Pazar, 26 Mart 2017

İlgilenenlerin, öyle sanıyorum ki, birkaç ay öncesinden haberini aldığı ve heyecanla beklediği bir etkinlik Erzurum Kitap Fuarı.
Haberini önceden alıp heyecanla bekleyenlerden biri de benim, bunu söylemek ‘artistlik’ sayılmayacaksa...
Açıkçası, benim için heyecan verici olmasının oldukça sade sebepleri vardı ve “önceki yıl Yakutiye Meydanı’nda kurulan çift çadırlı fuardan aldığım tat” koyabilirim bu sade sebeplerin genel adını.
Koca koca çantalarla ciddî ciddî kitaplar almıştık kardeşim Muhammet Burak Taş ile.
Ciddî kitap demişken araya sıkıştırayım: Bu yılki fuarda standı olan kitapçı dostlardan birine “İyi kitapların nerede?” diye sorduğumda “İyi kitabın fuarda ne işi var?” şeklinde cevap vermesi, önce şaşırtıp düşündürse de sonrasında hak da verip gülümsediğim bir cevap oldu; şimdi siz de düşünüp esefle gülümseyesiniz diye buradan naklediyorum.
Evet, ciddî ciddî kitaplar almıştık Muhammet Burak Taş’la, çoğunluğu TDK yayınlarından.
Üstelik son derece yüz güldüren fiyatlara almıştık.
Mesela, yüzlerce sayfalık ve dol dolu Türk Dili Dergisi eski özel sayılarını üçer dörder liraya yüklenip evlere uzamıştık sevinçle.
Bu ve benzeri olaylar ve haller işte, ağzımda iki yıl önceki fuardan tat bırakan ve bu yılki fuarı sabırsızlıkla bekleyenlerden biri olmama sebep olan.
Peki, ne oluyor bu yıl, nasıl geçiyor bu yılki Erzurum Kitap Fuarı?
Bu soruyu ancak bir ‘kitap fuarı ziyaretçisi’ bakış açısıyla cevaplayabilirim.
Stantlarda işler tıkırında mı yoksa kesat mı; izleyebildiğim kadarıyla tahmin etsem de yorum yapacak kadar bilemiyorum ve yorum yapmayı doğru da bulmuyorum bu konuda.
    
* * *
    
28 Nisan’da, açılış saatlerindeki ‘kitapla ve k-t-b harflerinin yoğrulmasıyla düşünülebilecek herhangi bir eşya veya mefhumla pek alaka kuramadığım açılış hareketliliğini’ ve önce anlamlandıramayıp sebebini sonradan öğrendiğim bekletilmeyi saymayacak olursam; orada bekletilen çok sayıda ‘insandan’ biri olarak duyduğum huzursuzluğa karşın kalp kırmaktan çekinmeyeceğim ciddiyette bir sıkıntı ile henüz karşılaşmış değilim bu fuarda.
Altını çizmek istiyorum; belirttiğim konuyu saymayacak olursam...
Ve şimdi, bir ‘Erzurum evladı’ olarak bunun üzerinde durmak da istemiyorum, rahatsızlık duyduğum mesele her ne kadar ‘şehrimin kitap fuarı konusundaki acemiliği’ başlığı altında açıklanıp hoş görülecek bir mesele olmasa da.

* * *

Ancak hayali kurulabilecek bir sayıdan bahsedilmişti, iki yıl önce Yakutiye Meydanı’nda kurulan kitap fuarında satılan kitap sayısı açıklanırken; sayıyı şimdi net hatırlamıyorum.
Sektörün geneline nazaran daha tarafsız haber yaptığına inandığım ulusal bir haber sitesinde ‘Erzurum’da kitap satış sayılarının ve okuma oranının üst düzey’ olduğuna dair bir haber de çıkmıştı yakın yıllarda.
Bu iki haberi zihnimde yoğurunca ve o yılki kitap fuarına olan yoğun ilgiyi kendim de gözlemleyince şehrimin, öyle veya böyle, bir şekilde çok okuduğuna ve kitaba değer verdiğine ikna olmuş ve mutlu olmuştum.
Eminim ki bu haberleri okuyarak ve o yılki kitap fuarını da gözlemleyerek benim gibi ikna olup mutlu olan çok sayıda kitapsever vardır.
Peki, bütün bu verilerden hareketle şehrin kitaba değer veren bu hal ve eylemini nasıl değerlendirmeliyiz?
Direkt söyleyeyim: Erzurum Kitap Fuarı’nın ulusal çapta saygın bir kültürel etkinlik haline gelmesini sağlayacak nelere ihtiyaç varsa gereğini yapmaktan asla geri durmayarak başlayabiliriz işe.
Mimar, mühendis yahut ‘yetkili’ olmadığım için “Yazması kolay!” diyeceğiniz hayalim apaçık şudur: Her bir yayınevi için en küçüğü yirmi metrekare olmak üzere en az yüz elli bölmenin olduğu, koridor genişliğinin en az beş metre olduğu ve bir de kıraathanenin olduğu ‘çadır olmayan’ bir fuar yapısı...
Ve abartısız kapasitede bir konferans salonu, yeterince araçlık otopark, yapı içinde uygun yerlere su ve çay sebili, yapının kıble tarafında uygun bir yere mescit, kapısı yapının dışında olmak kaydıyla uygun bir yere tuvaletler, vesaire...
Sanat eseri bir bina beklemiyorum; düşünün ve cevap verin ağalar: Çok mu zordur yapması?
Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin en ve boy olarak belki yarısı kadar bir alana kurulabilecek ömürlük bir yapının hayalidir kurduğum.
Evet, mimar, mühendis veya müteahhit olmayabilirim; fakat abartılı bir masraf çıkacağını da zannetmiyorum.
Ben bütün bu hayali ‘bir kitap fuarı’ için kurdum; yılın geriye kalan yaklaşık üç yüz elli günü için nasıl değerlendirileceğini de “Başkaları hayal kursun.” diyecek düşüncesizlikte değilim; fakat gerekirse onun için de hayal kurar yahut gerçek sayılarla düşünürüm hatta koşuştururum bile.
Doğduğum, büyüdüğüm ve muhtemelen toprağına da gömüleceğim Erzurum’umun kültürüne, sanatına, insanına ve dolayısıyla da Allah yoluna hizmet değil mi ‘ilahî kayda’ geçecek olan?
Yani bir de soluduğumuz oksijenin tamamını beynimize harcamaya sebep olacak kadar düşünmeye ne hacet?
Şehrin ticaretini canlandırmaya katkı sağlamak adına birçok sektör için de kullanılabilir bir yapı olacaktır böyle bir yapı.
Ve şehir merkezinde uygun yerler de yok değil...

