Cumartesi, 25 Şubat 2017

Çarşamba günü bizim gazetenin okur postasında “Sayın Cumhurbaşkanıma” başlıklı serzenişten sonra Perşembe günü de Star gazetesinden değerli büyüğüm Ahmet Taşgetiren’in “FETÖ’cü tasfiyesi mağduriyetler” başlıklı yazısını okuduktan sonra bende FETÖ bağlantılı tasfiyelerden bana ulaşan mağduriyetlerden, acılı serzenişlerden bahsedeceğim.

15 Temmuz’da demokrasiye, milli iradeye sahip çıkan millet, kırk yıllık hazırlığı dört saatte boşa çıkararak tarih yazdı. 

Ülkemizi, milletimizi yok etmeye, parçalamaya, sokakları kan gölüne döndürmeye, iç savaş çıkarmaya, milletimizi bir daha bir araya gelemeyecek hale getirmeye, Türkiye’yi örgüt devletine dönüştürmeye dönük bir plana bu millet tek vatan, tek bayrak, tek millet deyip, tek yürek olup ülkesini işgalden kurtardı.

Bu bir darbe girişimi değil, dünyada 170 ülkede örgütlenmiş, Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar nüfuz edebilmiş, dünyanın en tehlikeli terör örgütünün Türkiye’ye karşı tarihin en büyük terör saldırısıydı.

Ancak, sinsi ve tehlikeli bu örgüt karşısında ülke ve millet galip geldi.

Plan yapanlar kendi pisliklerinde boğulmuştu. Bütün vatan hainleri tek tek toplanırken ülke bu satılmışlardan temizleniyordu. Bu topraklar ülkesini satmışlardan, bu tarihe ihanet edenlerden, bu vatanı yakıp yıkmak isteyenlerden kurtulmalıydı.

Tarihin en tehlikeli ve gizli örgütlerinden biri olan FETÖ’nün bütün sürüsü toplanmalı, hepsi bedelini ödemeli, bir kişi bile ihmal edilmemeliydi. Bu ülke bu hainlere dar edilmeliydi. Bu hainliğin cezası çok ağır olmalıydı.

İnsan ırkının en çirkin halini sergileyen, bizim hiç tanık olmadığımız, bu topraklarda asla yeri olmayan bu insan müsveddelerinin, alçakların, hainlerin tasfiyesi şarttı ve tasfiye işlemleri hızla başlatılmıştı.   

FETÖ’nün cevşenci ablaları, şakirt abileri, renk vermeyen tapınak şövalyeleri kamudan tasfiye edilirken kurunun yanında yaşın yanması riski düşünülüp ince elenip sık dokunmalıydı. Çünkü toplu tasfiyelerde bir takım haksızlıklara, acılara, travmalara vesile olunursa, bunlar en iyi niyetli hareketleri bile ifsâd ederdi.

Fakat “FETÖ’cü tasfiyesi”nde iyi gitmeyen bir şeyler olduğu bize gelen haberlerle, mesajlarla, mektuplarla teyit ediliyordu.

Arkadaş hatırına FETÖ’nün sendikası Aktif-Sen’e üye olup birkaç ay sonra ayrıldığı için görevinden uzaklaştırılan mı dersiniz…

Doğuda ilçe müdürlüğünde görevlendirilip kalacak yer olmadığı için FETÖ’nün yurdunda kaldığı için görevinden uzaklaştırılan mı dersiniz…

17/25 Aralık sürecinden önce Bank Asya’dan taşıt kredisi kullanıp bu süreçten sonra bankayla ilişkisi var diye görevinden uzaklaştırılan mı dersiniz…

Çocuğu zeki diye Fetö’ciler tarafından ödüllendirilip özel okullarında bedava okutulan babanın görevinden uzaklaştırılması mı dersiniz…

Benzer o kadar çok uzaklaştırma hikâyesi var ki, donup kalıyor insan. Dualarla bezenen duygular yerini acılara, gözyaşlarına ve ahlara bırakırken birçok şey yeniden sorgulanmaya ve niyelere bırakıyor yerini.  

Hele bir tanesini dinlediğimde şok olmadım dersem yalan söylemiş olurum. Ulusal bir gazetede müstear bir isimle köşesi olan bir kalemşor. İmam Hatipli, Akıncılar ve MTTB ruhunu taşıyan, yaşayan ve yaşatmaya çalışan bir gönül adamı.

Bu kalem erbabı arkadaşımız Gülen’in 1995 yılında Savaş Ay’a verdiği röportajdan sonra FETÖ’ye savaş açmış FETÖ aleyhine onlarca yazısı olan birisi. Yeni Türkiye’nin ak davasına gönül vermiş bu uğurda beklentisiz ve kesintisiz emek sarf eden bir ak gönüllü.

Büyüyen Türkiye’nin itici gücü olan sivil toplum örgütlerinde üyeliği ve gayreti olan bir vatan sevdalısı, inancı ve milli değerleri için mücadeleyi görev addeden bir mücahit.

Ak Partinin kurulduğu günden beri girdiği bütün seçimlerde destekçisi olup gayretiyle tanınıp sevilen birisi. Son yerel seçimlerde ekibiyle gösterdiği gayretinden dolayı AK Partili büyükşehir belediye başkanı tarafından adına teşekkür yemeği verilip onurlandırılan birisi.

Hatta dahası, ertelenen bir yerel seçimde seçimin ertelendiği şehre ekibi ve özel araçlarıyla gidip günlerce çalışıp, emeğini ve parasını harcayan birisi.

Şehirde Ak Parti adına yaşatılan bazı olumsuz söylem ve eylemlerden rahatsız olan ve bu rahatsızlığını dile getirdiğinde cevap alamadığı için yaşananları kaleme alıp “Büyük Reis”e aktaran bir fanatik.  

Gülen ve avenesinin din istismarlarını, satılmışlıklarını ve bukalemunca oynadıkları oyunları her ortamda dile getirdiğine, bunlarla savaşına etrafındaki herkesin şahit olduğu biri.

Bu arkadaşımız FETÖ’cü diye açığa alınanlardan. İlginç değil mi? 

Sebebi ise eşi İmam Hatip mezunu ve başörtülü olduğu için 28 Şubat mağdurlarından. O dönem sadece Bank Asya’da başörtülü çalışma imkânı bulabildiği için o bankada çalışmış.

Gönül kırgınlığını anlatırken aktardıkları daha can alıcı ve can sıkıcı. Bu tür işlemler yapılırken Milli İstihbarattan, Emniyet İstihbarattan, Jandarma İstihbarattan destek alınmıyor mu? Alınıyorsa bu yaşananlar niye?

İnsanları darbe destekçisi olarak kara bir çamura bulamak bu kadar kolay mı? Kırılan gönülleri, incinen yürekleri kim, nasıl onaracak? Duaların bedduaya dönmesi mağlubiyetlerin habercisidir sözleri düşündürücü.

Kurunun yanında yaşların yanması gönülleri de yakar. Dikkat, lütfen çok dikkat…  

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ANKET

BAŞKANLIK REFERANDUMUNDA KARARINIZ NE OLACAK?



Takip Et

Reife Frau Porno porno porno escort eskişehir malatya escort şişli masaj salonu rokettube porno escort malatya