Haber Detayı
23 Şubat 2020 - Pazar 04:51 Bu haber 1810 kez okundu
 
M.Hanefi İspirli ile Palandöken Dergisi'ni söyleştik
M.Hanefi İspirli ile Palandöken Dergisi'ni söyleştik
KÜLTÜR-SANAT Haberi
M.Hanefi İspirli ile Palandöken Dergisi'ni söyleştik

Erzurum'da Palandöken dergisi diye bir dergi çıkardınız 90'lı yıllarda. Ne gibi zorluklar çektiniz? 

Evet, Palandöken dergisi diye bir dergi… Dergiler arasında bir dergi olarak kaldı işte. İçerisinde bu kadar acıyı barındıran bir dergi daha var mıdır bilmiyorum? Edebiyat için yola çıkmış; gençleri önceleyen, onları ustaları ile buluşturmayı amaçlayan bir dergiydi Palandöken. Anadolu'da dergi çıkaran hemen her dostun çektiğine yakın zorluklar çektik tabi. Ama bizim asıl acımız derginin Yayın Kurulu'nda yer alan üç karanfili peş peşe kaybetmemiz olmuştur. Hasan Ali Kasır, Hüseyin Alacatlı ve Nazir Akalın. Bu yüzden o acıyı barındıran diyerek söze girdim. Elbette ki, maddi zorluklar, dağıtım sıkıntısı, uykusuz geceler, ben niye yer almadım sitemleri gibi birçok zorluk yaşadık.

 

Kimin desteği oldu maddi olarak? Maddi açıdan zorlandığınız oldu mu? 

90'lı yıllarda; sanırım bunu yapan ikinci dergi olmuştuk. Ücretsiz bir edebiyat dergisi olmak için yola çıkmıştık. O yıllarda Erzurum'da öğretmen olarak görev yaparken, diğer taraftan gazetecilikle uğraşıyordum. Yazıp çizdiğim gazetenin sahibine ücretsiz edebiyat dergisi fikrimi açtım. Gön görmüş, elli yıldır gazetecilik yapan biriydi, beni de çok severdi. Bana olan sevgisini güngörmüşlüğü ile birleştirince kabul etti dergi fikrimi Kemal Alyanak. Rahmetle anıyorum şimdi. Ve başladık. 1. sayı, 2. sayı, üç, beş derken 16 sayı çıktık o minval üzere. Ama belli bir sayıdan sonra, gazeteye fazla yük olmasın diye maaşımla göndermeye başladım dergiyi abonelere. Bin civarında bir okuyucuya ulaşıyorduk. Maddi zorluklar zaten Anadolu dergilerinin cellâdı. Birkaç sayı sonra da ben de taşıyamaz oldum tabii. Kapanmak zorunda kaldık.

 

Ne gibi tepkiler alıyordunuz dergi olarak?

Çok hoş, anlamlı tepkiler alıyorduk tabi. Öyle yerlerden mektuplar geliyordu ki onları hala saklarım. Hakkâri'den tutun da, Edirne'ye kadar; köylerden bile tepkiler alıyorduk. Bir ara dergiye pul göndersinler diye bir şey yaptık. Bir sayı kadar sürdü. “Sigaraya vermiyorum size gönderiyorum pul olarak” diyerek zarfın içerisine pulları koyarak gönderin okuyucumuz bile vardı.


En tuttuğunuz yazarlarınız, şairleriniz kimlerdi Palandöken'de? 

Yazar ya da şair tutmak, ya da öne çıkarmak. Böyle bir anlayışımız olmadı. Mesela her sayıdan önce yayın kurulu toplanır gelen ürünleri değerlendirirdi. Ben dâhil, birçok arkadaşın şiir veya çalışmasının yayın kurulunun isteği ile dergiye girmediği olmuştur. Belli ilkelerimiz vardı tabi. Birinci sırada edep vardı bi kere. İkinci sırada kalite vardı. Ve hayatımızın hiçbir döneminde taviz veremeyeceğimiz inancımız.