* * *

Sondan bir önceki durak olarak gelelim Erzurum Kitap Fuarı ahâlisine...
On beş yıl kadar esnaflık yapmış biri olarak ‘ticaret esnasında gülümsemenin’ indirim kadar önemli olduğunu Erzurum Kitap Fuarı ahâlisinin de bilmesini, biliyorsa hatırlamasını, hem biliyor hem hatırlıyorsa ‘zahmet olmayacaksa’ uygulamaya almalarını isterim.
Bir de ‘Gülümseme adı verilmiş ve daha önce örneğine hiç şahit olunmamış bir meçhul eylemin’ haricinde ‘İndirim adı verilmiş ve uzaydan inmiş olma ihtimali yüksek eylemden’ yarım yamalak haberi olanlar var.
Adamlar ‘icra kâtipliği mülakatı’ için gelmiş gibi renksiz ve yorumsuz suratlarla oturuyorlar tezgâhlarının arkasında.
Böyle kitap satışı yapmayı bir kenara bırakın, kefen bezi bile satılmaz böyle!
Belki birkaç stantta karşılaştığım durumlar bunlar; fakat onlarca standın sadece birkaçı da olsa görüntü kirliliği meydana getirmiyor ve rahatsız etmiyor değil.
Gülümsemeyi başaramayan sırıtmak zorunda mı?
Hayır, elbette bu da değil...
Ve ayrıca, bu durum sadece kitapçılar için mi mühim?
Elbette ve elbette değil...

* * *

Erzurum Kitap Fuarı’nda tek isim olsun akrabam yahut can dostum olmasa da beni şaşırtmayan güzellikler ve güzel insanlar da yok değil elbette.
Birlik Sahaf’ın emektarı Rahmi Kaya her zamankinden daha güler yüzlü ve daha olumlu fiyatlarla hizmet veriyor mesela...
İnşirah Sahaf’ın emektarı Nizamettin Korucu ile fuarda karşılaşmak bir kez olsun nasip olmasa da standı yine okunması gereken kitaplarla dolu.
Tiyo Yayınları’na layık görülmüş küçücük stantta duran birbirinden efendi ve değerli gençler, birbirinden faydalı kitaplar sunuyorlar okuyuculara İsmet Özel’den ve Erzurum’dan...
TYB Erzurum Şubesi’nin standı, Erzurum’u öğrenmek, tarihimizi öğrenmek adına emek sarf edilmiş ve derlenmiş kitaplarla bekliyor okuyucuları ve standa ‘hoş gelen’ herkese ‘ılık bir hoş geldiniz tebessümünü’ ayakta sunuyor Şair Hanefi İspirli.
TYB Erzurum Şubesi yönetiminden Yusuf Kotan’da yine aynı ince tavırlar...
Nadiren rahatlıkla okuduğum ve yine nadiren okuduklarımı da aklımda tutabildiğim tarih kitaplarının yazarı; kıymetli ağabeyimiz, hocamız Muzaffer Taşyürek’te ayrı bir gönül hoş etme, ayrı bir bilgilendirme, öğretme çabası...
Türk Dil Kurumu’nun ve Türk Tarih Kurumu’nun standındaki kitapların niteliğini dile getirmek benim ne haddime?
Üstelik bilgi yüklü bu kitapları üçer dörder liraya dahi satın alabileceğiniz kaç neşriyat var?
Dergâh Yayınları her zamanki gibi ‘matbû okul’ denilebilecek kitaplarla duruşunu gösteriyor ve temsilcisi Muammer Çelik her zamanki zarafetiyle diyalog kuruyor okuyuculara, ticarete estetik nasıl katılacağının tarifini verir bir hal ve eylem üzere...
Ve Beyan Yayınları’ndan Ayhan Aras ile Şule Yayınları’ndan Çetin Öğüt, yüzlerinde tebessümü ticaretlerinde de ikramı ‘olmazsa olmaz’ bilip bunu en samimi tavırlarla uygulayan birçok misafir yayınevinden en dikkat çeken ikisi...

* * *

Kendileri kadar Erzurum halkıyla iç içe bulunup samimi davranan bir valiye daha önce şahit olmadığım Sayın Valimiz Ahmet Altıparmak’a ve çalışkanlığını artık her siyasi görüşten Erzurumlunun kabul ettiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’e şehrimize kazandırdıkları Erzurum Kitap Fuarı’ndan dolayı şükran duyguları içerisindeyim ve bundan da ayrıca mutluluk duyuyorum.

* * *

Şehrimizin ve insanımızın hayrına kurulan tüm hayallerimizin gerçekleşmesi temennisiyle...

Hû!..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile



Takip Et

evet
evet