Haber Detayı
07 Ocak 2019 - Pazartesi 22:57 Bu haber 1571 kez okundu
 
Cahit Hınıslıoğlu yazdı: Nur içinde yat Vahap kardeşim
Geçmesine geçmiştir ama oradaki meslek aşkı ile birlikteliğimiz bir o kadar iz bırakmıştır. Dostlukların, arkadaşlıkların anıları da bir o kadar fazladır. O günkü mesai arkadaşlıklarımız, bugün dahi hayatımıza renk katıyor. Bir araya geldiğimizde geçmişi hep yad eder, bu anılarla geçmişe bir yolculuk yaparız.
MEDYA Haberi
Cahit Hınıslıoğlu yazdı: Nur içinde yat Vahap kardeşim

Nur içinde yat Vahap kardeşim


Milletin Sesi Gazetesi’nin hayatımızda ayrı bir yeri vardır. Uzun yıllar gazeteciliğin en zor ve meşakkatli dönemlerini orada geçirdik. Bugün Erzurum basınında ne kadar gazeteci varsa hemen hemen hepsinin bir türlü Milletin Sesi’nden yolu geçmiştir.


Geçmesine geçmiştir ama oradaki meslek aşkı ile birlikteliğimiz bir o kadar iz bırakmıştır. Dostlukların, arkadaşlıkların anıları da bir o kadar fazladır. O günkü mesai arkadaşlıklarımız, bugün dahi hayatımıza renk katıyor. Bir araya geldiğimizde geçmişi hep yad eder, bu anılarla geçmişe bir yolculuk yaparız.


Bugün o günlerin anılarıyla yaşıyoruz. Beni en çok teselli eden ise o çalıştığımız arkadaşların hemen hemen hepsi ile dostane ayrılıklarımız olmuştur. İşte o anıları yaşadığımız günlere ait anıları yaşarken gözlerimiz dolar ruhaniyetimizde bir buruklukta yaşarız.
Daha önemlisi o ayrılıkların kavşağında karşımızdakilere yaptığımız tavırları da sorgularız. Bazen kendimize çok kızar bazen de iyi ki davranışlarımızda birbirimizi kırıcı veya arkadaşlığımızı zedeleyecek hal ve hareketlerden kaçındığımızla avunuruz. İşte böyle bir duygu ile dün aldığım bir acı haberle yıkıldım. Sevgili kardeşim Vahap Çolak’ın bize ve hayata zamansız vedası gözyaşlarına boğdu beni.


Sevgili kardeşim 1996 yıllarında uzman çavuşluktan ailevi nedenlerden ayrılmak zorunda kalmış. Sivil hayatta kendine layık gördüğü gazetecilik için gazetemizde çalışmak için bize müracaat etmişti. İlk benle konuşmuştu. Sevgili Vedat(Refayeli)’in eniştesi olduğunu duyunca biraz daha ilgilenmiştik.

Gazeteciliğe ilk geldiği için önce dağıtım servisi daha sonra hem dağıtım hem de iç sayfa muhabirliğine başlamıştı. Çok çabuk kaynaştık. Mesleği öğrenmedeki azmi ile ona imkanlar dahilinde görevler verdik. Gittiği her haberden güzel anılarla dönen Vahap, gazete içerisinde ki şakalarımızı kaldırmaya başlamıştı. Rahmetli Sadık Engin’le uzun süre yıldızı barışmasa da o hep Sadık abisine saygıda kusur etmeden gönlünü kazanmanın yollarını arardı. Nitekim de sonunda artık aralarında ki buzlar erimiş, Sadık abisiyle ve bizlerle mesaide hoşça vakitler geçiriyorduk.


2000 yılında Kemal Alyanak’ın vefatı ile Milletin Sesi Gazetesi oğulları Fikret Alyanak ve İrfan Alyanak’ın idaresine geçmişti. Belediye İşhanı’ndan Şükrüpaşa’da ki Doğu TV binasına taşınmış, TV ve gazete de birlikte çalışıyorduk. O günler zor şartlarda çalışıyorduk.

