kavramları tedavüle koyarak yeni ayrımcılıklar üretmeye başladılar.

    Meslek liselerine uygulanan haksızlıklar ortadan kalkınca, kendi özgürlükleri sınırlanıyormuş gibi yaygara yaptılar. İmam-Hatip liseleri meselesi normalleşince, Kur'an-ı Kerim'in seçmeli ders olarak okullara girmesi gerçekleşince, Peygamberimizin hayatı seçmeli ders olunca toplum muhafazakarlaşıyor diye gürültü koparttılar. Kendilerini imtiyazlı, kendi yaşamlarını tek hakikat olarak görenler, farklı toplum kesimlerinin yaşam tarzlarına, düşüncelerine, inançlarına hep bir sorun, bir tehdit gibi yaklaştılar. Türkiye normalleştikçe, özgürleştikçe, ileri demokrasiye doğru yol aldıkça bunların tahammülsüzlükleri daha da arttı. Çoğunluğun, azınlığın tahakkümünde kalmasını isteyenler, demokrasiyi de sadece kendileri için arzu ettiler, kendi imtiyazları için demokrat göründüler."


    "AK PARTİ'DE BİRİLERİNİN UMDUĞU GİBİ METAL YORGUNLUĞU YOK"

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, istişare ve değerlendirme toplantısında geleceğe ilişkin beklentilerini yaptıklarını ve değerlendirmelerde bulunduklarını söyleyerek, "Gerçekten çok verimli bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirdik" dedi. AK Parti'de bir yorgunluk olmadığını tam tersine heyecanın devam ettiğini belirten Erdoğan, "İktidarının 10. yılını geride bırakan AK Parti'de, öyle birilerinin umduğu, beklediği gibi bir metal yorgunluğu asla yok. Tam tersine, heyecanımız, dinamizmimiz, üretkenliğimiz en az iktidara geldiğimiz günkü kadar diridir. Bu heyecanın üzerine 10 yılık tecrübemizi de ilave ederek, artık daha kapsamlı, daha iddialı projeler üretiyor, daha hazlı çalışma takvimleri oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu.


    2023'ÜN SAHİPLENENLERİ ÇOĞALMAYA BAŞLADI

    Başbakan Erdoğan, "2023'ün de sahiplenenleri çoğalmaya başladığını belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugünkü kurultay konuşmasında 2023 vizyonu kavramını daha önce kendilerinin kullandığını hatırlattı. Bahçeli'ye cevap veren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

    "Doğrusu bu kadar yüzeysel ve sığ anlayışa yorum yapmak bile abestir. AK Parti'nin bugüne kadar somut projelerle, icraatlara yatırımla ortaya koyduğu vizyona diğer partilerin hayalleri bile erişemez. Ne kadar vizyona sahip oldukları geçmiş iktidar örneklerinde milletimizce çok iyi görülen bu partilerin, AK Parti'nin 2023 hedeflerini anlaması da, algılaması da, bunlarla yarışması da mümkün değildir.

    Biz 2002'de; Türkiye'yi o bitmiş, tükenmiş Türkiye'yi bu MHP'den, DSP'den ve ANAP'tan devraldık. Şimdi DSP diye bir parti var mı, ANAP diye bir parti var mı? Tamamen bunlar yok oldu. MHP? Eh, şuanda ayakta durmaya çalışıyor. Bir dönem parlamentoya dahi giremediler. Şimdi parlamento. Ama şimdi diyorlar ki, 'bizden 2023'ü çaldılar, kaptılar.' Yani eğer bunun patenti hakikaten size aitse, bedelini de söyleyin ödeyelim. Biz doğruya her zaman sahip çıkarız. Biz siyaset deyince; hizmeti, projeyi, yatırımı, reformu anlıyoruz. Konuşurken, somut faaliyetlerden bahsediyoruz. Onların konuşmasında sevgili kardeşlerim sadece retorik var, hamaset var, tutarsız laf kalabalıkları var."

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, en fazla personel atamasının ve mali noktada en büyük desteğin Milli Eğitim'e verildiğini belirterek, "Bütün bunlara rağmen bizim bunu yüzde yüz olarak hemen çözmemiz mümkün mü? Tabii ki değil. Fakat, önümüzdeki program çerçevesinde İnşallah bunu da sıfırlayacağız" dedi.


