Salı, 21 Şubat 2017

          

İşsizlik ve yoksulluğun diz boyu, kaliteli ve eğitici sosyal aktivitelerin ya hiç, ya da hiç denecek kadar az olduğu dolayısıyla da tek heyecan verici şeyin siyaset olduğu teşkilatlarında görev yapmanın bir ayrıcalık kabul edildiği siyasetin radikal boyutlarda yaşandığı bir şehir ve mücavir alanın da askeri birliklerle iç içe yaşandığı bundan dolayı da siyaseten de çok renkli bir tablo çizen kozmopolit bir ilçesinde hayata atıldık ve muhtemelen bu topraklarda da hayat serüvenimiz nihayetlenecek.

Hep siyasetin içerisinde oldum. Teşkilatlarında aktif çalıştım. Değişik versiyonlarıyla beraber oy verdiğim, sempati beslediğim siyasi partilerden hep şunu istiyor ve bekliyordum:

*** Meydanlarda, kürsülerde olması akla izana bile uymayacak kadar bol vaadler de bulunan, hiç yok ve olmaz kelimesi kullanmayan, süslü lafları olan değil, olmayacak şeyleri oy kaybetme endişesine kapılmadan olmaz diyen, vaat ettiğini zamanında yerine getiren yani icraatı olan bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Aman asker ne der, yargı ne der, satılmış hain medya ne der, ülkeyi soyup soğana çeviren vampir sermeyedarlar ne der… falan ne der, feşmekan ne der diye korkak tavşan gibi etrafı kollayıp, kulak kesilen değil, her kesimi olması gerekli yere ve vazifesine gönderen, yeri gelince masaya yumruğunu vuracak cesareti gösterecek bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Bizi inançlarımızdan ve tarihi misyonumuzdan dolayı aralarına alma ihtimali olmadığını bilmemize rağmen yıllardır kapılarında kapı kulu gibi beklemeye razı olup, bu zilleti en ulvi hedef gibi gösteren ve inanan değil, yönünü bin yıllık bağları olan İslam alemine dönerek, ekonomide, savunmada ve dahi bir çok şeyde ümmet birliğine dönen, “ İslam ortak pazarı, İslam Savunma Birliği, İslami Sermaye ve Yatırım Birliği “ gibi oluşumları sağlayan bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Kendi coğrafyasına sırtını dönmüş, şanlı tarihini ve ecdadını yok sayan, aşağılayan, hakaret eden, bin yıllık köklü ve asaletli bir mazisi olan bu necip milleti 70 – 80 yıllık laik cumhuriyet dönemine sıkıştırıp, mahkum eden değil, yüzünü ve gönlünü kendi coğrafyasına dönmüş, ecdadına ve onların ideallerine sımsıkı bağlı, yok sayılıp, kopartılan tarihiyle yenide bağlarını oluşturan ve yine yeniden Osmanlının yükseliş dönemini başlatan bir iktidar ve lider istiyordum.

*** AB ne ve ABD’ye karşı eğik, ezik değil, şahsiyetli durabilen bir iktidar ve lider istiyordum.

*** İç ve dış politikalarını MI6, BND, CIA ve MOSSAD’ın ulusal çıkarlarına endeksli değil, ülkesinin ve milletinin çıkarlarına odaklı belirleyen bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Boynunu tasmalara uzatan değil, boynunda ki tasmaları kıran bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Bağımlı değil, bağımsız bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Ekonomisini İMF’ nin hortumuna teslim eden değil, o hortumu kesip atan bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Ülke vatandaşlarını sırf ırkından dolayı aşağılayan, dilini yasaklayan, yokluğa, fakirliğe mahkum eden, sağlık, eğitim, barınma ve iş sahibi olma gibi en temel insani ihtiyaçlarını bile karşılamayan dolayısıyla da ırkçılık temelli teröre adeta eleman akışına sebep olan değil, ırkına, dinine, diline bakmadan kardeşlik ve vatandaşlık temelli bir bakışla o bölgelere hizmet götüren, temel hak ve özgürlüklerini bihakkın veren bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Her seferin de dağ – taş, boş alanlara bombalar yağdırıp sonrada “ battık, bittik, savunma ödeneğimiz kalmadı “ diyip halkı aldatan ve dahi her geçen gün ve yıllar terörün güçlenmesine sebep olan değil, askeriyle, polisi ve korucularıyla uyumlu terörün belini kıran, sınır ötesinde bile hain liderlerini tek, tek avlayan bir iktidar ve lider istiyordum.

*** Sağlıkta, savunmada, yatırım da ve daha birçok şeyde dışa bağımlı ve bağlı değil, kendi yatırımlarını, savunma araç, gereç ve bilimum her bir şeyi kendi yapacak, yapmaya çalışacak, yani bağımlılığını ve bağlarını kopartabilecek bir iktidar ve lider istiyordum.

*** İsrail’e, AB’ne, ABD’ye, BM’lere köle emirlerine amade, kapılarında iki büklüm bekleyen, hakkını bile savunmaktan aciz, kullanılan, güdülen zavallı değil, kendi çıkarlarının yanında duran, tüm mazlum halkların hamisi olan, yukarıda sayılan global güçlerin mekanlarında yüzlerine karşı: “ siz zalimsiniz, kan içicisiniz, emek ve ekmek hırsızısınız... diyerek iki yüzlülüklerini dünyanın gözüne sokabilecek yiğit bir iktidar ve lider istiyordum.

Evet, dün MHP’nin gençlik kollarında iken de, RP’sinin milli görüş saflarında iken de bunu istiyordum. Şimdi diyeceksiniz ki bu saydıkların o siyasi partilerde hiç yok muydu? Elbette ki değil vardı, ama gönlümün arzusunu tam karşılayacak kıvamda değildi bu gün durdukları yer ise bu hedeften fersah fersah uzaktalar.

Ya şimdi var mı? Bu saydıklarım ve dahası diğerlerinde olmadığı kadar çok var. Yeterli mi? Daha değil… Ne zaman ki bu hareketin teşkilatları Milli görüşün o imanlı, edepli, dürüst, samimi, yalakalıktan ve menfaat perestlikten uzak gençleri gibi olursa… ,işte o zaman olmazları Allah’ın nusretiyle olduracaklar ve dünyanın göbeğine Tek Yol İslam yazdıracaklardır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ANKET

BAŞKANLIK REFERANDUMUNDA KARARINIZ NE OLACAK?



Takip Et

Reife Frau Porno porno porno escort eskişehir malatya escort şişli masaj salonu rokettube porno escort malatya