Maddi sıkıntıların tavan yaptığı günlerde Vahap’ın Yakutiye Belediyesinde işe başlaması için önayak olmuş ve başarmıştık. Bir müddet Yakutiye Belediyesi basınında çalışmış ama oradaki hiyarşi uygulamalarla birçok gazeteci arkadaşımıza uygulanan görev değişikliği onu da vurmuş ve kısa bir süreliğine Temizlik İşlerinde görevlendirilmişti. Haberin bize gelmesi ile birlikte o günkü gazeteci arkadaşlarımızla birlikte Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’ni harekete geçirmiş, ısrarlı baskı ile Belediye başkanının böylesi çirkin bir uygulama hatasından dönmesine katkı sağlamıştık ve o hata düzeltilmişti.


Hata düzeltilmişti ama Erzurum’un o hasta huylarında birisi yine devreye sokulmuştu. Erzurum’un sayılı gazetecileri olarak bildiğimiz kişilerin egoları ve makam hırsları seçimlerin görüldüğü salona kara bir leke gibi düşmüştü.


Seçimi kazanma uğruna gazeteci üyelerinin gazeteci olmadıkları iddiasıyla Seçim yapılan Genel Kurul Toplantı salonunda oy kullanmamaları gerektiği sesleri yükselmiş, ortalık karışmıştı. Yine o zatların ellerinde üye olup ama gazeteci olmadıklarını kanıtlama adına utanmadan sıkılmadan bir kişinin (Vahap) üzerinden kazanma fırsatı yakalamak isteniyordu. Günler öncesinden bu kardeşimizi takibe alan meslek kötü kullanan karanlık eller belediyede zorla çöp arabalarında çalışmaya mecbur bırakılan Vahap kardeşimin elinde çöp süpürgesi ile resmini çekmiş ve o salonda bu resimle çirkince bir saldırı başlamıştı. Ama salondaki bu çirkin saldırıya akli selim gazeteci arkadaşların pirim vermemesi ile büyük bir yanlıştan dönülmüştü.


Bizler inancımız gereği aramızdan ayrılan en yakınlarımız için kendimizi sorgularız. Yaptıklarımız şöyle bir gözümüzün önüne getirir, geçmişte yaşantılarımızı bir film şeridi gibi hızla hafızamızı yoklarız. Dün Vahap’ın ölüm haberine üzüldüğüm anlarda acaba o kardeşimizi ne kadar kırdık ne kadar memnun ettim? Diye sorgularken bu anı gözümün önünden geçti ve ben çok üzüldüm. Oysa ölümlü dünyada kırmadan, dökmeden hak ve hakkaniyetli davranmamız gerektiğini de bir kez daha kanaat getirdim.


Vahap, canım kardeşim hakkım sana sonuna kadar helaldir. Elimden geldiğince çevremdekileri kırmamaya çalışan biri olarak birçok haksızlığın kimselere yapılmamasını şiar edindim. Hepimizin hayatında hatalar illa ki vardır. Ama ölüm akla gelmeden bu hatalardan dönmek bir erdem ise bunu başarmamız lazım. İnşallah böylesi fani işlerin peşinden koşarken Allah bizi uyarır.

Canım kardeşim sana yapılan ve beni uzun yıllar rahatsız eden bu davranışı hala kabullenemiyorum. Belki o hatayı yapanlar o tavrı çok ciddi almamış olabilirler. Ben onlar adına da senden bin kere özür diliyorum.


Rabbim seni saf merhametli yüreğinin güzelliği ile en güzel şekilde mükâfatlandırır İnşallah. Ruhun şad, mekanın cennet olsun.

Kaynak: (emha) - erzurum medya haber ajansı Editör:
Etiketler: Cahit, Hınıslıoğlu, yazdı:, Nur, içinde, yat, Vahap, kardeşim,
Yorumlar
Haber Yazılımı