Salı, 21 Şubat 2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan milletin 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlerle verdiği mücadeleyi anlatırken “Bu millet başka bir millet. Bu millet tanımlanamaz. Hani ‘Çılgın Türkler’ diyorlar ya ama bu millet İmanlı Çılgın Türkler”  dedi.

Tespit ne kadar doğru değil mi? Evet bu millet imanlı ve çılgın.

Çünkü bu millet, ülkenin halkına, toprağına, bağımsızlığına, iradesine karşı bir kalkışmayı canı pahasına önledi.

Bu millet, yılanın başını yeniden hayat bulamayacak şekilde ezdi.

Bu millet, ordusunun kıyafetlerini giymiş alçakların jetlerine, tanklarına, makineli tüfeklerine aldırmadan, ülkesini işgalden kurtardı.

Bu millet şeytanın gülen güzünü parçaladı.

Bu millet, mermileri bağrında söndürdü, tankları elleriyle durdurmaya, uçakları tutmaya çalışarak vatan aşkını, bayrak sevdasını çılgınlık boyutlarıyla sergiledi.

Bu millet Firavunlar önünde baş eğmedi ve Nemrutların kölesi olmayacağını tüm dünyaya bir “özgürlük manifestosu” olarak haykırdı.

Bu millet, halkın gücünü, demokrasiye inancını, devletine bağlılığını hafife alan, milletine kurşun sıkacak karar alçaklaşan, kırk yıldır devletin kılcalına sızan terör örgütü FETÖ’nün darbe girişimini dört saatte bitirdi.

Bu millet, birbirinden kopuk kültürlerin oluşturduğu bir “mozaik” değil, birbirini tamamlayan renklerden meydana gelen bir tablo olduğunu, farklı dil, din, kültür, farklı siyasi görüş, hayat tarzı ve ideolojiden insanıyla birlik beraberlik olmanın gücünü dosta düşmana gösterdi.

Bu millet bütün şehirlerde, hemen hiç bir güvenlik tedbiri olmadığı halde, geceler boyu, tek bir olumsuzluk ve karışıklığa fırsat vermeden, dünyaya kendi hakikatlerini haykırdı.

Bu millet gece sabahlara kadar meydanları boş bırakmayarak ihaneti hazmedememiş yerli bir duruş ve davranışın tarihi sükûnetinin meydanlara akışını sergiledi.

Bu millet halkın zulme karşı direniş gücünü gösteripson darbeyi vurmak ve şanlı direnişi taçlandırmak için milyonlarca kalbi, milyonlarca eli birleştirdi.

Bu milletin silahı yoktu ama iradesi ve öfkesi vardı. Bir olmanın, beraberlik olmanın, diri olmanın gücünü bütün dünyaya yeniden gösterip yeni bir kapı araladı.  

Bu millet hep birlikte direnerek büyük bir planı, kumpası, oyunu bozarak tarih yazdı.

Sömürgeciler ve yerli işbirlikçilerinin bu hain teşebbüsü mucizevi bir ilaç gibi geldi bu millete. Demokrasiye, milli iradeye sahip çıkan millet bu ihanetin karşısında bizi ayıran özellikler yerine bizi birleştiren özelliklerle kenetlendi, bir ve beraber oldu.

15 Temmuz’dan öncekine nazaran çok daha güçlü, çok daha bütünleşmiş ve çok daha enerjik bir millet olduğumuzun herkes farkına vardı. Farklılıklarını bir kenara bırakarak ne yaptığını, neyi yaptığını, ne için yaptığını çok iyi bilen ve inançla yapan, bir ve beraber olabileceğini dünyaya gösterdi bu millet.

Evet, bu millet çılgın, başka bir millet. İmanıyla, vatan sevdasıyla, bayrak aşkıyla yapılamayanları yapabilen imanlı çılgın bir millet.

Bu birliktelik ruhuyla toplum yepyeni bir siyasi kimlik ve azimle kuşanıp, temelinde özgürlük, bağımsızlık, meydan okuma üzerine kemikleşecek müthiş bir siyasal dalga geliştirecektir.

Bu siyasi bilinç, Türkiye’nin “büyük” yürüyüşünün garantisi olacak, “Türkiyeli” olmanın gururuyla tarih yapıcı rolü de üstlenecektir.

Dünün muhasebesini yaparken geleceğe bakışı da netleşecektir.

Çünkü dün, toplumu sürekli bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran kimlik siyasetleri anlamlıydı, bugün anlamını yitirdi.

Dün, cinnet ve dehşet şebekesinin melaneti, metotları, yaptıkları, geçmişi, oraya buraya sızma hikâyeleri günceldi, bugün zirveye ulaşan birlik ve beraberlik ruhu güncel.

Dün, demokrasi savunmasız ve bir anlamda sahipsizdi, bugün bütün sivil toplum örgütleri demokrasi adına el ele.

Dün, egemenlerin ezdiği millet vardı, bugün egemenlik kayıtsız şartsız milletindir destanını yazan, milli iradenin sahibi olduğunu bilen millet var.

Dün, siyasetçilere talimat veren apoletliler vardı, bugün orduya görevini hatırlatan siyasetçiler var.

Dün, darbelere zemin hazırlamayı adamlık sayanlar vardı, bugün darbe savmayı onur sayan adamlar var.

Dün, ordudan arkama takıl emri bekleyenler vardı, bugünse darbe karşıtlığı ve ona karşı yüksek bilinçli sağlıklı bir toplum, demokrasi ve milli egemenlik için “ortak akıl” diyenler var.

Dün, taraftar olmaya zorlananlar vardı, bugün yüksek sesle tarafım diyenler var.

Dün, darbe destekçisi dalkavuklar varken bugün darbeye yeltendiği için yargılananlar var.

Dün, darbeci şakşakçısı beşi bir yerdeler vardı, bugün demokrasinin tek taşı olanlar var.

Dün darbe yaltakçısı basın vardı, bugün darbe karşıtı özgür basın var…

Darbe sevicilik mazide kaldı. Artık bu ülkenin insanları, kanun önünde eşitlik ilkesine sadık, kuvvetler ayrılığını, çatışma nedeni olmaktan çıkarmayı başarmış, güçlü ve özgür birey idealini gerçekleştirmiş bir Türkiye düşlüyor.

Artık bu ülkenin insanları, demokrasiyi özgürlüklerin teminatı olarak gören, idarenin de iradenin de millete ait olduğu, bağımsızlık kadar tarafsızlığı da önemseyen yargıya sahip, insanına din ve vicdan hürriyetini gerçek anlamıyla yaşatan, hem özgürlük hem güvenlik diyebilen bir Türkiye hayal ediyor artık.

Yeni çılgınlıklar yaşamamak için…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ANKET

BAŞKANLIK REFERANDUMUNDA KARARINIZ NE OLACAK?



Takip Et

Reife Frau Porno porno porno escort eskişehir malatya escort şişli masaj salonu rokettube porno escort malatya