Cumartesi, 25 Şubat 2017

Büyük mutasavvıf Abdulkadir Geyalani hz.leri bir eserinde buyuruyor ki: “ Eyvah din sizin elinize köpeğin önündeki ciğer mesabesine düşmüş. Nasıl ki köpek o ciğerden bir şeyler koparmanın derdinde ise, sizde her gün dinin bir hükmünü koparıp, yok sayıyorsunuz.” Sanki mübarek sultan bu günleri görüyormuşcasına bir kelam buyurmuş.

Öyle değil mi? Gün geçmiyor ki ehl-i şia muhubbi ya da modernizim hassasiyeti taşıyan, bir çoğunun isimlerinin başında prof. Unvan’lı ehl-i sünnet dışı mihrapların beslediği, muhtemelen yakında paralel yapı gibi bu ümmetin başına bela olacak kişiler ve grupları tarafından, yaklaşık 1200 yıldır sağlam kaynak ve zatlar eliyle gelmiş dinin hükümlerin her gün bir tarafını ya kökten inkâr ya da yumuşatma, çağa uydurma adına tamamen yine kökten ve temelden uzak yorumlarla tahrif edip yok sayıyorlar.

Bazıları tasavvuf cemaatlerini hedefe koyarak Allah dostlarının, evliyaullah’ın olmadığından dem vuruyorlar. Gerçi günümüzde ehl-i tarik cemaatlerinin bazı yanlış uygulamaları buna zemin oluşturuyor olsa da, tarih de ve yine günümüzde onlarca Kur’an ve Sünnet temelli tarikatlar dururken yanlışları ön plana alarak inkâr ve tenkit etmek pek iyi niyetle izah edilemez aksine art niyetli olduklarını gösterir. Şimdi sizlere ehlullahın nasıl kişiler olduğunu gösteren büyük mutafavvıflardan Zünnûn-i Mısri’nin bir kelamını arz edeceğim. Allah dostu diyor ki:

“ Şam denizinin sahilinde abidlerden birinin şöyle dediğini işittim: Allah’ın öyle kulları vardır ki O’nu ( Allah’ı) yakini bir marifetle tanımışlar ve her şeyleriyle O’na yönelmişlerdir.

Katındakileri umarak bu yolda başlarına gelen bütün musibetlere sabretmişlerdir.

Dünyada endişe içinde bir hayat yaşamışlar ve nimetlerinden ( layık olmadıklarını düşünerek ) üzüntü içinde faydalanmışlardır.

Dünyaya rağbet eden bir gözle bakmamışlar ve yolcu azığı kadarı dışında ondan bir şey almamışlardır.

Yerleşip kalmaktan korkup aceleyle yola çıkmış, kurtuluşu umup telaşa kapılmışlardır.

Dilleri Allah’ın adıyla ve rızası için konuşmuştur.

Ahireti gözlerinin önünden ayırmamış, kalpleriyle sesine kulak kesilmişlerdir.

Bakarsın dudakları kurumuş, karınları içine göçmüş, bedenleri cılız, gözleri ağlak bir topluluk görürsün.

Mazeretlere asla sarılmamış hiçbir zaman da “ Sonra yaparım “ dememişlerdir.

Dünyadan çok az bir azıkla yetinmiş, eski-püskü giysilerden giyinmişlerdir. Tenha yerlerde ikame etmiş, kalabalıklardan kaçmışlardır. Yalnızlığı kalabalığa tercih etmişlerdir.

Bakarsın gece boyu ayakta kalmanın bıçaklarıyla kesilen, yorgunluk hançerleriyle bedenleri parçalanan topluluklar görürsün.

Gece boyu ibadetten karınları hep aç, çalışmaktan da üst-başları hep dağınıktır. Göçüp gidene kadar yorgunluklarına hep yorgunluk eklemişlerdir.”( Hilyetu’l – Evliya ve Tabakatu’l Asfiya. Ebu Nuyam el-Isbehani. Syf.464)

Şimdi ey evliya münkirleri! Allah dostu olmak öyle kolay mı? Sizin akıl hocalarınız onların yaptığı kulluğun zekâtına takat getiremezle. İnkârları bu eziklikten olduğunu niye anlamıyorsunuz. Şunu bilin ki tarih sizin gibi münkirleri çok gördü ama hepsi silinip gittiler, şimdi kabirde terter tepiniyorlar. Aklınız varsa bu Allah dostlarını sevin ve bu sonsuzluk kervanının kutlu rehberlerinden bulunda yararlanın. Yoksa “ dedi – dedim. Dedim, dedi “ diye diye yavan aşksız ve ihlâssız bir hayat yaşayıp gideceksiniz.

Şimdi ey bu yolda olduğunu iddia eden sofi! Senin tabi olduğun zatlar böyle mi? Yoksa değil mi? Hiç sorgulamayacakmısın? Daha ne zamana kadar kendini kandırıp, oyalayacaksın. Yoksa bu asırda böyle zatlar yokdur, diyemi düşünüyorsun. Bu Allah’ın adaletine uyar mı? O halde arasana…..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ANKET

BAŞKANLIK REFERANDUMUNDA KARARINIZ NE OLACAK?



Takip Et

Reife Frau Porno porno porno escort eskişehir malatya escort şişli masaj salonu rokettube porno escort malatya