    Başbakan Erdoğan, 'AK Parti 19. Kızılcahamam İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında, toplantının içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, yaptığı konuşmada, öğretmen atamalarında kadro eksiğinin tamamen giderilmesinin, bütçe imkanlarının gelişmesine ve Türkiye'nin ekonomisinin daha da büyümesine bağlı olduğunu belirterek, "Bu alanda düne göre çok iyi noktadayız ve imkanlarımız geliştikçe iyi bir noktaya doğru ilerliyoruz. Ancak, ihtiyacın tamamen karşılanması başka bir şeydir okuldan mezun olan veya atama bekleyen hepsinin öğretmen olarak atanması başka bir şeydir. Ne devletin böyle bir taahhüdü olabilir ne de dünyanın herhangi bir köşesinde üniversiteyi bitirenler doğrudan kadroya atanır. Böyle bir şey yok. Bu yönde iktidarı suçlayıcı şekilde propagandalar yapılması da doğrusu hiç adil bir yaklaşım olmaz" dedi. En fazla personel atamasının ve mali noktada en büyük desteğin Milli Eğitime verildiğini bildiren Erdoğan, "Bütün bunlara rağmen bizim bunu yüzde yüz olarak bunu hemen çözmemiz mümkün mü? Tabii ki değil. Fakat, önümüzdeki program çerçevesinde İnşallah bunu da sıfırlayacağız" diye konuştu.


    "81 VİLAYETTE GİRMEDİK KÖY, MAHALLE, ÇALMADIK KAPI BIRAKMAYACAĞIZ"

    Erdoğan, önümüzdeki dönemde yerel seçimlerin olacağını hatırlatarak, "Önümüzdeki yerel seçime, Cumhurbaşkanlığı seçimine ve milletvekili genel seçimine kadar izleyeceğimiz politikaları ana hatlarıyla arkadaşlarımızla değerlendirme imkanı bulduk. Bu toplantıyı partimizin kurucu üyeleriyle, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleriyle, Merkez Disiplin Kurulu ve parti içi disiplin Hakem Kurulu Üyeleriyle, Milletvekillerimizin katılımıyla kendi içimizde yaptık" şeklinde konuştu. Asıl kucaklaşmanın milletle yapılacağına dikkati çeken Erdoğan, 81 vilayette girmedik köy, mahalle, sokak ve çalmadık kapı bırakmayacaklarını ifade etti. Erdoğan, 75 milyon vatandaşın içinde sıkmadık el, sormadık kişi bırakmayacaklarını belirterek, açılış konuşmasında ifade ettiği hizmetleri, Bakanların sunumlarında belirttikleri hususları 'erkek-kadın, yaşlı-genç' her vatandaşa tekrar tekrar anlatacaklarını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, "Milletimizle irtibatımızı hiç kesmedik. Biz, diğerleri gibi sadece seçimden seçime milletimizi hatırlamadık. Biz, milletimizin sinesinden doğduk. Bugüne kadar bize hep milletimiz yoldaşlık etti. Bundan sonra da yine milletimizle birlikte yolumuza devam edeceğiz" dedi.


    "CUMHURİYET İSTİSMARCISI CHP, 'MİLLETİMİZLE BİZİM' ARAMIZA GİREMEZ"

    "Kimse milletimizle bizim aramıza giremez" diyen Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: "Cumhuriyet istismarcısı CHP de, Kürt kardeşlerimizin istismarcısı bölücü terör örgütü ve uzantıları da, milliyetçiliğin istismarcısı MHP de bizim aramıza giremez. Yaşamak için nasıl bedenle ruhun birlikte olması lazımsa, biz de her daim milletimizle biriz ve beraberiz. Biz, bugüne kadar milletimizle olan bu birlikteliğimize halel getirecek hiçbir yanlışta asla olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Milletimiz de sağolsun, bizden desteğini hiç esirgemedi."


    "MUHALEFET PARTİLERİ KAPIDAN GİREREK YAPAMADIKLARINI, BACADAN SIZARAK BAŞARMANIN DERDİNDE"

    Erdoğan, "Milletimizle aramızdaki o samimi muhabbeti o heyecanı ve bağlılığı kesemeyeceklerini, bu sağlam bağı kopartamayacaklarını anlayan muhalefet partileri ise kapıdan girerek yapamadıklarını, bacadan sızarak başarmanın derdindeler" dedi. Muhalefet partilerinin meclis çalışmalarını engellemek, millete hizmet götürülmesine mani olmak için yıllardır ellerinden geleni yaptığını belirten Erdoğan, bunun için meclisin denetim mekanizmalarının amacından çıkarmaktan da çekinmediklerini ifade etti. Erdoğan, "Önceki gün, MHP tarafından Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç'la ilgili 2 ve diğer Bakanlarımız Sayın Eker, Dinçer ve Yılmaz'la ilgili de 4 olmak üzere tam 6 tane gensoru önergesini birden verdiler. Gensoru çok ciddi bir denetim mekanizması.