 

Belli isimler zaten yazıyor, şiirleri ile tanınıyordu. Ama benim kendisinden umutlu olduğum birkaç isim ne oldu, şimdi nerededir bilmiyorum. Mesela hikâyelerini büyük bir umutla yayınladığımız Mustafa Uğur Başer, mesela şiirlerini okurken tat aldığım İbrahim Yolalan. 

 

 

 

Sahi nerdeler bu isimler acaba... Dergicilik size neler kattı diye sorabilir miyim? 

Birey olarak bana çok şey kattı. Bir çok güzel insanla tanıştım. İsimlerini bildiğim kişilerle yüz yüze tanıştım. Şiirlerimi daha çok kişiye ulaştırdım. En önemlisi gençlerle tanıştım. Mesela Asım Gültekin'i tanıdım… Ama en başta dediğim gibi üç dostumu kaybetmemle aynı zamana rastlaması beni hep ürpertti. Bu da bir kayıptır aslında. 
 
Kendi ürünlerinizi engelledi mi, azalttı mı?
 

Ürünlerimi engelledi demeyelim de azalttı diyelim. O yıllarda böyle internet veya hızlı bir şekilde bilgiye ulaşma şansızımız yoktu. Mektup ve bir de telefon. Her sayı için ortalama yedi gün çalıştığımı düşünürseniz azalmanın sebebi anlaşılır. 
 
Kaç sayı çıktınız?
 

16 sayı çıktık. Benim elimde tek bir cilt olarak var. Birçok arkadaşın ciltletip kütüphanesine koyduğunu da biliyorum.  
 
Ekiptekilerden yazıya kimler devam etti, kimler çok kaliteli idi ama yazmaya devam etmediği için yok oldu gitti?

Kimler devam etti? Palandöken'in kalitesi kendinden sonra da bu isimlerle perçinlendi. Dergide yazan isimlerin bir çoğu yazmaya devam ediyor. Nurullah Genç başta olmak üzere, Taceddin Şimşek, İsmail Bingöl, Rıdvan Canım, Turan Karataş, Selami Ece, Yılmaz Güneş ve zaten kaybettiğimiz üç kardeşimiz.  
 
Şu an hangi dergileri takip edebiliyorsunuz?

Dört dergiyi özellikle takip ediyorum Dergah, Hece, Ayvakti ve Yolcu. Düzenli gittiğim kitapevinde gençler ne yapıyor diye baktığım dergiler var. Ama süreli takip ettiğimi söyleyemem.


Yayıma hazır kitaplarınız var mı? 

Üç tane kitap var yayıma hazır olan. Şiir ve deneme bunlar. Şiir matbaada takıldı. İsmini HİÇKİMSE koydum. Bakalım nasip, bir şekilde yayımlanacak artık. 
 
Erzurum'un kültürel damarları kimlerdir diye konu dışı soru sorsam?

Şehirleri ayakta tutan kültürüdür elbette. Bunu bir kişiye veya birkaç kişiye bağlamak yanlış.  Yine doksanlı yıllara gidiyorum bu soruyla. O yıllarda Erzurum'da en az yirmi şair bir araya gelebiliyor, dost meclislerinde şiir, kültür konuşulabiliyordu. Şimdi işte bunu kaybettik. Aynı sıkıntı şehirlerin hepsinde hâkim.  Takip edebildiğim kadarıyla, internet iyi tarafları ile birlikte çok kötü bir şey daha yaptı. Uyduruk şairler türetti. Şahıs, yirmi beş yaşına kadar mısra nedir bilmiyor; bir bakıyorsunuz edebiyat sitelerinde günün şairi, yılın şairi bilmem ne ilan ediliyor. Bunun kontrolü yapılamaz elbette; ama has şiir kaybolup gidiyor işte. Erzurum'un kültürel damarları kaybolurken Türkiye bundan vareste değil. Bir avuç dost çırpınıp duruyoruz. Umarım başarılı oluruz. 

 

Eyvallah! 

 

Asım Gültekin konuştu!

(Bu metin 2009 yılında DÜNYABİZİM.Com'da yayımlanmıştır)

Kaynak: (emha) - erzurum medya haber ajansı Editör:
Etiketler: M.Hanefi, İspirli, ile, Palandöken, Dergisi'ni, söyleştik,
Yorumlar
Haber Yazılımı