Cumartesi, 21 Ocak 2017

Muhterem hocam hiç şüphesiz son yıllarda ki çalışmalarınız taktire şayandır. Eski yıllarla mukayese edilemeyecek kadar yetişmiş kadrolarınız marifetiyle bu milletin ehli sünnet ve cemaat çizgisindeki hassasiyetiyle uyumlu programlarınız artarak devam ettiğine sevinerek müşahade ediyoruz.

Kıymetli hocam malum 15 Temmuz da büyük bir felaketten Allah’ın lütuf ve inayetiyle kurtulduk. Ne yazık ki o büyük kuşatma ve vatanımızı işgal etme taarruzunun artçı depremleri artarak devam ediyor.

O melun saldırının taşeronu bu milletin imanını,ihlasını kullanarak devletimize sızmış imansız hoca kisveli hain ve her kademede ki ağızsız, dilsiz ve akılsız avanesiydi. Devlet bu hainlerle amansız bir mücadele yapıyor. Sizlerde kendi kurumunuzdaki bu din tacirleriyle mücadele ediyorsunuz Allah razı olsun ve basiretinizi keskinleştirsin. Ama fakat kıymetli hocam:

1 – Bu gün bu terör örgütünün İslam akaidine uymayan birçok sapık öğretilerini açıklıyor ve halkı uyarıyorsunuz. Bu örgüt uzaydan gelmedi bu halkın içerisinde neşvünema buldu bu sapık örgütün öğretilerinin İslam’a uygun olmadığını yenimi tespit ettiniz, değilse bu güne kadar niye sustunuz?  Artı buna benzer ehli sünnet itikatına uymayan başka yapılarla ne zaman etkin mücadele edeceksiniz? Yoksa onlarında fetö gibi darbe yapmalarını mı bekliyorsunuz?

2 – Tasavvuf öğretisinde kitaplara girmiş ve hala bu tür cemaatlerde revaçta olan rabıta, şeyhe gassal elinde ölü gibi teslim olmak, şeyhlerin ölmek üzere olan müritlerinin manen yanına gelerek son anda şeytanın vesveselerinden kurtararak imanlı ölmelerine vesile olmaları, Şeyhlerin bir anda dünyanın dört bir yanında birde manen görüle bilmeleri ve darda kalmış müritlerini yardımını yetişe bilmeleri, öldükten sonra bile tasarruf ve yardımlarını devam ettiği… gibi bir sürü ritüeller var; ehli sünnet itikadine göre bunlar doğru mu ve bunlara inanan taliplerini durumu nedir?

3 – Malum ülkemizde son yıllarda ortaya çıkan ve görsel medya ve basın sayesinde geniş kitleleri etki altına alan akademik ünvanlı veya akademisyen olmayan ama fetö de olduğu gibi halkın bazılarının hoca kabul ettiği kişiler diyorlar ki:

“ 1400 yıldır sahi rivayetlerle gelmiş ve Müslümanların genel itikatini ve ameli icraatlarını belirleyen hadis eserlerindeki çoğu hadisler uydurmadır. Dolayısıyla bu ölçülere göre amel eden ve inanan alimler ve kamiller uydurulmuş din mensubudurlar. “

“ İslam da mezhep yoktur. Kur’anı herkes kendi kafasına göre yorumlayıp yaşamalıdır. Kur’anı anlamak için meal yeterlidir.”

“ Hz. Adem.(a.s)inde bir babası vardı. Oda bir anne rahminden doğmuştur.”

“ Hz.Meryem’in bünyesinde bitkilerde olduğu gibi erkeklik dişilik özelliği mevcuttu dolayısıyla eşeysiz üreme olarak İsa a.s dünyaya gelmiştir.”

“ Allah kimin kiminle evleneceğini bilemez “

“ İslamda namaz yoktur, kadere iman gerekmez çünkü insan kendi kaderini kendi belirler.”

“ Tasavvuf literatörün de olmazsa olmazlardan olan zikir ayinleri şirktir bu ayinlere katılanlarda müşriktir “

Ve bir sürü bu tür söylemlerle Müslümanları etkiliyorlar ve bu tür söylemlere inanan ve savunan kişiler  aynen Fetö gibi her kuruma sızıyor ve sinsice yapılanıyorlar. Özellikle Diyanet camiasında bunlar gittikçe çoğalıyorlar. Başkanlığınıza bağlı (2010 verilerine göre) 81.984 camii, 78.590 imam hatip görevliniz mevcut. Radyo, televizyon, dergi gibi yayın organlarına sahipsiniz. Artı bu halkın kahir ekserisi en azında Cuma namazlarına camiye gelen Müslümanlar.

Allah aşkına o kürsülerden, minberler de bu konular ehli sünnet akaidine göre açıklanıp anlatılarak halk biliçlendirilemez mi? Millet kime, neye inanacağını şaşırmış durumda, ortada doğru yanlış büyük bir bilgi kirliliği var, dolayısıyla herkes bir birini kürürle itham edip tekfir ediyor. Televizyon ve radyo programlarınıza davet edilerek bu tür söylemlerde bulunan kişilerin tezleri ilim ehli kadrolarınızla münazara edilerek hakikatın açığa çıkması sağlanamaz mı?

Son olarak arz etmek istiyorum ki kıymetli hocam, cami görevlilerimizin maaşları her ne kadar eskiye nazaran biraz daha iyileştirilse de kanaatime göre yeterli değil. Bu muhterem hocalarımıza tatminkar ücretler vererek milletin eline bakmakta kurtarılmalıdır. Bir beklenti içerisinde Mevlit ve hatim okuyup, cenaze yıkamalarının önüne geçilmeli.

İmamlar donanımlı, vakarlı ve gerçekten kendilerini iyi yetiştirmiş alim hüviyetinde,saygın şahsiyetler olmalı. Böyle yetişmeleri sağlanmalı. Artık camilerin süsü-püsüyle uğraşmaktan vaz geçip lütfen alim, amil, kamil ve belagatli hatip imamlar yetiştirin.

Cemaatlerin Kur’an kursu, yurt ve benzeri yerler açmasına müsaade etmeyiniz. Bu iş Devlet eliyle sizin işiniz olmalı. Cemaatler o açtıkları Kur’an kursu ve yurtlarda kendi meşreplerine tabi iradesiz, aşırı teslimiyetli silik insanlar yetiştiriyorlar ( böyle olmayanlar varsa onlardan özür diler hoca ve cemaat liderlerinin ellerinden öperim). Biz 15 Temmuzda kötü bir tecrübe yaşadık. Lütfen yenilerine zemin hazırlamayalım. Böylesine güçlü teşkilat ve ekibi olan kurumunuzun hem millet nezdinde hem de Allah indinde büyük bir mesuliyetiniz vardeır. Arz ederim efendim.

Sürçü lisan eyledik ise af ola…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EYOF 2017 Erzurum


Takip Et