    Hükümetin düşmesine, genel seçimlere gidilmesine yol açacak kadar önemli bir denetim mekanizması. Muhalefet tarafından akıl almaz şekilde bu mekanizma sulandırılmış durumda" şeklinde konuştu.


    "BİZİMLE MİLLETE HİZMET KONUSUNDA YARIŞAMAYANLAR, KENDİ ARALARINDA GENSORU YARIŞINA GİRDİLER"

    Geçtiğimiz 10 yılda Muhalefet Partileri tarafından TBMM'de öncekilerle birlikte tam 41 gensoru önergesinin verildiğini bildiren Erdoğan, bunlardan üçünün daha sonra geri çekildiğini bir tanesinin de gensoru verilen Bakanın görev alanının değişmesinden dolayı düştüğünü söyledi. Erdoğan, altı tanesinin henüz görüşülmediğini kalan 31 tanesinin Meclis'te görüşüldüğünü ve reddedildiğini ifade etti. Erdoğan, "Bunlardan 20 tanesi CHP, 5 tanesi MHP tarafından verilmişti. MHP'nin CHP ile arasındaki farkı kapatmak için atağa geçtiği anlaşılıyor. Onun için şimdi 6 tane birden verdi. Arayı kapatacak derdi o. Zannediyor ki bunu yaparsam oylarımda artış olacak. Bizimle millete hizmet konusunda yarışamayanlar, şimdi kendi aralarında gensoru yarışına girdiler" dedi.

    Erdoğan, verilen gensoru önergelerinin aslında trajikomik gerekçelere dayandırıldığını bildirerek, verilen gensoru önergeleri hakkında bilgiler verdi.


    "TÜRKİYE'DE MUHALEFET SORUNU VAR"

    Türkiye'de gerçekten bir muhalefet sorunu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    "Aslında güçlü bir demokrasinin güçlü bir muhalefete ihtiyaç vardır. Ama bizim talihsizliğimiz, Türkiye'de güçlü bir muhalefet yok. Her seferinde gensoru ellerinde patlıyor ama bunlar yine de akıllanmıyor. En son Dışişleri Bakanımız hakkında verilen gensoruda CHP yine perperişan oldu. Ava giderken avlandı, mahcup duruma düştü.

    Buna rağmen pes etmiyor. Muhalefet en ciddi konuları, mekanizmaları işte böyle sulandırarak milletin gözünde kendi kendini bitiriyor. Esasen, tabii bu durum bizi hakikaten güçlü ileri demokrasi noktasında rahatsız ediyor. Gerçekten karşımızda güçlü, çalışkan bir muhalefet olması bizi üzmez tam tersine bizi sevindirir. Biz, hizmette rekabetten asla kaçmadık. Kaçmayız. Ama karşımızda milletten kaçan, milletimin teveccühüyle kavuşamadığı güce kuralların, kurumların ayarlarıyla oynayarak, bunları zorlayarak ulaşma peşinde olan bir muhalefet var."
    Erdoğan, "Bizim 2023 hedeflerimiz var, Sayın Bahçeli 2023'ü zikrettiysen, 2023 için nerede, hangi belgelerle, planın projen nedir, çık bunu açıkla. Ne derece samimi olduğunu anlayalım" dedi.



  • MHP DELEGESİ BAHÇELİ DEDİ

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 10. Olağan Genel Kurultayı’nda Devlet Bahçeli 725 oyla yeniden genel başkanlığa seçilirken, Koray Aydın 441 oyda kaldı.
    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 10. Olağan Genel Kurultayı’nda oylama işlemlerinin ardından sayıma geçildi. Seçimlerde 1220 delegeden 1214’ünün oyu geçerli sayıldı. Oylamaya göre, mevcut Genel Başkan Devlet Bahçeli 725 oy alarak güven tazeledi. Diğer adaylardan Koray Aydın 441, Musavvat Dervişoğu 48 oy aldı.

  • OĞLU İLE GELİNİNİ ÖLDÜRTTÜ

    Karaman’da 2 gün önce evlerinde tabancayla öldürülmüş halde bulunan karı kocanın, ölen adamın babasının tuttuğu tetikçiler tarafından vurulduğu iddia edildi. Polis, cinayeti 24 saat dolmadan çözdü.
    Olay, geçtiğimiz Perşembe günü Mümine Hatun Mahallesi 1507. Sokak’ta bulunan iki katlı evin zemin katında meydana gelmişti. Bir ay önce buğday pazarında hamallık yapmaya başlayan Ramazan K. (22) ile 2 ay önce dini nikahla evlendiği eşi Meryem Kurt’un (28) cinayete kurban gitmesi kadının diğer kocasından olan 2.5 yaşındaki oğlunun sabah boş kovanları alıp evin önünde oynadığını gören komşuların eve girmesiyle ortaya çıkmıştı. Karı kocanın öldürülmesi olayından sonra Karaman Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri geniş çaplı soruşturma başlatırken, baba İbrahim K’nin (50) şüpheli hareketlerde bulunması polisin dikkatinden kaçmadı. Bunun üzerine ekipler baba İbrahim K. ve tanıdıklarının üzerine yoğunlaştı. Cinayeti bir tetikçinin işlemiş olabileceği ihtimali üzerine duran polis ekipleri, çalışmalar sırasında tetikçi olduğu iddia edilen 2 kişi ile aracı olduğu belirtilen şüphelinin izine ulaştı. Tetikçi olduğu iddia edilen Hüseyin Ö. (46) ve eve beraber gittikleri öğrenilen Hikmet T. (44) ile baba ile şüpheliler arasında aracılık yaptığı öne sürülen Durmuş K. (31) polis tarafından gözaltına alındı. Şüphelilerden Hüseyin Ö'nün cinayeti işlediğini itiraf etmesi ve baba İbrahim K'den para alarak bu işi gerçekleştirdiklerini söylemesi üzerine, polis İbrahim K'yi evinde gözaltına aldı. Şüphelilerden Hikmet T'nin evinde yapılan aramada, cinayette kullanılan tabanca, sopa, ip ve fener de ele geçirildi.

    OĞLUNUN İKİ ÇOCUKLU BİR KADINLA EVLENMESİNİ HAZMEDEMEMİŞ

    Baba İbrahim K'nin, inşaatlarda birlikte çalıştığı 22 yaşındaki oğlu Ramazan K.’nın iki çocuklu ve iki eşten ayrılmış bir kadınla evlenmesini hazmedemediği ve böyle bir plan yaptığı iddia edildi. İbrahim K'nin oğlunu, Meryem Kurt ile evlenmemesi için defalarca uyardığı, hatta bir hocaya giderek 5 bin lira para karşılığında oğlunun bu evliliği yapmaması için muska yaptırdığı iddia edildi. Ramazan K. ise, babası ve ailesini dinlemeyerek Meryem Kurt'la dini nikah yaparak evlendi. İddiaya göre, oğlunu bir türlü ikna edemeyen baba İbrahim K, infaz planını devreye soktu ve oğlu ile eşi Meryem Kurt’u öldürtmek için Durmuş K’den (31) bu işi yapacak tetikçi bulmasını istedi.

    Durmuş K. de bu işi yapabilecek olan Hüseyin Ö. (46) ve Hikmet T’yi (44) buldu. Yapılan görüşmeler sonucu infaz için para karşılığında anlaşıldı. Tetikçi infaz öncesi Ramazan K.’nin oturduğu evin önünde keşif yapmaya başladı. Tetikçi ile arkadaşı, keşif yaptıkları sırada Meryem Kurt’un evden dışarıya çıkarak komşusuyla konuştuğunu gördü ve bunu fırsat bilerek Kurt’un kapıda unuttuğu anahtarları alarak hızla uzaklaştı. Gece saat 01.00 sıralarında eve gelen Hüseyin Ö. ile Hikmet T. önce etrafı kontrol etti. Sokakta kimsenin bulunmadığını gören Hüseyin Ö. ve Hikmet T, gündüz çaldıkları anahtarla kapıyı açarak sessizce eve girdi. Şüpheli Hüseyin Ö, sese uyanan Ramazan K.’ye 3 el, odasındaki Meryem Kurt’a ise 2 el tabanca ile ateş ederek vurduktan sonra arkadaşı Hikmet T. ile otomobille hızla olay yerinden kaçtı. İki şüphelinin olayın ardından bir çorbacıda çorba içerken, baba İbrahim K. ile buluştukları da ortaya çıktı.

  • FACEBOOKTA BULUŞTU ERZURUM'U FOTOĞRAFLADILAR

     

    Erzurum’da Fotoğrafçılık Kulübü tarafından düzenlenen etkinlikle sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden toplanan amatör ve profesyonel fotoğrafçılar Atatürk Üniversitesi içerisinde